PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Altın Nefesler


Sayfa : 1 2 3 4 [5] 6 7 8

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:35
Hikmet İncileri -

Ömür bir ağaç, yıllar onun dalları, aylar tomurcukları, iyi ve güzel davranışlar da meyveleridir, ve her ağaç, meyve ve neticesi için vardır.

İnsan, haftalarca açlığa, günlerce susuzluğa tahammül edebilir ama,birkaç dakika dahi olsa, imansızlığa dayanamaz. Ne var ki çokları, bu hayati ihtiyacın farkında bile değil...

Kalbin tiktakları, insan ömrünün saniyelerinin sesi gibidir; ne acıdır ki insanoğlu, her zaman bitebilen bir pil veya boşalabilen bir zembereğe bağlı bu vuruşların verdiği mesajları bir türlü anlamak istememektedir.

Sürçmeden yol almak çok zordur; ondan daha zor olanı da, doğrulup kendine gelmek ve yoluna devam etmektir.

Mütekabiliyete dayalı bir hoşgörü ve diyalog kolaydır; önemli olan,aksi davranışlara karşı şefkatle açık olabilmektir.

Vefa, fedakarlık ve sır tutmak, kalıcı dostlukların ekanim-i selaseisi gibidir...

Bazı dil kaymaları, ayak kaymalarından daha vahim neticeler doğurabilir.

Yaptığı hataların ızdırabım her zaman ruhunda duyan ve mazhar olduğu başarılarından ötürü de kendini sorgulayan, İlahi mevhibelere sahip demektir.

Hakk rızası deyip zirvelere talip olan, uçurumları aşmaya ve dağlara tırmanmaya da katlanmalıdır.

Bugüne kadar, zamanın o yanıltmayan testleri ne hatalarımızı ortaya çıkarmış ve ne yanlışlarımızı yüzümüze çalmıştır.

Itriyatçılarla otur kalk ki, güzel kokasın...

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:36
Yeryüzünde yalnız benim serseri,
Yeryüzünde yalnız ben derbederim.
Herkesin dünyada varsa bir yeri,
Ben de bütün dünya benimdir derim.
Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı,

Aradım bir ömür, arkadaşımı.
Ölsem dikecek yok mezar taşımı;
Halime ben bile hayret ederim.

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:36
Yağız atlı süvari, koştur atını koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur,
Ne senin anladığın kadar, kaldırımları...

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:37
Gaiplerden bir ses geldi:Bu adam,
Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
Ve uçtu tepemden birdenbire dam;
Gök devrildi, künde üstüne künde...

Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
Dediklerin çıktı ihtiyar bacı!
Sonsuzluk, elimde bir mavi tülbent,
Ok çekti yukardan üstüme avcı.

Gece bir hendeğe düşercesine,
Birden kucağına düştüm gerçeğin.
Sanki erdim çetin bilmecesine,
Hem geçmiş zamanın, hem geleceğin

Atomlarda cümbüş, donanma şenlik;
Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur.
İç içe mimari, iç içe benlik;
Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur!
mısralarıyla destanlaştırır.

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:38
Allah dostunu gördüm, bundan altı yıl evvel
Bir akşamdı ki, zaman, donacak kadar güzel.

Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum;
Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:38
Anladım işi, sanat Allah'ı aramakmış;
Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış...

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:38
...Ben neyim ve bu hal neyin nesi?
Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi?
Dışımda bir dünya var, zıp zıp gibi küçülen,
İçimde homurtular, inanma diye gülen...
İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe!
Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe?
Üç katlı ahşap evin her katı ayrı alem!
Üst kat: Elinde tesbih ağlıyor babaannem
Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve aşıkları,
Alt kat: Kız kardeşimin (tamtam)da çığlıkları.
Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim
Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!
Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş!
Kökü iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş...

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:39
Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!
Bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak;
Ve... sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.

O, bütün heyecanıyla mücadelesine devam eder.

'Kollarını makas gibi açarak"

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:39
Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;
Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana
.......

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:39
Bülbüllere emir var; lisan öğren vakvaktan
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan.

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:39
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerde kardeşlerin cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgar o sadayı: Allah bir!

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:40
Zindan iki hece, Mehmed' im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam, boynunda yafta..

Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı?... Belki... Daha ölmedim!

Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli
Bu yol da tutuktur hapse düşeli..

Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak.
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!

Bir alem ki, gökler boru içinde!
Akıl, olmazların zoru içinde.
Üst üste sorular soru içinde:

Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?

Bir idamlık Ali vardı, asıldı;
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.

Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

Müdür bey dert dinler,bugün "maruzat"!
Çatık kaş... Hükümet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş, kim eder azat?

Anlamaz, yazısız, pulsuz, dilekçem...
Anlamaz! Ruhuma geçti kelepçem!

Saat beş dedi mi bir yırtıcı zil:
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekun içinde yazıl ve çizil!

İnsanlar zindanda birer kemmiyet;
Urbalarla kemik, mintanlarla et.

Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yününde şefkat;

Beni kimsecikler okşamaz madem;
Öp beni alnımdan, sen öp seccadem!

Çaycı, getir, ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim, senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan.

Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük, duman duman erisin

Peykeler, duvara mıhlı peykeler;
Duvarda, başlardan, yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler...

Duvar, katil duvar, yolumu biçtin!
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin!

Sükut... Kıvrım kıvrım uzaklık uzar;
Tek nokta seçemez dünyadan nazar.
Yerinde mi acep, ölü ve mezar?

Yeryüzü boşaldı, habersiz miyiz?
Güneşe göç var da, kalan biz miyiz?

Ses demir, su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir,
Ne gelir ki elden, kader bu emir...

Garip pencerecik, küçük, daracık;
Dünyaya kapalı, Allah'a açık.

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:40
Dua, dua, eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış...

Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu;
iplik ki, incecik, örer boşluğu.

Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş;
Karanlığında nur, yeniden doğuş...
Sesler duymaktayım: Davran ve Boğuş!

Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!
Mehmed' im sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:40
Ölüm güzel şey, budur perde ardından
Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber?

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:41
Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam;
Alıp beni götürsün, tam dört inanmış adam.

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:41
"Tarif gerçi kolay amma tatbikatta güçlük var
Tecrübesiz yapılırsa insan olur bi-karar
Görünüşe aldanıp da çok kolaymış deme sen
Bir ihtisas işidir bu aşık olan er yapar."

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:42
Ey Padişah-ı lem yezel
Ey kadir ü hayy ü ezel
Ey lutfu çok kahrı güzel
Lutfun da hoş kahrın da hoş!

Ağlatırsın zarı zarı
Eğer göstermezsen yarı
Layık görür isen narı
Lutfun da hoş, kahrın da hoş!

Hoştur bana Senden gelen
Ya gonca gül yahut diken
İster hil'at ister kefen
Lutfun da hoş, kahrın da hoş!

Gelse cemalinden vefa
Yahut celalinden cefa
İkisi de cana sefa
Lutfun da hoş, kahrın da hoş!

İster ağlat, ister güldür
Gerek yaşat, gerek öldür
Aşık Yunus sana kuldur
Lutfun da hoş, kahrın da hoş!

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:42
Muhabbetten Muhammed oldu hasıl,
Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl!

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:43
"Misal-i Revza'dır Cennet-i Rıdvan
Firdevs bahçesine bezemiş cihan
Kırmızı hülleler giymiş erguvan
Servi dalı başın sallar durmayıp."

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:43
"Gün bitti. Ağaçta neşe söndü.
Dallar ateş oldu. Kuş da yakut,
Yaprakla kuşun parıltısından
Havzın suyu erguvana döndü."

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:53
"Kuru ağacı niderler
Kesip oda yakarlar
Görmez misin sen arıyı?
Her bir çiçekten bal eder.
Sinek ile pervanenin
Yuvasında bal olmaya."

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:53
"Nefesinden müşk ü anber tüte
Budağından il ü şar yemişlene."

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:54
"Ve alnım açıksa, başım dikse,
Dirliğimiz varsa, mutluysam.
Yüzüme gülüyorsa böyle bu şehir
Bir beyaz zambak gibi pırıl pırılsa yavrum.
Ve yavrumsa herşeyi bana sevdiren bir bir
Bu mutluluk bu düzen bu bitmeyen aydınlık
Anamın yüzü suyu hürmetinedir."

Yavuz Bülent Bakiler

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:54
Ne şikayet, ne kin, ne şüphe biraz
Sessizliği, yüreğinin niyazındandır.
Elinin bereketi, iffeti, merhameti...
Kıldığı sonsuzluk namazındandır."

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:55
"Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına.
Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz...
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz."

M.Akif Ersoy

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:55
"Bu göğüslerse Huda 'nın ebedi serhaddi;
"O benim sun'-i bediim, onu çiğnetme!" dedi.
Asım 'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek."

M.Akif Ersoy

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:55
"Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkam."

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:55
"Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar...
O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar,
Yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor:
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer."

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:56
" 'Bu taşındır' diyerek Kabe'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecri ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana."

M.Akif Ersoy

DuYGuNiSa
01-17-2010, 10:59
Nasıl bir nidadır beklenen..
Hay hay hu.... Hay hay hu....
Global köyün kavalcısı, Global köyün kavalcısı..
Global köyün kavalcısı...
Ve o, o alemşümul cümbüş...

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:42
Sabır

Bir gün çok ağır gelecek bu ceza
Çok ağır gelecek bu keder
Sabrım nereye kadar gider
Sanmayın ki beni peygamber
Ahmet Ağır

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:43
Ya Musa(A.S.) hoşgeldin.

Bir küçük bebek Musa bebek,
Nasip olmadı anne kucagında büyümek.
Allahın izni ile Firavuna ders vermek,
Yazılmıştı alnına,Musa bebeğin.

Dönemin Firavunu erkek çocukları keserken,
Sonunu getirecek sabii sandıkta yüzerken,
İsrailoğulları üzerine zulüm rüzğarları eserken,
Nehirden saray kapısına geldi Musa bebek.

Mısır saraylarında Firavun elinde büyüdü,
Yazgısı gereği Medyen diyarına yürüdü.
Tür dağında gözlerini bir ateş bürüdü,
Allahın sesini duydu Musa Peygamber.

Yüce yaradanın sesinden Vahy geldi,
''Firavun'a git çünkü o azdı''dedi.
Ağabeyi Harun için yardımcılık diledi,
Dileği gercek oldu Musa Peygamberin.

Firavun azmış kendini İlah sanıyor,
Kanı karışmasın diye bacısı ile evleniyor,
Sapkın inançlar hanelerde boy veriyor,
Allah için mücadeleye girdi Musa Peygamber.

Diklidi zalimin karşısına elçiyim dedi,
Büyücüleri kutsanmış asası ile yendi.
kanlı su,Çekirğe ve şimşeklerle desteklendi,
Allah yolunda yürüdü Musa Peygamber.

Vurdu asasını Kızıldenize Deniz açıldı,
Firavun yetişmeden, inananlarla geçildi.
Firavun ordusu sularda bogulup saçıldı,
Mucizeler içinde yürüdü Musa Peygamber.

Topluluğu kardeşi Haruna teslim etti,
Kırk gün kalmak üzere Tür dağına gitti,
Bıraktıkları,Altın Buzağıdan İlaha taptı,
Tevratla halkına döndü Musa Peygamber.

Kudret helvası ve Bıldırcın geldi,
Allah katından sunulan bir nimetti,
Nurlu eli gören inançsızlar iman etti,
Allah katında sevildi Musa Peygamber.

Hamdolsun yaradana Ya Musa(A.S.) hoş geldin,
Selam Muhammed Mustafaya(S.A.V) hoş geldin,
Asırlar sonra bir kutlu anda sevinç getirdin,
Nurlu cemalinle rüyama sefalar getirdin.
İshak Özlü

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:44
Çobanlık
Çobanlık!
Peygamber mesleği,
Düşündüm neden?
Kepeneği evi olmuş,
Torbasında birazcık azık,
Otlattığı hayvanlar dostu,
Dolaştığı çayırlar
En büyük mekanı
Bu kadar az olanakla mutlu olup,
Kavalını çalıyor.
Ne kimsenin malı mülkünde gözü,
Ne de para hırsı kaplamış içini
Bu kadar yalın iş,
Yalan olmaz,
Dolan olmaz
Dünya nimetlerine gözünü kapatmış
Yemek için çalışmak değil,
Yaşamak için yemek demiş,
Sadece ona razı olmuş.
Düşündüm tekrar,
Boşuna denmemiş
Çobanlık Peygamber mesleği... Kıymet Sönmez

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:44
Urfa'ya
Vatanın her yeri cennetmiş meğer
Bir parça toprağı elmasa değer
Güney tarafına uğrarsam eğer
Peygamber şehrine gitmek vaciptir Serdar Sengir

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:44
Aklı Olmayanın, Tanrısı Olur mu?
Aradığın, tanrı da, din de, peygamber de,
Ne havrada, ne kilisede, ne camide,
Ne arıyorsan bak, her şeye kendinde,
Bunlar bulunur, ancak insan suretinde.

Aradığın tanrıysa, işte aklındır
Din istersen, o senin vicdanındır,
Mürşit için aradığın peygamberse,
Mürşidin bilgidir, bilimdir, fen'dir

Aklı olmayanın, tanrısı olur mu?
Vicdansızda, din, iman, bulunur mu?
Bilgisize, cühelaya peygamber ne gerek,
Onlar, muhakkak ki, cehenneme gidecek. Ali Osman Yılmaz

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:46
İksir
“...
zemzem olmalıyım
gönüllere akan damarlardan
çöl kaktüslerinin ben
iksiri olmalıyım
çatlak dudaklara tebessüm
umutsuz gönüllere muştu salmalıyım
peygamber çiçeği takmak ödevindeyim
yüreğine insanlığın
...” Mehmet Özkan 1

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:46
Esmâ-ül Hüsnâ (El - Bâis)
Bir emriyle öldürür diriyi, diriltir ölüyü
Bir bakarsın sapsarıyken yemyeşil olur yeryüzü
Nice peygamber gönderdi yeşertmek için ruhları
Ölü kalpler dirildi şifa oldu Hakk'ın her sözü

Timur İlikan

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:46
Kabirden
Elin uzanmadı dinin belliyken
Hakikat sır değil Kitap eldeyken
Şaşkınlık yeter önder PEYGAMBER ken
Şefaatsiz kalırsan kork kabirden
Eyüp Dalkılıç

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:47
Siyam

insanların gözlerinden
.......mutsuzluklarını
..............gören adam
mutlu olabilir mi
olsa sultan Süleyman

ki hangi peygamber
......huzur yüzü görmüştür
...........gördüğü günahlardan

mutsuzluk ve günah
..........ayrılmaz siyam ikizi
soyuta gerek yok somut
........siyam siyam

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:47
Küpelik söz-4
Her şeyin fazlası
Haramdır.
Allah ve peygamber sevgisi hariç. Mehmet Sait Akkuş

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:47
İsa'nın Gözyaşı
İstanbul'da bir yağmur,
İsa'nın göz yaşları.
Ağlama büyük peygamber,
Hata benim, o güzel. İlyas Duran

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:48
Aşk
Aşk bakış
Aşk akış
ve
etekte kıpırtı
Aşk ten doyumudur

Eten düşer
doğumdan sonra
ve
yazılı çizilidir
Her şey

Öyle an gelir
korkular ağır basar
ve
Peygamber doğumundan
Tanrı suçlanır Arif Doğramacı

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:49
Alemlere Rahmet
Hz. Muhammet Alemlere Rahmet son peygamber,
İslam muzaffer, İslam baki kalana kadar son nefer,
Deseler ki zalimlere ve küfre karşı sefer var, sefer,
Hz. Muhammet Alemlere Rahmet son peygamber... Yusuf Önder Bahçeci

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:49
Kuyularımız

Ateş çukurlarına rağmen
Şanslıydı Ashab-ı Uhdud
Bizlerden
Yani Kürtlerden

Onları aktaracak son kutsal bir kitap
Daha gelmemişti son bir Peygamber

Ah Ümmettin yetimi Kürtler

Asit çukurların
Durumun
Ashab-ı Uhdud’dan da beter

Bunu yazmayacak hiçbir kutsal kitap
Bildirmeyecek son bir Peygamber

....


Ey dağa, taşa, kana tapanlar
Êdî Bese

Artık yeterMahmut Semen

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:50
Yusuf'la züley'ha
Ayetlerden bilirsiniz
Yusuf'la züleyha'yı
Biri nefsinin hakimi peygamber
Diğeri nefsine yenilmi$ bir kadın

Aşktı parmakları kestiren
Gömlekleri sırttan yırtan
Diğeri inanç olmalı
Aşka yenik düşmeyen,
Peygamber sabrı



03,01,2006
saat:
yorum yok Ertuğrul Bayam

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:51
Aslan Oğluma

Asker oldun gidiyorsun yavrum o peygamber ocağına
Hayırlı olsun hem bize hem millete hem de bu vatana
bende gitmiştim sevinçle kutsal o peygamber ocağına
Bak yavrum o kutsal olan görev nöbeti sırası geldi sana

Görevini iyi yap ki özgürce dalgalansın gökteki albayrak
Canından aziz tut yavrum yere sakın düşmesin o sancak
Türkoğlu Türksün onu canın gibi korumak yakışır ancak
Gözlerinle şahin gibi bak düşman bakarken korksun evlat

Beş vakit namazda duam senle birlikte tüm Mehmetçiklere
Allah her türlü kaza bela vermesin seni gibi kınalı kuzulara
Sevincim sonsuz sığmıyor ne ovalara ne dağlara ne.yüreklere
Düşmana aman verme sakın yavrum adınız yazılsın tarihlere

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:51
Yâ Muhammed yâ Alî
Peygamber söyler yazarsa Alî
Yücedir kapı yücedir nebî
Bu destan düğünlerde söylenmeli
Yâ Muhammed yâ Alî

Arapçası var var türkçesi
Japoncası taa çincesi
Dilimde kelimesi dilimde hecesi
Yâ Muhammed yâ Alî Avukat Kenan Aydın

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:52
Üç güzel

Mekke o ruhumun sığınmak istediği kalesi
O medine gözlerimde bir peygamber sürmesi
İstanbul on dört asır önceden peygamberin müjdesi
Dönerek cenk ederdi yiğitler cennet kılıçların gölgesi

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:52
Yeşil Kubbe

Medine ye varınca, ilk önce seni gördüm yeşil kubbe
Namaz kılarken, hep giyerim, beyaz cübbe
Süleymaniye camiinde, dinledim güzel bir hutbe
Medine de bulunan, ey hacı kardeşlerim, bak karşında duruyor, yeşil kubbe

Yeşil kubbede bulunur, O yüce Peygamber
O olmasaydı, bu alemler olmazdı, der
Cenabı Hakkın, biricik habipidir, O yüce Peygamber
Onu görememe üzüntüsü, içimi yer

Kubbelerinin içerisinde, en değerlidir, yeşil kubbe
Ey insanlık,günahlarına yap bir tövbe
Kainatın Efendisi, bizlere bakıyor, yapma sakın sükse
Hayatını boşa harcayanlar, sana olsun yuh be

Mekke-Medine sizleri özler oldum
Sizlerin yoklunuzda, kahroldum
Bu üzüntüyle hep yok oldum
Ümidimi yitirmedim, seni görmek için hep var oldum

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:53
Atopos

Bir peygamber yürüyüşü
Yürek tınısı kadar
Çocuk sesi olur
İncelir
Küçülür dünyamda
İlk bakışta aşk olur
ya da son bakışta.
İmdat Demir

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:53
Çobanlık
Sihirli değnek bulsan açsan bir çığır şimdi
Kabul ettiremezsin vicdanlar sağır şimdi
Peygamber mesleğidir mesleğiniz kutsaldır
Eyyub sabrı var sende güttüğün sığır şimdi Niyazi Şahin

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:54
Gaipliğe
Niye sen peygamber misin
Hayır...,ama ben
Biliver ki hepiniz gibi
Toprağın oğluyum. Enis Özel

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:54
Allah'ım
Allah'ım
Kur'an peygamber din
Gönderdin

Kur'an da başka
Halkta başka

Tek din yetmedi
Herkezin dini kendi

Farzlar değişti
Günahlar değişti
Al dinini geri Ali Aslan 2

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:54
Hüseyin
Hüseyin Hüseyin kutlu Hüseyin
Seni seven kişi mutlu Hüseyin

Fırata çok yakın yakın Kerbela
Dünya sevdasından gelir herbela

Peygamber nesline ayıp ettiler
Tüm güzellikleri kayıp ettiler

Evlad-ı Fatmaya yazık olundu
Bu olay fitneye azık olundu

Hüseyin Hüseyin kutlu Hüseyin
Seni seven gerçek mutlu Hüseyin

Kılıçlar kan içti doyamadılar
Ehl-i beyte sagı duyamadılar

Hüseyi'in başı Yezid önünde
Yürek dayanmıyor dünde bugün de

Bir çubukla yezid değer dudağa
Zeynep o an döner bir yanardağa

Der ki çek çubuğu insafsızsın sen
Peygamber öpmüştü bunları bil sen

Kin tutmak yakışmaz seven gönüle
Hüseyin yolunca giden gönüle

Suçlar bireyseldir bunu biliriz
Barış arzumuzdur kini sileriz

Hüseyin Hüseyin kutlu Hüseyin
Sevenin ahrette mutlu Hüseyin Mevlüt Yanar

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:55
Mal Varlığım
Bu fani Dünya'da mal varlığımı ilan ediyorum,
Mal varlığım Allah, Peygamber ve de Kuran'ım,
Kimin olursa olsun bu yalan Dünya'nın hepisi,
Mal varlığım Allah, Peygamber ve de Kuran'ım.... Yusuf Önder Bahçeci

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:55
Elhamdülillah

beş nüfus
bir odada yaşadık hamdolsun
ne peygamber elimizden tuttu
ne de
yürü ya kulum dedi Allah
bir hüzün eksik olmadı kapımızdan
bir de fakirlik
elhamdülillah

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:55
Urfa
Urfa peygamber şehrisin
Küfrün ateşi sönen şehirsin
Küfrün ateşi sönen şehir sensin
Bende içimdeki sevda ateşini söndürmek istiyorum
Urfa birde sana gönül gözüyle bakmak istiyorum Mustafa Tahir Öncel

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:56
Allah'a Kul Olan Kullar Kardeşim
Allah sevgisi ile kalbim yanıyor,
Sade Allah'mı Peygamber diyor,
Benim deli gönlüm söz dinlemiyor,
Allah'a kul olan kullar kardeşim.


Allah'a kul olan kullar kardeşim,
Peygamber Ümmeti olur kardeşim,
Sade Dünya değil, Ukba kardeşim,
Allah'a kul olan kullar kardeşim.


Allah için birbirini sevenler nerde,
Artık gözün iyi görür gider de perde,
Sana hep sorarlar, sorar mahşerde,
Allah'a kul olan kullar kardeşim... Yusuf Önder Bahçeci

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:56
Yolun Açık Olsun Şehit...
Toprağa düşüyor her gün bir beden
Sorsak hangi candan hangi anneden
Kuru bir kemiktir toprağa düşen
Gömülmezki yürek candır gömülen

Bekliyor peygamber kevser başında
Düşmanlar dizili vatan başında
Sana emanettir bu kutlu toprak
Al yüreği yürü meydan senindir

Dilinde duadır peygamber sözü
Bilmez misin kandır özgürlük özü
Ödenmiş bedeli binlerce canla
Utandırma atanı ak olsun yüzü

Anan bacın yarin bekler yolunu
Deki cennet olsun buluşma yeri
En büyük sevdadır vatan bilesin
Şehadetle yazsın Rabbim sonunu Betül Çetin 2

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:56
Hira
Fırtına öncesi sessizlik var hirada
ALLAH ın iki elçisi buluşacak burada

Biri yerdeki
Biri gökteki

peygamber tutmuş hiranın yolunu
cebrail gökten izliyordu onu Cenk Bulut

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:57
O Peygamber
O Peygamber; Allah' dan küçük, insandan büyük
O yaratılmasaydı olmazdı altı günlük (kainat) ... Selçuk Yıldırım (eselcuk)

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:58
Mezarlık
Sessizlik hakim
Sevabın savcı
Avukatın peygamber
Şayet tuttunsa
Günahın çağırılır
Mübaşirle
Yaz kızım
Cennet cehennem
Kendi içinde. Ahmet Otluoğlu

DuYGuNiSa
01-18-2010, 09:58
Peygamber Ağladı
Ehli Salib, ikiyüzbin kafirle yollarını bağladı
Mute'de Şehit olanlara, Peygamber ağladı,
Cafer Bin Ebi Talip Tayyar oldu kanatlandı,
Ehli Salib, ikiyüzbin kafirle yollarını bağladı
Mute'de Şehit olanlara, Peygamber ağladı... Yusuf Önder Bahçeci

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:00
Sorulur Ameller...
Bir gün gelir herkesin boyunun ölçüsünü alırlar,
Kimine kefen nasib olur kimini yakıp savururlar,
Cehennem ateşi ne feci, orada iyice oynatırlar,
Bir gün gelir herkesin boyunun ölçüsünü alırlar,


Vatan sevgisi imandır diyor, yüce peygamber,
Azgın nesillere, ha bire gönderildi peygamber,
Ancak ruhu akpak olanlar cennete gider gider,
Gel ey tuli emel sahibi ukbada sorulur ameller... Yusuf Önder Bahçeci

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:01
Kutlu Doğum Haftası
Ben sizin imanınızı kemale Erdirmek için
gönderildim derdi.hazreti peygamber.
(buhari) hadisinden

Allah ve resulunu dünyadaki herşeyden
çok sevmedikçe imanınız kemale ermez.
(buhari) hadisinden

Benim ümmetim gökyüzündeki yıldızlar
misalidir hangisine uyarsanız uyun doğru
yola ulaşırsınız.(buhari) hadisinden

ben dünyayı parmağımdaki yaşlığa abdes
aldığım gölü ise ahirete benzetirim.derdi
hazreti peygamber.(buhari) hadisinden

kuran ile sünnete uyan ahirette feraha
cennete ve bitip tükenmek bilmiyen niğmetlere
kavuşur.(kuranı kerim)

beni anınınız ve bana uyunuz bana selatu selam
getiriniz bana getirdiğiniz selatu selamlar bana
ulaşır bende sizin için allahtan mağrifet dilerim
Hazreti muhammet

hazreti peygamber günde 40 kere töğbe ederdi
günde 40 kere töğbe eden iman yollarına ulaşır

sabır ve namazla allahtan yardım isteyiniz sabır
ve namaz allahtan hakkıyla korkanlar dışında
herkeze ağır gelen bir görevdir Mehmet Asa

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:03
Son Peygamber de Burda İdi(ÇANAKKALE ŞİİRİ)


İki Yüz Elli Bin Şehidin Ruhuna İthaf Olunur.

Taşan, azgın sular boğazı kesti.
Rüzgârlar bile düşmana ters esti.
Mehmet anadan yardan serden geçti.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Toplar, tüfekler patlayıp ta coştu.
Düşman için Çanakkale yokuştu.
Bütün meleklerde yardıma koştu.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Burası Gelibolu, Gelibolu,
Rüzgârı delidolu, delidolu,
Kurtuluşa gidecek Türkün yolu,
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

İmdada koştu âlemdeki kuşlar,
Allah’a yardıma, eğildi başlar.
Düşmanın üstüne yağdı sert taşlar.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Mehmetçik yaralı Anzak’ı sırtlar.
Analar doğurmamış böyle mertler.
Düşmana geçit vermedi ki sırtlar.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Kim demiş buradakiler meçhul asker.
Onun yanındadır daim peygamber,
Zaferler geliyor Allah-u Ekber,
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Dağlar taşlar tekbirle inliyordu.
Bütün âlem mehteri dinliyordu.
Düşmanlar inim inim inliyordu.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Churchill, hırstan şaşırıp çatlıyordu.
Seyit çavuşun topu patlıyordu.
Mehmet siperden sipere atlıyordu.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

İki yüz elli bin Mehmetçik ölse,
Nusret Mayın boğazın suyunu delse.
Değil Hamilton bütün dünya gelse,
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Ovalar, vadiler hep kan fışkırır.
Kanın üstüne ayla yıldız vurur.
İslam’ın sesi ezanlar haykırır.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Dur! Besmele çek, öyle toprağa bas.
Oluşan mucizeler buraya has.
Onun ismini en yüce yere as.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Şanın yüce ey şehit oğlu şehit,
Som altından oluştu sana lahit,
Kanınla yapıldı cennete ahit,
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Limon Von Sanders de emir veriyor.
Mehmetçik dünyayı yere seriyor.
Siper etmiş göğsünü de geriyor.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

Bulutlar Mehmetçiği kucakladı.
Rabbim onu tehlikeden sakladı.
Kurşun düşmanın beyninde şakladı.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

İmparatorluğu yıkan savaştı.
Oluk oluk kanlar akan savaştı.
İstiklale doğru çıkan savaştı.
Çünkü son peygamber de burda idi.

Burası Türkün Çanakkale’siydi.
Burası İslam’ın son kalesiydi.

07.01.2007


Tarık Torun

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:04
Temelleri aynıdır

Kuran'nın, İncil'in de, hem Zebur, hem de Tevrat,
Temelleri aynıdır, farklıdır teferruat,
Vahyi Allah(C.C.) gönderir, içeriği hakikat,
Adem(A.S.) 'dir ilk Peygamber, son Peygamber Muhammed(S.A.V.) ,


Çıkarlarımız için, din kullanılmamalı,
Hakkı arayan insan, elbet Hakkı bulmalı,
Allah(C.C.) kelamlarına, şüphe duyulmamalı,
Müdahale edenler, hiç iflah olmamalı,


Orjinal metinlere, iman etmekte mümin,
Her Resul bir halkadır, elbet İslam dininin,
Adem'(A.S.) den Muhammed(S.A.V.) 'e, bütün Peygamberlerin,
Yolları birdir elbet, kapılarıdır vahyin.
Sinan Karakaş

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:04
Bir Hilâl İçin

Bir hilal için, ne Güneşler veririm,
Güneş'ide veririm, cânıda veririm,
Hilalim, yüce sevdam, ben eririm,
Bir hilal için, ne Güneşler veririm.


Bir Hilal için ne Güneşler doğuyor,
Hilal için ne yiğitlerim şehit oluyor,
Anaları, Hilal için feda olsun diyor,
Bir hilal için, ne Güneşler veririm.


Garbın afakından, gelsin dayansın,
Ehli Salibe karşı nasılda yamansın,
Peygamber avucun açmış, anlasın,
Bir hilal için, ne Güneşler veririm.


Bedrin Arslanları bu kadar şanlıdır,
O peygamber diyor onlar hayırlıdır,
Şehitlerin asil kanında, Hilal yazılır,
Bir hilal için, ne Güneşler veririm.
Yusuf Önder Bahçeci

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:04
Necip ırk 1

Peygamber övmüş vatanımı soyumu
İçimizden biri kazmış hain kuyumu
Bilmezmiki bu cihan benim huyumu
Esme desemyele dur desem akmaz suyu

Benim özümdedir yiğitlik mertlik
Ali Osman Gürlek

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:06
Hicaz
Hicaz kutlu Hicaz cevabını beklerim
Sende kimler yaşadı kimler gülüp ağladı
Sana ulaşmak için günüme gün eklerim
Resuller hatırası bene sana bağladı

Belki Adem peygamber kurmuştu temelini
İbrahimin binası artırdı değerini
Son peygamber devirdi latını hübelini
İnsana bir yücelik bir güzellik sağladı

Ben de vurgunum sana senden ayrı kalamam
Ey nebiler nebisi diyerek çarpar kalbim
Senle bütünleşmeli sen olmalı bedenim
Misali atom gibi döne döne ağladı

Mevlüt Yanar

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:06
Saygısızlık

Saldırı var İsveç'te Nebi Efendimize
Karikatür yapmışlar Allah'sız kitapsizlar
Hadlerini bilmiyor çizmeyide aşmışlar
İslam Alemi duydu meydanlara döküldü

Danimarka'da oldu iki yıl öncesinde
Saldırı niteliği taşıyan bir hadise
Bu türlü züppeliğin amacı belliyse de
Müslümanlar duyarlı sahip çıktı dinine

İsveç'in gazetesi Nerikes Allehanda
Peygamber resmediyor saygısızca basılır
Bütün İslam Alemi bir araya toplanır
Bunu kınamak için hep birlikte bağırır

İnşallah son bulacak bir daha olmayacak
Hiçbir Peygamber resmi, deyip basılmayacak
Saldırı ve küstahlık terbiyesiz davranış
Dünyada hiçbir yerde asla yaşanmayacak

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:07
Dört Osman (Rahmetli Osman Dört)

“-canavar zarar vermek için yemez.”
“-ehtiyacından fazlasını
sonura yemek için gömer.”
bir diğeri “-ne malim ya öldürmüşler ise
yavrılarını”
“-epap onu ağılı etle öldürürler
o da yavrısı gendi öldü sanır
terkederimiş o dağı”
“-sen de canavarı öyle metetdin ki
son peygamber gelmemiş ossa
peygamber sanacaz
canavara tüfek sıkdık deye
cehendem deki
Gayya Guyusunda yanacaz”

bir sürü canavar hikayeleri, efsaneler
tılsımlar, dualar, adaklar
köye dadanmıştı bir kurt sürüsü
tedirgin oldu köylü
gece nöbet tuttu çobanlar
meğer sürüyle gelmiş canavar
boğazını sıkıp-sıkıp telef etmiş sürüyü
Dört Osmanlar
sabah kalkıp baksalar
uyumuyor, leş sürüsü koyunlar
ağıtlar yakmış ağlamışlar
koyunsuz kalmış Dört Osmanlar
İbrahim Çelikli

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:08
Garip Peygamber

Kainat güzeline içten içe bin selam
Muhammed ümmetine acıyor aman aman
Allah'a yalvarıyor iki büklüm Peygamber
Elindeki bastonla şefaate izin ver

Hatice anamızı kaybettiği zamandı
Üzgün ve garip haldı Peygamber yalınızdı
Olamaz böyle birşey acınacak haldeydi
Bastığı toprak olam Muhammed Mustafa'nın

Peygamber'im eriyor Allah'ım acı ona
O'ndaki ızdırabı gönder yazan kuluna
Çekeceği ne varsa ondört asırdan önce
Ben çekeyim Yarabbim tek dileğim gözümde

Temiz kulun değilim kirli işlerde elim
Ramazan aylarında cenabet gezinirim
Ben neyi arıyorum beni arayan nedir
Ne oluyor Yarabbim kendimde de değilim

Ne sahur ne de iftar buna layık değilim
Bir an secde etmeyen alnımdan lekeliyim
Peygamber'e acıyan Ebu Leheb'de bile
Benden daha iyiydi yerim cehennemlerde

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:08
En Muhteşem Zafer

Ey hamâsî şiirler kaleme alan şair
Düşmanları yenmekten bahsetme ikidebir
Şu peygamber sözünü hiç aklından çıkarma
'Nefsini yenebilmek en muhteşem zaferdir'


Nefsidir insanın en tehlikeli düşmanı
Kibiri bencilliği açgözlülüğü hırsı
Bunlara karşı savaş kaba kuvvetle olmaz
Kullanmak gerekiyor iradeyi ve aklı


Edeceksen bunları konu et kalemine
Bir parça bak dünyanın hâli pür melâline
Hâlâ kaba kuvvetle yapılıyor savaşlar
İlkel yiğitlikleri övmenin âlemi ne


Kan ve gözyaşı seller gibi akıyor yazık
Aynen sürüp gidiyor ruhlardaki barbarlık
Değişen tek şey teknik araçlarla gereçler
Hani nerde kalıyor ilerilik uygarlık


Sen bari bundan böyle ileri ol ey şair
Kaleminden ruhlara farklı bir rüzgâr estir
Uzak tutma aklından şu peygamber sözünü:
'Nefsini yenebilmek en muhteşem zaferdir'
Yılmaz Aybar

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:09
Askerim Ana

Ben artık askerim ana
Kınalar yakın saçlarıma
Bayrağıma canım feda
Kurban edin beni vatana

Sakın ha ağlamayasın ana
Gözyaşların düşman mermisinden ağır bana
İstediğim senden yalnızca dua
Gidiyorum artık peygamber ocağına
Erdoğan Gürtepe

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:09
Peygamber ve nebiler
İlk peygamber adem gelmiş
Nuru allah'ın aşkına
İlk annemiz Havva olmuş
Yarı Allah'ın aşkına

Havva anamızdan doğmuş
İlk bebek dünyaya gelmiş
Oğlu Şit peygamber olmuş
Biri Allah'ın aşkına

Adem dünyasından göçer
Nuh’a kadar zaman geçer
İdris nebi hülle biçer
Piri Allah'ın aşkına

Nuh’un gemi tamam olur
Her canlıdan bir çift alır
Tufan için sur vurulur
Suru Allah'ın aşkına

Nuh’un oğulları kalır
Ayrı,ayrı kavim olur
Salih peygamberi gelir
Sırrı Allah'ın aşkına

Zülkardeyen kalden kavmi
Halil İbrahim rahmanı
İsmail’e koç kurbanı
Varı Allah'ın aşkına

İsak Yakup Yusuf delil
Sabır ile Eyyübü bil
Yarasına hekim cibril
Diri Allah'ın aşkına

Hızır yetişir her yerde
Musa Tevrat ile turda
Asasıyla kalmaz darda
Turu Allah'ın aşkına

Davut Zeburu tanıttı
Kafirler iftira attı
Yunusunu balık yuttu
Toru Allah'ın aşkına

Davut oğlu Süleyman’ı
Allah yolu onun şanı
Kuşlar ile konuşanı
Zarı Allah'ın aşkına

Lokman hekim Danyel yuşa
Üzeyir Zekerya Yahya
İncil inmiştir İsa’ya
Soru Allah'ın aşkına

Muhammed ile kuranı
Gönderdi son peygamberi
İslam’ın doğmuştur nuru
Duru Allah'ın aşkına

Ademinden nihayete
Zaman uzar kıyamete
Tuncay’ı sesler davete
Koru Allah'ın aşkına


Ademden Son peygamberimiz Hz Muhammed (A.S) ma kadar peygamber ve nebilerin
Geliş sırasına göre yazdım Hata ve yanlışlardan dolayı özür dilerim hata varsa lütfen
İkaz etmenizi rica ediyorum saygılar Tuncay Akdeniz

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:10
Huzur ve Namaz
İnsanoğlu bunalırsan bir zaman
Yüreğinin huzur aradığı an
Huzur vermeye kar etmezse akıl
Git secdeye doğru namazını kıl

Ellerini kulağına doğru tut
Dilinden dökülsün Allahu Ekber
Sana ızdırap verenleri unut
Bak seninle saf tutuyor peygamber


O peygamber ki tutunca senle saf
Selam durur gökyüzü susar etraf
Sessizlikle dolar yürek huzurla
Ve ahirete gitmezsin mahzurla

AZrail hazır bekliyor nöbette
Ölüm uzak değil gelir elbette
Ecel gelmeden dur sen namazına
Alnı açık git Allah huzuruna Ahmet Taş

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:11
Peygmberimiz 22 uhut savaşı

UHUT SAVAŞI

Bedir’de kaybetmek kini artırır
İntikam almaya yemin ederler
Lider ölmüş Mekke başsız kalmıştır
Toplanıp Süfyan’ı başkan seçerler

Başkan olur ama acısı dinmez
Oğlu yakınları öldürülmüştür
İntikam almadan evine gitmez
Saç sakal kesmemek verilmiş sözdür

Karısı hind ondan geriye kalmaz
İntikam almayı daha çok ister
Başına gelenden biraz ders almaz
Onların kanını içeceğim der

Kervan mallarının katılım payı
İlk sahiplerine dağıtılıyor
Kar olarak dönen artan parayı
Ordu kurmak için başkan alıyor

Kureyş büyükleri öldürülmüşse
İntikam gerekli tez alınmalı
Yakını ölenler kara giymişse
Arapların hepsi birlik olmalı

Mekke dışından da katılımlarla
Sayı üç bin olur askeri kuvvet
Üç bin adet deve iki yüz atla
Yedi yüz zırhlıda görünmüyor et

On dört kadın vardır savaşa giden
Hind yemin etmiştir uygulayacak
Amca Abbas haber uçurur erken
Derki Mekke’liler sizi vuracak

Peygamber haberi gizli tutarak
Keşif etmek için adam gönderir
Aldığı haberle emin olarak
Savaş meclisinde değerlendirir

Resulullah şehri savunmak ister
Gençler savaşalım meydanda diyor
Peygamber onlara uyarak gider
Abdullah Bin Umeyy desteklemiyor

Bu kişi münafık olduğu için
Üç yüz kişi ile geri çekilir
Gayesi bellidir ordu yenilsin
Yedi yüz kişiyle gidelim denir

Cumartesi sabah uhut dağına
Sırtını vererek saf tutar ordu
Düşman alınmıştır gözlem altına
Savaş pilanını duyuruyordu

Düşmanın sızacak geçit yerleri
Okçular konarak sağlam tutuldu
Abdullah Bin Cübeyr ve elli eri
Terk etmeyin denip gözcü konuldu

On bir şevval günü savaş başladı
Tek tek vuruşlarda Ali Hamza var
Peygamber taktiği işe yaradı
Müslümanlar galip müşrikler kaçar

Hamza kükremiştir kılıç sallıyor
Önüne geleni kırar geçirir
Tef çalan kadınlar, düşman kaçıyor
Netice almadan kazandık denir

Hızlı bir takiple kovalamadan
Kılıç bırakılır ganimet için
Görevli okçular koşar oradan
Ayrılmamaları emirdi kesin

Halit Bin Velit’le iki yüz kişi
Bu anı görünce geçide gelir
Okçular gidince zor olmaz işi
Aleyhte durumu lehe çevirir

Durumu görünce müşrikler döner
Yeniden saldırır Müslümanlara
İslam ordusunda şaşkınlık sürer
Emri dinlememek ceza onlara

Önden ve arkadan düşman vurunca
Karışıklık anı yaşanmaktadır
Hamza’yı arayan Vahşi bulunca
Ona doğru mızrak fırlatmaktadır

Hamza yere düşer vahşi saldırır
Ciğerini alır Hind’e götürür
Bu iğrenç kadın da ağzına alır
İntikam aldım der yere tükürür

Musab Bin Umeyr’i öldüren kişi
Peygamber sanarak öldürdüm diyor
Bu durum daha da bozdu gidişi
Resul savaşmaya devam ediyor

Müşrikler resule hücum ederken
Müslümanlar onu koruyorlardı
Yanında pervane olup dönerken
Bedenleri kalkan yapıyorlardı

Peygamber veriyor tek tek okları
Sad Bin Ebi Vakkas hedefe atar
Bu durum yıldırır toplananları
Ümitsizlik başlar geriye kaçar

Karşı dağa geçen Ebu Süfyan’ı
Peygamber uhut’a çıkarak izler
Yanağı yarılmış akıyor kanı
Kırılan dişini kızı temizler

Müslümanlar yetmiş şehit vermiştir
Müşrikler ölüye vahşi davranır
Kadınlar kulaklar burun kesmiştir
Kesilen organlar gerdanlardadır

Uhuttan ayrılan Ebu Süfyan’da
Medine’ye dönmek arzusu vardır
Tahmin eden Resül Mekke yolunda
Yetmiş süvariyle takibe alır

Pazar günü gider mekke’ye doğru
Sekiz kilometre arkalarından
Zor şartlara rağmen başarır zoru
Müşrikler gelemez korkularından

Üç gün bekleyerek konduğu yerde
Savaştan yılmadık mesajı verir
Cesareti ile büyür gözlerde
Süfyan’ı Mekke’ye geri gönderir

Savaşın başında galip gelirken
Gaflet dikkatsizlik mağlup etmiştir
Sonradan yeniden toparlanırken
Müslümanlar yine üstün gelmiştir

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:12
Bu dünyaya gelen gidecek bir gün

Hanı fıravunlar hanı harunlar
Dünya kalsaydı onlara kalırdı
Hakkın emrini onlar bilirlerdi
Bu dünyaya gelen gidecek bir gün

Ademden bu yana gelen nesiller
Bu koca dünyayı parsellemişler
Parsellere ayrı ayrı isim vermişler
Bu dünyaya gelen gidecek bir gün

Hanı Halil İbrahimler Musalar
Kendi ırkına sahip çıkar İsalar
Ahır zaman nebisi Mustafalar
Bu dünyaya gelen gidecek bir gün

Hanı Nuh peygamber hanı Davutlar
Yavrusunu kayıp ediyordu yakuplar
Zindanlara atıldı nice Yususflar
Bu dünyaya gelen gidecek bir gün

IŞILDAK bunların hepsi haktır
Hummetlerine nasıhatı çoktur
Mustafaldan sonra Peygamber yoktur
Bu dünyaya gelen gidecek bir gün
Bekir IŞILDAK
Celal Işıldak

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:13
O ki Peygamber

O Kİ PEYGAMBER


O ki insanların en müttakı
Kırmadı kimseyi geçmedi kimseye hakkı

O ki kurtardı onları onlar ki mahazil
Selam durdu karşısında izin istedi azrail

O ki nice asırların habibi
Keşke olsay idim ben de bir tabii

O ki oldu onlara huda
İyiden ayrılmadı yapmadı bir ilca

Ey insanların sevgilisi peygamber
Aguşumuzu açtık sana eyle bizi kavmer


AÇIKLAMASI:

müttakı:haram ve günahtan sakınan
mahazil:rezil rüsva olan kimse
habib:sevgili
tabii:Hz.Muhammed (SAV) zamanında yaşamış kimse
huda:yol gösteren
ilca:zorlama
kavmer:mutlu
Ahmet Taş

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:14
Bin Dört Yüz Elli Yılda

Allah Kur'an-da bir çok misallerle uyarmış
Tevratı yüklenenler benzetilir hımara
Yahudiler sadece yahudiyi duyarmış
Dünyaya perendeyle dönüvermiş çomara

Allah'ın kapısına münadi olmak gerek
İnsanları güzelce davet etmeli dine
Bir kez gitmeyle bitmez sürek istiyor sürek
İslam dininde asla yer yok nefrete kine

Seviyesine göre ortamı sunmalısın
Herkes nasıl severse yol bulup sokulmalı
Peygamberin ardında bir yere konmalısın
Allah bir Peygamber hak mecburlar sıkılmalı

Bin dört yüz elli yılda ne cefalar çekilmiş
Utanmak arlanmak var yüce Allah katında
Peygamber sahabeyle gür bir tohum ekilmiş
Bilinç tarzınla parla temsil olsun zatında

Yar ol İslam son dindir ebedilik beratı
Yahudi ve nasrani utansın İslam olsun
Nefis putunu kıran hızla geçer sıratı
İslamı güzel yaşa mezarın nurla dolsun
İlyas Demirbaş

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:15
Politik oyunlar
Peygamberin çağıyla karşılaştır bu çağı
İnsan ilişkileri tümüyle benzeşmekte
Bugünde canlılıkta konu$ur hıra dağı
Ve onu sevmeyenler aynı kuyu eşmekte

Peygamber mucizeyi gündemine almamış
Yüzyüze tebliğlerle davasını yürütmüş
Gelen din salikini yalnızlığa salmamış
Allah birdir savıyla münkirleri çürütmüş

Mucize yok demedim elbet mucizesi var
Hangi konumda olmuş ona iyi bakmalı
Zayıf mucize bekler münkirlerin gönlü dar
Gerçeği öğrenerek bu vadide akmalı

Allah dımağa göre insana hitap etmiş
Peygamber insanları zora tırmandırmamış
İnancını yaşamış tebliğ olarak yetmiş
İnsancıllık hatayı hiç de yüze vurmamış

Bugünde politika cenderesinde islam
Onu savunan kimse konumu iyi seçsin
Her zaman allah ile yol alanlara selam
Dua edin ilyasa sıratı kolay geçsin İlyas Demirbaş

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:15
Peygamberimiz 29 peygamber elçileri

PEYGAMBER ELÇİLERİ

Hicri yedinci yıl muharreminde
Civar hükümdarlar tespit edilir
Altı elçi ile mektup içinde
Allah’ın dinine davet edilir

O devirde mühür önemli idi
Peygamber kendine mühür yaptırır
Allah’ın resulü kul Muhammed’di
Gümüş üzerine harf kazıttırır

Amr Bin Umeyye’dir Nacaşi için
Gidince ikrama kavuşan kişi
Tavrı olumluydu Rum Kayseri’nin
Çok kolay olmuştu Dıhye’nin işi

Yemame kralı Hevze’ye gider
Selit Amir duyar alaylı sözü
İnanırım eğer veliahtsam der
Hidayet bulamaz kafirdir özü

Gassan hükümdarı Suca Esed’i
Hiddetle karşılar mektubu yırtar
Ebu Sir Gassan’a bela istedi
Beddua alınca cehennem yutar

İran’ın Kisrası Hüsrev Perhiz’e
Abdullah gelmişti üzüntü duydu
Mektup sahibini getirin bize
Demiş olmasıyla belayı buldu

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:16
İstanbul
İstanbul Bir Garip Kent, İnsana Atar Kement
Süslü Binalarıyla, Sanki Taştan Bir Bebek

Ona Gelenler Pişman, Gelmeyenler De Pişman
Pişmaniye Gibidir, Fakat Yok Ona Düşman

İstanbul Çocukluğumun Rüyası, Gençliğimin Hülyasıydın
Cennet Şehrim İdin Sen, Hayallerimin Süsüydün

Sevdalıydım Ben Sana, Samimi Ve Yürekten
Küsmüştü Trabzonum, Seni Çokça Övmekten

Çocukken Geldim Sana, Gençliğimide Erittin
Beni Benden Çalıverdin, Çok Şeyimi Yürüttün

Yinede Sevdim Seni, Kopamıy0rum Senden
Kopmak Kolay Olsaydı, Kopar İdi Sahaben

Ta Mekkeden Kalktılar, Sende Konakladılar
Eyyubel Ensariyle, Seni Taçlandırdılar

Barındırırsın Nice Peygamber Evliyayı
Medinede Söyletirsin, Resülü Kibriyayı

Övmüştü Son Peygamber, Fatih Ve Askerini
Fethetmişti Sultanım, Fetholunamayan Yeri

Deniz, Boğaz, Köprüsü, Sanki Süslü Bir Çelenk
Arz Da Arzı Endamı, Arza Veriyor Ahenk

Hep Seni Almak İster, Gözü Çıkası Firenk
Sen Kıtalar Arası, Değişmeyen Bir Mihenk

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:16
Alevi sünniye haber
Dini ibadette, sünni şiiye göre değil uygulamayı,
Nefsine ve duygularına göre bırak yorumlamayı.

Size Allahtan ve kur`andan vereyim bir haber,
Irkına bakma, Allah habibi, en iyi örnek peygamber,
Ehl-i beyt, imam Ali savm, salatta uydular ona beraber.

Ben peygamber nasıl yaşamışsa, öyle yaşarım,
Hazreti Ali nasıl ona uymuşsa, öyle de uyarım.
Çünkü Kur`anda Allahtan böyle okur, duyarım.
Haz. Muhammed, Ali gibi namaza cami yaparım. Mustafa Sarıkaya 2

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:17
Gül ve Peygamber
Elleri yaralayan gül
Gönülleri ferahlatan Gül
Kokusu misk-i amber Gül
Hatırlattığı Hz Peygamber

Bahar gelince etrafı saran
Bülbüllere kucağını açan
Varlığın sevdiği Can
Seçkinlerin bulunduğu alan

Hüzün diye anılan yıllar
O hüznü başlatan kimler
Gül’ün de pörsük olduğu günler
Hz Allah gülünü hemen müjdeler

Gülün vardır,acıtıcı dikeni
O Gül sevmez gönül kıranı
Sever kırılanı tamire hazır olanı
Ağlayanın sızısını dindiren O olmalı

Hayat Gül’le başlar,Gül’le biter
Bu Gül’ün ömrü ikindiye kadar
Akıllı insan Gül’ün yollunda gider
Naakıl dünyasını ve ahretini kaybeder

Bu insanlığa bir Gül yeter
Başka çiçek aramaya ne hacet var
İnsanlığa gönderilen son peygamber
Bize O’nun yolunda olmak düşer
20072008.1300 Ahmet Özcankaya Ahmet Özcankaya

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:17
Hz.muhammed
İyi yürekli olan muhammed dediler
Savap kazandıran muhammed dediler
Peygamber olan muhammed dediler
Camiye giren emin muhammed dediler


Şehtana tüküren oydu
İslmeyeti gösteren oydu
Babalık eden oydu
Emin muhammed Ervan Gund

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:18
İnsanlık
bir tarafta gönül yarası
diğer yanda ekmek kavgası
yok cebimde bir cigara parası
bu mudur insanın insanca yaşaması

aşklar iki günlük pazara çıkmış
televole magazin muhte$em olmuş
mal mülk bize peygamber olmuş
bu mudur insanın insanca yaşaması

namus dillere oyuncak olmuş
yiğit bile kuru sogana muhtaç olmuş
o peygamber bizlere böylemi demiş

bu mudur insanın insanca yaşamasıCahit Coşkun

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:19
Hz. ÜZEYR
(23. Büyük Peygamber)

Hz. ÜZEYR

Kur’an’da fazla adı geçmez,
Veli mi Peygamber mi bilinmez?
Yahudiler der: “Allah’ın oğlu”
Bu şirktir, “haşa” böyle söylenmez.

Rabbim anmışsa O’nu hoştur,
Uydurma kitaptaki boştur.
İslâm son din biliriz elbet,
O’ndan güvenli asla yoktur.

Sapık millet demiş, onlar belli.
Öğüdün hangisini dinledi?
Bu yüzden onlara; uyarıcı,
Peygamber, Nebi ve Resûl geldi.,

Makbul olan sevilen kuldur O,
Hakk emirleri yaşamışsa O,
Bize de saygı duymak düşmekte,
Herkes gibi hesap verecek O.

Bil ki, sana uyarıcı gelmiş,
O gelen, bana tapın dememiş,
Nefs ve gurur öyle istemişse,
Nefsin sonu hep helak getirmiş.

Azgın kavmi incele şaşarsın,
İnanmayan tarihe bir baksın,
Peygamberlere düşman olanlar,
Firavun akibetine baksın.

Şair: Abdullah Yaşar Erdoğan Abdullah Yaşar Erdoğan

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:21
Son Peygamber

Dünyaya yağdı su ile yağmur,
İşte geliyor son peygamber,
Gözlerimi açınaca hz. Muhammed,
Dünyaya koştu tüm melekler.

İşte geliyor dediler,
Gelişine boyun eydiler,
Sevindiler,güldüler,eğlendiler,
İşte geliyor son peygamber.

Canım yoluna kurban,
Ya Muhammed Mustafa.

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:21
Kirli Topluluk

Uzatma Kainatın gülüne dil
Sen kimsin ki haddini bil rezil
Sevyesizliğin, acizliğin yanına kalmaz
Bir gün mutlak kesilir o kirli dil

Balçıkların içinde yuvalanmış topluluk
Damarlarınızda dolaşır kirli kan oluk oluk
İçinde yaşandığınız bu çalınmış bolluk
Sanmayın ki ebedidir bu mutluluk

Sizin gibi nice kavim olmuş helak
Emsalleriniz tarihte kucak kucak
firavuna, nemruta bir bak
İnanmak istememişlerde olmuşlar helak

Yüce Mevlam göndermiştir Peygamber
O dur gönülleri fetih eden ulu nefer
Nice yiğit olmuştur o davada er
O güllerin sultanı büyük Peygamber
Mustafa Aydin

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:24
Peygamber (s.a.v) Efendimizi Anmak,Anlamak ve Anlatmak
Peygamber Efendimizi anmak,
Anlamak ve anlatmak demek,
O doruk insanın tebliğ ettiklerini,
İnsanlığa ulaştırdıklarını,
Hayatımızın manası demek olan prensiplerini,
Anlamak, anlatmak,
İki cihanda da bizleri mutlu kılacak olan
Yüklü ve yürekli buyruklarına yüreğimizi sunmak demektir.

Peygamber Efendimizi
Anmak ve anlatmak demek,
Zilletten hidayete,
Batıldan Hakka,
Karanlıktan aydınlığa,
Vahşetten medeniyete,
Esaretten kurtuluşa kavuşmak;
Karıncayı bile ezmeye kıyamayan
Bir merhamet ve olgunluğa ulaşmak
Ve gerçek kurtuluşun anahtarını
Ve en kısa yolunu insanlığa sunmak demektir.

O iki cihan güneşi,
Resuller Resulü,
Güzeller güzeli zirve insan olmasaydı,;
Gönül dünyamız ne kadar da fakir,
Yürek bahçemiz ne kadar da kurak,
Fikir ve düşünce iklimimiz ne kadar da çorak olurdu değil mi?

Kuşlar böyle cıvıldaşarak uçmaz,
Çiçekler rengârenk açmaz,
Sular şırıl şırıl akmaz,
İnsanlığın umudu bu kadar diri kalmazdı …

Peygamber Efendimizi anmak,
Anlamak ve anlatmak demek,
O doruk insanın tebliğ ettiklerini,
İnsanlığa ulaştırdıklarını,
Hayatımızın manası demek olan prensiplerini,
Anlamak, anlatmak,
İki cihanda da bizleri mutlu kılacak olan
Yüklü ve yürekli buyruklarına yüreğimizi sunmak demektir. Durdu Şahin

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:24
Peygamberimiz 22 uhut savaşı

UHUT SAVAŞI

Bedir’de kaybetmek kini artırır
İntikam almaya yemin ederler
Lider ölmüş Mekke başsız kalmıştır
Toplanıp Süfyan’ı başkan seçerler

Başkan olur ama acısı dinmez
Oğlu yakınları öldürülmüştür
İntikam almadan evine gitmez
Saç sakal kesmemek verilmiş sözdür

Karısı hind ondan geriye kalmaz
İntikam almayı daha çok ister
Başına gelenden biraz ders almaz
Onların kanını içeceğim der

Kervan mallarının katılım payı
İlk sahiplerine dağıtılıyor
Kar olarak dönen artan parayı
Ordu kurmak için başkan alıyor

Kureyş büyükleri öldürülmüşse
İntikam gerekli tez alınmalı
Yakını ölenler kara giymişse
Arapların hepsi birlik olmalı

Mekke dışından da katılımlarla
Sayı üç bin olur askeri kuvvet
Üç bin adet deve iki yüz atla
Yedi yüz zırhlıda görünmüyor et

On dört kadın vardır savaşa giden
Hind yemin etmiştir uygulayacak
Amca Abbas haber uçurur erken
Derki Mekke’liler sizi vuracak

Peygamber haberi gizli tutarak
Keşif etmek için adam gönderir
Aldığı haberle emin olarak
Savaş meclisinde değerlendirir

Resulullah şehri savunmak ister
Gençler savaşalım meydanda diyor
Peygamber onlara uyarak gider
Abdullah Bin Umeyy desteklemiyor

Bu kişi münafık olduğu için
Üç yüz kişi ile geri çekilir
Gayesi bellidir ordu yenilsin
Yedi yüz kişiyle gidelim denir

Cumartesi sabah uhut dağına
Sırtını vererek saf tutar ordu
Düşman alınmıştır gözlem altına
Savaş pilanını duyuruyordu

Düşmanın sızacak geçit yerleri
Okçular konarak sağlam tutuldu
Abdullah Bin Cübeyr ve elli eri
Terk etmeyin denip gözcü konuldu

On bir şevval günü savaş başladı
Tek tek vuruşlarda Ali Hamza var
Peygamber taktiği işe yaradı
Müslümanlar galip müşrikler kaçar

Hamza kükremiştir kılıç sallıyor
Önüne geleni kırar geçirir
Tef çalan kadınlar, düşman kaçıyor
Netice almadan kazandık denir

Hızlı bir takiple kovalamadan
Kılıç bırakılır ganimet için
Görevli okçular koşar oradan
Ayrılmamaları emirdi kesin

Halit Bin Velit’le iki yüz kişi
Bu anı görünce geçide gelir
Okçular gidince zor olmaz işi
Aleyhte durumu lehe çevirir

Durumu görünce müşrikler döner
Yeniden saldırır Müslümanlara
İslam ordusunda şaşkınlık sürer
Emri dinlememek ceza onlara

Önden ve arkadan düşman vurunca
Karışıklık anı yaşanmaktadır
Hamza’yı arayan Vahşi bulunca
Ona doğru mızrak fırlatmaktadır

Hamza yere düşer vahşi saldırır
Ciğerini alır Hind’e götürür
Bu iğrenç kadın da ağzına alır
İntikam aldım der yere tükürür

Musab Bin Umeyr’i öldüren kişi
Peygamber sanarak öldürdüm diyor
Bu durum daha da bozdu gidişi
Resul savaşmaya devam ediyor

Müşrikler resule hücum ederken
Müslümanlar onu koruyorlardı
Yanında pervane olup dönerken
Bedenleri kalkan yapıyorlardı

Peygamber veriyor tek tek okları
Sad Bin Ebi Vakkas hedefe atar
Bu durum yıldırır toplananları
Ümitsizlik başlar geriye kaçar

Karşı dağa geçen Ebu Süfyan’ı
Peygamber uhut’a çıkarak izler
Yanağı yarılmış akıyor kanı
Kırılan dişini kızı temizler

Hazreti Ömerle Süfyan konuşur

Müslümanlar yetmiş şehit vermiştir
Müşrikler ölüye vahşi davranır
Kadınlar kulaklar burun kesmiştir
Kesilen organlar gerdanlardadır

Uhuttan ayrılan Ebu Süfyan’da
Medine’ye dönmek arzusu vardır
Tahmin eden Resül Mekke yolunda
Yetmiş süvariyle takibe alır

Pazar günü gider mekke’ye doğru
Sekiz kilometre arkalarından
Zor şartlara rağmen başarır zoru
Müşrikler gelemez korkularından

Üç gün bekleyerek konduğu yerde
Savaştan yılmadık mesajı verir
Cesareti ile büyür gözlerde
Süfyan’ı Mekke’ye geri gönderir

Savaşın başında galip gelirken
Gaflet dikkatsizlik mağlup etmiştir
Sonradan yeniden toparlanırken
Müslümanlar yine üstün gelmiştir

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:26
Peygamberimiz 27 hudeybiye barışıHUDEYBİYE BARIŞI

Hicretin altıncı yılı gelmiştir
Ensar ve muhacir hasret çekiyor
Kabenin özlemi yüreklerdedir
Herkes ziyareti candan istiyor

Zilkade ayının başında nebi
Rüyada ashabla kabeye gider
Sahabe olayı bir muştu gibi
İşaret olarak Resulden dinler

Bu genel coşkunun akibetinde
Peygamber Mekke’ye gideceğiz der
Müslüman olmayan kişilerinde
Kendi yanlarında götürmek ister

İlk pazartesinde bin dört yüz mü’min
Mekke tarafına hareket eder
Barış niyetini göstermek için
Yolculuk yaparken silahsız gider

Zül-Huleyfe denen yerden geçerken
İhrama girerek niyet ederler
Faydalanılmıyor yetmiş deveden
Nişan göstererek kurbanlık derler

Mekkeli müşrikler alınca haber
Şehre sokmamaya karar alıyor
Halit Bin Velit’le durdurmak ister
İki yüz süvari yola çıkıyor

Hudeybiye denen yere gelince
Peygamber devesi yere çöküyor
Herkesten ayrı bir fikir gelince
Peygamber bunda bir ikaz görüyor

Ebrehenin fili girmemek için
Mekke yakınında yere çökmüştü
Allah’a güvenip herkes beklesin
Diyerek Peygamber boyun bükmüştü

Umre konusunu görüşmek için
Hazreti Osman’ı Mekke’ye yollar
Osman kapısını çalar herkesin
Hepsinden olumsuz sözleri duyar

Çünkü Müslümanlar Mekke’ye girse
Onlar açısından zillet demektir
Arap dünyasında gözden düşerse
Kimseden itibar görmeyecektir

Osman tutuklandı öldü denilir
Bu haberden sonra ashab toplanır
Resule bağlılık sözü verilir
Müşrik casusları buna tanıktır

Allah mü’minlerden razı olunca
Mükafat olarak ayet gönderir
Kısa süre geçip zaman dolunca
Osman ölmemiştir haberi gelir

Bir uzlaşma yolu aramaktadır
Elçiler gidiyor elçiler gelir
Mekke giriş izni çıkmamaktadır
Durum her geçen gün daha gerilir

Peygamber savaşa gelmedik diyor
Niyetimiz girip umre yapmaktır
Barış anlaşması yapmak istiyor
Kabul edilmezse savaşacaktır

Allahın resulü çok kararlıdır
Müşrikler savaşa girmekten korkar
Amr’ın oğlu süheyl vekil yollanır
O onlar adına anlaşma yapar

İki taraf on yıl savaşmayacak
Müslümanlar bu yıl geri dönmeli
Gelecek yıl gelip umre yapacak
Bu süre üç gündür geçirmemeli

Mekke’den birisi Müslüman olsa
Medineye gitse geri verecek
Medine’den biri mekke’ye varsa
Geriye iade edilmeyecek

Arap kabileler hür istediğiyle
Anlaşma yapmakta serbest oluyor
Görünüşte olan maddeleriyle
Müslümanlar bunu zelil buluyor

Müslümanlar üzgün kabul etmezler
Resulün isteği sonuçsuz kaldı
Baş tıraş etmezler kurban kesmezler
Resul üzüntüyle çadıra daldı

Ümmü Seleme’den tavsiye gelir
Tıraşını olur kurbanı keser
Peygamber yapmışsa uyulur denir
Herkes yapmak için yarışa girer

On dokuz gün sonra geri dönülür
Yolda peygambere vahiy geliyor
Fetih suresinde sonuç görülür
Allah müslümana vaat ediyor

Siyasi alanda bir başarıdır
Medine toplumu tanınmış oldu
Rahat tebliğ ile İslam karıdır
Ticaret yönünden ilişki doğdu

İki yıl sonraki duruma göre
Aleyhte değildir konan maddeler
Resul imza atmaz gereksiz yere
İşte böyle şerler hayıra döner

Son iki yıldaki mü’min sayısı
Ondokuz senenin iki katıdır
Mekkeden gelenin alınmaması
Mekke şam yolunun belalısıdır

Bunlar üs kurarlar iş mevkiinde
Sayıları artar savaş başlatır
Tehlike doğmuştur güvenliğinde
Mekke kervanları soyulmaktadır

Kureyş müşrikleri müracat edip
Anlaşma maddesi çıkarılsın der
Resul bu karara kabuldür deyip
Aleyhteki durum lehine döner

Niğmetullah UÇAR

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:27
İnsan
İnsan insan derler, nedir şu insan?
Ahseni takvimdir, ademdir insan,
Yaratılmış şaşar, beşerdir insan,
İlk peygamber, Adem Babamız insan.

Dünyanın emiri, bekçisi insan,
Arzın imaresi, gözcüsü insan,
Hakkın halifesi, elçisi insan,
Seçilmiş, övülmüş, peygamber insan.

Anlayan, dinleyen, inanan insan,
İnişi yokuşu, tırmanan insan,
Aşık derki; hakka kul olan insan,
Okuyan, anlayan, duyanlar insan. Murtaza Yıldırım

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:27
*& A n a &*

Sakın hiç vefasız deme oğluna
Ben senin hasretin çekerim ana.
Bir canım var feda olsun yoluna
Sadece rızanı isterim ana.

Anlatamam size olan sevgimi
Deniz mürekkep olsa dağlar kalemi
Arz ederim selam ve hürmetimi
Daima duanız beklerim ana.

Dertliyim ilaç yok yaralarıma
Hep siz girersiniz rüyalarıma
Hiç cevap gelmiyor mektuplarıma
Yoksa böylemidir kaderim ana.

Bunca yıldır gurbet elde gezerim
Bir çürük ipliğe hülya dizerim
Size zaman zaman mektup yazarım
Acele cevabın beklerim ana.

Haber sorarsanız Kars civarından
Neyi olsun başka soğuklarından
Değil mi vatanı sevmek imandan?
Nihayet vatandır, severim ana.

Ölürsem taşıma 'Garip' yazsınlar
Mezarımı gurbet ele kazsınlar
İsterim dostlarım ağlamasınlar
Ne olsa bir garip askerim ana.

Budur arz'uhalim demeyin neden
Garibim gurbete alışmışım ben
Hiç şanım, şöhretim olmasa da ben
Fatihler soyundan bir erim ana...

Mehmed İhsan Uslu

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:27
*** Ana ***

İhtiyar bir kadın görünce birden
Aklıma geliyor rahmetli annem
Kulağımda sesi, gözlerimde nem
Hafısam karışır, ağlarım bazen..

Ana yârdir yârenlerin başında;
Bir yanın acısa, hemen karşında.
Acıksam, susasam endişe onda.
Peygamber sözünü tutmuştu anam..

Dünya'ya getiren besleyen ana;
Soğuktan, sıcaktan koruyan ana.
Canım kurban öyle her bir kadına
Peygamber sözünü tutmuştu anam..

Yıllar eskitmişti; bükmüş belini
Yine çekmez cömertlikten elini
Elinden düşmeyen seccadesini;
Tanrı'nın yoluna sererdi anam..

Yoksulluk çekmişti, varlığı gördü.
Yoksulun hâlinden iyi bilirdi;
Böler ekmeğini ona verirdi;
Peygamber sözünü tutmuştu anam..

Kibir, riya sözü ondan ıraktı
Doğruluk, dürüstlük ona duraktı
Kul hakkı yememiş yüzü de aktı;
Peygamber sözünü tutmuştu anam..

Berat der ki: Onu melek götürdü;
Hak'kın divanına yetti yetirdi;
Çok duasın aldım; Hak kâbül etti
Peygamber sözünü tutmuştu anam..

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:28
* Ana *

İhtiyar bir kadın görünce birden
Aklıma geliyor rahmetli annem
Kulağımda sesi, gözlerimde nem
Hafısam karışır, ağlarım bazen..

Ana yârdir yârenlerin başında;
Bir yanın acısa, hemen karşında.
Acıksam, susasam endişe onda.
Peygamber sözünü tutmuştu anam..

Dünya'ya getiren besleyen ana;
Soğuktan, sıcaktan koruyan ana.
Canım kurban öyle her bir kadına
Peygamber sözünü tutmuştu anam..

Yıllar eskitmişti; bükmüş belini
Yine çekmez cömertlikten elini
Elinden düşmeyen seccadesini;
Tanrı'nın yoluna sererdi anam..

Yoksulluk çekmişti, varlığı gördü.
Yoksulun hâlinden iyi bilirdi;
Böler ekmeğini ona verirdi;
Peygamber sözünü tutmuştu anam..

Kibir, riya sözü ondan ıraktı
Doğruluk, dürüstlük ona duraktı
Kul hakkı yememiş yüzü de aktı;
Peygamber sözünü tutmuştu anam..

Berat der ki: Onu melek götürdü;
Hak'kın divanına yetti yetirdi;
Çok duasın aldım; Hak kâbül etti
Peygamber sözünü tutmuştu anam..

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:28
Anne

Islak solukların vuslat muştusu,
Eser burcu burcu öp beni anne.
İffet deryasından nergis kokusu,
Şükür sağnak sağnak öp beni anne.

_______Vuslat kokusunun şuh ahengiyle,
_______Ölümsüz güftenin ana rengiyle,


Sen bebek bakışlım sen solmayan gül,
Sende cennet anne buyurdu Resul,
Düşündüm sabrını bu ne tahammül,
Sabır üfül üfül öp beni anne.

_______Belki de bir mücrim bahtı karayım.
_______Azıcık nefeslen yüzüm süreyim.

Her seher yüzünde nur hilallenir,
Efkârlı nağmende şefkat tüllenir,
Fecir şaha kalkar sema güllenir,
Zikir perde perde öp beni anne.

_______Duan fersah fersah gelir dengiyle,
_______Annelik hakkıyla kul mihengiyle,


Ruhumun bahçesi gönlümün gülü,
Hakkın emaneti sevdamın tülü,
Yaşmağı zümrütten vefa örtülü,
Tekbir beste beste öp beni anne.


_______Titrek bakışınla dur yalvarayım.
_______Bin sırtıma anne O’na varayım.

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:29
Sen Sonsuzluğun Adısın
Birgün yürürsem sevda sokağında.
Kapatma perdeni gülümse bana.
Gidiyorsam mahşer-i huzura.
Kar fırtına bahane peygamber gülüne.

Koşarsan arkamdan,hüzünle bakarsın.
Yüce divan hep aklında kalsın.
Dost dediğin gününde kıymet anlasın.
Takvimde hüzün varsa,yaprak ne yapsın.

Uzaklardasın şimdi,makber elinde.
Sonsuzluk adın,dolanmış diline.
Vatan ağlıyorsa böyle,koç yiğide.
Ölüm bahane,peygamber gülüne.

Ellerin koynunda,üşüdün şimdi.
Keş dağı figan,sermişse kefeni.
Musalla taşı,isterse bedeni.
Üşümek bahane,peygamber gülüne.. Nihat Kuruyer

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:29
Uhut'tan Geçiyorum
Bir şehit,bir gazi gibi geçiyorum
Yaralı amcam Hamza, yardıma gidiyorum…
Kucakladım amcamı, gözleri okçularda
Kısa bir mızrak vardı tam iki uyluğunda
Allahın aslanı Hamza’nın şehit düşmesi
Kazanılan zaferin, aleyhe dönüşmesi
Okçular yüzünden Yetmiş şehit verildi
Peygamber bile büyük bir tehlike geçirdi…
{ }Peygamberimizin o unutulan tembihi…
{ }Sebeptir kaçan düşmanın dönmesine geri.
{ }Bir yandan süvariler, bir yandan piyadeler
{}İslam ordusunu dört bir yandan çevirdiler…
Teflerle indi dağdan kadınlar kafilesi
Meydanı kapladı şarkılar, teflerin sesi…
Bedir zaferinin intikamı alınan
Uhut’ta da mağluptur oysa galip sanılan Bedir de, Uhud ta hep İslamiyet korunan
Ölü sayılmaz Allah yolunda şehit olan
Hamza bir o tarafa bir bu tarafa koşuyor
Vurduğu her düşmanı hayatından ediyor
Bir taşın arkasında fırsat peşinde Vahşi
Hamza’yı öldürmekti savaştaki tek işi
Şehit olunca peygambere benzeyen asker
Müslümanlar dağıldı öldü diye peygamber
Peygamber öldüyse, Allah bakidir dedi ENES
Başladılar savaşa dağılmış olan herkes
Ömer’le, Ebu Süfyan Savaş muhasebesinde…
Ömer der “şehitler Cennette, diğerler nerde” Orhan Afacan

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:29
-İki Dörtlük- Hz. Peygamber Tatbikatı Olur mu?

-Peygamber ne demek? -
Allah katından gelen yeni işaret mi var?
Tahrip düşüncesine ilginç beşaret mi var?
Yamadın tatbikatı 'peygamber' sözcüğüne;
O sözcüğün içinde, öyle beşaret mi var?


-Başka isim yok muydu? -
Resul-Nebî isminin anıldığı bu günde...
İslam'ın kötü-öcü sanıldığı bu günde...
Nerden buldun o ismi nükleer tatbikata;
Peygamber sevgisinin tanındığı bu günde?



İbrahim Faik Bayav

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:31
Veren Kendisi
Kara kışta, zemheride, soğukta
Bütün canlı, rızkın arar umutla
Hepsinin amacı kalmak hayatta
Can veren de rızk verende kendisi.

Kar kapatsa yolun akmasa suyun
Karların üstünde yemlerken koyun
Sanma ki bu hayal yok böyle oyun
Yazıda kışı da veren kendisi

İlk peygamber insanların babası
Melekler yoğurdu çamur mayası
İlk Kâbe’yi yaptı etti duâsı
Cennetten sahraya salan kendisi.

Çölün ortasında zemzem suyunu
Yusuf gibi güzel, uzun boyunu
Eyüp peygambere sabır huyunu
Derde derman şifa olan kendisi.

İbrahim’i yakmayan o ateşte
Gül oldu odunlar gördü herkeste
Firavun’u deli eden sinekte
Gönderen o, deli eden kendisi.

Hazreti Musa’ya suyu yardıran
Tatlısını tuzlusundan ayıran
İsmail’e gökten koçu indiren
Elbette bunları yapan kendisi.

İsrail oğulları yoldan çıkınca
Calüt zulüm yapım halkı bıkınca
Dağlar taşlar kuşlar zikir edince
Davut peygamberim diyen kendisi.

Onu da Adem’den yarattım dedi
Babasız olarak dünyaya geldi
Meryem’e peygamber evlat gönderdi
İsa’yı (a.s) göklere alan kendisi.

Son peygamber dedi cihan-ı Ahmed
Adın anıp salavat, ya Muhammad
Ne mutlu ki bana Şevki’de ümmet
Beni de aşkına yakan kendisi. Şevki Kayaturan

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:31
Hayat ve kader
Baba'dan şehit oğluyum.
Ana'dan gazi.
Peygamber olmuyor; yetim'e yapılan haksızlıklara razı.
Baba! sız öksüzüm,hiç gülmüyor yüzüm.

Baba'sız çekilmiyor,bu hayat'ın fendi.
Ana'sız yaşantı; İ veriyor insan'a bir çok dert.
Peygamber olmuyor; yetim'e yapılan haksızlıklara razı.
Baba'sız öksüzüm,hiç gülmüyor yüzüm.

Peygamber sondur,sabırla yaşanacak bu hayat.
Yaşantınla,sende o güzel hayatı tat.
Bir insan'ın yaşantısı ne ise,kaderide o hayat.
Babasız Öksüzüm,hiç gülmüyor yüzüm.

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:32
Hazreti Yakup Aleyhisselam-2

On üç çocuğu vardı, on iki erkek bir kız,
İsrail oğulları, diyerek bildiğimiz,

Birçok Peygamber geldi, hem Yakup’(A.S.) un neslinden,
Onlara vahiy geldi, Allah’(C.C.) u Zülcelalden,

Musa(A.S.) , Harun(A.S.) ve Davut(A.S.) , Süleyman(A.S.) , Zekeriya(A.S.) ,
Yahya(A.S.) ve İsa(A.S.) dâhil, elçi oldu Allaha(C.C.) ,

Oğulların neslinden, olana sıbt denildi,
Yakup’(A.S.) un tüm neslinin, unvanı esbat idi,

Kelamullah da Allah, indirdiği ayet de,
Birçok övgüler ile anmıştı Yakup’(A.S.) u da,

Dayısın yanında, yaklaşık kırk yıl kaldı,
Peygamber olduğunda, halen Haranda idi,

Vahyi tebliğ etmeye, Haranı terk eyledi,
Ken’an’a yerleşerek, görevini üstlendi,

Ken’an diyarı diye, anılan o bölgeye,
Yakup(A.S.) Peygamber oldu, başlamıştı tebliğe,

Bugünkü Beyrut ile Filistin ve Suriye,
Tarihte anılmıştır, Ken’an diyarı diye,

Yakup(A.S.) Ken’an halkına, Hak dini tebliğ etti,
Ken’an halkının çoğu, Yakup’(A.S.) a iman etti,

Ken’an’ın yönetimi, Şüceym bin darandaydı,
Şüceym Yakup’(A.S.) a karşı, elbette duramadı,


Bünyamin’le Yusuf’(A.S.) un, anneleri ölünce,
Yakup(A.S.) tüm sevgisini, bunlara hasredince,

Diğer on erkek kardeş, bunları çok kıskandı,
Bu kıskançlık onlara, tuzaklar planladı,

Rüya tabir etmede, Yakup(A.S.) yetenekliydi,
Yusuf(A.S.) da rüyasını, babasına anlattı,

Yakup(A.S.) Yusuf’(A.S.) a dedi, sakın kimseye deme,
Rüyan çok güzel dedi, hiç kimseye anlatma,

Yusuf bu rüyasını, yedi yaşında gördü,
Gördü ki on bir yıldız, kendine secde etti,

Babasının tembihi, Yusuf için emirdi,
Tembihin gereğiyle, kimseye söylemedi,

Kardeşleri Yusuf’(A.S.) a öyle haset ettiler,
Yusuf’(A.S.) u yok etmeye, hemence birleştiler,

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:32
Hazreti İbrahiM HalilullaH(A.S.) - 1

İbrahim(A.S.) Muhammed(S.A.V.) in büyük büyük dedesi
Ulul azm Peygamberin İbrahim üçüncüsü

Babil şehrinde doğmuş Keldani kavmindendir
Babil Mezopotamtya anılan bölgededir

Muhammed Mustafa(S.A.V.) dan sonra en sevgili kul
Dostu oldu Allahın (C.C.) elbet İbrahim Halil(A.S.)

Taruh mümin bir insan İbrahim(A.S.) in babası
Taruh ölünce Azer oldu üvey babası

Azer hem amcasıydı put yapar put satardı
Yaptığı o putlara kendiside tapardı

Emile adındaydı İbrahim(A.S.) in anası
Azer diye Kuranda geçti elbet babası

Ebül Enbiya diye anılmıştı Peygamber
Nuh(A.S.) ile arasında bin sekiz yüz yıl sürer

Nemrut diye putperest zalim hükümdar vardı
Kendisini korkutan acaip rüya gördü

Gök yüzünde görülmüş öyle bir nur parlamış
Güneş ve ay ışığı nur içinde kaybolmuş

Kahinler müneccimler gelsin buraya demiş
Gördüğü rüyasını gelenlere anlatmış

Tez demiş bu rüyamı hemence tabir edin
Doğru tabir edince çekilin hemen gidin

Müneccimler dediler bir peygamber gelecek
Bu gelecek peygamber seni tahttan edecek

Tedbiri almalısın diyerek uyardılar
Yanında durmayarak hemen uzaklaştılar

Tedbir kolaydır dedi nemrut gülümseyerek
Erkek çocuk doğurmak yasak emri vererek

Bu emir kapsamında rivayetler edildi
Yüz bin bebek yok oldu katili nemrut oldu

İbrahim(A.S.) in annesi İbrahim(A.S.) e hamile
Nemrudun bu emrinden kaçtı saklandı bile

Mağaraya sığındı doğum gününe kadar
Doğumunu yapınca döndü şehire tekrar

Azerden çekinerek dedi yavrumuz öldü
İbrahim(A.S.) i azerden de saklayarak korudu

İbrahim(A.S.) in anlamı cemaat babasıydı
Annesi İbrahimi(A.S.) mağarada sakladı

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:32
Peygamber Güneşi Doğsun Gözlerimize

Gittin gideli ağlar gözlerim
Yüreğim
Ruhum
Gittin gideli ağlar gözlerim
Dön geri
Ben sana muhtacım
Aklımda sen
Ruhumda sen
Yüreğimde sen
Gözlerimde sen varsın
Ben sana muhtacım
Sen benim sevgi güneşimsin
Dön geri
Ben sana muhtacım
İki gülüm var
Koklamaya kıyamadığım iki gül
Birde sen varsın
Yüreğimin ışığısın
Seni hiç unutamam
Ne senden vazgeçerim ne de iki gülümden
Sen benim sevgi güneşimsin
Dön geri
Ben sana muhtacım
Güzel gözlerine
Temiz ruhuna
İnsanlık kokan sözlerine
Sevgi dolu sözlerine
Yalap yalap akan ırmak gibisin
Barış güvercinlerimi uçurdum
Bilecik'ten Çanakkale'ye
Ellerimi uzattım
Gözlerimi uzattım
Yüreğimi uzattım
Ruhumu uzattım
Dön geri
Sevgi dolu gözlerim seni bekler
Seni bekler çalap çalap akan ırmaklarım
Ben sana muhtacım
Yaşlı gözlerimden fışkıran ışığı anla biraz
Ne olur anla biraz
Dön geri
Sevgi güneşine muhtacım
Aydınlansın dünyam
Bu dünyada iki gülüm var
Birde sen
Sevmeye doyamadığım iki gül
Dön geri
Rüyalarım gerçek olsun
Sevgi çiçeği dikelim bahçemize
Peygamber çiçeği
Peygamber güneşi doğsun
Yüreğimize
Aklımıza
Ruhumuza
Gözlerimize
Dön geri
Ben sana muhtacım
İnsanlık güneşi doğsun
Yüreğimize
Ruhumuza
Gözlerimize
Dön geri
Ben sana muhtacım
Dön ki ruhum ısınsın
Sımsıcak olsun sevgimiz
Biz bir aileyiz
Aile güneşi doğsun
Yuvamız şenlensin
Peygamber güneşi doğsun gözlerimize
Turgut Çakır

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:38
O Peygamberimizdir-daima Önderimiz O’nunla sağlamlaştı-alt ve üstte yerimiz

İnsanoğlu dünyaya-geldiği andan sonra
Peygamberle başlamış-yardım yapmışlar dara
Âdem peygamber ile-O Resulullah’ ımız
Daha gelmeyecektir-duysun bunu baba kız
O Peygamberimizdir-daima Önderimiz
O’nunla sağlamlaştı-alt ve üstte yerimiz
Allah’ın Son Elçisi-Hz Muhammed’dir
Dünyaya örnek oldu-içlerden atıldı kir
Rabb’imiz Peygamberi-şöyle etmekte takdim
Manasını bilmeli-bizleri yaratan kim
O Peygamberimizdir-daima Önderimiz
O’nunla sağlamlaştı-alt ve üstte yerimiz
Rahmetin müjdecisi-olarak insanlara
Gönderildi biliniz-içte düzeldi yara
O diğer peygamberler-topluma ayrı ayrı
Hizmetleri yapmışlar-ayağa kalkmış sayrı
O Peygamberimizdir-daima Önderimiz
O’nunla sağlamlaştı-alt ve üstte yerimiz
Peygamber Efendimiz-bütün insan Cinlere
Gelmiştir öğreniniz-düşünmeli bir kere
Onu örnek almalı-rehber edinmeliyiz
Resul’le sona erdi-kayboldu bütün kriz
O Peygamberimizdir-daima Önderimiz
O’nunla sağlamlaştı-alt ve üstte yerimiz
Her iki cihanda da-mutlu olmak istersen
Canından fazla sevin-sorumlusun bundan sen
Şefaate nail ol-yürü ön tarafa gel
Bu sesi duymaz isen-bilin olursunuz el
O Peygamberimizdir-daima Önderimiz
O’nunla sağlamlaştı-alt ve üstte yerimiz
Elleri birleştirip-safları sıklaştırın
Hırs kibir cehaleti-ruhtan uzaklaştırın
Hasan Sancak bir candır-candan olanı sever
Peygamber sevgisi duy-duyulsun arzda haber
O Peygamberimizdir-daima Önderimiz
O’nunla sağlamlaştı-alt ve üstte yerimiz
Hasan Sancak

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:38
Cennetin Döl Yatağı(Meryemi Doğuran Anne)

'ki her balık kendi sahiline
içine doğru ağlayan bir peygamber kusuyordu'


atıldım
gemiden
fazlalıktım çünkü
denizler aldı beni
bir yunus duası dilimde
seyir defterim balığın midesinde
oksijensiz ve tütünsüz günlerce sürüldüm


sen
;
meryemi doğuran anne
cennetin döl yatağı yani
kusursuz işlenmiş günah
iremden dökülen şarap
sana vurmak isterim senin kıyılarına
cebrail insin kalbine
beni fısıldasın
vahiyle dirilen düşlerimiz olsun bizim
peygamber hüzünleri açsın kalbimizde
bir yunus büyüsün gözlerinde güleç yüzüyle


aşk önsözüdür bu kutsal kitabin
ve önsezidir gelmeyişlerinin her hecesi
nefertiti nin kızlarından hangisisin kimbilir
nil nehri gibi akmaktayım sana
önüme geleni kendime katmaktayım3
ramses in sakalı iskenderiye fenerinde uzamakta
ve ben gözlerime kuleler oymaktayım
düş banyolarımdan kızıl sütler akmakta nerdesin
ben içimde alem kadar geniş bir çöldeyim
yanmaktaysan gölgeyim solmaktaysan köleyim güneşine
sebe melikesi belkıs nasıl ram oldu ise süleyman peygamber e
tahir nasıl koşmuşsa mardin den zühresine öyle gel işte

gel ğöğsü gül kokan sevgili,
dilimde bir şeyler var
selim in nurbanu ya yazdığı şiirler gibi lal
ve yavuz un cem sultana duyduğu melal gibi
gel göğsü gül kokan sevgili
devşirme hüzünlerim var
yüreğimdeki saltanatta kaldırılmış kazanlar
ve ikbale dönen bir istikbal var yüreğimde
adriyatikten çin seddine ayaklarından saçlarına kadar
gel göğsü gül kokan sevgili
suna boylum
tarihim
dilekçem
kutsal suyum
Sinan Yemişli

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:39
Af eyle bizi Allahim
Bu gece kadir gecesi
Cözülmez hic bilmecesi
Ol yücelerin yücesi
Af eyle bizi Allahim

Kadir gecesi ve bayram
Oldum Muhammede hayran
Yandim asktan oldum üryan
Af eyle bizi Allahim

Ben bir care günahkarim
Arsa cikar ah uzarim
Nara yakarsa Allahim
Af eyle bizi Allahim

Hak icin sevmeli her an
Ararim derdime derman
Allahtan kesilmez güman
Bizi bagisla Allahim

Alemlerin serverine
Hayranim ben rehberine
Safaat kil kenterine
Bizi af eyle Allahim

Alemlerin sultanidir
Peygamberlerin sahidir
Kainatin ekmelidir
Ol Muhammed Mustafa

Karanlikti bütün Dünya
Göremezdi kimse rüya
Saha kalkti gör ve derya
Muhammed dogdugu gece

Mazlumlarin yüzü güldü
Zalimlerin dili tutuldu
Hakli yerine oturdu
Peygamber dogdugu gece

Yeserdi kuruyan otlar
Yikildi yok oldu putlar
Bayram yapmisti hak dostlar
Peygamber dogdugu gece

Titredi yer ile gökler
Tekbir getirdi melekler
Havlamaz oldu batil itler
Peygamber dogdugu gece

Kainat nur ile doldu
Kafirler sararip soldu
Seytanin gözü kör oldu
Muhammed dogdugu gece

Dogu bati gözün acti
Okyanuslar doldu tasti
Dünyayi adalet sardi
Muhammed dogdugu gece

Cok sükür dinimiz Islam
derdime ararim derman
Yüce Hakka ettik iman
Muhammed dogdugu gece

Simdi devir ahir zaman
Kimseye edilmez güman
Kuranda buyurdu mevlam
Yalniz güven Hakka gardas

Sarilmali yüce dine
Dönüp bir bak sen kendine
Yardim et dula yetime
Hak yolu böyledir gardas

Bu günün dünyasina bak
Bak ne hale geldi Irak
Müslümana bu bir tuzak
Hakka yalvarmali gardas Sait Sezgin

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:39
Peygamberimiz 26 kurayzaoğullarıKURAYZAOĞULLARI

Medinede evs’in müttefiğidir
Kurayza’lar denen bu Yahudiler
Konan yasalarda topluluk denir
İzinsiz hareket yürütemezler

Kureyş’liyi ya da müttefikini
Korumayacaklar sözleri vardır
Medine’ye gelip zarar vereni
Birlikte şehirden kovacaklardır

İslam düşmanları gittikten sonra
Peygamber evinde silah çıkarır
İstirahat edip gelince sıra
Ferahlamak için gider yıkanır

Cebrail gelerek silah çıkardın
Biz o silahları çıkarmadık der
Onlara gitmeye siz hazırlanın
Kurayza yurdunu işaret eder

O gün öğle vakti ilahi emir
Namaz Kurayza’da kılınacaktır
Acele edelim varalım denir
Müslüman beladan kurtulacaktır

Enes İbni Malik izler olanı
Ganmaoğulları sokağındadır
Dumanla kaplıdır peygamber yanı
Melekler bölüğü oralardadır

Kurayza yurduna varıldığında
Onlar kuşatılır yirmi beş gece
Bu mauasaranın uzamasında
Teslim olduk derler zoru görünce

Haklarında hüküm vermesi için
Adil davranacak hakem isterler
Resulullah derki ashaptan seçin
Vereceği hükme tabiyiz derler

Sad İbni Muaz’ı hakem seçtiler
Karar vermek için biraz düşünür
Adil olmak lazım inceden eler
Sonuç bildirmeye onlara yürür

Derki savaşanlar öldürülmeli
Çocuklar kadınlar esir edilsin
Ganimet malları bölüşülmeli
Bu benim kararım böyle bilinsin

Peygamber bir eve hapsettiriyor
Sonra kazma verip hendek kazdırır
Savaşan erkekler ölecek diyor
Kadın, çocuk, malı halka dağıtır

Niğmetullah UÇAR

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:40
Peygamberimiz 31 mekkenin fethiFETHİ

Hudeybiye’deki barışa göre
Huza’yı peygamber himaye eder
Bekiroğulları Kureyşli’lere
Güvenlik yönünden bağlanmalı der

Bekiroğulları Kuureyşlilerle
Huza’ya saldırır adam öldürür
Huza’lılar gelir kırk kişi ile
Peygamberimize bunu götürür

Peygamber Kureyş’e haber gönderir
Yirmi üç ölenin diyeti için
Ya da himayeyi bırakın denir
Anlaşma maddesi yerine gelsin

Kureyşliler bunu kabul etmezler
İçlerine düşen korku büyüyor
Ebu Süfyan’a git anlaş gel derler
Sonuç alamadan geri dönüyor

Peygamber büyük bir ordu kurarak
Gizlice Mekke’yi kuşatıverir
Müşrikler baskına şaşıp kalarak
Karşılık verecek halde değildir

On iki bin kişi İslam biriliği
Büyük bir olayla karşılaşmıyor
Resul’ün sekiz yıl önce gittiği
Mekke kolaylıkla fethediliyor

İslamın merkezi mübarek şehir
Yeni bir döneme adım atıyor
Tüm kötülüklerden tam temizlenir
Devlet bütçesinden hisse alıyor

Haç zamanlarında hareket vardı
Ticaret şehirde yapılır oldu
Kervanla mal satmak geride kaldı
Huzursuzluk bitti huzurla doldu

Niğmetullah UÇAR

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:40
Peygamberimiz 30 mute savaşı

MUTE SAVAŞI

Şam bölgesindedir mute bölgesi
Belka yakınında bir yer adıdır
Haris Bin Umeyre busra elçisi
Surahbil Bin Amr’ın yanına varır

Elçiye zeval yok dendiği halde
Halis Bin Umeyr’i şehit ederler
Ceza çekmeliydi bu vahşi belde
Çünkü o peygamber ashabı sever

Üç bin kişi ile Zeyd Bin Haris’e
Yola çıkarlarken Resul bildirir
Yerine Cafer’dir o da şehitse
Abdullah Rehava geçecek denir

İslama davet et kabul etmezse
Cizyeye razı et diye emreder
Elçi öldürenler yola gelmezse
Savaşın, cezayı çekmeliler der

Seniyyetül veda ayrılma yeri
Peygamber uğurlar geriye döner
Haid Bin Velid’in çoktur değeri
O da bu savaşa katılan bir er

Hicri sekiz yılı İslam ordusu
Medine’den çıkar mute’ye varır
Bizans desteğinde kurulmuş pusu
Hıristiyan arap yüz bin kadardır

İslam ordusunda çok tartışılır
Geriye mi dönsek haber mi salsak
Sonunda savaşa karar alınır
Saldırılar başlar mevzi alarak

Zeyd Bin Harise’yi şehit verince
Sancağı alıyor Cafer eline
Sol eline alır sağ kesilince
O da koptuğunda sarar göğsüne

Sonra şehit oldu kader gereği
Abdullah Rehava sancağı aldı
Şiirler okudu coşmuş yüreği
O da can verince ortada kaldı

Askerlerin hepsi istedi onu
Halid Bin Velid’dir yeni komutan
Cephenin yolladı sağa solunu
Gönderdi askeri öne arkadan

Düşman yeni destek geldi sanınca
Şaşkınlık yaşadı halid şaşırttı
Orduyu taktikle geri alınca
Ani saldırıyla ganimet kaptı

Böyle akıllıca karar vererek
Sağ salim geliyor ordusu ile
Peygamber mimberden bunu görerek
Anlatmış ashaba naklen diliyle

Seyfullah lakabı ona verilir
Dokuz kılıç ile savaştığından
Yenmemiştir ama gururla gelir
Zor şartlar altında çarpıştığından


Niğmetullah Uçar

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:41
Peygamberimiz 23 meune olayı

MEUNE OLAYI

Hicret üzerinden dört yıl geçmiştir
Medine’ye gelir Necid’li biri
Ashabdan kişiler talep etmiştir
Gönlünden geçendir istedikleri

Amiroğulları benim sülalem
İsmim Ebu Bera Malik oğluyum
Dostlarım islamı öğrensin gayem
Der ki ben bunları arzuluyorum

Peygamber güvenmez bölge halkına
Kötülük yaparlar diye çekinir
İnanır gelenin teminatına
Kuran öğretmeye fertler gönderir

Kılavuz Muttalip Sülemi ile
Yetmiş kişi ile yola çıkılır
Münzir Bin Amr hile düşünmez bile
Meune denilen yere varılır

Resulün mektubu Amr Bin Tufeyl’e
Haram Bin Milhan’la gönderiliyor
Lanetlenmiş adam okumaz bile
Gelen bu elçiyi öldürün diyor

Gelen kişilere saldırmak ister
Amr oğullarına haber gönderir
Onlar Ebu Bera teminattır der
Teklifi reddeder geri çevirir

Usayye, Ri’l, Zekvan kabileleri
Onunla birlikte meune gider
Oradakilerin yoktur haberi
Ansızın hepsini kılıçla keser

Yetmiş kişiyi de öldü sanarlar
Kab Bin Zeyd ölmemiş yaralanmıştır
Elbette bunda da çok hikmetler var
Peygamber olaydan haber almıştır

Telebinde ısrar ettiği için
Peygamber üzülür Bera’yı suçlar
Ebu Bera bunu nereden bilsin
Suçlandığı için kederden ağlar

Ebu Bera sözde sadık kalsa da
Arap adetince yine suçlanır
Üzülüp kederden ölmüş olsa da
Soyu üzerinde bir leke kalır

Resul hepsi için beddua eder
Bu işe bulaşan kabilelere
Kıtlık hastalıkla sıkıntı çeker
Ulaşamıyorlar gelen günlere

Niğmetullah UÇAR

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:43
Kurban

Haramdır kendi nefsin,
Ey Müslüman kurban kes.

İbrahim peygamber kesmek istedi,
Kurban olarak oğlu İsmail peygamberi,
Tam teslim oldu oğlu İsmail,
“emir olunduğunu yap” buyurdu,
Taşı kesen bıçak kesmedi,
Allah izin vermeyince,
Kesemedi insan etini,

Kestirmeyene bak.

Bir koç ve tekbir ile indi Cebrail,
“Allâhu ekber, Allâhu ekber”
İbrahim peygamber karşılık verdi;
“Lâ ilâhe illellâhu vallâhu ekber”,
Oğlu İsmail peygamber de;
“Allahu ekber ve lillahilhamd” dedi,
Böylece vacip oldu bu tekbir.

Nice sırlar vardır kurban da bilesin,
İsmi azam gizlidir, elde edesin,
Nefsine kefarettir kurban, kesesin,
Sıratı kestiğin kurban ile geçesin,
Allah’a kurban gibi boyun eğesin.

Görmez mi gözün mucizeyi,
Sen kestikçe çoğalır hayvan,
Allahın lütfü keremi dolar, taşar,
Bu ibadette hikmeti ilahi var,
Kurban gibi sende Rabbine var.

Rabbim yarattı bu hayvanı,
Rızai ilahi için kes, et için kesme,
Rabbine ancak ibadette takvan ulaşır,
üçe taksim et kubanı,
birini sen,
birini eş, dost ve komşun,
diğerini de muhtaçlara dağıt.
Ey Âdemoğlu anla bunu,
Takva ile Rabbine teslim ol.
.......sen onun vücudunda gercek kurban ol.

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:44
Gönüller Sultanı

Ey Gönüller Sultanı şimdi nerelerdesin
Ey Sevgili Muhammed cennet bahçesindesin
Nasip olur mu bize o sofrada bulunmak
Senin yanında olmak Ey Sevgili Muhammed

Seviyorum ben seni Peygamber Muhammed'i
İnan özledim seni nur cemalin görmeyi
Dedim Ya Resulullah bak ümmetin ağlıyor
Nasıl arıyor seni Ey Sevgili Sevgili

Hak kokan adaletin aranıyor Sevgili
Boğazlıyor durmadan vuruyor birbirini
Nerdesin Ey Sevgili herkes seni soruyor
Muhammed Mustafa'yı gören var mı deniyor

Şimdi burada olsan dünyalara haykırsan
Ey Sevgili Peygamber biz seni özlüyoruz
Allah diyen gönüller bilsen hançerleniyor
Birbilsen Ey Sevgili Resulullah dilleri

Hasretlik kederiyle seni bir kez görmeden
Göçenler olacağız bu dünya üzerinden
Nasip olur mu orda olur mu Resulullah
Seni görmek istesem, isterim Resulullah

Kabul olur mu duam Ey Sevgili Muhammed
Adalet yok burada Ey Sevgili Muhammed
Halifeden hiç kimse kalmadı bu diyarda
Kimse Ömer olmadı fitne fesat meydanda

Onun gibi olamaz kimsenin adaleti
Adaletine kurban Cami'yi yıkın derdi
Bunu yapan var mı ki kovulduk diyarlardan
Özlüyorum inan ki Ey Sevgili Sevgili

Ey Sevgili Canan'ım kurban olsun bu başım
Hak Yolu senin yolun, yolundan ayrılmışım
Zulüm kokar her taraf işkence ve mezarlar
Adım atamıyorum her taraf karanlıklar

Hasretim cemaline ayak bastığın yere
Senin yanında olmak olmayı istiyorum
Ümmetin sapıklıkta Ey Sevgili Muhammed
Hor görülür daima atılıyor sokağa

Ey Sevgili Ya Resul şimdi nerelerdesin
Zalimler kuşatıyor dünyamız daralıyor
Bize geçit vermiyor, Allah diyen ölüyor
Kurtar bizi Allah'ım, Muhammed'e hayranım

Ey Sevgili Peygamber ben senin yolundayım
Yolundan geçmek için diyarlar aşmaktayım
Gidermi ki zoruma beni öldürselerde
Doğru bildiğim yolda Allah'ta korur beni

Korkmuyorum ölmekten Allah'a ne cevabım
Ne olacak cevabım O'na layık olmadım
Senin o nur yüzüne ben nasıl bakacağım
Ey Sevgili Peygamber Şefaatçi Peygamber
Nasıl isterim senden kendim için Allah'a
Yalvarmanı ben nasıl hangi yüzle söylerim

Sana öyle hasretim Alemlerin Sultanı
Bir gecelik rüyamda Allah kısmet eder mi
Ey Sevgili Sultanım seni görmek isterim
Yolundan sapıyorum utanmaz oluyorum
Arlanıp sıkılmadan rüyamda diliyorum

Başım öyle dönüyor Ey Sevgili Muhammed
Sana öyle hasretim bilmem ne gelir elden
Sana öyle hasretiz yanıyor içerimiz
Ey Sevgili Sevgili arzuluyorum seni

(Diyarbakır 05 09 2008)
Sadık Yahşi

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:45
Peygamberimiz 32 huneyn savaşı

HUNEYN SAVAŞI

Peygamber Mekke’ye fethe giderken
Gideceği yeri söylememişti
Havazin’in halkı şüphe ederken
Belki üstümüze gelir demişti

Mekke fetholunca Havazin’liler
Sıra bizde deyip telaşlandılar
Uygun olur önce saldırsak eğer
Diyerek savaşa hazırlandılar

Taif ile diğer kabilelerden
Yirmi bin kişilik ordu toplandı
Lider Malik Bin Avf bunu fark eden
Son şansımız dedi herkes inandı

Çocuklar, kadınlar,mallar birlikte
Savaş alanına getirilmişti
Yok olunacaktı kaybedilmekle
Herkese böylece mesaj verildi

Peygamber alınca böyle haberi
Hazırlık yaparak orduyu toplar
Mekkeden çıkarıp yola askeri
On iki bin kişi toplam sayı var

Dört bin ensar vardı bin muhacirden
İki bin Mekkeli beş bin etraftan
Seksen müşrik ile ordu giderken
Onların gayesi pay ve meraktan

Muntazam yürünüp Huneyn’e geldi
Bu büyük kuvvetin morali düzgün
Bazısı kibirli yenilmez dedi
Resul bu sözleri duyunca üzgün

Müslüman savaşı imanla alır
Kuvvet gurur ile küçülüverir
Bunu unutanlar çaresiz kalır
İhmal insanlara musibet verir

Huneyn Mekke ile Taif arası
İniş, çıkış, geçit olan vadidir
Malik Bin Avf için fırsat orası
Pusuya yatarak beklemektedir

Resulullah gelir yoklama yapar
Orduda gururdan çekinmektedir
Öğütler verse de sonuçtan korkar
Sadakat bağlılık istemektedir

Halid Bin Velid’in komutasında
Öncü süvariler vadiye girer
Onların tetbirsiz davranmasında
Saldırıya uğrar şaşırır asker

Ani ve amansız saldırı ile
İlerleyen birlik bozguna uğrar
Geriye dönülüp kaçarken hele
Arkadaki ordu duruma şaşar

Peygamber hafife alman demişti
Gurur kuvvetleri hiçe indirir
Vadiye girerken öğüt vermişti
Olacak şeyleri bilir, bildirir

Sabahın alaca karanlığında
Yirmi yıllık sonuç elden gidiyor
Orada Resül var, Allah yanında
Ona inanıyor sabır ediyor

Peygamber arada kaldığı zaman
Sekiz cengaveri onu koruyor
Düşman askeriyle doludur alan
Çember yarmak için kılıç vuruyor

Mekke’li müşrikler bunu görünce
Sevinç duygusunu gizlemiyorlar
Aleyhteki durum devam edince
Onu öldürmeye yol deniyorlar

Resulullah gitti vadide sağa
Müslümanlar geldi onun yanına
Toplanan bu birlik kalktı atağa
Vuruşuyorlardı Allah adına

İşte şimdi ocak kızıştı diyor
Peygamber usulca eğilir yere
Bir avuç toprağı alıp atıyor
İslamı kaldırmak isteyenler

Çarpışma şiddetle devam ederken
Ali yarar geçer aralarını
Fedakarca Hak’ka teslimim derken
Öldürür onların sancaktarını

Bu durumu gören Müslüman coşar
İstekleri artar şevkle saldırır
Hepsi yalınkılıç düşmana koşar
Bu taarruz işte düşman kaçırır

Allah’ın yardımı etti tecelli
Sınadıktan sonra muzaffer etti
Gafletten gururdan arınsın hali
Diyerek bu savaş bunu öğretti

Kaçan düşmanları takip edin der
Müslümanlar gider arkalarından
Malik Bin Avf yüksek tepeden izler
Birlik sağlayamaz dağıldığından

Çok sayıda esir ganimet kalır
İslam ordusunda şehit vardır beş
Düşman ölüleri yetmiş kadardır
Bunlar inanmayan kokuşmuş bir leş

Düşman dağılarak değişik yönde
Taif, Batnı nahle, Evtas’a gitti
Müslüman askerler Evtas yönünde
Kaçanları buldu yeni harp etti

Bu muharebede Amr şehit oldu
Yerine kardeşi oldu komutan
Galibiyet ile savaş son buldu
Sırada var şimdi Taif’e kaçan

Alınan ganimet müsait anda
Savaş yapanlara dağıtılacak
Sahabenin biri kalır yanında
Muhafaza edip elde tutacak

O bölgenin şirkten temizlenmesi
Bu savaştan sonra mümkün olmuştur
Tevhidin kalplere sevdirilmesi
Yönünden sonucu değer bulmuştur

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:48
Peygamber Gölgesinde

Geceyi bekleyen aşikar yıldız
Gündüzün müjdesindesin
Bahardan sonraki ay
Ne mutlu bir gündesin
Çağlayanlar diriliyor sesinde
Bir günbatımı daha aydınlanıyor
Tüm zamanlara saklı tebüssümünde
Ateşperestin, putperestin, esaretin
Şimdi gölge olmayan bir yerdesin
Kalk, diril ve dirilt
Bir hayal öğret bizlere
Zilletlerin büyüsünden kurtar
Ve de ki,
Tepenin ardında bir düşman var

Adı Muhammet olan bir yüzyıl
Dilime eklemlenen pusula
Kabuslar büyütüyor şimdi zaman
Ruhlar ayrılıklar ikliminde
Ölüme dünden razı insanlar
Senin olmadığın yerde
Kuşun yuvasındasın
Örümceğin ağında
Duasına sığınan bir avuçtasın
Salat ve selamlarla anılmaktasın
Kisranın ve Bizansın saraylarına davet yok
Ölü çoğaltmada insanlık
Yas tutan yok
Çünkü senin yasında insanlık

Ruhlarımız seni arar
Dillerimiz seni söyler
Kulaklarımız seni işitir
Melekler
Kubbede hoş bir seda iniler
Geldi mi böyle bir peygamber
Ölüleri dirilten müjdeler sende
Yarlar yarenler huzur bulur gölgende

Bir çocuğu daha okşuyor
Tebessümle yoğrulan ellerin
Hasanın hüseynin oturuyor kucağında
Serinliyor gölgende insanlar
Ebubekirlerin, Ömerlerin
Yüzyıllar bulamıyor seni
Utancından söyleyemiyor tarih,
Düşmanını bağışlamayı,
Sadık dostunu öldüreni, vahşiyi
Sade bir söz tüm kötülükleri eritiyor dilinle
Gözümle görmesem yeter
Yahut taşlanırken taifte
Cahiller bilmiyor bağışla diyebilmeyi

Neredesin ey peygamber
Yoksul yakarışlarımız sensiz
Ağlamalarımız hüzünlü, çaresiz
Dünyalarımız bencil, özlemsiz
Diril ey peygamber
Ölülerini yiyen bir insanlığa
Bir doğum ayında
Baharı ve insanlığı müjdele
Söyle ey peygamber
Dilini yutan bir insanlığa
Bir enformasyon çağında
Konuşmayı ve düşünmeyi müjdele

Ne kadar isterdik oysa ki
Amineye bıraktığın gözyaşını saklamayı
Bir emanettir diye
Ebubekire verdiğimiz sözü tutmayı
Atan İbrahim öğretmişti
Sahte putları kırmayı
Şimdi kim öğretecek bize
Kelimelerdeki ve zihinlerdeki putları

Köleyle efendi aynı safta
Bilalin habeşin
Sesi yankılanıyor kulağımızda
İnsanlık ki
Diriliyor çağların ötesinden hutbe-i sedanda

Bir serinlik daha çöküyor üzerimize
Taleal bedrularla şenleniyor zaman
Dinleyin ey müminler
Alır mı bunu akıl, izan
Bir insan ki
Peygamberlikle müjdelendiği zaman

Karanlığa üfleyen gecenin şerrinden
Nefislere vesvese verenlerin şerrinden
Senin dilinden yaratana sığınırız
Ey PEYGAMBER!
Caner Polat

DuYGuNiSa
01-18-2010, 10:49
Peygamberimiz 25 hendek savaşı

HENDEK SAVAŞI

Uhut müslümanda birlik sağlamış
Askeri bakımdan güçlü yapmıştı
Benu nadirliler kentten atılmış
Mekke kervan yolu kapatılmıştı

Medine bölgeye hakim olunca
Müslüman sayısı çoğalmaktaydı
Sosyal hayatları düzen bulunca
Yahudiler fırsat aramaktaydı

Yahudilerden bir heyet oluşur
Mekke’ye gelerek teklif sundular
Bu müşriklerin de tek arzusudur
İslam karşısında taraf oldular

Kabe örtüsünün altına girip
Göğüslerini de duvara dayar
Elli kişi hepsi tek yemin edip
Savaşacağız der ölene kadar

Tek düşünceleri bunu başarmak
İttifak yaparsak olur sandılar
Tüm putperestlere haber salarak
Büyük bir savaşa hazırlandılar

Bin beş yüz deveyle üç yüz at vardır
Kureyş’in kurduğu ordu emrinde
Toplanan savaşçı on bin kadardır
Medine’ye giden birliklerinde

Peygamber duyunca toplar meclisi
Tetbiri taktiği onlara sorar
Sonuç veriri onun istişaresi
Şehir savunması olmuştur karar

Selman i Farisi hendek önerir
Resul müşriklerin yönüne bakar
Yerini ilhamen Allah gösterir
Saldırıya karşı savunma yapar

Peygamber dolaşır şehir dışını
Saldırı gelecek yerleri bulur
Müslümanlar alır kazmalarını
Yeterli miktarda aleti yoktur

Benu Kureyza’dan ödünç aletler
Alarak başlanır hendek kazmaya
Kış olduğu için sertleşmiştir yer
İş bitirmek sığdı iki haftaya

Gerekli yerlere çukur açınca
Resul savaşacak herkesi toplar
Mücahit sayısı üç bin olunca
Guruplar halinde sipere sokar

Ebu Süfyan gelir batı taraftan
Necid’li doğudan yaklaşmaktadır
Kureyş’in ordusu sarkar uhut’tan
Diğer kuvvetlerle çoğalmaktadır

Medineye doğru yürüyen güçler
Kurulmuş çadırlar görünce durur
Meydanda Müslüman pek göremezler
Kimse yokmuş diye öne koşturur

Hendeği görünce hepsi şaşırır
Araplar bu işi bilmemektedir
Bazısı geçecek yer araştırır
Çukur buna imkan vermemektedir

Hendek gerisinden siperlerinden
Müslüman askerler oklar atıyor
Düşman süvarisi kendi yerinden
Uzaklara doğru geri kaçıyor

Bir ay kadar bekler iki tarafta
Ciddi bir çatışma yapılmamıştır
Yer almak istiyor karşıki safta
Benu kureyza’lar karar almıştır

Benu kureyza’nın reisi kanmış
Benu nadir’liler fitne sokunca
Evsli lider gidip sonuç almamış
Peygamber üzülür bunu duyunca

Peygamber duruma tetbirler alır
Gece baskınları olmasın diye
Devriyeler çıkar akşam dağılır
Sabah dönerlerdi tekrar geriye

Münafık olanlar görev başında
Teşvikler vererek dost arıyorlar
İmanı zayıflar tehdit altında
Kuru vaadlerle kandırıyorlar

Kuşatmadan sonuç alamazlar da
Şehrin dışarıyla ke****** bağı
Siperde bekleyen Müslümanlarda
Moral bozukluğu vardır bayağı

Geceleri soğuk gezenler üşür
Yiyecek yönünden sıkıntı vardır
Bazısı çareyi savunmak görür
Müşriklerde birlik bozulmalıdır

Gatafan’lılara haber gönderip
Dönüp gitmeleri bizzat istenir
Hurma bahçesinden üçte bir verip
Anlaşma yapalım sizinle denir

Müşrikler artırır baskılarını
Değişik yönlerden saldırıyorlar
Hendeği geçmenin yoktur imkanı
Çaresiz geriye çekiliyorlar

Hendeği aşmaya karar verirler
Usta savaşçılar öne sürerek
Halit Bin Velit’le Ebu Süfyan der
Askerlerim size destek verecek

Amr, İkrime, Nevfel, Dirar, Hübeyre
Hendeği aşarlar bin bir güçlükle
Amr gelerek yakın olan bir yere
Savaşacak ister kendisi ile

Meydan okuyuşa cevap alamaz
Yiğit silahşörden çekinmişlerdir
Ali çıkar öne Resül yollamaz
Amr yeniden rakip istemektedir

Müslüman askerler sessiz kalınca
Ali ikinci kez izin istiyor
Peygamber zırh verip kılıç takınca
Ellerini açıp dua ediyor

Ali kendisini ona tanıtır
Amr kabul etmiyor genç olduğundan
Savaşanlar için üç teklif vardır
Rakip birisini seçecek bundan

Ali rakibini döğüşsün diye
Ya dini kabul et ya çek git diyor
Tek teklif kalıyor bundan geriye
Amr kavga etmeyi kabul ediyor

Amr saldırı yapar Ali’ye hemen
Kalkan parçalanır başı yarılır
Ali çok emindir o an kendinden
Karşı hamle ile canını alır

Müslüman askerler tekbir getirir
Hayal kırıklığı yaşar müşrikler
Dirar ve Hübeyre Ali’ye gelir
Dirar onu görür kaçarak gider

Hübeyre çarpışır durup karşıya
Alinin kılıcı zırhını deler
Cesareti biter başlar korkmaya
Kaçarak canını kurtarmak ister

Dirarı kardeşi Ömer yakalar
Hübeyre’yi Zübeyr tutar getirir
Nevfel hendektedir asker taş atar
Ali iner hemen işi bitirir

Bu sonuç çok üzer Ebu Süfyanı
Ordugaha döner çaresiz kalır
Ertesi gün coşar savaş alanı
Benu Kureyza’yı yanına alır

Müttefik kuvvetler destek alınca
Cesareti artar saldırır tekrar
Muharebe biter akşam olunca
Resul saflarına Nuaym’ı katar

Düşman saflarında Müslüman olan
Nuaym Bin Mesud gizlice gelir
Faydalanmak için böyle fırsattan
Peygamber çok gizli bir görev verir

Ebu kureyza’nın lideri olan
Kaab Bin Esed’in yanına gider
Konuşma anında kureyş, Gatafan
Savaştan usanmış diye söz eder

Yalnız kalırsınız dikkat ediniz
Onlar zahmet çekse gidecekler der
Siz Müslümanları yenemezsiniz
Kabile fertleri tehlikedeler

Çareyi de söyler tehlike için
Onlardan kişiler rehin alınız
Sizi düşünürüm beni dost bilin
Savaşta tedbirli olmalısınız

Ordugaha gider Ebu Süfyan’a
Kurayza’lar şimdi pişman oldu der
Af dilemek için yaptıklarına
Peygambere esir gönderecekler

Bu haber vesvese verdiği için
Süfyan Kurayza’ya haber gönderir
Kuşatma uzadı şikayet bitsin
Saldırıp durumu çözelim denir

Kurayza lideri güvence ister
Derki bize birkaç rehin verilsin
Verilmezse bu iş burada biter
Bizler bekliyoruz kişiler gelsin

Bu haberi duyan Kureyş, Gatafan
Nuaym’ın sözüne doğruynuş derler
Demek ki kurayza bizlere düşman
İmtina ederek rehin vermezler

Kurayza onların tavrını görür
Müttefiklerinden ayrılır gider
Nuaym’ın pilanı çok güzel yürür
Oyuna gelmiştir beceriksizler

Kuşatma sürerken şiddet kaybeder
Peygamber Rab’bına yalvarmaktadır
Allah Habib’ine sonuç vahyeder
Sevinci yüzüne yansımaktadır

Cebrail, sevinin,rüzgar gelecek
Diyerek sonucu haber veriyor
Peygamber Rab’bına şükür ederek
Vadedilmiş olan günü bekliyor

Birkaç gün sonrası soğuk bir rüzgar
Müşrik gözlerine toz dolduruyor
Göz gözü görmüyor çok kargaşa var
Tekbir sesleriyle panik doğuyor

Kuran bu olayı hatırlatırken
Allah nimetini anın diyordu
Rüzgara görünmez ordu binerken
Kafirleri geri gönderiyordu

Tüm gece boyunca esen fırtına
Sabahleyin biraz sükunet buldu
Huzeyfe giderek bakar alana
Düşman perişandır çok mutlu oldu

Bu felaket üzer Ebu Süfyan’ı
Kurayza gitmiştir ihtilaf vardır
Gelmiştir geriye çekilme anı
Kuşatmadan sonuç alamamıştır

Amr İbnül As ile Halid birlikte
Geri çekilişi denetliyordu
Erzak ve zahire yok idi ekte
Mekkeye, Necid’e gidiliyordu

Müslüman askerler karşıya geçer
Kalan erzakları alır ganimet
Peygamber onlara şunları söyler
Sizin olacaktır muzafferiyet

DuYGuNiSa
01-18-2010, 11:13
Sünnetlerden Ezgiler
Peygamber Efendimizin Bir Hurma
Bahçeliği Vardır Her Hurma Çakirdeğinde
Kuran Harflerinden Bir Harf Yazar Alıntı Haberden

Yetim Ağladığında Arşı Aladaki Melekler Titrer
Yüksek Kitaplardan

Cenaze Namazına Gidene Bir Kıraat Ecir Vardır
Selam Alıp Veren İse 10 Sevap Kazanır Buhari

Güneş Ve Ay Tutulduğunda Hemen Abdes Alıp
Namaz Kılınız Çünkü Resul Hemen Abdes Alır Ve
Namaz Kılardı Buhari

Bana En Sevgili Olanınız Benim Sünneti Seviyeme
Uyanınızdır Derdi Buhari

Erkeklere Gümüş Helaldır Kadınlara Altın

54 Farzdan Birtaneside Devletine Ve Milletine
İtaattır Namaz hocasından

İnsan Nübüvveti 46 Cüzdür Bunun Bir
Cüzü Rüyadır Nübüvvetle Görülen Cüzler
Tamamiyle Doğru Aksedilip Görülen Cüzlerdir
Hiçbir Zaman Yalan Çıkmaz Buhari

Mezarlıkta Bir Ses Duydu Peygamber Efendimiz
Bu Ses Yahudilere Kabirlerinde Azap Ediliyor Diyordu
Buhari

Feryadı Fügan Edip Elbisesini Yırtıp Saçını Başını
Yolanlar Bizim Sünnet İnancı Üzerine Yaşıyanlarımız
Değildir Derdi Buhari

Ölüm Acısı Kul Üzerinde Aksaden Ağır Bir Darbedir
Buhariden derleme

Sineğin Bir Kanadında Şifa Bir Kanadında Hastalık Vardır
Yemeğinizin İçine Düşerse Kaşığnızın Ucuyla Bastırıp Atınız
Sineği Ve Yemeğinizi Yemeye Devam Ediniz Buhari

Resulun Sofrası Bereketlidir İçtikleri Su Yedikleri Yiyecekler
Hiçbir Zaman Tükenmezdi Su Tükendiğinde İse Parmaklarından
Fışkırtır Takfiye Yapardı Hadislerden esinlenme

Kim Birşeyi Haksıs Yere Gasbeder Kullanırsa Kıyamet Günü
O Her Ne Olursa Olsun Kıyamet Günü Boynuna Asılı Bir Şekilde
Allahu Teala Katında Haşrolunur Buhari

Mümünlere Kitabı Sağ Elinden Verilir Al Oku Denir
Günahkarlara Sol Elinden Verilir Al Oku Denir
Kafirlerin İse Arkasından Verilir Al Oku Denir
Bu Kitabın Yani Emel Defterinin Adı Zilnizaldır

Kim Her Ne Şekilde Kendini İntehar Eder Öldürürse
O Her Ne İse Onunla Ceğenneme Girer Kendine
Azap Eder Durur Buhari

Sırat Köprüsünü Geçenler İkinci Bir Köprüye
Varırlar Bu Köprü Üzerinde Kendi Aralarındaki
Ufak Tefek Alacak Ve Verecek Meselelerini
Hallederler ve Oradan cennete alınırlar Buhari

Bir Çocuğun Annesinin Hakkı Üzerinde 4te 3tür Bobasının
4te Birdir Buhariden esinleme Derleme

Cüzzamlıdan Kafirden Kaçıyor Gibi Kaç Buhari

Komşuluk Hakkında,ki Ayetler Bir Ara Öylesine
Ağırlaştırdıki Allah Resulunu Neredeyse Komşuyu
Komşuya Mirasçı Edecek Sandı Allahu Tealayı
Hazreti Peygamber Buhari

Siz Bir Şey Vermeyi Dilerseniz Komşunuza Önce
Size En Yakın Olan Komşunuzdan Başlayınız Buhari

Her Hastalığın Şifası Verilmiştir Derdi Allah Resulu Buhari

Bilenler Bilmeyenlere Bildikleri Kadar Öğretsin Derdi
Allah Resulu Derlemelerden Alıntı

Ölümü Temenni Etmeyiniz Eğer Temenni Ederseniz
Şöyle Deyiniz Yarappi Beni Hayırlı Olduğu Müttetçe
Dünyada Yaşat Hayır Yönünden İstifadem Yoksa
Ahirete Al Deyiniz Buhari

Cennetle Cehennem Size Şah Damarınızdan Daha
Yakındır Diyor Allah Resulu Buhari

Su İçeceği Zaman Oturur Üç Yudumda İçerdi Allah
Resulu Buhari

Amallerin Bir Taneside Yol Üzerinde Mümüne Eza
Cefa Verecek Şeyleri Yol Üzerinden Kaldırmaktır
Buhari

Önceleri Allahu Tealanın Arşı Su Üstündeydi Sonra Alemlerin
Projesini Çizdi Ve Alemleri Yarattı Bunu Söyliyen Nebi Sallallahu
Muhammet Aleyselamdır


Kadının Suyu Erkeğin,kini Geçerse Çocuk Annesine Benzer
Bobasının,kisi Geçerse Bobaya Benzer


Evvel Zamanların Birinde Yarası Çok Ağır Birisi Kendisini
Öldürür Bunun Üzerine Allahu Teala O Kuluna Sana Cenneti
Haram Kıldım Der Buhari

Namazın Sorgusu Suali Ağırdır Buhari

Kadınların Erkekleşmesinden Erkeklerinde Kadınlaşmasından
Hoşlaşmazdı Buhari

Ezan Okunduğu Zaman Abdes Alıp Namaz Kılınız
Resul Abdes Alıp Namazını Kılanları Sever Buhari

Kuş Lastiğiyle Kuş Avlamayı Ümmetine Men eyledi
Buhari

Eğer Benim Bildiklerimi Sizler Bilseydiniz Çok Ağlar
Az Gülerdiniz Derdi Hazreti Peygamber Buhari

Allah Ve Resulunu Dünyadaki Herşeyden Çok Sevemedikçe
İmanınız Kemale Ermez Buhari

Allahın 7 Kudretini Çok Severdi Hazreti Peygamber
Buhari
Savaş Zamanında Hazreti Peygamber Bir Genci Yeni
Evlendirir Bu Gence Bu Gece Savaşmaya Gelme Bizimle
Der Hazreti Peygamber O Gece Savaş Alarmı Verilir Ve
Bu Genç Yeni Hanımını Bırakır Savaşmaya Gider Ve O
Gece Ölür Ertesi Günü Gömerlerken O Gencin Mezarı
Başında Asabına Derki Bu Gencin Mezarı Başına 2 Huri
Kızı Geldi Bu Genci Cennetteki Köşküne Gederken Huri
Kızlarıyla Gördüm Der Asabı Bunun Üzerine Tebessüm
Ederken Sevinir buhari

Asabıyla Bir Gün Atlara Biner Yolculuğa Çıkarlar Nihayet
Bir Göl Kenarına Varırlar Karınlarını Doyurup Abdes Almak
İçin Göle İnerler Ve Gölün İçinde Hazreti Peygamber Parmağını
Göle Sokar Çıkarır Ve Yanındaki Asabına Derki Ey Asabım Bu
Parmağımdaki Yaşlık Nedir Bilirmisiniz Der Asabı Bilemeyiz Ya
Resulullah Derler Bunun Üzerine Asabına Derki Ben Bu Gölü
Ahirete Parmağımdaki Yaşlığı İse Dünyaya Benzetirim Der
Buhari

Asabıyla Bazen Bir Araya Gelirdi Onlarda Yanına Çeşit Çeşit
Yiyecekler Getirirlerdi Ve Bu Yiyecekleri Karıştırıp Yerlerdi
Ve Bu Yiyecekler Bitmek Tükenmek Nedir Bilmezdi Ve Hatta
Bir Çok Seferinde Artardı Bir Seferinde İse Su Kırbasına Suyu
Parmağından Fışkırtıp Doldurduğunu Gözleriyle Gördüm Deyip
Yemin Eden Sahabiler Var Buhari

Gece Namazı Kıldığında Asabı Hazreti Peygamberin Arkasına
Geçer Ona Uyar Namaz Kılarlardı Gece Namazı Farzolur Ümmetime
Deyip Gece Namazı Kılmayı Terkeyledi buhari

Namazı Asabı İkram Çok Ciddiye Aldırır Kıldırırdı Öğreniminide
Aynı Şekilde Ciddiye Aldırır Çok Dikkat Ettirirdi Namazında Dalga
Geçip Acayip Acayip Hareket Yapanlarına Derlerdiki Allahu Tealanın
Kafanızı At Başı Veyahut Eşşek Başına Çevirmesinden Korkarız
Derlerdi buhari

Hanei Dairesinde 63 Yaşında Eşinin Göğsüne Başını Dayamış
Halde Dünyaya Veda Etti Bizi Onun Şefeatı Bütün Ümmetine Nail
Olur İnşallah Saygılar Sevgiler Hatamızı Kusurlarımızı Allah Tabareke
Teala Affede buhari

Cennet Kılıçların Gölgesi Altındadır buhari

Alkol Kullanmak Haramdır Alkolluyken
Namaza Yaklaşmayınız buhari

Kabrinizde Makamlarınızı Görürsünüz
Kabrinizden Kalktığınız Gün Makamlarınıza
Hemen Ulaşırsınız buhari

Deccalın Bir Elinde Ateş Bir Elinde Su Vardır
Suyun Tarafına Geçen Cayır Cayır Yanar Ateşin
Tarafına Geçen Serinler Ve Rahatlar buhari

Cuma Günü Cuma Namazına 1 Saatte Giden
Bir Deve 2 Saatte Giden Bir Koyun 3 saatte
Giden Bir Horoz 4 Saatte Giden Bir Yumurta
Kazanır buhari yerine göre ise inek termizi

Allaha Dua Edip Yakarırken Ondan Cennetlerin
En Yükseği Olan Firdevsi İsteyiniz buhari

Fal Okları Şans Oyunlarıyla Oyalanmayınız

Domuz Eti Yemek İslamda Haramdır

Horoz Meleği Gördüğü zaman öter eşek
ise şeytanı laneği gördüğü zaman anırır
Buhari Mehmet Asa

DuYGuNiSa
01-18-2010, 11:14
Peygamberimiz 33 tebük seferiTEBUK SEFERİ

Hıristiyan olan Suriye’liler
Bizans sarayına bir mektup yazar
Müslümanlar fakir perişandır der
Asker gelsin diye çareler arar

Muhammet ölmüştür İslam sahipsiz
Asker gönderilse bitecek denir
Heraklius derki haydi gidiniz
Kubat’ın emrine kırk bin er verir

Cüzam, Gassan ile Lahm ve Amile
Kabileleri de onlarla olur
Peygamber aldığı bu haber ile
Bizans seferini halka duyurur

Gidilecek olan yerler uzaktı
Hava sıcak kurak düşman güçlüdür
Gavi bir hazırlık yapılacaktı
Diğer Araplardan asker bulunur

Mevsim olumsuzdur hasat korkusu
Yüzünden mü’minler kararsız kalır
Zorluk gazasına güçlük ordusu
İsteksiz davranır Resül uyarır

Bu konuda ayet oluyor nazil
Cihada duyarsız kaldınız diyor
Dünya geçicidir ebedi değil
Ahiret var diye yol gösteriyor

Güçlüler zayıflar savaşa koşun
Mallarla canlarla cihat yapılır
Bu daha hayırlı duyarlı olun
Ayeti gelince herkes katılır

Peygamber mimberden dua yapınca
Servet sahipleri getirdi yardım
Zenginler bağışta çok yarışınca
Fakirler de attı küçük bir adım

Ömer Abdurrahman yarı malını
Getirip Resul’e teslim ederler
Osman üç yüz deve at, bin altını
Tereddüt etmeden ona veriyor

Peygamber kim bugün sadaka verse
Kıyamette şahit olacaktır der
Gönlü zengin olan eğer fakirse
Elinde ne varsa ortaya serer

Bir adam başından sarığı verir
Deveyi bırakır yoksulun biri
Başkası az olan malı getirir
Kadınlar da kalmaz yarıştan geri

Mü’minler gönülden yardım yaparken
Münafık olanlar boş durmuyordu
Roma güçlü diye atıp tutarken
Halkı zulümlerle korkutuyordu

Bir gurup özürsüz izin istedi
Seksenden fazlaydı bu münafıklar
Bir kısmı ganimet alırız dedi
Fitneyle huzuru kaçırtacaklar

Bazı münafıklar evde toplanır
Cihat askerini dağıtmak için
Peygamber duyunca bir karar alır
Derki yıkmak için o eve gidin

İhmalkarlık ile üç sahabesi
Hazırlıksız kalır katılamazlar
Ayet bildiriyor kabul tövbesi
Dünya dar geliyor mutlu olmazlar

Özür nedeniyle katılmayanlar
Katılanlar gibi sevap alacak
Binit olmayan o ağlayanlar
Mecburen savaştan geri kalacak

Onların hakkında ayet inerek
Çaresizlikleri mükafatlanır
Zengin sahabeler binit vererek
Bütün hazırlıklar tam tamamlanır

Hicri dokuz yılı recep ayında
Perşembe gününde yola çıkılır
Medine’lilerin Ali başında
Dedikodularla fitne yayılır

Peygamber Ali’yi götürmemiştir
Dendiğinden Ali silahlanmıştır
Curf denilen yerde ona yetişir
Peygamber dönmeye inandırmıştır

Medine’li, evim sana emanet
Musa peygambere Harun vardı der
Sen de onun gibi beni kabul et
Deyince o Ali geriye döner

On bin kişilik bu İslam askeri
On sekiz bölgede durur konaklar
Mescit yapılmıştır namaz yerleri
Tebük’e varınca karargah kurar

Yolculukta pek çok olaylar olur
Hepsi hikmetlidir ibret içindir
Sekizinci duruş Resul duyurur
Semut helak yeri hızlı geçilir

Hicr kuyularından alınan sular
Askerler olarak kullanılmadı
Hüzünlü bölgede alarak karar
Halkı ile temas yaptırılmadı

Şiddetli kasırga alacağından
Yalnız dışarıya çıkılmamalı
Develrin bile bağlanmasından
Gerekli olarak tetbir almalı

Sabahleyin susuz kalınca ordu
Ebubekir’ e çık dua et denir
Peygamber duaya amin diyordu
Allah sevdiğine isterse verir

Başka bir bölgede konaklanırken
Peygamber devesi kusva kaybolur
Münafık, kalplere şüphe sokarken
Cebrail eliyle Allah buldurur

Hicr ile Tebük arasındadır
Bir konak yerinde sabah oluyor
Resul cemaata biraz uzaktır
Abdurrahman Bin Avf imam oluyor

Vakdinin çıkması endişesiyle
Askerler namazı kılmaya başlar
Resul gelip safa eğilmesiyle
İmam rükudadır tereddüt yapar

Resul işaretle devam edin der
Bir rekat imama uyarak kılar
Selam verilince o devam eder
Ayağa kalkarak farzı tamamlar

Namaz bitiğinde güzel diyerek
Onlara anlamlı bir mesaj verir
Başka bir gün farzı kaza ederek
Yaptıkları ile bize gösterir

Tebük’e gelince Şam üzerine
Gidelim mi diye ashaba sorar
Ömer emirse git durma deyince
O zaman sormazdım diyerek bozar

İstişare ile karar alınca
Tebükten ileri gitmeden döner
Gece kalktığında namaz kılınca
Beş şey yalnız bana verilmiştir der

Ben bir kavme değil tüm insanlara
Peygamber olarak gönderilenim
Diğer ümmetlere kilise havra
Bütün yeryüzüdür benim mescidim

Savaş ganimeti bana helaldir
Diğer peygamberler alamazlardı
Ümmete şefaat bana ikramdır
Bendan başkaları yapamazlardı

Bir aylık mesafe bulunsa bile
Düşmanın kalbine korku salarım
Resul bu zamanda getirip dile
Bizans fetholacak diyor sanarım

Yolculukta yerde namaz kılarak
İbadet her yerde olur diyordu
Abdest ve gusulde naçar kalarak
Teyemmüm yapmayı gösteriyordu

Askeri harekat zafer sonrası
Ganimet beş eşit paya bölünür
Dördünün gerekir dağıtılması
Biri beytülmalın hakkı görünür

Hicazı yıkmaya gelen Bizanslı
Korkudan cesaret gösteremedi
Halit Bin Velid’le o dört yüz atlı
Dümetülcendel’i almak istedi

Halid peygambere diyor ki söyle
Yöre kralını nasıl bulurum
Yabani sığırı avlarken, şöyle
Söylediği gibi olmuştur durum

Halid yaklaşınca kaleye doğru
Kapı önündedir kral Ükeydir
Onu yakalarlar sormadan soru
Yaban sığırına av peşindedir

Ükeydir Halid’le anlaşma yapar
Deve, at,zırh, mızrak teslim ederler
Kardeşiyle kendi Resul’e kadar
Hüküm vermek için ona gelirler

Akabe körfezi yakınlarında
Eyle hükümdarı Yuhanna gelir
Barış imzalamak karşılığında
Cizre vereceği beyan edilir

Ahitname yazıp eline verir
Allah Resulünün himayesi var
Karada denizde bir serbestliktir
Herkes dileğince yolculuk yapar

Erzuh, Cerba halkı temsilcileri
Tebük’e gelerek anlaşma yapar
Bu Yahudilerin ödemeleri
Recep ayındadır altın yüz dinar

Niğmetullah UÇAR

DuYGuNiSa
01-18-2010, 11:14
Babası Ölünce Şairin
Gökler yıkılmış, can dağlarına kar yağmıştır
Güneş ansızın infilâk edip kararmıştır
Ruh nâlândır akşamleyin göğüs kafesinde
Nasıl da handândı bir bayram arifesinde
Bir rüyadan uyanmış, ferahfezadır şimdi
Bilmezsiniz, yâr burcundaki o yiğit kimdi
Bakışları neden öylesine parlıyordu
Çektirdiği son fotoğrafında ağlıyordu
Bir vedâ iklimiydi gözlerinden yayılan
Belki O’dur, aşkıyla ölüp şehîd sayılan

Ömrünce dünya için ne şikâyet, ne bir âh
Peygamber çiçekleri kokan yolcu: Seyfullah
Bir ömür kutlu bahçelerde gezinip durdu
Yüreğimi sonsuzluğun rengiyle doldurdu
Gidince, çöktü birden muhayyel saraylarım
İntizara gömülecek günlerim, aylarım
Sesinin yankısı var hâlâ kulaklarımda
Sevdiği sözler kıvranıyor dudaklarımda
Hasret yakacak yurdumu yıllar yılı artık
Emanetini bir gül gibi kabrine bıraktık Nurullah Genç

DuYGuNiSa
01-18-2010, 11:15
18-Bir Allah Farzı, İki Peygamber Farzı--08

Saat sabah altı kırk, kırkbeş arası.
Konuşan Prof.Dr.Faruk Beşer.
Şaşar mı?
Şaşar,hem de ne şaşar.
Hazret buyuruyor:
'Peygamber de emrederse FARZ olur.
Allah gibi '
Yok ki şirk koşmanın dibi.
Örneğin diyor,
Şuna iyi bak.
Bu misvak.
Emretmiş peygamber
Kullanacaksınız.
Diş fırçası da iyi
Ama,
Misvak kullanmak
Daha sevap.
Allahım,Allahım!
Tersine döndü dünya.
Biz biliyorduk ki Allah yapın derse farz.
Şimdi diyor ki Prof.
Olmaz, peygamber de emrederse olur farz.
Allahım,Allahım!
Ne olur olsun ruya.
Başladı açıktan şirk koşulmaya.
Beşer şaşar mı,
Hem de ne şaşar.
Tarih 22 Şubat 2008
T.V Samanyolu.
Saat altı kırk,kırkbeş arası
Konuşan Prof.Dr.Faruk Beşer.
Diyor ki Peygamber emrederse farz olur.
BU ŞİRKİ GÖRÜYOR ÜŞÜYORUM
VE NOT DÜŞÜYORUM,
TARİHE.

DuYGuNiSa
01-18-2010, 11:16
Peygamberimiz 20 bedir savaşıBEDİR SAVAŞI

Mekke’den bir kervan yola çıkınca
Benu Damra denen yere gidilir
Müdliç’li Süraka ikram yapınca
Mekke kervanı da çekip gitmiştir

Suriye’ye giden kervanın yolu
İki kişi ile gözlenmektedir
On iki kişiyle giden cahş oğlu
Mekke pilanını öğrenecektir

Mekke ile Taif arasındaki
Nahle denen yerdir görev yerleri
Resul’ün verdiği talimattaki
Haber toplamaktır tek görevleri

Görev yerlerini iki gün sonra
Mühürü açarak öğreniyorlar
Gizliliği bozup sokarak zora
Yüklü bir kervana saldırıyorlar

Müşriklerin biri öldürülerek
İki tanesi de esir alınır
Ganimet alımı kayda girerek
İlk ciddi çalışma diye anılır

Gelen ayetlerle izin verildi
Müslümanlar artık cihat yapacak
İntikamınızı alın denildi
Tek hüküm sahibi Allah olacak

Şama giden kervan para getirip
Medine’ye darbe vurulacaktır
Gözcüler dönüşten haberi verip
Ebu Süfyan yolda soyulacaktır

Dönüş haberini alan peygamber
Ebu Lubebe’yi vekil bırakır
Hicri ikinci yıl oruçlu gider
Yanına üç yüz beş müslüman alır

Seksen üç muhacir atmış bir evs’li
Kalanlar da hazreç kabilesidir
Perişan Osman Bin Affan’ın hali
Eşim hasta diye gidememiştir

Ebu süfyan kurnaz yol değiştirir
Mekke’den acilen yardım çağırır
Ebu Cehil hemen bin fertle gelir
Peygamber de bundan tam haberdardır

Ebu Süfyan haber salar Mekke’ye
Tehlike kalmadı geliyorum der
Ebu Cehil başlar ilerlemeye
İslam ordusunu kırmayı ister

Üç at yetmiş deve binenekleri var
Müslümanlar yolda sırayla biner
Zafiran’a gelip orda konaklar
Haberci müşrikler gelmektedir der

Peygamber ashabla değerlendirir
Gelen ordu ile savaşmalı mı
Alınır bulunan herkesten fikir
Kaçmış olan kervan aranmalı mı

Allah resulu de dahil olarak
Savaşmalı çıkar ortaktır karar
Müşriklere karşı pilan kurarak
Bedir kuyusuna hareket başlar

Müşrikler kuyunun başını tutar
Müslümanlar kumluk arazidedir
Geceleyin bolca yağmurlar yağar
Müslümanlar içer kumlar sertleşir

Habbab bin munzir’in isteği ile
Köyün sonundaki yerde durulur
Mübah sayılıyor savaşta hile
Rasulullah için çadır kurulur

Bin kadar Mekkeli zırhlar içinde
Yedi yüz develi yüzü de atlı
Adaletsizlik var güç dengesinde
Tarihe geçecek kadar anlamlı

Ebubekir yapmış imanda zirve
Oğlu inkarcıdır karşı tarafta
Düşmanlıklar girmiş haneye eve
Resulün damadı öteki safta

Ebu Süfyan yollar Mekke’den haber
Kervanınız geldi geri dönün der
Çoğunluk kalarak savaşmak ister
İslamı bitirmek amacı güder

İslamın kaderi sonuca bağlı
Peygamber Rab’bına iltica eder
Gelen ayetlerde müjde sıralı
Onlar hezimetle kaçacaktır der

Peygamber ister ki kan dökülmesin
Ömer Bin Hattab’ı elçi gönderir
Müşrikler sonucu nereden bilsin
Bu durum onlara cesaret verir

Allah haber verir tüm savaşlarda
Müslümana melek yardım ediyor
Müşrikler farkında olamasa da
Allahın resulü bunu biliyor

On yedi ramazan Cuma sabahı
Ordular ilerler kuyu başına
Müşrikler geç kalır çeker eyvahı
Görünce kahrolur döner şaşkına

Müslümanlar almış kuyularını
Kalanları taşla kapatmışlardır
Emrine sunarak imkanlarını
Düşmanları bile acımışlardır

Peygamber kuyunun birinden suyu
Almaları için müsaade eder
Merhamet acımak bu onun huyu
Bu yüzden Yaratan Habibim’sin der

Eski dönemlerden kalan adetle
Müşrik Esved çıkar er talep eder
Hamza karşısına geçer hiddetle
Kılıç darbesiyle başını keser

Utbe Bin Rabia, kardeşi Şeybe
Oğlu Velit ile ortaya çıkar
Gururlu başları düşmeye gebe
Öne çıkanlara hakaret yapar

Sizler değilsiniz bizim dengimiz
Kavmimizden gelsin rakip diyorlar
Ubeyde Bin Haris, Hamza, Ali’miz
Anında cesaret gösteriyorlar

Hamza ile ali hasmı öldürür
Ubeyde orada yaralanmıştır
Hamza ile Ali meydana yürür
Utbe yok edilip öç alınmştır

Taraflar saldırır birbirlerine
İkindiye kadar çatışma sürer
Küfür dayanamaz iman seline
İslam kazanmıştır Hak nasip eder

Müşrik ordusundan yetmiş ölü var
Ebu Cehil cansız yerde yatıyor
Lanet edilecek sonsuza kadar
Müşriklerin çoğu esir kalıyor

On dört Müslüman da şehit olmuştur
İslam devletine sağlamlayarak
İnananlar bundan moral bulmuştur
Hak batıla karşı üstün olarak

Allah’ın Rasülü namaz kıldırır
Şehitler toprağa törenle girer
Müşrikler için de çukur açılır
Galip Müslümanlar onları gömer

Esirler hakkında karar alırken
Ashab toplanarak fikir sorulur
Bazıları ölsün keselim derken
Sonuç fidye alıp salalım olur

Fidye bulamayan okur yazarlar
On kişiye yazı öğretsin denir
İyi davranarak tüm Müslümanlar
Esir olanları korur giydirir

Sadece ikisi idam edilir
Mekke’yaptığı zulümlerinden
Önde gelenleri kelle vermiştir
Ebu Süfyan kalır gelmediğinden

Savaş sonrasında devlet yapısı
Temel noktalarda sağlam olmuştur
İslamın dünyaya olan kapısı
Arkasına kadar tam açılmıştır

DuYGuNiSa
01-18-2010, 11:16
En Güzeli Sevmek..
OSMANLININ PEYGAMBER AŞKI

600 Yıl gibi muazzam bir zaman diliminde ömür tüketen; Devlet-i Ebed-Al-i Osman’i‘nin peygamber a$kida elbette kendi haşmetine yakışacak düzeyde olmalıydı. Devlerin aşkı büyük olur demişler. Şöyle bir tarihe yolculuk yapıp, bu tarihte eşi bulunmayan devletimizi yönetenlerin, peygamberimize olan muhabbetlerini birlikte okumaya ne dersiniz.

… Kuruluş aşamasında O ‘nun (sav) getirdiği kitaba saygısızlık olur diyerek, bütün bir gece, Kur’an’ın bulunduğu odada ayaklarını uzatıp yatmamıştın.(Osman Bey)

…Tarih boyunca onlarca devletin, kapısına gelip gelip hüsranla geri döndüğü İstanbul’u, sırf O’nun (sav) müjdesine ermek için fethetmiştin. Bu güzel beldeyi alınca,’’ Kendinize bir saray yaptırmayacakm mısınız? ..’’ diye sorulduğunda, ‘’ O güzeller güzeli peygamberimizin mihmandarını bulup, ona bir türbe yaptırmadan kendime bir saray yaptırmaya haya ederim.’’ Diyen Fatih Sultan Muhammed Han’ın fikrinde ve zikrinde hep o güzeller güzeli peygamber efendimiz vardı. Kaldı ki peygamberimizi derin bir muhabbetle seven Fatih Han’ı da peygamberi Zişan efendimiz; 800 yıl önce övmüş onu ve askerlerini sevdiğini belirtmişti. Fatih Han peygamberimizin yüzyıllar evvel verdiği müjdeyi gerçekleştirmek şevkiyle İstanbul ‘a yüklendiğinde, boğazı tutmak için Rumeli yakasına bir kale inşa etmesi gerektiğinde, kale duvarlarını Kufi hatla Muhammed yazdırarak inşa etmiştir. Rumeli hisarının karşı sırtlarından ve özellikle havadan bakınca bu özellik kendini belirgin şekilde göstermektedir.Fatih Han adeta diyar-rumö denen toprakları, O’ mübarek isimle mühürleyerek Diyr-ı İslam Haline getirmiştir.

İstanbul’un fethinden sonra yönetime gelen padişahlar, vazifelerinin bilincinde olarak İlk önce Eba Eyyub’el Ensari’nin huzuruna gitmiş, Osman Bey ‘in kılıcını O’ nun huzurunda kuşanmışlardır. Bu davranışlarının sebebi de peygamber aşkıdır.Eba Eyyüb-el Ensari peygamberimizin mihmandarıdır. Aslında imkan olsa, O mübarek kılıcı sevgililer sevgilisinin huzurunda, Medine de Ravzayı Mutahhara’da kuşanırlardı. Ama halkın selameti için fedakarlık yapmaya, başkaları için yaşamaya mecburdular. İstanbul’dan ayrılamazlardı. Bu yüzden hicaz topraklarına hiç gidemediler. Oralara yüz süremediler. ‘‘ Ben senin bastığın yerlerin hadimiyim’’ diyen Osmanlı padişahı, bunu söylerken samimiyetini gösterme adına da, Kabe’nin avlusunun süpürüldüğü Tavus tüylerinden birini tacına takmıştır. Bununla da yetinmeyerek O’ nun(sav) mübarek ayak izini, ‘‘N’ola başımda tacım gibi taşısam daim..’’ diyerek sorguç gibi tacı üzerine koydurtmuştur…

Böylesine bir aşkla peygamberlerini seven Osmanlı padişahlarını elbetteki peygamber-i Zişan efendimizde çok sevmiştir. Padişah I.Ahmed Kıbrıs fethedilince şükrünü eda etmek için bir cami yaptırmak istemiştir. Ve derler ki bu camii şerifin yerini Peygamberimiz göstermiştir. O cami Ülkemize gelen yabancıların Blue Mask dediği Sultan Ahmed Camii’dir.I. Ahmed peygamberimize olan saygısından sultan Ahmed camii ne 6. minareyi O ‘nun(sav) mescidine 7. minareyi ekletmeden yaptırmayı saygısızlık addetmiştir…

Yavuz Sultan Selim Han Mısırı fethettiğinde, Hicaz emiri Kutsal emanetlerle bağlılığını bildirmiştir. Yavuz Han topkapı sarayında emanetler için bir oda yaptırmıştır. Bu emanetlerin başında kesintisiz Kur’an okumayı başlatmış, bu iş için 39 hafız görevlendirmiş kırkıncı hafız olarakta kendini vazifeli kılmıştır.Bu uygulama günümüzde de devam etmektedir…
O gözlere sürmenin Sakal-ı Şerif-lerini cam ampullere bir bir koydurarak, güzeller güzelinin bu mübarek hilyelerini her insan görsün diye, dünyanın dört bir tarafına dağıtmıştır…

Sadece sakallar mı hayır; Peygamberimize ait olan her şeye düşkündürler. Hz.Peygamber-in Kab bin Züheyr’ e hediye ettiği mübarek hırkası İstanbul! a geldiğinde, onu muhafaza etmek için hemen bir cami yaptırmıştır. Hırka-i Şerif’in adıyla anılacak bu camide korunacak olan peygamber hırkası, bundan böyle halka buradan sergilenecekti.Bu uygulamada hala devam ediyor…

Osmanlı Hanedanı peygambere olan düşkünlüklerinden çocuklarına hep onun ve sevdiklerinin adlarını vermeye özen göstermişlerdir..Tarihte kaç sülale vardır Osmanlı kadar peygamber adını nesillerine çok koyan ve adlarını Ahmedlerle, Mahmutlarla,Mehmedlerle süsleyen….

Padişahlar bir sefere çıkacakları zaman, topkapı sarayı avlusunda Peygamberimizin sancağını selamlamadan asla çıkmazlardı…Avrupada peygamberimizi alaya alan bir oyun sergilendiğinde, Avrupalı devletlerin hasta adam dediği zamanda bile kükreyerek, ‘‘Tiz o oyunu kaldırın, yoksa tün Alem-i İslam-ı aleyhinize ayaklandırırım.’’ Diyerek vefanın en güzelini sergilemiştir.Birde günümüze bakın …Yine Abdülhamid Han Hicaz bölgesine demir yolu hattı geçirilirken,bu mübarek toprakları gürültüye boğmamak için tren raylarına keçe döşenmesini emretmiştir..Hersene Kabe’nin örtüsünü bizzat altın yaldızlarla hazırlatıyor, süre alaylarıyla oraya gönderiyordu..Bir önceki örtüyüde ‘‘Allah’ın evine tam bir sene dokundu’’ diyerk, kutsal sayıyor ve baş köşelerine asıyordu. Ayrıca yurdun dört bir yanına camilerde asılmak suretiyle gönderen de yine Osmanlı padişahlarıydı….

Hey Osmanlı Seni Anlayamadık

Yaşlılar için yaptırdığın Darül Aceze’de yan yana duran cami, kilise ve havrayı görüyor ve seni, hoşgörü anlayışını anlayamamış olmanın ızdırabını duyuyoruz.Peygamberlerini bu denli seven saygı gösteren bir devleti elbette ki peygamber de çok sevecekti.İşte size birkaç örnek:

İstanbulun fethinde en yüksek surlara tırmanıp, burçlara sancağı diken Ulubatlı Hasan ölmek üzereyken; neden tebessüm ediyorsun diye sormuşlar, oda; ‘‘az önce surlarda peygamberimizi gezerken gördüm.’’ demiştir. Bu da peygamberimizin istanbul’un fethinde Osmanlıyı yalnız bırakmadığının delilidir..

Mısır seferinde yazın kavurucu sıcağında hemen hemen hiçbir canlının göze alamayacağı bir iş olan sina çölünü geçmek, hemde dev gibi bir ordu ile..Yavuz Han çölün ortasına gelince atından inmiştir.Bunu gören vezirler ve askerlerde atlarından inip yayan olarak devam etmişlerdir.Vezirleri ‘Hünkarım neden indiniz’ diye sorduklarında Yavuz Han, ‘‘ Peygamberim önümde yürüyerek giderken ben nasıl ata binerim.’’demiştir.Peygamberimiz sina çölünde Osmanlıya kılavuzluk etmiştir.Çölün kavurucu sıcaklığında evlatlarını yalnız bırakmamıştır…

Ya Çanakkale; Osmanlının ‘‘ Yetiş Ya Muhammed Kitab’ın Gidiyor’’ dediğinde, Osmanlı askerleri onun getirdiği din adına can verirken,O’ nun gönlü hiç razı olabilirmiydi medinede kalmaya.Ravza’yı Mutahhara’nın türbedarına rüyasında; ‘‘Ben şimdi Medinemde değilim.Çanakkaledeyim…Çok zor durumda olan asker evlatlarımı yalnız bırakmaya gönlüm razı olmadı. Şimdi onlara yardım ediyorum..’’
İşte böyle peygamberini seven Osmanlı ve onu seven,yalnız bırakmayan, müşkülden kurtaran Peygamber.Ne Mutlu sana Ey Osmanlı.Ne mutlu senin ahlakınla ahlaklanıp sana gerçek torun olabilenlere.Ne Mutlu senin sevdiklerini sevenlere ve düşkün olduklarına düşkün olabilenlere..
Sen Bizi Affet Ey Osmanlı Biz Sana Layık Nesiller Olamadık…. Erdal Sonuç

DuYGuNiSa
01-18-2010, 11:17
Ya Muhammed

Ya Muhammed

Peygamber efendim dinim imanım,
Ya Muhammed sende nazarım kaldı.
Şefaat beklerim ahir zamanım,
Ya Muhammed sende nazarım kaldı.

Bende bir insanım beşerim diyen,
İnip enginlere meyil eyleyen,
Marura kibire imkan vermeyen,
Ya Muhammed sende nazarım kaldı.

Sırtladım günahım sardım sırtıma,
Acıdım geçmişe baktım ardıma,
Kıyamet gününde derman derdime,
Ya Muhammed sende nazarım kaldı.

Kuran ı kerimde buldum özünü,
Hadis de okudum çoğu sözünü,
Kaldırsan perdeyi görsem yüzünü,
Ya Muhammed sende nazarım kaldı.

Zaman değiştikçe uyun diyensin,
Zorlamayın sevgi duyun diyensin,
Cahilleri müşkül hale koyansın,
Ya Muhammed sende nazarım kaldı.

Güllerin yeşerdi gönül bağımda,
Bülbülüm çağrışır can ocağımda,
Ahmet im der atom füze çağında,
Ya Muhammed sende nazarım kaldı.

Aşık Ahmet Şahin

DuYGuNiSa
01-18-2010, 11:17
Yanımızda İki Melekler Gezer

Yanımızda iki melekler gezer
Bin hayır biri şerrimiz yazar
Kahbe felek bizi aldatır üzer
Nerede seyreder andan haber ver

Cümlemizin başı Allah'tan ferman
İsmail Peygambere indi bir kurban
Bir ot biter bütün dertlere derman
Ol ot nerde biter andan haber ver

Sabahtan gün doğar gün dile doğar
Dal boynun eğdikçe rahmetler yağar
Bin bir gün içinde bir yıldız doğar
Yıldız nerde doğar andan haber ver

Musa Peygamber de atına bindi
Can cesetten çıktı nerede durdu
Peygamber uğrunda bir delil yandı
Delil nerde yanar andan haber ver

Pir Sultan Abdal'ım geldik de gittik
Gelirken giderken ne kazanç ettik
Yükünü yükletip kül olduk bittik
Yurdunda ne kalır andan haber ver

Pir Sultan Abdal

DuYGuNiSa
01-18-2010, 11:17
Çağırayım Mevlam Seni

Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım Mevlâm seni
Seherlerde kuşlar ile
Çağırayım Mevlâm seni

Sular dibinde mâhiyle
Sahralarda âhû ile
Abdal olup yâhû ile
Çağırayım Mevlâm seni

Gök yüzünde İsâ ile
Tûr dağında Mûsâ ile
Elindeki asâ ile
Çağırayım Mevlâm seni

Derdi öküş Eyyûb ile
Gözü yaşlı Ya’kûb ile
Ol Muhammed mahbûb ile
Çağırayım Mevlâm seni

Bilmişim dünya halini
Terk ettim kıyl ü kâlini
Baş açık ayak yalını
Çağırayım Mevlâm seni

Yûnus okur diller ile
Ol kumru bülbüller ile
Hakkı seven kullar ile
Çağırayım Mevlâm seni

Yunus Emre

DuYGuNiSa
01-18-2010, 11:19
Mekke/nin vedası



Yalnızdı gül peygamber,
Bir Mekke akşamında,
Mekke mahzun.....aglamaklılıydı,
Sevgili vuslatında.


Küfür alaca karanlık,
Zülüm hat safha'da,
Vedaya hazırlanıyor Mekke,
Peygamber vatanında,

Bir avuç küfür ordusuna,
Bir avuç kum.
Söyle ey yetimler şehri,
Bu gece nasıl uyudun.

Şimdi gidişemi yanıyorsun?
Yoksa kuruluşamı bu heyecan,
Sana hasretmi kaldı ey Mekke,
Bu kutlu yolculuktan.

Telaşın başından aşkın,
Gönülsüz bir ayrılık var,
Bu gece sensizlige ağlıyor,
Mekke'de tüm sokaklar.

Yıllar sürecek hasretin,
Bu gece son gecesi,
Göz yaşlarınla ıslandı ey Mekke,
Peygamberin hanesi.

Artık Mekke'nin koynunda,
hüzün var.
Medine'de gülistan,
Haydi yolcu et habibini,
Tan yeri agarmadan.

Resulün gözleri dolu dolu,
Son kez baktı Mekke'ye,
Figan koptu Mekke'den,
Can ciger sevdigine,


Vakit iyice daraldı
Bitir artık bu vedayı
Ben'de olsam bırakmam
Muhammet Mustafa'yı.

Semadan müjde indi,
Mekke'nin yüregine,
Bu mahsun gidiş bir gün
Dönecek büyük fethe.

Mustafa Doğan 2

DuYGuNiSa
01-18-2010, 20:52
Yalan Dünya Sana Bel Mi Bağlanır

Yalan dünya sana bel mi bağlanır
Hani benim önüm sıra gelenler
Ölüm var derlerdi ben inanmazdım
Duya duydum essah imiş yalanlar

Yaratmıştır insan ile hayvanı
İnsanda emanet koydu bu canı
Üçyüz altmış altı peygamber hani
Bizi kor mu ya onları alanlar

Şöyle bir günahkar kul türemişim
Bilemem ben feleğe n'eylemişim
Feleğin burcunu çok aramışım
Bel mi bağlar şu dünyayı görenler

Pir Sultan Abdal'ım gezerek gelir
Elinde defteri yazarak gelir
Sıra dolanarak bize dek gelir
Ölmez imiş bizim için ölenler
Pir Sultan Abdal

DuYGuNiSa
01-18-2010, 20:53
Hz. İSHAK (AS)
(10. Büyük Peygamber)

Hz. İSHAK (AS)

Sâre, doksan yaşında bir ihtiyar,
Melekler dedi ki; Rabbim lütufkâr,
Senin alim, bilgin oğlun olacak,
Gelecek soyunda da nübüvvet var.

Hacer, İsmail’le gitti çöle,
Evladı kalmadı Hz. İbrahim’e.
Evlat aşkı tekrar sardı yüreği,
İshak hediye edildi son demde.

Hz. İbrahim, oğlu Sâre’den doğma.
Sulb’tür İbrahim Aleyhisselam’a
Sâre’nin doksanında hediyesi,
Kadirdir Allah her şeyi yapmaya.

İbrahim, İshak’a izdivaç diler,
Biri bunun için Haran’a gider,
Kardeşi Nahor’un oğlu Betuel,
Kızı Rafka’yı İshak’a getir der.

Düğünden sonra, yirmi yıl geçmiştir,
Rafka, İshak’a iki çocuk verir.
Birinin adı Esav, biri Yakup,
Rafka’dan ilk Esav (Ays) doğdu denir.

O, İbranilere peygamber oldu.
O Filistin civarında doğmuştu,
Hz. Muhammed değil O’nun soyundan,
Diğer peygamberler o soydan doğdu.

Tevrat der k; kurban edilen budur,
Ku’ran-ı Kerim’de bu bilgi yoktur.
Babasının yerine etti tebliğ,
Soyundan pek çok peygamber olmuştur.

İbranice’de İshak, YASHAK demek,
Hz. İbrahim’e lütuftur Hz. İshak,
Cenab-ı Allah Kur’an’ında der ki;
Nuru O’nun nesline ikram ettik.

Yüz atmış yıl yaşadığı söylenir,
Annesi yüz yirmi yedi de gitmiştir.
Belli bir sınır koymamıştır Rabbim,
İbrahim iki yüz yıl yaşamıştır.

Yakub’a baba, Yusuf’a dededir,
Neslinden çok peygamber gelmiştir.
Bilinir nebiler, şer kavmi uyarır,
Bu soyda tez bozulan bir kavimdir.

Biz her hecede mânâ bulmalıyız,
El-hak, şer yoldan uzak durmalıyız.
Yaşamın çoğu değil, lazım bize!
Biz her nefeste Hakk’ı anmalıyız.

Sulb: Sülale, zürriyet
El-Hak: Doğrudur.
Ays: Esav’a Araplar Ays der. Ays: kardeşinin (Yakub’un) ökçesini tutarak doğan demektir.
Abdullah Yaşar Erdoğan

DuYGuNiSa
01-18-2010, 20:53
Odunu`nun Parası
.Bir inat dilbere rastladım,
Ne dersen de,
İllaki odunumun parası der


Anlatırsın yarı dinler,yarı dinlemez.
Ben Peygamber derim, nuh der
Peygamber demez.

Kaşını alır makyaj yapar,
Fakat burnundan kıl aldırmaz.

Ona göre herkes hatalı,
Dostunda kusur arayan
Dostsuz kalır derim,
O gene bildiğini okur canımı yakar.

Fazla naz aşık usandırır desemde,
O gene tereyagi ğibi üste kalır.

Bıktım,usandım bırakıp kaçtım,
Genede peşimden gelir beni bırakmaz.

Şimdi siz deyin,ben ne edeyim?
Tatlı canımdanmı? yada dünyadanmı vaz geçeyim? İbrahimoglu Halil

DuYGuNiSa
01-18-2010, 20:54
Sen istanbulu değil

Peygamberin almışsın o kutlu müjdesini
Eksik etmedin asla konstantine seferi
Sonunda nasib etti ALLAH eşsiz zaferi
Sen istanbulu değil kalpleri fethetmiştin

Sen imza attın öyle mübarek bir zafere
Ulaştın sahabeyi kıskandıran övgüye
Seni peygamber övmüş o ne güzel methiye
Sen istanbulu değil kalpleri fethetmiştin

Melekler dua eder gıpta eder felekler
Kutlu peygamber sana bir fetih müjdeler
Gelecektir fetihler durmasın hiç seferler
Sen istanbulu değil kalpleri fethetmiştin

Karşında konstantinin aşılamaz denen suru
Peygamberden aldın sen cesareti şu uru
Dayanamayacaktı karşında hiç bir ordu
Sen istanbulu değil kalpleri fethetmiştin

Sana konstantin değil dayanamadı cihan
Sende vardı kaynayan volkan misali iman
Sana sonsuz saygılar gönüllerdeki sultan
Sen istanbulu değil kalpleri fethetmiştin

Sen olsaydın ankara ile istanbulda
Patlatabilirmiydi kefereler bir bomba
Bir bilsen ne kadar ihtiyaç olduğunu sana
Senin meziyetlerin sığmaz bu mısralara

Sen istanbulu değil kalpleri fethetmiştin FATİH SULTAN MUHAMMED HAN




Faruk Furkan

DuYGuNiSa
01-18-2010, 20:54
Mürde Cânım İltifâtundan Bulur Her Dem Hayât
Gazel

Mürde cânım iltifâtundan bulur her dem hayât
Ölürem ger kılmasan her dem mana bir iltifât

Yaza bilmez leblerün vasfın temâm-ı ömrde
Âb-ı Hayvân verse kilk-i Hızr'a zulmetden devât

Men fakîrem sen ganî vergil zekât-ı hüsn kim
Şer' içinde hem manadur hem sana vâcib zekât

Görmeyince ışkunı îmâna gelmez âşıkun
Yüz peygamber cem' olub gösterseler min mu'cizât

Mazhar-ı âsâr kudretdür vücûd-ı kâmilün
Feyz-i fıtratdan garaz sensen tufeylün kâ'inât

Cevher-i zâtundadur mecmu-ı evsâf-ı kemâl
Bu sıfât ile ki sensen kandadur bir pâk zât

Işka tâ düşdün Fuzûlî çekmedün dünya gamın
Bil ki kayd-ı ışk imiş dâm-ı ta'allûkdan necât
FUZULI

DuYGuNiSa
01-18-2010, 20:54
Ben Peygamber Çocuğuyum...
Ben peygamber çocuğuyum...
Babamın adı ADEM’Dİ.
Evimiz cennetin en güzel yerindeydi.
Anamı, babamın bir kemiğinden,
Yaratmıştı yaradan.
Ve kahrolası iblisti,
Cennetten kovulmamıza sebep olan,
Yani cennet çocuğuyuz anlayacağın,
Bu dünya yetmez bize.
Sansakta her şeyimiz tastamam,
Hep bir şeyler eksik kalır ortada.
Ben peygamber torunuyum....
Dedemin adı ADEM’Dİ.
Belki bu savaşlar olmayacaktı,
Habil abim Kabil abimi öldürmeseydi.
İnsan hiç reddeder mi.? atasını,
Nerden çıktı bu evrim masalı.
Nasıl olur bir maymun,
İnsanlığın atası.
Ben peygamber çocuğuyum...
Babamın adı ADEM’Dİ.
O ilk insan...
O ilk peygamberdi.
Düşünsene bir kere,
Allah hangi kuluna
Melekleri secde ettirdi.
Ben peygamber çocuğuyum...
Babamın adı ADEM’Dİ.
Peki siz kimin çocuğusunuz,
Kuyruklu maymunun mu?
Yoksa...
O mukaddes kulun mu.?

DuYGuNiSa
01-18-2010, 20:55
Oğul
Vatan oğul, Bayrak oğul, Devlet oğul, can oğul
Sevmek Nedir?
Bunu bilen aşıklara Bismillah
Bu oğullar sumeyya can analardan doğdular
Rabbi esir dileklerden beşiklerden bismillah,
Ad verirken ilk ezandan ilk duyduğum kelamdan
Göz ve gönül aydınlatan ışıklara bismillah
Emeklerken diz vurduğum, iz vurduğum her yerde
Ayaklanıp atladığım eşiklere bismillah
Ak önlükler ileyipte belediğim can oğul
Ninnilere, destanlara koşuklara bismillah
Düşte gördüm kanlı başım Peygamber dizinde
Ocaklara eşiklere Bismillah
Karamürsel, kara üzüm gözlü mürsel
Soy oğul Gündüz bey canemli yiğit
Bey dağımca bey oğul! ..
Gazi Battal Ülkesinin karayiğit palası
Devlet oğul, mürfet oğul, fidan oğul, toy oğul
Anam dedin, Babam dedin, Atam dedin BAYRAĞA
Hem Albayrak oldun işte hem bayrakta al oğul
Bağrındaki kurşunlarla çık
Peygamber katına
Ol mübarek avucunun içini birer birer say oğul
Bet yüzlüler, kem gözlüler hor bakarmış vatana
Biz tükenip, yok olmadan olmaz böyle şey oğul
Denilmiştir
-CAN SAĞ İKEN, YURT VERİLMEZ DÜŞMANA
Hem sütümden, hem kanımdan, hem canımdan
Bu sendeki huy oğul
GAZİ OLUR, ŞEHİT OLUR, İnan OĞUL! ... Osman Öztunç

DuYGuNiSa
01-18-2010, 20:55
Barbiebebek

Dikkatimden kaçmış aşk,
nüfus cüzdanımda
küçük bir ayna parçası yapışık vesikalık fotoğraf yerine

Çocuk omuzlarında kayısı oyunları korosu ve
o on yedi yaşına sığdırmaya çalıştığın masum erkek
yağmursu gülümsemen belki de her yazılı casusta tekrar ettiğim

peygamber öldü! çünkü ben seni hiç çıplak görmedim

DuYGuNiSa
01-18-2010, 20:56
Selam olsun
Uzaklardan davet var,durmak olmaz.
Ayak varıp durmayınca,göz görmez.
Görmeyince göz,gönül susmaz.
Gönül piri Mevlana'ya selam olsun.

Adana'yı geçip Urfa'ya varmalı,
Hazreti İbrahim makamında durmalı.
Bitlis'e varıp Veysel diyarını sormalı.
Peygamber aşıgı Karani'ye selam olsun.

Evliyalar şehri Istanbul'a varmalı.
Eyüp Sultan huzurunda durmalı.
Topkapı sarayının ihtişamını görmeli.
Peygamber askeri Fatih'e selam olsun.

Bilecik'te Şeyh Edebali feyz saçar,
Yolum Eskişehir Battagazi'den geçer.
Anıtkabir'den Dünyaya bir Güneş açar.
Ülkemin kurucusu Atatürk'e selam olsun. İshak Özlü

DuYGuNiSa
01-18-2010, 20:57
01 Paslı Gaddareler Burulur Adalelerde
1/:
Kanat çırpışını duymak için,
O kardeş ve dost İsrafil'in,
Peygamber nefesini solumak gerek Uhudlarda...
Hüdhüdlere binmek,
Diyar-ı Süleymanlarda...
***
Ve avuçlarında bir kor parçası ile beklemek,
Yorgun beyinlerde pek etki yapmazmış,
O yüzden mi dersin rıdvan ile samimiyetsizliği,
Ya da albızlarla ıslak düşlere yuvarlanması,
Güllerin renk arasında dolanan morötesinin...
2/:
Sur üfürüşünü duymak için,
O kardeş ve dost İsrafil'in,
Peygamber nefesini solumak gerek Babillerde...
Mavi zırhlar bürünmek,
Diyar-ı Davutlarda...
***
Kahkahalar uçuruyorsa menzilsiz ibibik kanadında,
Eğer amaçsız vuruşmalarda yaralanan muharipler,
Biliriz ki yürekdaşım ve ben,
Uçmağlara uçmak vakti doğmak üzredir ufuklardan.
Sıyrıl ey kükürdün sarı safrası şiirim gözünden,
Her sözümün gümrah ayağına bir pınar kurmak isterim,
Çünkü yarım sevdaların yavukluları,
Ölümcül nöbet başında bir Sezer-i glad olurlar,
Ve utangaç zamanları katletme telaşındadırlar.
3/:
Vahyi fısıltısını duymak için,
O kardeş ve dost İsrafil'in,
Peygamber nefesini solumak gerek Sinalarda...
Develerle göç etmek,
Diyar-ı Salihlerde...
***
Paslı bir gaddare dişini geçirmişse adalelere,
Dokulara uzun ve huzurlu bir uyku düşer,
Şaşkın bir yol uzanır mordan bir istasyon ötesine,
Terkisine rengarenk bir kuyruk taksa da uçurtmalar,
Dercolur on iki ayın bütün tonları,
Güneşin bir tek beyaz ziyasına uğrunca...
4/:
Kanat çırpışını duymak için,
O kardeş ve dost İsrafil'in,
Peygamber nefesini solumak gerek Mısırlarda...
Asalara abanmak,
Diyar-ı Musalarda...
***
Sırtımızı yasladığımız bodur ağaçlar,
Bir yol bulur gördüğümüz rüyalardan,
Ya da kadim buutlu dudaklardan dinlediğimiz masallardan,
Bir kaçak yolu bulur hudut boylarında,
El verir gökyüzüne...
Bize ise acılar kıvrımında ağaç gibi olmak kalır,
Sevdanın kökleri nisanda ağ kurar yürek tarlalarına,
Kara bir kabir oyulur yerlere ancak.
Bir hörgüçlü sel alır muhayyilemizi ölüm döşeğimizde,
Ölümü biz,
Döşeğimizi el alır... Ahmet Yozgat

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:05
Pil
otomobilin altında kalmış
peygamber.

bir delikten içeri sızmaya çalışmış
hayatı boyunca kan.

kapan kapanmadan önce kararan hava
şişirmiş komik cinlerin etli ciğerlerini.

istanbul’a inen uçak
avcundan su içmiş karanlığın.

öyle yazmışsın mektubunda
öyle dedi akıl hastanesine yatırılan postacı. Küçük İskender

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:05
Halil Şakir’e
♥ Muhterem Şair Halil Şakir Taşçıoğlu’na…

Antalya’nın evladı
Halil Şâkir efendim.
Şiir gibidir adı
Halil Şakir efendim.

Şükürdür onun işi
Şükür her şeyin başı
Bir peygamber adaşı (1)
Halil Şakir efendim.

Şükür ona gıdadır
Hak yoluna fedadır
İsmiyle müsemmadır
Halil Şakir kardeşim.

Hatırla İbrahim’i (2)
Bir çok sırrın mahremi
Bize dua et emi
Halil Şakir kardeşim…

17 Ocak 2008
09 Muharrem 1429 H.

(1) Büyük Peygamber, Ümmet-i Muhammed’in manevi babası Halil İbrahim Aleyhisselam.
(2) Halil-ullah (Allahın Dostu) Halil İbrahim Aleyhisselam. Mehmed İhsan Uslu

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:06
Mekke'de Zaman
Uyandırdı derinden gelen sabah ezanı,
İstedim zaman dursun, yaşayayım o anı.

Koştum, önümde gördüm kara giymiş Kâbeyi,
Selamladım saf saf dizilmiş sahâbeyi.

Asrı saadetin izleri hoş geldin diyor,
İşte bak peygamber, şurada tavaf ediyor,

Hatice’nin bağlılığından rüzgar esiyor,
Az ötede İbrahim, kurban kesiyor.

Ebu Cehiller hala kızgın kızgın bakıyor,
Ebu Bekirlerden etrafa rahmet akıyor.

Bak, Cebrailin bir acelesi var iniyor,
Nebi çıkmış dışarı, burağa biniyor.

Ali korkmaz, peygamber yatağında yatıyor,
Ömer yine öfkeli, müşriklere çatıyor.

Müminler hicrete hazır, Mekke ağlıyor,
Gidenlerin ardından karalar bağlıyor.

Şurda Hâcer telaşlı, burda İsmail koşar,
Zem zem durur mu yerinde, hemencecik coşar.

Altınoluktan taştı yağmur, alnıma aktı,
Başımı kaldırdım, Bilal döndü bana baktı.

Kaldırdım ellerimi arşa, Allahüekber!
O an duaya başladı etrafta melekler.

Secdeye kapandım, benliğim eridi gitti,
Rahman katıyla aramdaki mesafe bitti.

Hikmet Küçük

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:06
İstek
istenir; istenmeye en layık olandan
ve geri çevrilme olasılığı olmayandan
istenir; istediğini verebilecek olandan
istenir vermekle hazinesi azalmayandan

bir ana; okula giden
çocuğu için zihin açıklığı ister
bir baba; evine helal ekmek götürmek ister
ufak bir çocuk; oyuncak ister
bir çiftçi; artık yağmur yağsın ister
genç bir kız; sevdiği için ister
dul bir kadın;
ihtiraslarından kurtulmak ister
karun; daha çok hazine ister
padişah; iktidar ister
firavun bile ister;
isterki nehir ters aksın
bir mazlum; bitsin artık bu zulüm ister
bir alim; ilim ister
ademoğlu; bir vadi dolusu mal daha ister

peygamber secdededir
Allah nida eder
'kaldır başını ya Muhammed
dile dilediğin sana verilecek'
peygamber ümmeti için ister

sen ne istersin peki
benim için mi
kendin için mi ¿ Ünal Karabulut

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:07
Fatma
Sevgili Peygamber efendimizin, kızının adıdır Fatma
Yarabbi! Günahlarımızdan dolayı, cehenneminde yakma
Konuşmalarında ölçülü ol, sakın sözlerine, yalan katma
Birileriyle tartıştığınız zaman, kimsenin başına, taş atma

Fatıma-i Zehra, ehl-i beyittendir, Sen her daim, bizim anamızsın
Hayatını boşa geçirenler, sen bize, hiçbir zaman, yaramazsın
İnsanların kalbini kıranlar, kırılan testiyi, ne yazık ki saramazsın
Hz. Âdemden geldik, onun çocuklarıyız, ey Fatma, sen kanımızsın

Türk toplumu sever isimlerden, Ayşe, Fatma, Hatice, Zeynep, Ümmi Gülsüm
Bütün mahlûkata, öyle hayır ve hasenatta bulunki, Yüzler daima gülsün
O güzel yaşantınla ve hareketlerinle, güzel sözlerinle, sen bir gülsün
Sevgili peygamber efendimiz, kızlarıyla bizleri temaşa ediyor, Fatma ve Ümmi Gülsüm

Ey Hz. Fatıma, sen bizim anamızsın, her şeyimizsin, mahşer de, bizleri yalnız bırakma
Üç kuruşluk menfaat için, bir takım çıkarların için, sakın ola, insanları pazarda satma
Hz. Âlinin eşidir, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, çocuklarıdır, sakın onlara çatma
Yarabbi! Bizler, beşer ve şaşarız, bu dünyada yaptıklarımızdan dolayı, ne olur bizleri yakma

Fikret Gürsoy

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:07
Bolluk
Yonca Pazar günü toplanır, insan pazartesi
Peygamber çiçeği bilmeden ölür
Omaholar çiçek koparmaz gece
Çünkü bolluğu ölüler getirir bize
Suda boğulmuş martı ölümsüzdür
..........
..........

Melih Cevdet Anday

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:18
Türk Genci'nin Türküsü
Tanrıkut Mete Han'dan aldığım buyruk üzre,
Asırlardır yılmadan küfre ok atan benim,
Üç kıtayı yönetip, adalet, hukuk üzre,
Nizam verip aleme, hakkı yaşatan benim,

Emrimdedir yer ve gök, ardımdadır melekler,
Sahraları aşarken kılavuzdur peygamber,
Haykırsam cenk gününde,'Tekbir, Allahuekber! '
Yeri ikiye yarıp göğü titreten benim.

Ben Türklük ağacıyım, İslam güldür dalımda,
'Ya istiklal, ya ölüm' parolamdır dilimde,
Ünvanım seyfullahtır, Zülfikar'la elimde,
Nice başlar devirip şana şan katan benim,

Pirim, pirler ulusu, Ahmet Yesevi Hoca,
Aydınlatan güneşim cihanı uçtan uca,
Allah'ın elçisine aşık olup Yunusça,
Bülbül olup gözünden yaşlar akıtan benim,

Anam, babam fedadır o biricik sultana,
Vurdum onun mührünü zamana ve mekana,
Peygamber aşkı denen bu hudutsuz ummana,
Mevlanaca dalarak kaybolup yiten benim... Muhammed Bahadırhan Dinçaslan

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:18
Abbâs bin UBÂDE (RA)
(Uhud şehitlerinden, Can Şehidlerim: 10)

Abbâs bin UBÂDE (RA)

Adına; Abbâs bin Ubâde bin Nadle
El-Ensâri El-Hazreci denilmekte,
Akâbe bey’atı’nda olan sahabe,
Medineli bahadır Ubâde’m benim.

Akâbe’de Hazreçlilere bey’at der,
Medine halkını Hakka davet eder,
Abbâs, kayıtsız şartsız itaat ister,
Medineli cengâver Ubâde’m benim.

Mekke’de Peygamber yanında kalmıştı,
“Medineli Muhacir” diye anıldı,
O, Peygamberden önce hicret yapmıştı,
Yiğit Medineli Muhacir’im benim.

Medine’de kardeşlik tesis olmuştu,
Osman bin Maz’un kardeş ilan olundu,
O Abbâs bin Ubâde, Bedir’de yoktu,
Medineli bahadır Ubâde’m benim.

Uhud Savaşı’na katılmıştı o yiğit,
Dağılan orduya okumuştu beyit,
Abbâs, düşmana saldırıp oldu şehid,
Medineli cengâver Ubâde’m benim.

Peygamber aşkıyla vurmuştu düşmana,
Abbâs, düşmanı uğratmıştı bozguna,
Şehid olarak göçtü Rabb-i Rahmana,
Selamlar olsun sana yiğit Ubâde’m.

Abdullah Yaşar Erdoğan

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:19
Tebük gazvesinde bir mücize
Tebük Gazvesinde halk, açlığa marüz kaldı
Ashab bundan dolayı Resulullaha geldi

Dediler ki keselim develerden yiyelim
Hem açlıktan kurtulup,yağ tedarik edelim

Resulullah onlara müsaade buyurdu
Hemen Hazreti Ömer görüşünü duyurdu

Der ki ya Resulellah bineğimiz azalır
Develer kesildikce insanlar yaya kalır

Emreyle getirsinler kalan azıklarını
Allah’a düa eyle versin rızıklarını

Makul görüldü o an Ömerin hareketi
Gerçekten bir mucize düanın bereketi

Resulullah buyurdu bir yaygı getirdiler
Yanlarında ne varsa o yaygıya serdiler

Kimi bir avuç hurma,kimi bir avuç darı
Kimisi parça parça ekmek kırıntıları

Yaygının üzerinde az bir şey toplanmıştı
Peygamber düa etti bir anda bollanmıştı

Emretti ashabına kaplarınıza koyun
Ondan sonra topluca yeyin için ve doyun

Her şeyi doldurdular boş bir şey kalmamıştı
Yeyip içip doydular yemeyen olmamıştı

Peygamber dedi yoktur Allahtan başka ilah
Lailaheillah Muhammed Resulullah

Her kim şeksiz şüphesiz buna kim inanırsa
Cennete girecektir,Allaha kavuşursa

Mikdat Bal der bu şiir Hadisten alınmıştır
İbret alınsın diye arzolup sunulmuştur

Mikdat Bal

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:20
Peygamberimiz 14 miraç

MİRAÇ

Bu olaylar onun azmini kırmaz
Bir beşer olarak rencide eder
Allah sevdiğini öyle bırakmaz
İkramda bulunur katıma gel der

Recep ayındadır gün yirmi yedi
Hicretin tahminen bir yıl öncesi
O anda Mekke’de başka evdeydi
Amca kızı ya da Hatim hanesi

Hazırlamak için Cebrail gelir
Temizlensin diye göğsü yarılır
Zemzemle yıkanıp ferahlık verir
İçine hikmetle iman katılır

Bir gece vaktinde Burak’a biner
Beytil Makdis’dedir kısa bir anda
Orada İbrahim Musa var bekler
Diğer peygamberler, İsa yanında

Peygamber imamdır namaz kılarlar
Miraca yükselir Cebrail ile
Yedi kat göklerde nebi salamlar
Hepsiyle konuşur kelimelerle

Adem İsa Yusuf ilk üç kattadır
İdris Harun Musa kat sahibidir
Yedinci katta da İbrahim vardır
Onunla birlikte Cebrail gelir

Gaip alemleri gözüyle görür
Geçmiş peygamberler selam dururlar
Bir bölgeden sonra yalnızca yürür
Cebrail yukarı gitmeye korkar

Sidretül müntaha en son sınırdır
Cebrail gidemez daha ileri
Allah huzuruna Refref’le varır
Seyreder cenneti cehennemleri

Allah sevgisini göstermek için
Huzuruna alır habibimsin der
Ben yarattım ama kainat senin
Deyince kalmıyor gönlünde keder

Şirk koşmayanlara vadeder cennet
Ne kadar şükretsek yine gelir az
Bakara suresi sondaki ayet
Üçüncüsü günde beş vakit namaz

Bu üç hediyeyi alan peygamber
Ruh takviyesiyle mükafatlanır
Aynı yoldan yine Mekke’ye döner
Yatağı sıcaktır soğumamıştır

Sabah bu olayı halkına söyler
Müslüman olanlar alır lezzet tat
Müşrikler inanmaz inkar ederler
Derlerki mescidi aksayı anlat

Peygamber Kudüs’e hiç gitmemiştir
O anda üzülür sıkıntı duyar
Habibine Allah yardım etmiştir
Gözünün önüne getirir, bakar

Müşrikler sorunca o cevap verir
Hayret eder ama kafir inanmaz
İnsanda mertebe iman iledir
Küfürde olanlar değer bulamaz

Haber verilince Ebubekir’e
Anlatılanları önce dinliyor
Soruyor, kim dedi. O gelenlere
Peygamber denince tasdik ediyor

İman budur işte sıddık olmak zor
Ebubekir farkı bu olsa gerek
İnsan alçaklardan arşa çıkıyor
Şüphesiz inanıp iman ederek

Miraç bir gerçektir herkes inanır
Bazısı rüyada bazısı ruhla der
Bana sorulursa inancım tamdır
Allah dileyince beden de gider

Niğmetullah UÇAR

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:20
Peygamberimiz 16 hicret

HİCRET

Mekkeli müşrikler öğrenir bunu
Baskıyı artırır zulüm çoğalır
Ashab terk etmekte bulur yolunu
Peygamber izniyle çölde yol alır

Medineye gider çok müslümanlar
Bazıları imkan bulamamıştır
Kimini de salmaz dost akrabalar
Ebubekir, Ali, Resul kalmıştır

Medineye giden Müslümanlardan
Mekkeliler korkar çare düşünür
Peygamber ölümü çıkar karardan
Müşrikler yegane kurtuluş görür

Cebrail gelerek haber verince
O gece terk eder kendi evini
Ebubekir ile yola gidince
Bırakır herkesin emanetini

Müşrik mallarını teslim etmiştir
Onlara hiyanet etmemek gerek
Aliye sıkıca tembihlemiştir
Evde bırakmıştır versin diyerek

Müşrikler çevrede mevzi alırlar
Sabah olduğunda öldürecekler
Güneş doğduğunda girip bakarlar
Muhammet burada yok diyecekler

Gece kapısını açar peygember
Yasin okuyarak evinden çıkar
İlk adım atarken besmele çeker
Müşriklerdeki göz görmeden bakar

Yaratan isterse gören göz görmez
İnanmayan bunu nasıl bilecek
İmanı olmayan idrak edemez
Müşrikler elbette hayret edecek

Sabah olduğunda eve girerler
Yatakta Ali var Muhammed yoktur
Eyvah elimizden kaçırdık derler
Geri getirene ödüller konur

Ebubekir ile o çıkar yola
Mekke dışındaki sevre gelirler
Derler bekleyelim hayırlar ola
Mağarada üç gün mola verirler

Mekke etrafında izler sürülür
Atlılar her yerde onları arar
Sevr mağarasına gitti görülür
Buradadır diye verilir karar

Ebubekir korkar onlar gelince
Peygamber rahattır Allah vekil der
Güvercin örümcek destek verince
Gelenler görmeden geriye gider

Kapıda güversin yuva yapmıştır
Örümcek ağ kurar kısa zamanda
Allahın habibi zorda kalmıştır
Ona hizmetkardır dağ da hayvan da

Ebubekir oğlu azık getirir
Deve binek olur çıkılır yola
Süraka iz sürer peşinden gelir
At kuma çakılır anlamaz hala

Ensar ve muhacir kuba köyünde
Resul bekliyorlar gözler ufukta
Uzaktan develer gözüktüğünde
Hasret bitecektir özlem dorukta

Köy halkı ricası kabul buluyor
Resul beş gün kalır bu güzel yerde
Kendi de çalışıp mescid kuruyor
Mutluluk huzur var tüm gönüllerde

Sabah erken vakit yola çıkmıştır
Durup mola verir öğle vaktinde
Hutbe okuyarak Cuma kılmıştır
Ranuna bilinir ilk dendiğinde

Medineye gelir bayram gibidir
Küçük büyük herkes yol kenarında
Caddelerde akan sevgi selidir
Herkes bana gelsin arayışında

Peygamber kimseyi kırmamak için
Biraz düşünerek bir çare bulur
Der kalacak yeri devemiz seçsin
Böylece kimseyi kırmamış olur

Niğmetullah UÇAR

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:22
Halit Bin Velid…
Zengin gönlüm Halep çarşısı gibi
Ecel şerbetiyle olsam da heba!
Hayrın savaşında dünyaya veda
Varsın olsun tenim Halit Bin Velid…

Acılar çekerken Allah aşkıyla
Bilal-i Habeş’tir nefsim köşkünde
Küfrün askerileri olur şaşkında
Varsın olsun tenim Halit Bin Velid…

Kalmasın tenimde deşmedik yara
Düşmesin dilimden tekbirle nara
Peygamber kılıcı Zülfikar yâre
Varsın olsun tenim Halit Bin Velid…

Diridir sahabe Muta’da şehit
Peygamber gözünde en canlı şahit
Son perdede zafer kuşatan vakit
Varsın olsun tenim Halit Bin Velid…

Humus’ta kabrime gelince dursan
Korkaklara sözüm az kafa yorsan
Ölümden kaçılmaz kendine sorsan
Varsın olsun tenim Halit Bin Velid… Safet Kuramaz

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:29
Eğer Ben Fakire Haber Sorarsan (Gelirim)
Eğer ben fakire haber sorarsan
Ya ben nerde idim nerden gelirim
Yok değildim şu cihanda var idim
Pire hizmet ettim pirden gelirim

Addürrezzak gibi Hızır'a yettim
Selman gibi eski dini terkettim
Doksan bin küffarı Müslüman ettim
Tecella dağından Tur'dan gelirim

İsa ile bile idim havada
Musa ile bile idim duada
Ferhat ile külünk çaldım kayada
Attım külüngümü zordan gelirim

Nuh Peygamber gibi gemiler çattım
İletip deryayı ummana kattım
Yusuf ile bile kuyuda yattım
Yakup ile ah u zardan gelirim

Kul Himmet'im bir olalım er ile
Belki bizim kısmetimiz verile
Üçler makamında yediler ile
Kırkların olduğu yerden gelirim Kul Himmet

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:29
Aaaahhh Kerbelada Hüseyin(r.a)

Aaaahhh Kerbelada Hüseyin(r.a)
aaaahhh yandım kardeş,
ciğerim dağladınız.
hançeremden dışarı,
pınarlar bağladınız.

alıntı olsa dahi,
ciğerim püryan oldu.
sakine'nin feryadı
yiğitler ziyan oldu.

peygamber evladıdır,
yetmişiki şüheda.
şehidlik muradıdır,
onlar gelse bir daha.

Aliyyel mürtazanın,
Yiğit aslan yavrusu.
Fatımatüzzehranın,
şehid ciğer paresi.

Bir damla su vermedi.
bu kadar zulüm olmaz.
hain Fırat ırmağı
daha niye kurumaz?

ben nasıl su içerim,
onlar akla gelince.
akıldan vaz geçerim
kerbelayı görünce.

peygamber evlatları
böyle kıyılır mı hiç?
mübarek şehid başı,
mızrakta durur mu hiç?

Nasıl kıydın ey gafil?
Resulün gözdesine.
elimiz yakanda bil,
hazrol hesap gününe.


Tevfik Tükenmez

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:30
Kilise
Tarafsız iki atom taneciği gözleriyle
çan kulelerine tırmanırken günün
en güzel saatleri

O, elinde eline yakışan çivi izleriyle
avucunda su taşıyamayan bir peygamber
olarak alındı son akşam yemeği menüsüne

servisi yaptı emektar hizmetçi anne Küçük İskender

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:32
Haziran Ağaçları

Haziran ağaçlarının oralarda
Çocukların derisi yanmakta
Güneşli şapkalar altında

Orada ceviz ağaçları altında
Serin uykusunu yaprakların
Biri toprak üstünde uyumakta

Orada üvezler altında şimdi
..........

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:33
Ey Ümmedi Muhammed
Geçmiş zamanlarda
Helak olan kavimleri gördünüzmü
Kimi Allah’a şirk koştu
Helak oldu
Kimi zulüm yaptı
Helak oldu
Kimi zenginliği, haşmeti ile övündü
Bir sivrisinek ona yetti
Kimi kadınlar yerine
Erkekleri tercih etti
Helak oldu
Kimi inkar etti
Helak oldu
Kimi verilen nimetleri hazmedemedi
Helak oldu
Şimdi bakıyoruz günümüze
Bunların hepsi fazlasıyla var
Ey ümmedi Muhammed
Neden helak olmuyoruz neden?
Ah bir kavrayabilseniz bunu
Bir anlayabilseniz
Ümmetini Rabbine
Şikayet etmeyen tek peygamber o
Bütün hatalarına rağmen
Onlara sahip çıkan tek peygamber o
Ne bekliyoruz biz
Allah’ın
Ey Muhammed
Ümmetin için yaptığın duayı kabul etmiştim
Ama onlar haddi aştılar
Seni yaratanda benim
Sende benim kulumsun
Sen ümmetin için herşeyi yaptın
Ama onlar sana layık olamadılar
Musa, Nuh, Ad, Semud.....
Kavimlerine yaptıklarımı yapayım mı
Demesinimi bekliyoruz.
Böyle bir şey olsa
Nice olur halimiz
Ey Ümmedi Muhammed
Silkinin biraz
Kapayın gözlerinizi bir an
Hatalarınızı bir kez daha görün
Ve dönün Rabbinize
Henüz vakit varken
Bir tövbede siz edin
Unutmayın
Rabbimizin merhameti
Azabından daha güçlüdür
Başka yollarda arayacağınıza
Allah yolunda arayın mutluluğu
Önümüzde her türlü nimet varken
Tadın o nimeti
Yapışın Kur-an’a
Hatalarınızıda orda bulacaksınız
İyi yaptığınız şeyleri de
Çok güzel bir rehber var
Çok yakınınızda
Ey Ümmedi Muhammed
Sahip çıkın kendinize
Sahip çıkın dininize
Sahip çıkın Peygamberinize
Karşılığını mutlaka göreceksiniz
Haydi bir kere daha düşünün
Ben inanıyorum
Doğruyu bulacaksınız...... Kıymet Sönmez

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:37
İstanbul'un Fatihi
Genç yaşta Osmanlı tahtına çıkan,
Koskoca bir imparatorluğu yıkan,
Orta çağı kapatıp yeni çağı açan,
İkinci Mehmet o büyük bir komutan.

Elliüç gün boyunca bizansı kuşattı,
Karadan kızaklarla gemileri atlattı,
Yirmi iki nisan sabahı herkesi şaşırttı,
İkinci Mehmet o büyük bir padişahtı.

Yirmidokuz mayısının sabah namazıyla,
Hücum emrini verdi ordusuna,Allah adıyla,
Bizansı feth etti Peygamber duasıyla,
İkinci Mehmet şehre girdi bütün ihtişamıyla.

Bizansı aldığında yirmibir yaşındaydı,
Ama büyük bir ordunun başındaydı,
Sultan Fatih onun şanlı unvanıydı,
İkinci Mehmet sultanlar sultanıydı...

Peygamber(s.a.v) efendimizin hadisi;
İstanbul,mutlaka feth olunacaktır,
onu fetheden komutan ne büyük komutandır
ve onu fetheden asker ne büyük askerdir. Adnan Ünal

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:38
Hayatını Tozlu Raflarda Okuduğum...
ne kadar aciz olduğumu unutup
bir posta yolluyorum sana, bir mektup

ne kadar günahkar olduğumu biliyorum
her şeye rağmen senden özür diliyorum

Ya Rasulallah hayatını tozlu raflarda okuduğum
özlemini sevgimle kalbime dokuduğum sensin...
ilk zamanlar Muhammed diye seslendiğim
senin gibi olmak için heveslendiğim sensin....
sebebini bilmeden adını göğsümde sakladığım
yine sebepsiz mutluluğumu üzerine yüklediğim sensin

sen ki bir mağaradan cihana nur yağdıran peygamber
gel ümmetin seni özler...

Ya Rasulallah hassasiyette zariflerin en zarifi
bütünüyle nezaketin tarifi sensin
kainatın asırlara meydan okuyan cevheri
Allahın habibi ve son peygamberi sensin
karanlık günlerimin feneri
galibiyet yüzü görmemişlerin zaferi sensin

sen ki uğruna başlar feda peygamber
gel ümmetin seni özler

taş kalpleri yıkan bir vaveylasın
vaveyla az gelir ondan da alasın sen
eşini bulamadı insanoğlu teksin
ruya değil masal değil gerçekten de gerçeksin sen

tüm kuşkulu şeylerin burhanı
dünya denen devletin sultanı sensin
bu mücrim bu vefasız bu haddini bilmez aşığa
sende etmezsen kim şefaat etsin... Emre Erdoğan

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:39
İstanbul
Bir duadır gönülde söylenir de nakşolur
Binbir sitemle gelen durulur da aşk bulur

Onbinleri sığdırır içine engin sedan
Her çehrede gül biter İstanbul dediğim an

Fatih'in yıllar önce içtiği kutlu antsın
Dirilsin ecdad yine secdelere kapansın!

Her köşen ayrı huzur her yanın ayrı umut
Dilersen İstanbul'dan maveraya sen yol tut

Sen peygamber diline söz olan kutlu müjde!
Sen kalpte feth olunan,tam ondört asır önce

Otursam Çamlıca'ya resm eylesem şanını
Naçar kalır kalemim,siler bütün namımı

Şehirlerin pirisin,can toprağın incisi
Derdimin tabibisin,cihanın birincisi

Baharım senle güzel,denizim senle mavi
Kaybolur şen edanda hüznümün ala rengi

Onbinlerce yüreğin evisin,diyarısın
Küçülsün güzellikler,bir bir seni kıskansın!

Sen alimler şehrisin,sahabe yatağısın
Dört yanın tarih kokar,seni kimler anlatsın?

Durupta seyrettiğim en güzel resimsin sen
Fatih'in yemini sen,peygamber duası sen!

Asırlardır güzelsin,asırlardır sevgili
Duy İstanbul nakşeyledim çok derinlere seni!

Yürekten bir duadırki,hep bizimle hep bizim kal!
Senki gönlümün baş şehri,sen benim İstanbul'um kal! Betül Çetin 2

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:40
Zülkarneyn (A.S.) -1
Nuh aleyhisselamın oğlu Yafes’den gelen
Peygamber veya nebi diye dillendirilen

Bazı kaynaklar onu İskender diye sandı
Nuşirevan-ı Adil diye bazısı andı

Zülkarneyn ismi değil, O zatın lakabıydı
İran kralı Kisra (Hüsrev) olduğu sanılırdı

Bazı kaynaklar der ki İbrahim zamanında
Hacca gitti Zülkarneyn (A.S.) İbrahim’in (A.S.) yanında

Teyzesinin oğluydu Hızır aleyhisselam
Hem Hızırı (A.S.) yapmıştı ordusuna kumandan

Yecüc ve mecüc kavmi zulmeder insanlara
Zülkarneyn (A.S.) bir set yaptı koruyarak onlara

Hakim oldu Asya ya ve de tüm Avrupa ya
Hedefi aldı tevhidi insanlara yaymaya

Yalvararak Rabbine istedi güç ve kudret
Dümetül cendelde o ayrıldı insanlardan

Yahudiler Mekke'ye gelerek peygambere
Tevrat’ta ismi geçen peygamberi sordular

Şöyle dediler onlar hep bizden öğrendiğin
Musa (A.S.) İbrahim (A.S.) ile Ademi (A.S.) bildirirsin

Tevrat’ta tek bir yerde adı geçen peygamber
Ondan bize haber ver dediler peygambere

Rabbim kehf suresinde bildirdi hem Resule
Resul cevapla dedi Zülkarneyn (A.S.) dir bu kişi

Ey Muhammed sana Zülkarneyn’in hakkında
Sorulan sorulara de ki size ben ondan

Öğüt ve hatırlama bilgisi vereceğim Kehf:83
Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık

Ulaşmak istediği her konuda yol verdik Kehf:84
Derken o bu yollardan birini tutup gitti Kehf 85

Sonunda o ulaştı güneşin battığı yere
Güneşi batıyor buldu kara bir balçıkta

Orda bir kavim gördü Zülkarneyne dedik
Ey Zülkarneyn bu kavmi ya cezalandırırsın

Ya da onlar hakkında iyiliği seçersin Kehf 86
Dedi kim zulmederse azaplandırırız onu

Sonra da döndürülür o mutlaka Rabbine

Görülmemiş azapla (elbet) cezalandırır Kehf:87Sinan Karakaş

DuYGuNiSa
01-18-2010, 21:41
Ebu leheb
Elleri kurusun Ebu lehebin
Danimarkada Ankarada veya uzayda
Bay bayan ebulehebleşenlerin

Onlar ki dikenler serdiler yoluna
Ahir zaman peygamberinin
Onlar ki güzelliğin iyiliğin
Kesmak istediler yolunu
Sırtlarında birer yük diken,beyinler kapkara
Veya ellerinde inkarın kitaplari
Peygamber yoluna engeller dizer
Mekke çarşısında veya bilmem hangi salonda
Nutuklar atar peygamber aleyhine
Hem de iftiralarla dolu
Bazan papa kıyafetinde bazan profesör bazan başkan
Bazan bir kurul oluşturular
Danışırlar
Yarışırlar
Halkın anlamayacağı şekilde
Nasıl söveriz dinlerine
Devletler desteğiyle
Bazan kumarhane kerhane açarlar
Bazan meyhane
Şeref namus haysiyet
Onların nelerine

İşte bu irticadır
Ebu Lehebe dönmek
İşte budur gerilik
Ben şempanzeydim
Kuyruksuz kaldım demek

İlme inanırım ben
Birinci özelliği
Şüpheciliği değişkenliği
Bindokuzyüzde dediğini
İkibinde reddetmek

Bilirim ki Allah bir
Herşeyi bilir
Güvenilir
Şeksiz şüphesiz
Evet şeksiz şüphesiz iman edilir
Ve sabredilir hicrete kadar

Sabredilir Ebu LeheblereMevlüt Yanar

DuYGuNiSa
01-19-2010, 09:46
Hüzün

Sözlükte 'keder, üzüntü' anlamına gelen hüzün, bir ahlâk terimi olarak, insanın maddi veya manevi kayıp ve eksikliklerinden duyduğu üzüntü ve keder anlamında kullanılmaktadır.

Kur'an'da iki ayette hüzün, üç ayette aynı anlamı taşıyan hazen, otuz yedi ayette de aynı kökten fiiller geçmektedir. Birçok ayette mü'minlerin ahirette üzüntü duymayacakları bildirilmekte; Hz. Peygamber ve mü'minlerin başlarına gelen müsibet ve sıkıntılar sebebiyle veya maruz kaldıkları baskı ve zulümlerden dolayı üzülmemeleri öğütlenmektedir.

Hadislerde ise ölüm gibi acı veren olaylar karşısında üzülmenin normal olduğu, Kur' an'ın hüzünlü bir ortamda indiği, insanları üzüntüye sevk eden sıkıntıların günahlara kefaret olacağı, Allah'ın müsibetler dolayısıyla yaş döken gözleri, hüzünlenen kalpleri azaba uğratmayacağı İfade olunmuştur. Hz Peygamber de acı ve üzüntü veren sıkıntılara uğramaktan Allah'a sığınmıştır

Sufiler hüznü daha çok ahiret kaygısı veya hayırlı bir işi başaramamaktan duyulan üzüntü için kullanır ve olumlu bir anlam yükler

DuYGuNiSa
01-19-2010, 09:46
Sen Gelince
Sağır kulaklar açıldı görmeyen gözler,
Nurunla ağardı kararan yüzler
Nur yağdı aleme putların alevi söndü
geceler gündüze döndü sen gelince

Mesken edindi yeryüzünü melekler
Allah sesleriyle donandı felekler
Kur'an la şereflendi diller,yürekler
Alem rahmetle doldu sen gelince

Anladı mahlukat hak peygamber olduğunu
Bey'atlar edildi bağışlandı canlar uğrunda
At sürdü elçiler dörtbir tarafa
Davetler yapıldı hakka sen gelince

Zalimlerin zulmü son buldu
Hilenin desisenin sihri bozuldu
Hak geldi dünyaya batıl yok oldu
Adalet yerini buldu sen gelince

Günahlara tevbe edildi,müşrikler müslüman oldu
Gem vuruldu nefislere gözler yaşla doldu
Kıyamlar,rükular,secdeler yapıldı rabba
Zikir oldu dillerde esmau'l hüsna sen gelince

Rahmet olarak gönderildin alemlere
Gökler açıldı davet edildin huzur'u cemale
Şefaat eyle ahirette bizlere
Selam sana arkadaşlarına ehline
Ey son peygamber; hz.Ahmet Mahmut,Muhammed,Mustafa
(Salllahu aleyhi ve sellem) Alaattin Ceylan

DuYGuNiSa
01-19-2010, 09:47
Kurban Bayramınız Mübarek Olsun

Ey,yüce milletim,ey din kardeşim!
Kurban bayramınız mübarek olsun;
Tütsün ocağında,her an ateşin
Kutsal bayramınız mübarek olsun.

Küskünlük,dargınlık kalksın aradan,
Ne güzel emretmiş,bunu Yaradan;
Sevgiyle,birlikle kalkınır vatan
Kurban bayramınız mübarek olsun.

Kaynaşma fırsatı,bu güzel günler,
Gevşeyen dostluğu,tekrar perçinler;
Küslüğü affetmez,yüce Peygamber
Kurban bayramınız mübarek olsun.

Bayramda,fakiri,daha çok gözet,
Kestiğin kurbanla,ona yardım et;
Yardımlaşma ile dost olur millet
Kurban bayramınız mübarek olsun.

''Komşusu aç iken,tok yatan bizden
Değildir'' buyurmuş,Peygamber özden;
Uzak kalmayalım,birbirimizden
Kutsal bayramınız mübarek olsun.

En güzel fırsattır,bu günler bize,
Çocuğu,yaşlıyı gözetmemize;
Mutluluk doldurur,yüreğimize
Kurban bayramınız mübarek olsun..
Naim Yalnız

DuYGuNiSa
01-19-2010, 09:47
Oğul

Vatan oğul, Bayrak oğul, Devlet oğul, can oğul
Sevmek Nedir?
Bunu bilen aşıklara Bismillah
Bu oğullar sumeyya can analardan doğdular
Rabbi esir dileklerden beşiklerden bismillah,
Ad verirken ilk ezandan ilk duyduğum kelamdan
Göz ve gönül aydınlatan ışıklara bismillah
Emeklerken diz vurduğum, iz vurduğum her yerde
Ayaklanıp atladığım eşiklere bismillah
Ak önlükler ileyipte belediğim can oğul
Ninnilere, destanlara koşuklara bismillah
Düşte gördüm kanlı başım Peygamber dizinde
Ocaklara eşiklere Bismillah
Karamürsel, kara üzüm gözlü mürsel
Soy oğul Gündüz bey canemli yiğit
Bey dağımca bey oğul! ..
Gazi Battal Ülkesinin karayiğit palası
Devlet oğul, mürfet oğul, fidan oğul, toy oğul
Anam dedin, Babam dedin, Atam dedin BAYRAĞA
Hem Albayrak oldun işte hem bayrakta al oğul
Bağrındaki kurşunlarla çık
Peygamber katına
Ol mübarek avucunun içini birer birer say oğul
Bet yüzlüler, kem gözlüler hor bakarmış vatana
Biz tükenip, yok olmadan olmaz böyle şey oğul
Denilmiştir
-CAN SAĞ İKEN, YURT VERİLMEZ DÜŞMANA
Hem sütümden, hem kanımdan, hem canımdan
Bu sendeki huy oğul
GAZİ OLUR, ŞEHİT OLUR, İnan OĞUL! ...

Osman Öztunç

DuYGuNiSa
01-19-2010, 09:52
Mekke'de Zaman

Uyandırdı derinden gelen sabah ezanı,
İstedim zaman dursun, yaşayayım o anı.

Koştum, önümde gördüm kara giymiş Kâbeyi,
Selamladım saf saf dizilmiş sahâbeyi.

Asrı saadetin izleri hoş geldin diyor,
İşte bak peygamber, şurada tavaf ediyor,

Hatice’nin bağlılığından rüzgar esiyor,
Az ötede İbrahim, kurban kesiyor.

Ebu Cehiller hala kızgın kızgın bakıyor,
Ebu Bekirlerden etrafa rahmet akıyor.

Bak, Cebrailin bir acelesi var iniyor,
Nebi çıkmış dışarı, burağa biniyor.

Ali korkmaz, peygamber yatağında yatıyor,
Ömer yine öfkeli, müşriklere çatıyor.

Müminler hicrete hazır, Mekke ağlıyor,
Gidenlerin ardından karalar bağlıyor.

Şurda Hâcer telaşlı, burda İsmail koşar,
Zem zem durur mu yerinde, hemencecik coşar.

Altınoluktan taştı yağmur, alnıma aktı,
Başımı kaldırdım, Bilal döndü bana baktı.

Kaldırdım ellerimi arşa, Allahüekber!
O an duaya başladı etrafta melekler.

Secdeye kapandım, benliğim eridi gitti,
Rahman katıyla aramdaki mesafe bitti.

(Eskişehir 15/11/2003)
Hikmet Küçük

DuYGuNiSa
01-19-2010, 09:53
Herşey biz'e.....

Sanıyormusun ki,olur gül dikensiz,
Dava amacına ulaşır,zahmet'siz,
Yaprak kıpraşmaz,rabbin'den izinsiz,
İyi kullanalım,sadece ömrümüz tek sermayemiz.....

Akıl,mantık,şuur hepsi bizde,
Geçici değil,ebedi sevgiler olsun kalbin'de,
Sadece o sevgi kurtaracak,yarın mahşer'de,
Ebedi hayat seni beklerken,ne durursun hala fani'de.....

Ruh cesedi bıtakıp,yükselir yıldız'lara,
Oradaki bir saniye'sini,değişmez dünya'lara,
Kavuşur ebedi,tükenmez ikram'lara,
Rabbin vaad etmiş,verecektir mükafatı kullarına.....

Rabbim bizleri muhatap kılmış,kendisine,
Cemalini gösterecek,söz vermiş peygamber ümmetine,
Davet ediyor mümin'leri,sekiz kapılı cennet'ine,
Bizlere hizmet için,emir verecek melek ve huri'lerine.....

Tövbe kapısı açıktır,ta sekerata kadar,
Yat,kalk,ağla,çırpın rabbine yalvar,
Rabbin kalıbına değil,kalbin'deki imana bakar,
Senin için,evet senin için,cennet'te ne ikram'lar hazırlar.....

Gökteki melek'ler,gıpta eder,mü'minin haline,
Rabbim ise rahmetiyle tecelli eder,herbirine,
Sıcak günde,alır onları arş'ın gölgesine,
Tuba ağacı altında,nail olurlar peygamber sohbetine.....
İbrahim Tetik

DuYGuNiSa
01-19-2010, 09:57
Ah be o bizden kaçmazdı ama

*peygamber devesi olsam hülasa
kafasın koparır besin yapardım
cüsseme nazaran hafif devasa
feriştahı gelse kesin kapardım

yardıma çağırsın ister polisi
kaça gelir ona bunun kolisi
kırkaltı raporu aldım sülüsü
güvendiği dalsa kesin kapardım

doğal ayıklanma sağlanır denge
aşkın gözbebeğin olurdu yenge
çoban adamız be çıkınca cenge
kangalları salsam kesin kapardım

yüzüğe baksana nasıl marcinal
galiba düğündür bu filmin final
paramız olsada halis orcinal
pırlanta taş alsak kesin kapardım

lepiska gibi saç buğday başağı
oynaşın iyi yer sermiş döşeği
bir ara helaya inse aşağı
az baş başa kalsak kesin kapardım

gelecek günlere yapılan pilan
oğlanı sevdiğin belliki yalan
nasıl melul melul bakıyon ulan
bi laptopum olsa kesin kapardım

dört yaprağı ile süsler goncanı
kolyene takmışın yerim yoncanı
yavru kaş göz etme çevir fincanı
istediğin falsa kesin bakardım

dans teklifi kişi kendini kasmaz
olsan dahi bana hiç kulak asmaz
ecnebi müziği pek kafam basmaz
oyun hava çalsa kesin kapardım

zenginsin giydiğin deri meşinde
bulunmuyor sanma benzer eşinde
pilatonik aşklar sevda peşinde
topladığım nalsa kesin kapardım

şansı yaver gider talihli kulsam
hafif rengi esmer karaya çalsam
lebin deryasına bir kaşık salsam
dudakların balsa kesin kapardım..

peygamber devesi: çekirge benzeri bir çeşit böcek aşk sonrası erkeğin başı koparıp yer..
Hüseyin Demircan

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:00
Herşey Ölür

Herşey ölür, gül, insan ve peygamber
Gönül sever, acı çeker, intikam alır gider
Gün biter, uzar ihanet ve yordam
Deniz durur, dokunulmaz.

Adımız uyum olursa olsun, bu ancak bir ömür sürer
Vakti bellidir o da biter
Herşey biter, bitmez aşk
Beslenerek biryerden gürbüzleşir
İlk aşk ve son aşk aynı soydandır
Aşk tekbir gövdedir

Morarmış dudaklarınla söylediğin türküyü unutmadım
Sesin kısıktı ve sonbahardı
Yıldızlar akardı, biz yürürdük
Öğretirdik insanlara, nasıl yaşardı
Hind kanlı ağzıyla hala aramızda
Ebu süfyan nasıl yanar-dönerdi sırtımıza
Yıldızlar akardı, aşk aynı söylev
Umut, tıkanıklık, hep tekrarlanan sözler
Ve peygamber
Ne kadar güçlü ve savaşcı ve ne kadar musaddık
Bu geçtiğimiz birlikte, kaçıncı mavera yıllarca

Herşey ölür, ne kalır aşktan başka.
İlhami Atmaca

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:00
Miraç
MİRAÇ


vardı sema ya perde kalktı aradan
peygamber i kabul etti o an yaratan
bir araya gelip hasbi hal eğlendi
rabbim verdi ona al dedi cenneti
istemem dedi ümmetim olmadan

aylardan recep ayının sonuydu
ona göründü mescidi aksa yolu
yer gök sanırsın orada bir oldu
rabbim ona cenneti orada sundu
iste mem dedi ümmetim olmadan

cenneti cehennemi serdi önüne
sema da yer verdi peygamberine
peygamber im o an indi secdeye
rabbim ona cenneti orada sundu
istemem dedi ümmetim olmadan

namaz indi elliden orada beş vak te
merhamet diledi biz ümmetlerine
girdi orada rabbi ile derin sohbete
rabbim ona cenneti orada sundu
istemem dedi ümmetim olmadan

utanarak ben ümmetinim dedim
sünnetine ne kadar riyayet ettim
o yalvardı bende pay bekledim
rabbim ona cenneti sundu orada
istemem dedi ümmetim olmadan

Hasan Gençay

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:02
Kurban

dört koyun daha
kesilecek avluda
bir masalın peşinden
koşuyor müslümanlar
İbrahim’in haline
şaşıyor tüm insanlar
bir sevincin uğruna
insan çocuk keser mi
yılda bir kez et yemek
etsizliğe yeter mi
İbrahim peygambermiş
ayrıcalığı varmış
çocuğu olmamış diye
bir hanım daha almış
ondan bir oğlu olmuş
adını İsmail koymuş
böylesine bir düşünce
bir gün gelmiş düşüne
bilemem neyin peşine
oğlunu kesmeye kalkmış
Allah bu! ...
kıyamamış
İsmail’in yerine
kessin diye babası
irice bir koç göndermiş
İbrahim kitapsızmış da
ondan sonra da yine
birçok peygamber gelmiş
hem de kitaplarıyla
Musa peygamber bile
kurban murban kesmemiş
İsa da öyle
Muhammet’e gelince
işler yine değişmiş
farz değil
vacip değil
herkes kurban kesiyor
bir vakit namazı yok
yine kurban kesiyor
yıl on iki ay sarhoş
bu da kurban kesiyor
adam namlı kumarcı
adam namlı faizci
muhabbet tellalı bile
her yıl kurban kesiyor

Nisan 1998
Halil Çelikkıran

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:05
Odunu`nun Parası
.Bir inat dilbere rastladım,
Ne dersen de,
İllaki odunumun parası der


Anlatırsın yarı dinler,yarı dinlemez.
Ben Peygamber derim, nuh der
Peygamber demez.

Kaşını alır makyaj yapar,
Fakat burnundan kıl aldırmaz.

Ona göre herkes hatalı,
Dostunda kusur arayan
Dostsuz kalır derim,
O gene bildiğini okur canımı yakar.

Fazla naz aşık usandırır desemde,
O gene tereyagi ğibi üste kalır.

Bıktım,usandım bırakıp kaçtım,
Genede peşimden gelir beni bırakmaz.

Şimdi siz deyin,ben ne edeyim?
Tatlı canımdanmı? yada dünyadanmı vaz geçeyim? İbrahimoglu Halil

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:07
Zülkarneyn (A.S.) -1
Nuh aleyhisselamın oğlu Yafes’den gelen
Peygamber veya nebi diye dillendirilen

Bazı kaynaklar onu İskender diye sandı
Nuşirevan-ı Adil diye bazısı andı

Zülkarneyn ismi değil, O zatın lakabıydı
İran kralı Kisra (Hüsrev) olduğu sanılırdı

Bazı kaynaklar der ki İbrahim zamanında
Hacca gitti Zülkarneyn (A.S.) İbrahim’in (A.S.) yanında

Teyzesinin oğluydu Hızır aleyhisselam
Hem Hızırı (A.S.) yapmıştı ordusuna kumandan

Yecüc ve mecüc kavmi zulmeder insanlara
Zülkarneyn (A.S.) bir set yaptı koruyarak onlara

Hakim oldu Asya ya ve de tüm Avrupa ya
Hedefi aldı tevhidi insanlara yaymaya

Yalvararak Rabbine istedi güç ve kudret
Dümetül cendelde o ayrıldı insanlardan

Yahudiler Mekke'ye gelerek peygambere
Tevrat’ta ismi geçen peygamberi sordular

Şöyle dediler onlar hep bizden öğrendiğin
Musa (A.S.) İbrahim (A.S.) ile Ademi (A.S.) bildirirsin

Tevrat’ta tek bir yerde adı geçen peygamber
Ondan bize haber ver dediler peygambere

Rabbim kehf suresinde bildirdi hem Resule
Resul cevapla dedi Zülkarneyn (A.S.) dir bu kişi

Ey Muhammed sana Zülkarneyn’in hakkında
Sorulan sorulara de ki size ben ondan

Öğüt ve hatırlama bilgisi vereceğim Kehf:83
Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık

Ulaşmak istediği her konuda yol verdik Kehf:84
Derken o bu yollardan birini tutup gitti Kehf 85

Sonunda o ulaştı güneşin battığı yere
Güneşi batıyor buldu kara bir balçıkta

Orda bir kavim gördü Zülkarneyne dedik
Ey Zülkarneyn bu kavmi ya cezalandırırsın

Ya da onlar hakkında iyiliği secersin Kehf 86
Dedi kim zulmederse azaplandırırız onu

Sonra da döndürülür o mutlaka Rabbine

Görülmemiş azapla (elbet) cezalandırır Kehf:87Sinan Karakaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:08
İstanbulun Fethi

(Merhum MEHMET AKİF ERSOY VASİYETİNE YAZILMIŞTIR)

Azgın bir sel gibi şahlandı mübarek ordu
Bir nisan sabahı Rumeli sırtlarında durdu
İdrak edilmez aşikâr sardı çehreleri
Nidalarla yükseliyordu tekbir sesleri

Tarih bile susmuştu o esrarengiz plana
Gemiler o gün karadan yüzüyor limana

Atını dizginledi ummâna kadar fatih
Sabret! Hûda sana bahşedecek burda fetih
Çünkü müjdeyi veriyordu yüce peygamber
**-İstanbulu fetheden asker ne güzel asker**
Senin Sevdandır Ehl-i Serverlerin sevdası
Bazen Mekke bazende İstanbul olur rüyası
Sen ki elbet olacaksın bu müjdeye nail
Korkma Allah seni burada etmez ki zelil


Asırlar evveline bakında neler görün
Eyyup el ensarın kabrini surlarla örün
Onuncu yılına varınca nihayet hicret
Fethedildi Mekke söndü bağrını yakan şiddet
Bu ordu farklı mıydı ki o şanlı ordudan
Sende nasibi aldın peygamber onurundan
Uhudtan,hendekten,muteden sahneydi bu cenk
İsimler farklı gerisi tekerrürden ibaret


İlk sancak burçta dalga dalga dalgalanıyor
Yiğit bekçisinin ellerinden haykırıyor
Dayanır mıydı artık buna yerler ve gökler
İşte beyaz atlarla kente giriyor fatihler

Fetihle karanlık çağlara aydınlık mührü
Sendin yeşermiş islamın yarını dünü

Damarında ecdadın kanıyla gezen yiğit
Sana sitem ediyor asırlar öncesi şehit
kanın bitmeden sakın bitmesin imanın
İstanbula olsun en mukaddes duaların Selim Alacahan

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:11
İstanbul Kendi Şiir
'İstanbul'a şiir yaz' dediler ya,yazamam
İstanbul kendi şiir,mısrasını bozamam.

Kâinatın sultanı,peygamber övmüş onu
O'nun sözü üstüne bir tek cümle dizemem.

Peygamber müjdesidir İstanbul,milletime
Onu anlatmak için yetmez cümle,kelime.

Sahabe onun için çölleri aşmadı mı?
Şehit olup surların dibine düşmedi mi?

Onun uğrunda kimler,kimler savaşmadı ki
Nice çölleri geçip,kıtalar aşmadı ki.

Alparslan kapı açtı Malazgirt'den içeri
İstanbul hasretiyle hücum etti ileri.

En büyük velilere beşik olmuş İstanbul
Cennet taamlarına kaşık olmuş İstanbul.

Kolaydır İstanbul'a aşk şiirleri yazmak
Gül bahçesi misali,sokaklarında gezmek.

İstanbul'lu olunmaz Boğazda gezmek ile
İstanbul anlatılmaz medhiye dizmek ile.

İstanbul'u anlamak Fatih Sultan olmaktır
Akşemseddinler gibi,uğrunda ağlamaktır.

En büyük velilere beşik olmuş İstanbul
Cennet taamlarına kaşık olmuş İstanbul.

İstanbul'u bu gözle seyretsin,seyredenler
Görmesini bilene İstanbul neler söyler. Nurcemal Öztürk

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:12
Allahın Emriyle
Gün geldi gidiyorsun işte.
Sevildiğin, sevdiğin kişiyle güldüğün yerlere
Belki o anda geride kalanlar aklına gelmeyecek
Gidiyorsun işte… Bu Allahın emri, Peygamber kavliyle

Senin yanaklarındaki gülcükler, güç verdi lakin.
En çok üzecekti bu ayrılık ister istemez bizi
Hiç özlemez misin? Bilmem… Ama anlarsın belki
Gidiyorsun işte… Bu Allahın emri Peygamberin kavli

Bundan böyle kime nazım geçer, kiminle bu gözler güler
Bedenimin yarısı uzaklardaysa, tatlım neye, nasılda güler
Şöyle usuldan iç çekip, sessizce ağlayıp ta sana
İkizim emanet ol önce Allah’ıma sonra Altan’a

Kıyamam ki… Ağlayışlarıma sakın bakma
Son kez sarılsam doyasıya şöyle, dur! Son kez sana.
Derinlerime çeksem, kokunu bacım kokan çiçekten
Hadi güle güle yolun açık olsun, emanet olasın Allah’ıma

İnan ki; sen gidince bürünür evimiz sessizliğe
Bari minik kavgalarımızı alıp ta gitme
Kavgalarda aranıyormuş bırak kavgalarımızı
Biter mi bu sevgi? Hiç sanmam devam eder ölünceye
Gidiyorsun işte… Bu Allahın emri peygamber kavliyle Ercan Eyvaz

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:13
ÖZEL Şiir
Kişiye ÖZEL dir inan benim bu söylediklerim

Senin kadar yoktur belkide tüm bildiklerim

Hangi kitaplarin öğretisidir düşündüklerin

Nedir söyler misin nedir bizden beklentilerin



Ne ilgisi vardır söyler misin kavimlerle dinin

Küfür tek millettir dememiş mi senin Peygamberin

İSMET olmak ayrı o sıfatı ancak Peygamber taşır

Nasıl kabul gördü sende düşüncesi yahudilerin



Hanif mi sandınız Türklüğü meczettiniz İslamla

Şüuben ve kebaile li tearefu ayetle

Demişken Rabbimiz nasıl yorumlayacaksın söyle

Nerde karıştırdın neden savunuyorsun ısrarla




Yahudiler dedi biziz efendi onlarsa köle

Mecbur mu insanlar kulluk için girsinler Türklüğe

İnne ekremeküm indellahi etkaküm ayetiyle

Allaha kulluğu bağlamadı hiç bir kabileye



Müslüman olmanın Türk olmak imiş birinci şartı

Tevhid sağlanamaz yetmez mi müslüman olmak adı

Müminler kardeştir ancak yok başka bağlayıcı bağ

Böyle düşünürsen mü minler gösterecektir kartı



Hazreti Muhammed(A.S.) vaz mı geçmeli Arap olmaktan

Cebrail vaz geçsin Muhammede(A.S.) vahyi indirmekten

Bir aday gösterin Türkten olmalı diye Peygamber


Yüzün kızarmalı Türkten hem İslama hakarettenSinan Karakaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:13
Hazreti Salih (A.S.) -1
Nuh aleyhisselamın,oğlu samın neslinden

Salih(A.S.) peygamber idi,Semuda gönderilen


Torunuydu Ademin(A.S.) , On dokuzuncu kuşak,

Nuh(A.S.) ile arasında on kuşak bulunacak


Semud inananlardan olduğundan kurtulan

İnkarcı olmayarak Hud(A.S.) un yanında duran


Yerleşerek Şam ile Hicazın arasına
Hicr denen mevkiye Ad kavmi bölgesine


Ubeyd,Esif ve Masih, Hadir Semud ve Abir

İrem ve Sam yoluyla Nuh(A.S.) nebiye ulaşır


Korumuş Rabbi Onu putlara hiç tapmadı

O Salih(A.S.) peygamberdi doğruluktan şaşmadı


Semud kavmi taşlardan öyle putlar yaptılar

Yaptıkları putlara tanrı diye taptılar


Tevhidin esasından kötü yola saptılar

İman etmekten onlar böylece uzaklaştılar


Zevkü sefaya düşüp Allahı unuttular

Azgın cahil olarak doğru yoldan saptılar


O Salih(A.S.) peygamber ki fukarayı korurdu

Zulume razı olmaz karşısında dururdu


Semud kavmi çoğaldı oldu dokuz kabile

Ad kavmi tufanından ders almadılar bile


Kırk yaşında gelmişti Salih(A.S.) e peygamberlik

Bu azgın topluluğa yapacaktı rehberlik


Hud suresi altmış bir ayetiyle Rabbimiz

“Semuda kardeşleri Salihi gönderdik biz “


“Salih(A.S.) dedi ey kavmim gelin ibadet edin

Yok başka ilahınız Allah’tan başka sizin”


“Sizi yerden yarattı orda ömür geçirin
Bağışlanma dileyin sonrada tövbe edin “


“Dediler ki ey Salih(A.S.) bundan önce sen bizim

İçimizden biriydin kendisinden umulan


Engelleyecek misin söyle bizi tapmaktan

Sen atalarımızın taptıkları şeylerden “ Sinan Karakaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:17
Yusuf ile Züleyha
derler ki; bir zamanlar züleyha
büyük bir aşk ile bağlanmıştır yusufa
ancak sevgisi onu var etmek için değil
bir tek kendine ait kılmak emeliyle kaplamıştır benliğini
öyle ki bu uğurda iftiralar atmaya kadar vardırmıştır işi
ve yusuf bir anda zindanda bulmuştur kendini

zamanında mısıra sultan olmak için
kuyuda yusuf olmayı öğrenen peygamber
bu defada zindan da hakkın tecellisini sabırla bekler
öte yandan zaman
züleyhanın tüm güzelliğini ondan çalarak geçer

gün gelir yusuf sultan olur mısıra
ve gezmekte iken halkının arasında
ona tanınmadan bir nazar edebilmek uğruna
bir hicaba bürünerek bir duvarın dibine saklanan züleyha
uzakta at üstünde görünce sevdiğinin heybetini
bir derin ah ile inleyerek bırakır nefesini

öyle derinden çıkan bir ahtır ki bu
yakar yusufun kırbacını ve can havliyle fırlatır elindekini
işte o zaman el açar züleyha ve der ki;
“ey rabbim,
o ki koskoca mısırın sultanı,
sana sevgili peygamber
bense aşık garip bir kadın
gel gör ki,
benim yüreğimde taşıdığım aşkın bir zerresini
o elinde taşıyamıyor...”

Nuray Özgüney

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:18
Abbâs bin UBÂDE (RA)

(Uhud şehitlerinden, Can Şehidlerim: 10)

Abbâs bin UBÂDE (RA)

Adına; Abbâs bin Ubâde bin Nadle
El-Ensâri El-Hazreci denilmekte,
Akâbe bey’atı’nda olan sahabe,
Medineli bahadır Ubâde’m benim.

Akâbe’de Hazreçlilere bey’at der,
Medine halkını Hakka davet eder,
Abbâs, kayıtsız şartsız itaat ister,
Medineli cengâver Ubâde’m benim.

Mekke’de Peygamber yanında kalmıştı,
“Medineli Muhacir” diye anıldı,
O, Peygamberden önce hicret yapmıştı,
Yiğit Medineli Muhacir’im benim.

Medine’de kardeşlik tesis olmuştu,
Osman bin Maz’un kardeş ilan olundu,
O Abbâs bin Ubâde, Bedir’de yoktu,
Medineli bahadır Ubâde’m benim.

Uhud Savaşı’na katılmıştı o yiğit,
Dağılan orduya okumuştu beyit,
Abbâs, düşmana saldırıp oldu şehid,
Medineli cengâver Ubâde’m benim.

Peygamber aşkıyla vurmuştu düşmana,
Abbâs, düşmanı uğratmıştı bozguna,
Şehid olarak göçtü Rabb-i Rahmana,
Selamlar olsun sana yiğit Ubâde’m.

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:26
Filistin Çocukları
Küçük bedenleriniz, Çelik'ten birer Siper
Alnından öper sizi, Kalkıp gelse Peygamber
Sanki Asr-ı Saadet, Gözümde Canlanıyor
Bedir'de doğan güneş, Kudüs'te yükseliyor.

Fil yılı zannedersin, Dönüp geriye baksan
Dün Kâbe idi hedefte, bugün Mescid-i Aksa.
Çelik Kafese girmiş, Ordusu Ebrehenin
Taş gagasında değil, Elinde ebabilin

Serseri bir kurşunla, kanın toprağa düşer.
Şan Şeref Size kalır, Bana ağlamak düşer
Keşke bir şal olsaydım, Sarsan beni başına
Ya da bir Mendil olsam, Annenin göz yaşına

Sizi gören Hayber'den ordu geliyor sanır
Cennet göz kırpar size, Melekler Sizi tanır.
Açılsa gönül gözü, Kim bilir nasıl bekler
Tebessümle saçını, okşamayı peygamber

Bak şehitlerin Şahı, uhuddan el Sallıyor
Hüseyin kerbeladan, size Selam Söylüyor
Avucunda Taş ile, Şehadet Müjden gelir
Zafer Tekbirleriniz, çıkar arşa yükselir

İbrahimi bir Zincir, her halkası Mukaddes.
Kavganı anlatmaya, ne dil yeter, ne nefes
Cesaretiniz denktir, bedirin ashabına.
Şimdi gökten yetişir, Melekler imdadına. Tahir Öner

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:27
O Muhammed Mustafa'ydı

Bir güneş doğdu dünyaya, cihan ondan aydınlandı
İnsanlık nasibin aldı, İslam ile şereflendi
Kâinatı ısıtandı, bir gül kadar yumuşaktı
Teni güldü kendi güldü o Muhammed Mustafa’ydı.

Hidayetin güneşiydi, ziyâsıyla aydınlattı
Daha çocuk denen yaşta, onun adı Emin kaldı
İffet edep abidesi, Kabe oldu tek kıblesi
Hicranla yanar bu gönül, o Muhammed Mustafa’ydı.

Onca peygamber içinde, dördüne kitap inmişti
İsa, Musa, Davut onlar kendinden önce gelmişti
İncil, Tevrat, Zebur haktı, Haktan diye bildirmişti
Kur’an’ın indirildiği, o Muhammed Mustafa’ydı.

Peygamber soyundan geldi, dört halife ondan sonra
Sadık dosttu Ebubekir, adaletli Ömer sonra
Edep tacı oldu Osman, ilmin kölesiydi Ali
Kayaturan olsun kurban, o Muhammed Mustafa’ydı.


(08,02,2008-Saat:10.18)
Şevki Kayaturan

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:28
Artık Güneş Batmasın
Her karış toprağında şehit kanı var
Açsa toprak bağrını nice güneşler doğar
Anadan, babadan ayrı kalmış yavrular
İstanbul'um senin bulunmaz eşin.
Batmasın artık doğan güneşin

Az canlar vermedi senin için ecdadımız.
Öksüz, yetim kaldı bak çocuklarımız
Veririz bir daha olsun feda canımız.
İstanbul'um senin bulunmaz eşin.
Batmasın artık doğan güneşin.

Bir kez övmüştü seni peygamber.
Üzerine saçıldı o an misk-i anber.
Bak geliyor kucak açmış peygamber
İstanbul'um senin bulunmaz eşin.
Batmasın artık doğan güneşin

Yakışmıyordu semalarına çan sesleri
Nerde kaldı Fatih'im ezan sesleri
Mehmetçiğin geliyor bak tekbir sesleri
İstanbul'um senin bulunmaz eşin.
Batmasın artık doğan güneşin.

Türk'ün Türk'ten başka dostu yokmuş anladım.
Senin değerini daha yeni anladım.
Karanlık gecelerde oturup ağladım
İstanbul'um senin bulunmaz eşin
Batmasın artık doğan güneşin

Bak Melmed'im neler kaldı dünden
Ayrılmak çok zormuş bu güzel İl'den
Vakit geldi artık toplan tez elden
Belki gelirim bir daha ölmeden
Belki de gelemem ebediyyen. Mehmet Can

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:29
İstek
istenir; istenmeye en layık olandan
ve geri çevrilme olasılığı olmayandan
istenir; istediğini verebilecek olandan
istenir vermekle hazinesi azalmayandan

bir ana; okula giden
çocuğu için zihin açıklığı ister
bir baba; evine helal ekmek götürmek ister
ufak bir çocuk; oyuncak ister
bir çiftçi; artık yağmur yağsın ister
genç bir kız; sevdiği için ister
dul bir kadın;
ihtiraslarından kurtulmak ister
karun; daha çok hazine ister
padişah; iktidar ister
firavun bile ister;
isterki nehir ters aksın
bir mazlum; bitsin artık bu zulüm ister
bir alim; ilim ister
ademoğlu; bir vadi dolusu mal daha ister

peygamber secdededir
Allah nida eder
'kaldır başını ya Muhammed
dile dilediğin sana verilecek'
peygamber ümmeti için ister

sen ne istersin peki
benim için mi
kendin için mi ¿ Ünal Karabulut

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:32
Hz.Şit (A.S.)
Adem(A.S.) in çocukları habil ve kabil idi

İnsanlık tarihinde ilk katil kabil idi



Öldürdü kardeşini kabil kıskançlık ile

Otuz yıl sonrasında tanışıverdi Şit(A.S.) ’le



Peygamberlik verildi Adem(A.S.) den sonra Şit’(A.S.) e

Elli suhufluk kitap verildi elbet Şit’(A.S.) e



Adem(A.S.) tüm çocuklardan daha fazla sevmişti

Hem vefat ettiğinde halife yaptı Şit’(A.S.) i



Kabenin yapımında balçıkla taş kullandı

Peygamberlik nurunu babasından alandı



Vahiyle müjdelendi Cebrail(A.S.) indi O’na

Elli suhuf kitapla hikmet verildi O’na



Adem(A.S.) in Öğretmeni oldu Rabbül Alemiyn

Şit(A.S.) bile öğrencisi oldu elbet Adem(A.S.) in


Vahiyde Allah Şit’(A.S.) e verdi tüm ilimleri

Riyaziye ve kimya ve bir çok hikmetleri


Vahiyde simya ilmi ve çeşitli sanatlar

Sağladı insanlara birden çok kolaylıklar


Yemene yerleşmişti kabil ve çocukları

İrşat etmek istedi Şit(A.S.) peygamber onları


İrşadı ret ettiler azgınlık göstererek

Şit(A.S.) ’e karşı durdular mukavemet ederek


Enus diye bir oğlu vardı Şit(A.S.) peygamberin

Halife tayin etti yerine kendisinin



Medfundur Şit(A.S.) peygamber Minadaki mescidin

Adem(A.S.) babası ile dibine minarenin.


Selam olsun ey Nebi sana ve Nebilere

Selam olsun elbette bu yoldan gidenlere Sinan Karakaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:32
Türkün Adı
Vatan sana canım feda derler
Türkün elinde canından ötei yoktur zaten
Aldıkları nefes hak, verdikleri can zekat
Kalplerinde bin dünya, içinde vatan ve allah

Vatan müdafasında şehit düşmektir gaye
Eller duaya kalkar, illede şehadet şerbeti diye
Gaziler imrenerek bakar şehidin nuruna
Peygamber safındadır artık, ama ölmemiştir

Toprak uğrunda ölen varsa vatandır der üstad
Göğün altınada üstünede ağır gelen bir bayrak
Tek bir millet, evladını feda etmekle bitmeyen
Türkün adı, bayrağı işlediği şehit kanından sırmadır

Başbuğ derki, muhtaç olduğun kuvvet
Damarlarındaki asil kanda mevcutdur
Ne duruyorsun ey Türk kes damarlarını
Yüce şehitlerin canı bütün tazyikıyle saftadır
Peygamber mührüyle kuşanmış cenke bürünmüş

Allah kelamı ağızlardan düşmeyen bir ecdat
Nefeslerde ezanın cennet buğusu
Kan, Türkün boyun eğmezliğe adağı
Yeryüzünde adını gönüllere yaymağa talibiz ya Rab! Eyüp Dulkan

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:33
Ey Ümmedi Muhammed
Geçmiş zamanlarda
Helak olan kavimleri gördünüzmü
Kimi Allah’a şirk koştu
Helak oldu
Kimi zulüm yaptı
Helak oldu
Kimi zenginliği, haşmeti ile övündü
Bir sivrisinek ona yetti
Kimi kadınlar yerine
Erkekleri tercih etti
Helak oldu
Kimi inkar etti
Helak oldu
Kimi verilen nimetleri hazmedemedi
Helak oldu
Şimdi bakıyoruz günümüze
Bunların hepsi fazlasıyla var
Ey ümmedi Muhammed
Neden helak olmuyoruz neden?
Ah bir kavrayabilseniz bunu
Bir anlayabilseniz
Ümmetini Rabbine
Şikayet etmeyen tek peygamber o
Bütün hatalarına rağmen
Onlara sahip çıkan tek peygamber o
Ne bekliyoruz biz
Allah’ın
Ey Muhammed
Ümmetin için yaptığın duayı kabul etmiştim
Ama onlar haddi aştılar
Seni yaratanda benim
Sende benim kulumsun
Sen ümmetin için herşeyi yaptın
Ama onlar sana layık olamadılar
Musa, Nuh, Ad, Semud.....
Kavimlerine yaptıklarımı yapayım mı
Demesinimi bekliyoruz.
Böyle bir şey olsa
Nice olur halimiz
Ey Ümmedi Muhammed
Silkinin biraz
Kapayın gözlerinizi bir an
Hatalarınızı bir kez daha görün
Ve dönün Rabbinize
Henüz vakit varken
Bir tövbede siz edin
Unutmayın
Rabbimizin merhameti
Azabından daha güçlüdür
Başka yollarda arayacağınıza
Allah yolunda arayın mutluluğu
Önümüzde her türlü nimet varken
Tadın o nimeti
Yapışın Kur-an’a
Hatalarınızıda orda bulacaksınız
İyi yaptığınız şeyleri de
Çok güzel bir rehber var
Çok yakınınızda
Ey Ümmedi Muhammed
Sahip çıkın kendinize
Sahip çıkın dininize
Sahip çıkın Peygamberinize
Karşılığını mutlaka göreceksiniz
Haydi bir kere daha düşünün
Ben inanıyorum
Doğruyu bulacaksınız...... Kıymet Sönmez

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:33
İstanbul'un Fatihi
Genç yaşta Osmanlı tahtına çıkan,
Koskoca bir imparatorluğu yıkan,
Orta çağı kapatıp yeni çağı açan,
İkinci Mehmet o büyük bir komutan.

Elliüç gün boyunca bizansı kuşattı,
Karadan kızaklarla gemileri atlattı,
Yirmi iki nisan sabahı herkesi şaşırttı,
İkinci Mehmet o büyük bir padişahtı.

Yirmidokuz mayısının sabah namazıyla,
Hücum emrini verdi ordusuna,Allah adıyla,
Bizansı feth etti Peygamber duasıyla,
İkinci Mehmet şehre girdi bütün ihtişamıyla.

Bizansı aldığında yirmibir yaşındaydı,
Ama büyük bir ordunun başındaydı,
Sultan Fatih onun şanlı unvanıydı,
İkinci Mehmet sultanlar sultanıydı...

Peygamber(s.a.v) efendimizin hadisi;
İstanbul,mutlaka feth olunacaktır,
onu fetheden komutan ne büyük komutandır
ve onu fetheden asker ne büyük askerdir. Adnan Ünal

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:33
Göreceksin
Âdem’le Havva’yı eyle tefekkür,
Dünyaya gelişte sır göreceksin.
Peygamber neslinden gelmişiz şükür,
Hemcinsini her dem yâr göreceksin.

Geliş gibi,gidiş dâhi mutlaktır,
Varlığı yaratan Cenabı Hak’tır,
Zamanı gelince yok olacaktır,
Sâhib-i âlemi bir göreceksin.

Rehberimiz Peygamber-i Âli-şan,
Tâbi olan elbet görecek ihsan,
Aklını başına topla ey insan,
Amelsiz Cennet’i zor göreceksin.

İnsanoğlu Hakk’ yolundan şaşınca,
Ahlaksızlık sokaklara taşınca,
Kıymetin vakti yakınlaşınca,
İmânı elinden kor göreceksin.

İstiyorsan görmek gül yüzlü bahar,
İnsanları saygı,sevgi ile sar,
Kulun, üzerinde kulun hakkı var,
Zulmü,haksızlığı hor göreceksin.

Sağır’ım, hazırlan mutlak sefere,
Böyledir ezelden İlâhi töre,
Burada yaptığın amele göre,
Ya Cemâl-i Nur,ya nâr göreceksin. İbrahim Sağır

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:34
Nebevi özlem

gömülüp kaldım
kumlarına mekke’nin
tüm efsunlar
çölün vahşi fermanları
kureyş’in zulmü
umurumda değildi
razıyım işkencesine şirkin
ben muvahhid’im
yeniden inşa edeceğim
nefsimi
susuzluğa katlanırım
kuyulara atılmaya da
ezilmeye de altında bir taşın
yeter ki devam etsin
nuru nebevi
aydınlığı sürsün tevhidin
isterse vurulsun boynum
idam olsun
vücudum
ben seninle doluyum
ya rasulallah
hayatım sana feda
ya rasulallah
insanlık mekke’den vahşi
bugün
diri diri gömülen özgürlükler
katledilen medeniyet
kan gözyaşı şiddet
karada ve denizde fesat
yeryüzü feryat.
seni özlüyor dünya ya rasulallah
bu kaçıncı çocuk çığlığı
kaçıncı
işgal esir pazarı
bütün ecramıyla
hayasızca yüklendi şirk
dün ne ise tağut
değişmedi bugün
umutsuz çöllerin umudu
taşların ağaçların selam durduğu
peygamber
ayağına batan diken için
uğruna feda olduğum
biricik sevdam
ahlak adalet güzeli
tüm çehreleri değiştiren
nuruyla aydınlık veren
peygamber insan
ey Allah’ın Rasulü
başımızı okşasın mübarek
ellerin
kardeş yapsın yeniden
sünnetin
uçurumların kenarındayız
hayatlarımız bedevi
cehaletlerdeyiz
yeşert gönüllerimizi
yeniden medeni
yeniden fetihlerle
hicretler yaşatsın
visalin..

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:34
Malatya Fatihine ithaf-

BATTAL GAZİ

-Malatya Fatihine ithaf-

Malatya’nın tarihine şahitsin
Vallahi tarifin zor Battal Gazi
Peygamber soyundan ulu Seyyidsin
Doğmuş üzerine nur Battal Gazi

Aspuzu bağları otağın olmuş
Anadolu fethi atağın olmuş
Seyitgazi senin yatağın olmuş
Kahraman gönüle ser Battal Gazi

Hazreti Peygamber emanetini
Abdulvahap verdi kerametini
Kayalar üstünden sürer atını
Hızıra yoldaştır yâr Battal Gazi

Hüseyin Gazi’dir ol peder sana
Her zaman her yerde doğrudan yana
Bugünde inanca eğri bakana
Salla kılıcını vur Battal Gazi

Darende’de yatan Hasan-ı Gazi
Amcan şehitlerin haykıran sözü
Cengaver ruhundur imanın özü
Manevi kudretin var Battal Gazi

İslam için nice dağları aşan
Unutulmaz ismin çağları aşan
Asırladır dilden dile dolaşan
Efsanende gizli sır Battal Gazi

Yüce cengaveri tüm Türkistanın
Bütün kahramanlar senin mestanın
Battalnâme menkıbevî destanın
Gazi erenlere pir Battal Gazi

Bizans tekfurunu vurup öldüren
Mazlumların hep yüzünü güldüren
Düşenin elinden tutup kaldıran
Bilirim eroğlu er Battal Gazi

Çatmasınlar gardaşıma bacıma
Değmesinler aksakallı hacıma
Türk askeri geçtiğinde hücuma
Düşmanına cihan dar Battal Gazi

Tektaş der zatını metheder diller
Bugün seni anar bütün gönüller
Zafer bahçesinden güller sünbüller
Bize de bir deste ver Battal Gazi 04.09.2005
Musa Tektaş/Darende.
Musa Tektaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:35
Peygamberimiz 7 Ebu Talip'li yıllarEBU TALİPLİ YILLAR

Dedesi ölünce Ebu Taliptir
Onu kollayarak bakıp büyüten
O yıllar bilinmez biraz gaiptir
Çocuktan gençliğe geçiştir zaten

On iki yaşında şama giderken
Kervan Busra denen yere varıyor
Bahira uzaktan yolu izlerken
Gökteki buluta sebep arıyor

Manastırdan bakar kervanı izler
Minik bulut yere gölge yapıyor
Kervandakileri yanına ister
Bulut gökyüzünde sabit kalıyor

Sorar sizden başka var mı birisi
Ebu Talip derki yeğenim orda
Rahip Buhara’nın kalmaz şüphesi
Peygamber olacak o yarınlarda

Amcaları ile ticaret yapar
Öğrenir bölgenin adetlerini
Şirkten sapıklıktan hak uzak tutar
Hak’kın yardımıyla korur kendini

Bir bayram gününde akrabaları
Puta tapsın diye zorla götürür
İlahi ikazdır baygınlıkları
Harama girmeden yaşanır ömür

Katkım olsun diye çobanlık yapar
Çünkü amcasının geçimi dardır
Dağlarda idrakle gerçeği arar
Var olan bir olan Allahı tanır

Mekke’de yapılan bir eğlenceyi
Çobanlık yaparken seyretmek ister
Birine bırakır sürü gütmeyi
Dağlık bölgelerden mekke’ye iner

Eğlence yerine vardığı zaman
Hak müsaade etmez onu uyutur
Oynanan oyundan ahlaksızlıktan
Nefsin emelinden Yaratan korur

Yirmi yaşındadır ficar harbi var
Savaşa katılmaz toplar okları
Cephe gerisinden taktiğe bakar
Gelişir komuta sevk duyguları

Mekke’de güçlüler zulüm yaparak
Güçsüzün elinden malını alır
Gençler bu duruma karşı çıkarak
Hilfu’l fudul diye teşkilatlanır

Bu teşkilatın bir ferdi olmakla
Peygamber her zaman şeref duymuştur
Zalimin zulmüne karşı koymakla
Mekke’de insanlık değer bulmuştur
Niğmetullah UÇAR

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:35
Son Peygamber
Fahri Kainat, Alemlerin övüncü,son peygamber
Kutsal kitaplar geleceğinden veriyordu haber
Daha çocukluğunda Muhammedülemin idin
Güvenilir, doğru,örnek insan olarak bilinirdin

Yetim olarak büyüyüp,40 yaşına gelmişti
Cebrail ile Allahın vahyi kendine erişti
Son peygamber olarak Allahın dinini yaydı
Ondan önce insanlık cehalet ve karanlıktaydı

622 yılında Müslümanlar Medine’ye hicret ettiler
Ensar ve Muhacirler birbirlerine dost ve kardeştiler
Müşriklerle Bedir,Uhut, Hendek savaşları yapıldı
Mekke’nin fethi ile İslam kesin galip olup hızla yayıldı

Şefaat makamı, Makamı Mahmud sadece sana verildi
Miraçta Cemallulllah ve öte alemler sana gösterildi
Rabbimiz sen olmasaydın alemleri yaratmazdım buyurdu
İlk müslüman olan sahabeler zamanın yıldızları oluyordu.

Bedevi Araplardan örnek bir toplum meydana getirdin
Fakirler ve mazlumlara sahip çıktın,acılarını dindirdin
23 yıllık tebliğden sonra terki dünya ile kalpleri yaktın
Kuranı ve sünnetini biz ümmetine emanet bıraktın

Veda hutbesi 14 asır önceki İnsan hakları beyannamesi
Ki ondan evvel insan hakkının okunmuyordu esamesi
Allaha hakiki kul, sana layık ümmet olmak en büyük nimet
Rabbim bizlere bu büyük şerefi ve onun şefaatini nasip et Recep Karagöl

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:36
Ey Peygamber
kaç asır geçti bilmiyorum senden yana
kaç alim ciğerleri pişe,pişe girdi tara toprağa
senin aşkın ne kadar büyükmüş
onca insan var ardında
sordum gittiğin yol yokuşmuş
bana babam söylemedi seni
kimseden haberini almadım
duymadım da ismini
kimse bana;
orada yatan bir peygamber demedi
ve aşkına yanamadım
en son kerbela da semadan bakarken gördüm sanki seni
bunlar ne yapıyor dediğini duydum sanki
bana kimse dinimi anlatmadı
senin getirdiğin bir kitap vardı
onu aldım elime
birinden bahsediyordu sırlar aleminde
seni oradan tanıdım ya resul Allah
sendin o kutulu peygamber dedim
ve senin ümmetinden olmayı kendime borç bildim
sonra sen geldin aklıma bir gece
acaba şimdi ne yapıyor dedim kendi kendime
senin kabrin aklıma geldiğinde
burnuma misk gibi bir koku geliyordu
senin kabrin aklıma geldiğinde
ravzan cennet kokuyordu
birisi cennet dediğinde
aklıma senin ravzan geliyordu
yanına gelemedim ya resul Allah
ravzandan öpemedim beni bağışla
karşında oturup ağlayamadım sana
gücüm yetmedi ya resul Allah
gücüm yetmedi…
şimdi bıraktığın ümmete bakıyorum
birde kendime
bunca sene kendime yazık etmişim
seni nasıl duymamışım
Mekke den ağlayarak Medine ye gittiğinde
Hıçkırıklarını nasıl duymamışım
Bak Ahmet im ağlıyoruz
Aşkın ile yanıyoruz
Bülbüllerle şakıyoruz
Muhammet ya resul Allah…hak la ilahe illallah

Uğur çakmak

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:36
Hayatını Tozlu Raflarda Okuduğum...
ne kadar aciz olduğumu unutup
bir posta yolluyorum sana, bir mektup

ne kadar günahkar olduğumu biliyorum
her şeye rağmen senden özür diliyorum

Ya Rasulallah hayatını tozlu raflarda okuduğum
özlemini sevgimle kalbime dokuduğum sensin...
ilk zamanlar Muhammed diye seslendiğim
senin gibi olmak için heveslendiğim sensin....
sebebini bilmeden adını göğsümde sakladığım
yine sebepsiz mutluluğumu üzerine yüklediğim sensin

sen ki bir mağaradan cihana nur yağdıran peygamber
gel ümmetin seni özler...

Ya Rasulallah hassasiyette zariflerin en zarifi
bütünüyle nezaketin tarifi sensin
kainatın asırlara meydan okuyan cevheri
Allahın habibi ve son peygamberi sensin
karanlık günlerimin feneri
galibiyet yüzü görmemişlerin zaferi sensin

sen ki uğruna başlar feda peygamber
gel ümmetin seni özler

taş kalpleri yıkan bir vaveylasın
vaveyla az gelir ondan da alasın sen
eşini bulamadı insanoğlu teksin
ruya değil masal değil gercekten de gerçeksin sen

tüm kuşkulu şeylerin burhanı
dünya denen devletin sultanı sensin
bu mücrim bu vefasız bu haddini bilmez aşığa

sende etmezsen kim şefaat etsin...Emre Erdoğan

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:37
İstanbul İstanbul
bir koca dünyada küçük dünyam var
gezdim dolaştımki heryer istanbul
taşı toprağında insan kaynar
bende sanırım ki bir başka yer, istanbul istanbul

kalelerden al bayraklar çekili
denizinde çifte kemer çekili
mavi göze yeşil sürme çekili
efsanemi desem, istanbul istanbul

dünyaca insan gelip kaynaşır
avrupa yolları sırtında taşır
hoş güzellik bu beldeye yakışır
aşk ile sevdaya yar, istanbul istanbul

mabedde ecdadın yüzünü gördüm
peygamber hırkası, izini gördüm
geçmişi düşündüm sanki yaşadım
diyar-ı mekanda nur, istanbul istanbul

diyarı nice vatana bedel
diyar-ı gül fatihi bülbül
doğuştan güzel yapmakla değil
şehirler kralı, pir yer, istanbul istanbul

peygamber iltifatına mazharsın
mekke, medine sonra sensin
düşmanların dahi kalbinde, sensin
rüyalar şehri bir yer, istanbul istanbul

tarihlerde ne nameler anlatılır
gemiler yaylanır martılar söyler
mavi deniz yalpa yapar alkışlar
deryalar şehri bir yer, istanbul istanbul

sakarya'dan trakya'ya uzandım
yollar döndü, deniz döndü, ben döndüm
alaettinim sallandıkça uyandım
tarihe gerçekte sır yer, istanbul istanbul Alaettin Kılıç

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:37
Aşure günü (Yassı matem)
Kainat sahibi,rahman ve rahim
Yerleri gökleri,yaratmış o gün
Tövbe eylemişti,Adem peygamber
Kabul etti rahman,Aşur’du o gün

Hikmet eyler hüda,İdris nebiye
Göklere yükseldi,diriydi o gün
Tufan eylemişti,cudi hediye
Nuhun gemisiyle,kurtulmuş o gün

Ateşe atıldı, yüce İbrahim
Yanmadı ateşte, Aşur’du o gün
Acı çekti Yakub,oğluna hasret
Yusufa kavuştu, Aşur’du o gün

Sabır eden Eyyub, diledi derman
Kurtaran Rahmandı,verildi aman
Asası elinde,Musa peygamber
Denizi yarmıştı,yürüdü o gün

Tövbe eyler Davut, kabul olundu
Süleymana nice,mülkler verildi
Yunus peygambere,emir verildi
Balığın karnından,çıkmıştı o gün

Zuhur eden İsa,dünyaya geldi
Ölüydü dirildi,semaya erdi
Günahları aftı,sözler verildi
Muhammet Mustafa, hicrette o gün

Kotcu baba canım,dinlemez ferman
Yaşar’iken ölmüş,neylesin aman
Mervan soyu yezit,dilemem derman
Muhtaç etme bizi,ey şahı merdan Yusuf Kahraman

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:38
Peygamberimiz 18 islam devleti kuruluyor
İSLAM DEVLETİ

Büyük bir kitleye kavuşan bu din
Müstakil, bağımsız devlet olacak
Hak hakimiyeti sağlamak için
Medine’nin halkı açarlar kucak

Medine’de evs’le Hazreç yanında
Üç tane Yahudi sülale vardı
Husumet kin vardı aralarında
Herkes bıktığından huzur arardı

Peygamber herkesi kucaklayarak
Devlet kurmak için temeli atar
Adil yasaları hazırlayarak
Müslüman idare kurmayı sağlar

Yeni anayasa hazırlanmıştır
Gayri Müslimler de koruma buldu
Peygamber kimseyi ayırmamıştır
Adil olduğundan taraftar buldu

Namaz vaktindeki okunan ezan
İslamı haykıran bir sembol oldu
Hakimiyetinin sınırı olan
Alanda kişiler kayda tutuldu

Müslüman nufusu azınlıktadır
Kurulan bu devlet islami olur
Herkas peygambere inanmaktadır
Bazı münafıklar hep karşı durur

Münafık lideri olan Abdullah
Kıral olacaktı hazırlanmıştı
Oyununu bozdu bu Resulullah
O da fitne için karar almıştı

İnanmış gözüktü Müslümanlara
Niyeti islama zarar vermektir
Gönlünde küllendi derin bir yara
Müsait bir ortam gözetmektedir

Ensarla muhacir kardeş olarak
Muahanat ile kaynaşma oldu
Allah cihat için kapı açarak
Benim kelamımı yayın diyordu

Mekkeli müşrikler Hak Resulünü
Medine şehrinden sürün diyorlar
Yapılmazsa diye işgal sözünü
Tehditlerle dile getiriyorlar

Teşkilatlanmaya gayret ederken
Ülke sınırları belirleniyor
Dışta kalanlarla barış yaparken
Gayrimüslimlere dost deniliyor

Niğmetullah UÇAR

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:38
Kalk ayağa...
Ne söylemişti O yüce Peygamber
Dikkat edipte anlasaydın eğer

Ne huzursuzluk çekerdin, ne çile
Yakalanmaz giden… Artık nafile

Giden gitti deyip boş verme sakın
Sana Rabbim, şahdamarından yakın

Boş çevirmez el açıp isteyeni
Peygamber aşkına bağışlar seni

“Yok mu isteyen vereyim” diyen O,
“İhlâsınızı göreyim” diyen O,

Peygamber’de yalvarırken Allah’a
Bilmem ki neden duruyorsun daha

Geçmişten ders al, geleceğe yön ver
Ne varsa çıkınında ortaya ser

Tövbe et, kusuruna ağlayarak
Niyaz et, bağışlanmanı umarak

Dön de bak çevrene derhal, nerdesin?
Eşin kim, dostların kim, kimlerlesin?

Haydi bunlardan bir hamlede kurtul
Kalk ayağa silkin, titre ve doğrul. Halil Manuş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:44
Karşılaşma (Ummanî-cemal Hoca)

Ummanî
Cümle mevcudâtı, cümle can ismi
Görüp ezberledim imlâda kaldı
Yazılmış dünyanın ismiyle resmi
Her bir can arzusu nerede kaldı

Cemâl Hoca
Cümle mevcudâtı, cümle can ismi,
Çok kimseler gördü hülyâda kaldı
Fanidir dünyanın ismiyle resmi
Her bir can arzusu rızâda kaldı

Ummanî
O nedir ki ya hu dilinen durur
O kimdir ki ya hu kolunan durur
O nedir ki gökte kılınan durur
Sebep ne idi ki havada kaldı

Cemâl Hoca
Datlılık, acılık dilinen durur
Bir çift melek her dem kolunan durur
Örümcek asılır kılınan durur
Siper çekmek içün havada kaldı

Ummanî
Söyle kimden kime olunur medar
Kim bilir ki neden halk olundu nur
Yedi kat göklerde kaç peygamber var
Sebep ne idi ki semada kaldı

Cemâl Hoca
Mürşit müridine etmez mi medar
Mevcud-ı zâtından halk olundu nur
İkinci katında bir peygamber var
Ümmet olmak içün semada kaldı

Ummanî
Gökten kaç kelamı, de kime indi
O nedir ki kula bir kere geldi
O kimdir, kim ile deryaya daldı
Biri çıktı, biri deryada kaldı

Cemal Hoca
Hüdâ’nın kelâmı Mûsâ’ya indi
Emri nehiy kula bir defa indi
Yûnus semek ile deryâya daldı
Kendi çıktı balık orada kaldı

Ummanî
Ummânî söylüyor sözü kitapdan
Ayrılmak olmuyor âb u türabdan
O kimdir ki zuhûr etdi ‘arabdan
Nûrunu görenler aynada kaldı

Cemâl Hoca
Der Cemâl Ummânî’nin sözü kitabdan
Birgün vazgeçeriz âb u türabdan
Efendimiz zuhûr etdi ‘Arabdan
Basîretle gören aynada kaldı

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:45
Ey Şehidim
Ey şehidim! yedi kişiydiniz Peygamber ocağındaydınız
Oradan sisli puslu bir havada ayrıldınız
Şu cennet vatanın yolunda giderken
Biz biliyoruz ki siz cennete uğurlandınız
Şimdi bu cennet vatan daha da cennet
Bu bu toprak daha da toprak
Bu bayrak daha da bayrak
Çünkü bu toprak bir şehidi bağrına basınca topraktır
Çünkü bu bayrak bir şehide sarılınca bayraktır
Ey şehidim! Peygamber ocağını kutsal bildin
Şu üç şeyi ağzından hiç düşürmedin
Her zaman her yerde hep aynı şeyi söyledin
Vatanım dedin bayrağım dedin ezanım dedin
İşte vatanımız, cenneti andıran
İşte bayrağımız, göklerde dalgalandıkça göğü sallayan
İşte ezanımız, okundukça gök kubbede yankılanan
Ey şehidim! senin ecdadın çanakkale de şehitti
Şimdi sen de şehitsin
Şimdi sen de şehit oğlu şehitsin
Söyle ey şehidim bu vatanı bölmeye kimin gücü yetsin
Sizler ki kolum kopar bacağım kopar başım gövdemden ayrılır
Parçalanırım parçalatmam bu cennet vatanı diyenlersiniz
Sizler ki vücudum toprağa düşer düşürmem bayrağı diyenlersiniz
Sizler ki şehitsiniz şehitlerdensiniz
Ey şehidim! ölümü düşünmedin
Çünkü vatan için yaşayan vatan için ölürdü
Ölüm sonrasını da düşünmedin
Çünkü vatan için ölen şehit olurdu
Şimdi sizde vatan için yaşadınız vatan için öldünüz
Şimdi sizde vatan için öldünüz şehit oldunuz
Şimdi sizsiniz bu cennet vatan. Kurtuluş Akgül

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:46
Halit Bin Velid…
Zengin gönlüm Halep çarşısı gibi
Ecel şerbetiyle olsam da heba!
Hayrın savaşında dünyaya veda
Varsın olsun tenim Halit Bin Velid…

Acılar çekerken Allah aşkıyla
Bilal-i Habeş’tir nefsim köşkünde
Küfrün askerileri olur şaşkında
Varsın olsun tenim Halit Bin Velid…

Kalmasın tenimde deşmedik yara
Düşmesin dilimden tekbirle nara
Peygamber kılıcı Zülfikar yâre
Varsın olsun tenim Halit Bin Velid…

Diridir sahabe Muta’da şehit
Peygamber gözünde en canlı şahit
Son perdede zafer kuşatan vakit
Varsın olsun tenim Halit Bin Velid…

Humus’ta kabrime gelince dursan
Korkaklara sözüm az kafa yorsan
Ölümden kaçılmaz kendine sorsan
Varsın olsun tenim Halit Bin Velid… Safet Kuramaz

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:46
Ehli beyt,
Ehli bert Peygamberin aslı demektir,
Canan Muhammed in nesli demektir,
Fatıma Ali’yle yollar yürüdü,
Hasan la Hüseyin kastı demektir,

On iki imamlar da, ehli beyt nuru,
Kerbela çölünde, yerler kup kuru,
Bu olan olaylar, Ziyad’ın uru,
Hasan la Hüsey’nin methi demektir.

Zulmettiler; Peygamber’in soyuna,
Bakmadılar, eğri duran boyuna,
Kurban gitti, şu Fırat ın suyuna
İmam Hüseyin’in, nesli demektir.

Alevi, suniyle böldüler bizi,
Bunların hepisi, peygamber piri,
Bu olan olaylar yezit in kiri,
Yezit in, Aliye kastı demektir.

Ali idi, Zülfikar’ı kuşanan,
Hilafet işinden, bıkıp usanan,
Hayber kalesini, kuşatıp alan,
Ali’yi Haydar’ın nesli demektir.

Siyasetti, olayların sebebi,
Bıraktılar, ellerinden edebi,
Peygamber neslinin, nurlu nesebi,
Peygamber’e giden, yollar demektir. İsa Özyurt

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:47
Cennet Vatanım
Avrupanın, Çin'in, Amerikanın
Gözü üstümüzde bu toprakların
Tarihi geçmişi hiç unutmayın
Çokluğun azıdır cennet vatanım

Soylu Türk kanları aktıkça yana
Kimse sokulamaz bir karış sana
Dar gelir bu toprak alçak düşmana
Türklüğün özüdür cennet vatanım

Her engeli aştım yine aşarım
Cepheden cepheye durmam koşarım
Sen yoksan ben sensiz nasıl yaşarım
Anlıma yazıdır cennet vatanım

Şehitle doludur dört bir yanımız
Her karış toprağa aktı kanımız
Vatan sana feda olsun canımız
Şehidin gözüdür cennet vatanım

Gölleri bağrında huzurla yatan
Irmağı üstünde özgürce akan
Düşmanı da olsa sevgiyle bakan
Sevginin izidir cennet vatanım

Samsundan başladı kurtuluşumuz
Tek vücut olupta var oluşumuz
Çanakkaledeki kükreyişimiz
Atamın yüzüdür cennet vatanım

İslamla kuruldu vatanda düzen
Dört bir köşesinde okunur ezan
Tarihe adını kanlarla yazan
İslamın sesidir cennet vatanım

Peygamber tapuyu vermişti bize
Bütün düşmanımız gelmişti dize
Öyleyse, gerek yok başka bir söze
Peygamber sözüdür cennet vatanım Erdinç Tuna

DuYGuNiSa
01-19-2010, 10:51
Ya Muhammet
YA MUHAMMET

Yedi kat seyyareler ismini zikrederken
Yer yüzünde dikilen putlar yere düşerken
insü cinsü melekler vecd ile meşk ederken
Nur olup doğdun bize ya hazreti Muhammet

Güneş gibi doğarken insanlık alemine
Bütün kötülükleri gönderdin cehenneme
Cehaleti yok ettin Nur oldun bu aleme
Işık oldun sen bize ya hazreti Muhammet

Tanrı senin ruhunu bilki nurdan yarattı
O Nuru Muhammed'i bize peygamber yaptı
Benim habibim dedi Cebrail'e tanıttı
Bize şefaat eyle ya hazreti Muhammet

İnsanlık alemini kötülükten döndüren
Zalimlerin zulmünü sensin sona erdiren
İlmi irfanın ile bize cennetler veren
Sen oldun son peygamber ya hazreti Muhammet

Miracı sen anlattın gök yüzüne çıkarak
Namazı kılın dedin Kuan'ı okuyarak
Kurtuluşa kavuşun bu yolda koşturarak
Diye söyliyen sensin yaa hazretiMuhammet

Hükmü yok diyen sensin bu dünya nimetinin
Gönüllerde yeşerir meyvesi ahiretin
Sana bütün ömrünce kul olan ümmetinin
Şefaatçısı sensin ya hazretiMuhammat! !
Rıza Rıza Usta

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:01
Alevilik ve İnançları
Aleviliğin nasıl başladığını önceki yazımızda belirtmiştik. Bu yazımızda ise Aleviliğin inançlarına değineceğiz. Bütünlük itibariyle diğer yazının devamı niteliğinde olan bu yazı önemli bilgiler içermektedir.

Aleviler için öncelikle şunu söylemek gerekebilir; eğer bir inanç doğruysa neden kendi içinde parçalara ayrılsın? İsmaililer, Bahailer, Caferiler vb. gibi birçok kol hep Aleviliğin parçalarıdır. Bunlar kendi içlerinde çok derin ve büyük farklar içermektedirler.

Aleviler derler ki: 'Birinci halife olmak Hz.Ali'nin (R.A.) hakkıydı. Hz.Ali(R.A.) diğerlerinden daha üstündür, diğer üç halife onun hakkını gasbetmiştir.'.
Bu söze en güzel cevap Hz.Ali'nin (R.A.) kendi yaşamıdır. Hz.Ali (R.A.) kendi isteğiyle ve yirmi seneden fazla o üç halifeye bağlı kalarak onların şeyh-ül-islâmlığı makamında bulunması, Alevilerin bu davalarını tamamen çürütüyor. Hz.Ali (R.A.) ilk üç halifeyi hak görmeseydi onlara itaat etmezdi. Demek ki onları haklı gördüğü için bütün gayretini onların yanında ve Allah yolunda olarak harcamıştır.

Biz de Hz.Ali'yi (R.A.) çok severiz. 'ESEDULLAH' ünvanını almış ve Allah yolunda birçok savaşlara katılmış, ilk müslümanlar arasında yer alan Hz.Ali'yi (R.A.) sevmek bizim için adeta bir farzdır. Fakat Hz.Ali'yi (R.A.) severken de diğer halifeleri kötüleyemeyiz. Bu ne insanlığa, ne vicdana ne de islamiyete sığar.

Hz.Ebu Bekir (R.A.) Peygamber Efendimize (A.S.M.) , ömrü boyunca malıyla ve canıyla hizmet etmiştir. Ömrünü İslam yolunda tamamlamıştır. Mağara hadisesi ve Peygamber Efendimizin (A.S.M.) Hz.Ebu Bekir'le (R.A.) hicret etmesi onun büyüklüğünü ve Peygamber Efendimize (A.S.M.) yakınlığını göstermektedir.


Hz. Ömer (R.A.) ise adaletiyle meşhur olmuş ve halifelik yaptığı dönemde İslamı çok uzak noktalara yayarak İslamiyete hizmet etmiştir. Peygamber Efendimizin (A.S.M.) yaşadığı müddetçe Hz. Ömer'e (R.A.) olan sevgisi de onun ne denli bir makama sahip olduğunu göstermektedir.

Hz.Osman (R.A.) da yine diğer iki halife gibi bu makama layık olan birisidir. Hz. Osman'a (R.A.) dil uzatacak olan kişi önce şunu düşünmelidir; hiç bir insan kendi rızasıyla sevmediği bir adama kızını nikahlar mı? Hz. Osman (R.A.) aynen Hz.Ali (R.A.) gibi Peygamber Efendimizin (A.S.M.) damadı olmuş ve 'ZİNNUREYN (İki Nur Sahibi) ' lakabını almıştır.

Bütün bunları bir bütün olarak ve elimizi vicdanımıza koyarak düşünelim. O zaman Alevilik inancının ne denli yanlış olduğunu bir nebze olsun anlayabiliriz. Alevilik konusunda birkaç nokta daha tam olarak anlaşılmayak günümüzde hala tartışılmaktadır. Alevilerin ibadetleri ve ibadet hakkındaki görüşleri bunlardan birisidir. Bunlar hakkında da İnşallah gelecek yazıda bilgiler aktaracağım. Hasan Hüsnü Güner

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:02
Adalet


Şu yalan dünyada...
Bir dinsiz ile bir hristiyan,
Anlaşamadılar bir mülk işinde...
Hakem olarak yüce peygamberi seçtiler,
'Resulullah (S.A.V.) ne derse, kabul dediler...'
Peygamber ikisini de dinledi.
Hristiyana ' sen haksızsın...' dedi.
Yine anlaşamadılar.
'Bir de Hz.Ebubekir baksın' dediler.
Ve oraya geldiler...
Hz. Ebubekir başkaca bir şey demedi...
Sadece dinledi.
Peygamberden farklı bir yorum getirmek istemedi...
'Ben ayrıca bir şey söyleyemem...
Şöyle olsun, böyle olsun da diyemem...'
'Peygamber ne buyurdu ise,
İşte odur işin doğrusu...' dedi.
Hristiyan yine kabullenmedi.
'Gel bir de Hz. Ömer'e gidelim...' dedi.
Geldiler Hz.Ömer'in yanına...
Hz. Ömer her ikisini de dinledi.
Bir iki dakika müsaade istedi...
Bir şey söylemeden dışarı çıktı...
Kılıcını takındı geldi...
Tekrar sordu olayı...
Her ikisi de tekrar olanları anlattı.
Hz. Ömer'i olay iyice heyacanlattı...
Ve 'Sen peygamberin emrine,
Kararına itiraz mı ediyorsun? ...'
'Sen bu hükme haksız mı diyorsun? ...'
Dediğinde hristiyan iyice kudurdu...
Hz. Ömer nefesini tutup durdu..
'Sen peygambere ve hakka karşı geliyorsun öyle mi? ...'
Buyurdu.
Kılıcını çekip birden, kafasını uçurdu..
'Götürün bunun başını ve cesedini,
Hakka, peygambere karşı gelenin sonu bu...' dedi.
Hristiyanın ailesi koştu oraya buraya...
Sonunda peygambere şikayet ettiler,
'Bu nasıl iş, bu nasıl adalet? ...' dediler.
Kesik başı görünce şaşırdı peygamber,
'Çabuk gelsin Ömer, verin haber...' dedi.
Hz. Ömer' i çağırırken öfkelendi.
Birden Cebrail ayetle indi...
'Her kim ki peygambere karşı gelir,
Emirlerine itaat etmez...
Kararına itaat etmez...
Allah'a karşı gelmiş gibidir...'
'Allah'a karşı gelenin ise ölümü haktır...'
Hz.Ömer bütün bunları önceden bilmiş gibidir...
Peygamber karşısında buldu Ömer'i,
'Evet ya Ömer! bütün bu olanlar doğru mu? '
Hz. Ömer gayet kendinden emin...
'Evet ya Resulullah doğrudur...
Peygamber buyruğu hak buyruğudur...
İtiraz edenin de sonu budur...
Hak kimin ise haklı odur...' dedi.
Peygamber üzgün üzgün baktı,
Başka bir şey söylemedi...

Necmettin Özelçi.

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:02
Medine
Ravzayı Mutahhara, ne güzel duruyor sende, ey Medine
İnsanlara hoş davran, yeter artık, inat etme, gel kendine
Evinde beslemiş olduğun hayvanlardan, iyi bak kedine
Seni çok özledim, bir kez daha sana kavuşsam, Medine

Medine Münevverin, iklimi mülayim, insanları güzel
İslam’dan bihaber olanlar, birbirine daima küser
Kendini çok beğenmiş olanlar, başkalarını süzer
Medine de yaşamak, dolaşmak, orada olmak ne güzel

Biricik Sevgili Peygamberimizin, kabristanı orada
Bütün Müslümanların kalbi atar, daim burada
O güzel Medine duruyor, ona bak, işte şurada
Cennetül Bakide, Hz. Fatıma yatıyor, bu arada

Dünya, Medinesiz olamaz, çünkü O, bir merkez
Sevgili Peygamber Efendimizin, kabristanına gelir her kez
Ne olur inat etme, sende gel, hiç olmazsa ömründe bir kez
Peygamberimiz, ümmetini bekliyor, hayatında bir kez

22.03.2008 Fikret Gürsoy

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:03
Ah Filistin
Uyandım uykudan düşündüm nice
On şehit omuzlarda, aceb acılar nice
Kanınızın damlası cennette bir derece
Bitti onların derdi, melekler verdi müjde

Bu dünyada yandınız semada feryadınız
Bir haneniz varıdı anne, oğul, baba, kız
Selametlik bir çorba içseydiniz bir gündüz
Hamza Taha ağlama sen kudüslü bir yağız

Gazze şehri kadere mahkum kurtulamıyor
Bak bu gün yine şehit omuzlarda gidiyor
Anne oğlunun ardından feryatlar ediyor
Yardım eyle Rabbim, düşünmek akıl alıyor

İsra yolculuğu Mescid-i Aksa durağı
Kılavuzu Cebrail taşıdı da burağı
Yirmi dört bin peygamber bekler namaz kılmayı
Ah Kudüs her karış toprağın bir şehit kanı Sabiha Özbe

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:03
İşte Kapına Geldim
Ey Yusufları esir eden zindan
Bu şehrin isyan kokan meydanları
Put yapan puta tapan Samiri
İnsafsız Karun dikdatör Haman
İnsanı can evinden vuran inkarın pramidleri
Ve sen ey zalim ve alçak Bel`am
Bil ki sürgünlüğümü ve köleliğimi azat ettim bugün
Yaralarıma Kudüs özlemlerimi sardım
Bir bir kırdım paslı zincirlerimi yüreğimin
Sevdamı kuşandım Davudun öfkesiyle
Bin nice yürekle işte dayandım kapına

Kuşandım gök bildirilerini
Peygamber zırhını giydim
Yıldızlı gecelerin derinliğinde sensiz ve sessiz
Yusuf yusuf... diye tutusan bir yürekle
Yakubun gönlüne inip çile çöllerinden geçtim
Karanlığa küfretmeden zulme boyun eğmeden
Sen ey MISIR ey güzellikler cilvesi Züleyha
Yakubun rüyasıyla bir oğul özlemiyle
Karanlığa çöllere ve kör kuyulara direndim
Bu kor yüreğimle işte kapına geldim
Arif Altunbaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:05
Kim Getirebilir
o eski temmuz sıcağı
uğurladı deniz meltemiyle kendini
meyvalı bahçeler köylerde kaldı
şehir yüzyıllık baharını özlüyor
para esiri mimarın elinden
oluştu bu kaybedilen cevherler
o özlenen renkli baharlar
Nurdağların yaylasında kaldı
kır çiçeklerinin hepsi mahzun
emsali olmayan rayihalı çilekler
yapraklar arasında kirazlar
özünde şekerparenin şekertadı
yok artık sade güzelde
limon çiçekleri,yasemen esansı
şehrin bahçesinde kalmadı
gözyaşı döküyor kumrular
fıstık tarlasında kırlangıçlar
yaradandan başka kim getirebilir
tekrar özlenen eski mevsimi
peygamber çiçeklerini,leylak rengini
vadideki zambakların zarif görkemini Durdu Mehmet Güneş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:05
Cihad Peygamber Yolu
Kafirler zenginleşmiş müslümanları bölmüş
Başsız müslümanları dinsizliğe çekiyor
Bütün filimlerinde İslam'ın yeri çölmüş
Kafalara Kur'an-ı terket fikri ekiyor

Sorun hıristiyana İsa nerede doğdu
Onunla ne işin var niçin sarıldın ona
Tarihi bir vakıa Muhammed cehli boğdu
Kur'an-la ilim yolu yayılmıştır her yana

Müslüman uyanmalı hudutları aşmalı
Allah bir Muhammed Hak ulaştırır cennete
Dünyanın her yanında mazlumlara koşmalı
Cihad Peygamber yolu sarılmalı sünnete

İhracata girdiğin ülkeyi dine çağır
Zengindir ukalalık çadırına girmesin
Dini yaşa ve anlat kafir olsa da sağır
Sabret ki onun cehli ümidini kırmasın

Hakkın ülkeni İslam diniyle güzel bulmak
Müslümanlar ilk dönem fakru zaruret çekti
Müslümana yakışmaz kafire teslim olmak
Kalbimize Kur'an-ın nurunu Allah ekti İlyas Demirbaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:06
Hoşgörü
HOŞGÖRÜ


Allah’ın ismi için kovduğu misafiri
Allah’ın emri ile arar oldu İbrahim
Allah’ın dini için hor gördüğü kâfiri
Pişmanlık üzüntüyle tekrar buldu İbrahim

Kulu yaratan Allah kulu yaşatıyorsa
Hiçbir kul hor göremez peygamber dahi olsa

Hoşgörü olan yerde ne dil kalır nede din
Hoşgörü olan yerde ne fakir var ne zengin
Hoşgörü olan yerde insanlar mukerremdir
Hoşgörü olan yerde hayvanda muhteremdir

Cennet oldu mekânı ite su veren zatın
Ateştedir kediyi hapseden zalim kadın
Ömer Yıldız 2

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:06
Dua çiçekleri
Gelincik.
Küstüm,
Yanardöner,
Peygamber çiçekleri,
Açmış ellerini,
baktım dua ediyorlar.
Eşlik ettim.
03.01.07/Bursa Ramazan Çiçekli

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:08
Berat Kandili
Hazreti MUHAMMED ' e Peygamberlik beratı
Verildiği gecedir adı: BERAT KANDİLİ...
Günahkârlık doldursa bu uçsuz Kâinatı
Affına mazhar kılar HAK ' ka yalvaran dili...

Canların affı için e$siz vesile olur
Karanlık gecelerin beş aydınlık gecesi...
İnsan hayatıdır bu...sevap, günah doludur,
Beş kandil kullarının ALLAH ' a yakın sesi...

Peygamber olamazsın...beratını al yeter...
Affının güvenciyle kabarmasın suç listen,
Yalnız beş kandil değil ömründe tüm geceler
Kurtuluşuna fırsat... eğer ki sen istersen... Alper Kürük

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:09
Çetecilik - Askerlik
Çok şanlı şerefli böyle bir meslek,
Peygamber ocağı size emanet;
Çeteci ve asker, bu da ne demek?
İddia dokundu bize, ama net…

Ekrem Şama

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:10
Banu'ya
Gönül özledikçe görürdük onu
Lâcivert kanatlı kumruydu Banu.
Izdırapla geçen beş yılın sonu
Nâğmelerle uçtu ahrete Banu.

Unutmak mümkün mü böyle bir canı
Bin hâtıra dolu onun her anı
Koromuzun güzeli esmer ceylânı
Yerindir senin, bil, peygamber yanı.

Sadun Aksüt

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:10
Bizim
BİZİM

Adımız dünyaya şayandır bizim,
Biz bir kaşık suda boğulur muyuz.
Bombadan güçlüyüz çelikten sağlam,
Vatan toprağından kovulurmuyuz

Göğsümüzde iman ellerde kuran,
Tekbirle gideriz peygamber yaran,
Yürekten duadır rahmana varan,
Ülke durulmadan durulurmuyuz.

Ort'Asya, balkanlar gözümüz bizim,
Vatanda bütünlük özümüz bizim,
Ezelde verilmiş sözümüz bizim,
Birlik sevdasından yorulurmuyuz.


Rabia BARIŞ

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:10
Keban
Zina kuyusu gecelerde
Arsızlığım gani gani
Günahlarım Fırat kadar
Gözlerim mücrim maziye gömülmüş iken
Şimdi bende bir yürek ağrısıdır Keban
Yürüyorum Nimri Dede’nin ayak izlerinden
“ insan olmaya geldim”
Ki önünde büküktür boynum
Bir ağır yük binmişken omuzlarıma
Ve bir tövbe kapısı aralanırken hafiften
İçime oturan suçluluğumla
Piri Davut önünde nemlidir gözlerim
O an bir uçurum daha kapanır gözyaşlarımla
Geçiyorum sessizce kara gecelerden hafiflemiş bedenimle
30 yaşım celladını bulurken
Peygamber ocağına gitme vaktidir
Çekiyorum ellerimi sessizce Fırat’tan
Yar kaybetmek gibidir senden çıkıp gitmek
Mişelli, birvan ve zırkıda unuttum yüreğimi
Yüreksiz terk ediyorum şimdi Keban’ı Önder Ağtaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:11
'ö.ç.m' den Darwin Zırvas

Allah’ı inkâr edip sen bilime taparsın
Bilim deryadan damla; sen aslından saparsın
Darwin denen Yahudi, hayvan yapıyor seni
Bilim Hakk’a götürür; sen seni bil sen seni

Kalpler huzur bulmaz mı Allah’ı anmak ile
Hak yolunda Peygamber çekmişken onca çile
İnsan müşrik kalp ile Cennet’e nasıl girer?
Evrim denen zırvanın peşinden kim iz sürer?

Adnan Ünal 'ö.ç.m'

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:11
Secdede Beklerdi
insanlık literatürüne öyle geçmiş
vahşiydiler medeni oldular
alemlerin rahmetinin elinde

kız çocuklarını diri diri gömerdiler
yüce ahlak sahibi ayşesine göz bebeğim deyince
yumuşadılar seyisin elinde yeni tay gibi

bir başka kavim daha var
musanın torunu peygamberimizin eşlerinden safiye
yahudi ile evlenilir musanın torunu onlar
öyle tavsıf etmişti yüce şahsiyet

güncellemeye konması sünnet
çok unutulmuş en örneklemesi gereken yerde
hala vahşiliğini sürdürenlerde

örnek mi arıyorsunuz sakal bırakmayla
ya da dişlerim dökülmesin misvaklamayla
eşlerinizi tartaklarken toplumdan dışlanmış konumda

ah soylu eğitim ne kadar muhtacız
peygamber ve devlet başkanı
torunları hasan hüseyini eğitmesi güzellemelerden
secdede beklerdi omuzuna çıktıklarında

aslında bıkkınlık değil mi
en olması gereken yaşta çocuk
eğitime yabancı saflardan kovulan İlyas Demirbaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:11
Anneciğim
'Hastane önünde incir ağacı / Doktor bulamadı bana ilacı'


Bir çöl vahaya nasıl döndürülür
Umutlar meyveye nasıl durdurulur
Bir seferden nasıl zaferle dönülür
Nasıl yenilir kem talih

Kuşlar yuvadan nasıl uçurulur
Sabır ilmik ilmik nasıl dokunur
Dualar ses ipine nasıl dizilir
Nasıl asılır salavatlar gökyüzüne

Kalp gözüyle nasıl görülür
Vatan nasıl savunulur
Peygamber nasıl sevilir
Müslümanlık nasıl yaşanır

Her sabah çın çın öten sofalar
Bereket kokan avlular
Dualarla sıvanmış odalar
Kadir suresini ezberlettiğin sular
Ayakta karşıladığın ezanlar
Tesbihler
Seccadeler
Örtüler
Şahittir sana
Anneciğim
Anneciğim Selami Yıldırım

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:11
Rahmete Dalsan
Sende özlesen keşke hep efendim süleymanı
Onu özlemek sanki peygamber hasreti demek
Nefeslik bir a$kla ziyaret takdiri hoşnutluk
Selamsız gitme anadoludan almadan helallık

Unutma aşık dervişim her an rıza helallık
Zorla garip ademi belki yumuşar rızayla
Alçanak patlasan gözlerim rızayi rahmetle
Şimşekler çaksın kalbime belkide saflaşırım

Karanlık içinde silkinip rahmete dalarım
Acabayla çaresiz kalmam artık forayla
Yetmedimi ey melun nefis çök seccadeye

Bitsin artık arayışın tek nefesde allahım deAli Acıbadem

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:15
Nebilerin Miftahı
Yahudi ve nasrani münakaşa ediyor
Cennete biz gireriz biz eskiyiz bu yolda
Müslümanlar kur'an-la cennetleri tadIyor
Mücahit bazubendi taşınıyor her kolda

Münakaşa ehline allah buyurmaktadır
Cennete girmek $arkI tüm nebilere iman
Muhammed son peygamber hakkı duyurmaktadır
Ona tabi olmakla allah'tan gelir eman

Ayırım yapmamalı tümünü sunan Allah
Tümüde secde etmiş hakkı bildirmiş halka
Tümününde miftahı la ilahe illallah
Kabenin etrafında olmalı halka halka

Cennet verecek olan yaratandır bizleri
Onun son kelamını müslümanlar tutmakta
Allah sözü yayıla aşmışlar denizleri
Onu okumayanlar bu sırrı unutmakta

Bugünde müslümana cihat elbette açık
Doğu batı dört yönde küfür var ve karanlık
Ey kadınlar örtünün gezmeyin açık saçık
Allah buyurmaktadır küfürle yok yarenlik İlyas Demirbaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:16
İbadetin Gerekliliği
Kainatın neticesi hayat
Hayatın neticesi şükür ve ibadet
Kainatın yaratılış sebebi ubudiyet
İnsan için gösterilen yol bir nimet
Nimete nankörlük etmek bir ihanet
Bunun neticesi belli,istemez kehanet

Rab olmanın sırrı teşekkür ve ubudiyete layık olmalı
Hayat nevilerinin en önemli gayesi
Mucizeli Kur'anın sıklıkla ve şiddetle açıklaması
Şükür ve ibadete insanı sevk etmesi

İbadet cenab-ı Hakk'a mahsus
Şükür O'na layık O'na has
Kulluktan kaçmak insana yakışmaz
Bunlar ağır yük diye kul usanmaz

Minnettarlık ve teşekküre davat eden
Muhabbet ve sena hissini tahrik eden
Hayattan sonra rızık ve şifa hissini alevleyen
O peygamber-i izam en büyük insan
29122006.1100 Ahmet Özcankaya

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:17
Omuz Omuza
Omuz Omuza

Turan ile Kelimetullah yolumuz
Müminlerle dolu sağımız solumuz
Bağlanıp kırılsada elimiz kolumuz
Gönül verdik davaya omuz omuza

Osmanlıdan miras Türklüktür şanımız
İmanla inançla şükür müslümanız
Ölsekte öldürülsekte gür kanımız
Canlar verdik toprağa omuz omuza

Vatan millet toprakta bir şuurumuz
Allah peygamber kitapta bir ruhumuz
Sömürü karanlığa dik duruşumuz
Fetva verdik cihana omuz omuza Özcan Gökçay

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:17
An Geldi
Gök yarıla,dal kırıla,yel ese
Tanrı Dağı selam ede Erciyese
Ses vere yirmi dokuz boy bu sese

Tarih geldi,devir geldi,çağ geldi
Yiğit geldi,aslan geldi,dağ geldi

Vazgeçtin mi,Ey Türk Oğlu canından
Peygamber ten vermiş sana teninden
Artık girmez..kılıç çıktı kınından

Zaman geldi,mevsim geldi,yıl geldi
Umman geldi,tufan geldi,sel geldi

Asırlardır öksüz kaldı şu Türk illeri
Asırlardır Hak'ka açık Türk'ün elleri
Gayrı açık olsun Türk'ün yolları

Vakit geldi,saat geldi,an geldi
Şahbaz geldi,şahan geldi,han geldi İsmet Zeren

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:19
Göklerin Sesi: Sunum
resul gibi sunmağı beceremeyiz asla
insana denizlerden damlayı taşıyoruz
hakikat öğrenilir ilim ile temasla
yabancı kalmaktandır duyunca şaşıyoruz

koca medeniyet bu Allah'tan arza sunum
peygamber ve sahabi ağzıyla aktarmalar
derece derecedir her insan ayrı konum
toplu kabulle olur tüm gerçeğe varmalar

peygamberler hep ezik yaşamağı seçmiştir
ama hakkı söylemiş cebrailden aldıkça
insanın üzerinden nice zaman geçmiştir
ne sahneler buluruz tarihte aradıkça

islam ile kararlı olmak nedir acaba
ilk iş bir meal bulup allah ile buluşmak
müslüman olmaklıksa gerektiriyor çaba
şeytandan uzak durup meleklerle gülüşmek

Muhammed'den bu yana bin beş yüz yıl geçmiştir
tarihi bir vakıa tebliğler ve cihadlar
türkler müslümanlığı ilk asırlar seçmiştir
bundandır Abdullah ve hayrunnisalı adlar İlyas Demirbaş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:19
Fatiha Bekler Şehitler...
Sarıkamış'ta, aç ve susuz şehit olan Mehmetler,
Kimisi evli kimisi bekar kimisi nişanlıydı yiğitler,
Ruhlarına hep fatiha bekler, bu şehitler şehitler,
Sarıkamış'ta, aç ve susuz şehit olan Mehmetler,


Vatanımın her karesi, şehitlerin kanıdır, kanıdır,
Allah, peygamber, vatan sevgisi onun imanıdır,
Mehmetler şehit olur taş atanlar aldanır aldanır,
Ruhlarına hep fatiha bekler bu şehitler şehitler, Yusuf Önder Bahçeci

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:19
İlimsiz hayat’ islama kurulan barikat
Bir kitaptIr kainat, her ayette hakikat
‘İlimsiz hayat’ islama kurulan barikat
Gönül gözü, peygamber; nuru arayan nesil
Asrımız, sana muhtaç; seninle ebed kalır Bedrettin Keleştimur

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:21
Eyüb Sultan
İstanbul’un maneviyat lideri
Hatırında asr-ı saadet günleri
Nebi şanım hepimizin önderi
Eyüb Sultan Muhammed’in askeri

Eyüb Sultan camilerin durağı
İsteyene yakın eder ırağı
Görmeyen gözlerin kalpte merağı
Gel umreye Rabbim versin burağı

Eyüb Sultan Isatnbul’un sultanı
Et ziyaret mahşerde görüp tanı
Medine Peygamber şehri diyarı
Misafir eyledi büyük insanı

Eyüb Sultan maneviyat pınarı
Cihad için şaad eyledi diyarı
Yerini keşfeyledi Fatih kararı
Yüce şehit şehre çoktur yararı Sabiha Özbe

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:26
Su
Bir feryad yükselir Kerbela’dan,
Resul’ün yüreğini dağlayan bir feryad,
Su, su, su...
Çatlamış dudakların son gayreti,
Rabb’ın kulakları çınlatan ilk ayeti,
Ve su.
Bir yanda denizler taşıran Fırat,
Su zebil.
Öteyanda sabırlar taşıran feryad,
Su, su, bir yudum su...
Susuzluk değil, asıl bu üzmekte
Peygamber torunu, Ali oğlu Hüseyin’i
Ne yüreği kabul etmekte bunu, nede beyni.
Su, su, su...
En kıymetli şey şimdi,
Bir damlasına dünyalar değişilir İlhan Kurt

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:27
Fetih
Sene bindörtyüz elli üç, bir bahar sabahı,
Bir genç vardı atının üstünde pür sevdalı,
***
Müjdelemişti peygamber bir fetih olacak,
Dikilmeliydi Bizans'ın surlarına sancak,
***
Peygamberin ismini surlara dokumuştu,
Gece dualarda, gündüz cephede coşmuştu,
***
Ya ben, ya Bizans diyordu geri dönmek olmaz,
Can, baş koymuştu bu yola azmi asla yılmaz,
***
İşte o gün, o sabah dualar gerçekleşti,
Şanlı hilal Bizans'ın surlarına dikildi,
***
Ey şanlı Fatih, ey büyük insan kalplerdesin,
Bayraklaşan şahsınla her daim ellerdesin. Ökkeş Yüksek

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:27
Anne
Sevgi timsalidir bütün anneler
Şefkat, merhameti Rabb'im den eser
Öyle bir anneden doğdu peygamber
Gökte melekler sana,imrensin anne

Şu fani alem de bulunmaz eşin
Isıtır dünyamı şefkat güneşin
Mutlu iken bile akar gözyaşın
Rahmet damlasıdır gözyaşın anne

Cennet-i âla' dan kokun hediye
Çırpınır yüreğin her an sevgiye
Firdevs cennetine giresin diye
Melekler yoluna gül sersin anne

Öyle yücesin ki kutsamış Rabb'im
Bir ömür sevginle atacak kalbim
Mâkbul duâlarına her dem talibim
Melekler duanı taşısın anne

Öyle sıcacık bir yüreğin var ki
Cenneti dünyada yaşadım sanki
Şayet bir kusurum olduysa vâki
Ne olur hakkını helal et anne Mukim İşbilir

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:28
A nenni nenni
gün batımı çöksün papucum yırtık
geçtiğim yerleri naçar geçerim
geceler üzeri yıldızla örtük
ayın halesinden seçer geçerim

bağrımı açarım esen lodosa
işte simfirapol işte odesa
bırakmaz verimli yeri nadasa
buğday tanesinden saçar geçerim

inanmasan dahi taktığım gevşen
kokusunu verir gülle peryavşan
dağın yamacından fırlayan tavşan
önün sıra birden kaçar geçerim

sabanımı sarsar şol demir pıtrak
sabahın bu vakti ılıktır toprak
dalların gövdesi kuru bir yaprak
rüzgar hamlesinden uçar geçerim

hayranlık duyupta peygamber luta
hayatta tapmadım heykele puta
elifin cüzümde durduğu hata
kitap rahlesinden açar geçerim

kirpiklerin hangi başları eğmez
coşup çağlamasın uğruma değmez
gözpınarın yavrum avcuma sığmaz
yağmur damlasından içer geçerim

sana ben topladım bağımdan üzüm
eksilmesin yeter sofranda tuzum
ot diye ağlama kınalı kuzum
sana tazesinden biçer geçerim... Hüseyin Demircan

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:29
Klasik Notlarımdan bir kesit
Allahu tealaya kusursuz kulluk eden kişiye Muhsin Denir

musa Aleyselam sık dişlidir Aklımda kalanlardan

Dağ dağa kavuşamaz insan insana kavuşur derler
sen sevip inşallah dedikten sonra Atasözü

Kadınlarda şeytan Ağlarından bir ağdır derslerden

İsa Aleyselam ömrünü nerde akşam orda sabah diyerek
geze geze havarileriyle çoğu zamanda tek başına geze geze
kafir bir kavimle uğraşmakla geçirmiştir yakalanabileceği
bir anda Allahu Teala tarafından göğe kaldırılmıştır onun
yerine işo isimli isaya çok benziyen bir kişi yakalanıp çarmağa
gerilmiştir edindiyim bilgilerden bu durumu böyle algılıyorum
tabi bir sürü mucizelerde gerçekleşmiştir isa nebi bir peygamber
olup peygamberimizle aynı sıfatlara sahiptir 33 yaşında göğe
kaldırılmıştır ahir zamanda tekrar dünyaya inip islamı çok büyültecektir
Allahu teala kusur ve hatalarımızı affede 2014ten sonra isa suudi
arabistan çöllükten kurtulduktan sonra isanın gelmesi veya kıyametin
kompası bekleniyor

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:30
Şehitlik Rütbesi
Askerlikte mertebe var ki zor erişilir
Öylesine bir rütbe can ile değişilir...

Rütbeyi dağıtmaya tek yetkili YARATAN
Rütbeyi kazanmaya var binlerce can atan...

Onu kazanmak için canını verir asker
Verdiği canı alır yine de ölmedi der...

Bu ilâhî rütbeye erişmek için yiğit
Bin canı olsa hattâ olur bin defa şehit...

Mertebe verdiğini şefaatçi de eder,
Cennete ilk girenler Ş e h i t l e r l e PEYGAMBER... Alper Kürük

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:30
Anan kurban Mehmet
Oğul uğurlar ola davul zurnayla
Ben seni büyüttüm ah ile vayla
Ergin ol oğulum yürü hüdayla
Anan kurban Mehmet dönesin ayla

Baban eşiklikte dimdik duruyor
Endamın süzüyor gurur duyuyor
Peygamber ocağı seni soruyor
Anan kurban Mehmet dönesin ayla

Vatan sana teslim ona iyi bak
Hürlük kalesine bir meşale yak
Sütüm hakkı icin karayı et ak
Anan kurban Mehmet dönesin ayla

Namım oğul Türkün kürdün anası
Benden doğan olur yigidin hası
Yurduma değismem tarağı tası
Anan kurban Mehmet dönesin ayla

Koc aslan egilmez yerlere kadar
Haşin bakışları düşmana çatar
Palası kaması belinde yatar
Anan kurban Mehmet dönesin ayla

Tanrı ışık koysun gözün önüne
Mehmedim dönesin zafer yönüne
Kezzaplar dökülsün hain inine
Anan kurban Mehmet dönesin ayla


29,02,2008 Ekrem Parlak

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:32
Uğurlar Ola
Gidiyorsun oğul, bu gece son gecen.
Yarın alıp götürecekler seni benden.
Her kapının tıkırtısında, zil sesinde,
Arayacağım sofradaki eksik yerine.

Ağlamayacağım desem de babalık işte.
Elde değil bazı duygular ve düşünce,
Yalnız bırakıp gitsen hiç üzülmezdim.
Yüreğimi kopardın gittin oğul sende.

Ekmeğini yediğin bu güzel vatana,
Borcunu öde oğul, şimdi sıra sende.
Peygamber ocağı, mübarek yere,
Yolun açık olsun oğul, uğurlar ola. Ahmet Keleş

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:32
Unutmayasın gardaş
Garip Aziz düşmüş yola
Hüda neyledi bakalım kula
Hadi gidelim hep bir doğru yola
Nasihatımdır gardaş unutmayasın

Zulm etme hak yeme
Fakirlerden yardımını esirgeme
Rabbım işlerni hayır ede
Nasihatımdır gardaş unutmayasın

Kuran-ı Kerim ışığın olsun.
Peygamber nuruyla günahlar solsun
Allah günahkarlardan hesap sorsun
Nasihatımdır gardaş unutmayasın

Günahkarlarla hiç gezme
Mazlumları sakın ezme
Ayağını doğru yoldan kesme
Nasihatımdır gardaş unutmayasın

Tükendi dilinde Aziz'in sözü
Tükenmiş sobasındaki közü
Bekler gardaşını yoldadır gözü
Dediklerimi sakın unutmayasın kardeş Aziz Mahmut Şahin

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:32
Nafile Seyir
tanrılardan ateşi çaldığından beri
kaderine küs insanoğlu...
-asi-
ve isa'yı çarmıha gerip
tanrı kelamını yeniden yazacak kadar
-küstah-

keyfini sürdük kopardığımız kellelerin
ayıramadığımızdan değil mi
vatanı sevmek ile faşizmi
-heyhat-

ümmeti hikmet anladık,
-nafile-
şaşmazdık eğer ebubekir
kendini peygamber görseydi
öldüğünde muhammet...

sandık her şey ortak
-yarin dudağından gayrı -
diyerek,
yarin dudağını paylaşıp
gerisini zimmetine geçirecek kadar
-alçak-

vatanı satmak modayken,
vatanı korumak oldu
-yan gelip yatmak-,
uyuyanlar uyanamaz
ki herbiri birer
-korkak-

şimdi uzun bir yol bu insanoğlu,
menzilin berbat,
sonun muallak,
kimse de değil sende yalnız dermanın,
ancak zamanı değil,
her şey nefisten feragat... Turan Demir

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:33
Temizlik İmandan
Peygamber sözüdür, kulak ver ona
Temizlik imandan, temiz olalım
Güzel amel eyle, çok iyi davran
Temizlik imandan, temiz olalım

Temiz olan kalpler 'Allah, Allah' der
Temiz olanları Allah çok sever
Temiz olan yere bir rahmet iner
Temizlik imandan, temiz olalım

Çobanoğlu der ki öğren kârını
Tövbe ile yıka günah kirini
Güzel insan bilir kendi yerini
Temizlik imandan, temiz olalım

(10.05.2004) Şevki Çobanoğlu

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:33
Bayram

Ne güzeldi o bizim eski bayramlar
Sabahı ezaniyle koşardık camilere
İmam kürsüden hitap ederdi gönüllere
Birlik olun derdi Müslümanlara
Hasret kaldık o güzelim bayramlara

Niçin kardeşim birbirimize ayrı düştük biz
Peygamber birlikte hayır vardır ayrılmayın siz
Gönül bahçelerine gül dikin kalmasın gülsüz.
Kimsesizleri ziyaret edin bayramda kalmasın öksüz
Ne oldu bizim eski o güzelim bayramlara

Bayram normal gün mü? Belli olmuyor
Niçin gönül bahçelerinde güller açmıyor
Fakır fukaranın imdadına artık koşmuyor
Suratlar asık, insanlar mutsuz gülmüyor
Ne oldu gül kokan ne$eli şen geçen bayramlara

Halil Çolak

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:34
SEVDİDE Yarattı ONU

Sevme dese biri bunu
O rabbimin bir mahlûku
Ya nice sevmeyim onu
Sevdi de yarattı onu

Toza kire bürünse de
Ağyar gibi görünse de
Esfel ismin giyinse de
Sevdi de yarattı onu

Toz ile kiri sil de bak
Gör onun aslı pirü pak
Meyveyi saklayan yaprak
Sevdi de yarattı onu

Halifesin madem hakka
Yönünü çevir semaya
Göremesin noksan asla
Sevdi de yarattı onu

Ağyar yoktur vehme düşme
Ala asıl esfel ula
Onundur tüm güzel esma
Sevdi de yarattı onu

Şekle surete aldandın
Zannın ile hüküm verdin
Kendini hâkim mi sandın
Sevdi de yarattı onu

Rehberin peygamber ise
Bakma sakın sen surete
Bak leşteki güzel dişe
Sevdi de yarattı onu

Mehmet ali gör rahmeti
Levlake levlak hikmeti
Kaplamıştır tüm âlemi
Sevdi de yarattı onu
Mehmet Ali Semizoğlu

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:34
Ekin 2 Harman Süpürgesi

karın kalkmasıyla kadınlar
haşhaş tarlalarından
afıyon seyreltmeye
bıçakla kazıp,
doldururlardı
öneceklerine
karavuk, güneyik,
tuza banarak
ya da yufka arasında yemlik,
kızılbacak, ilabada borana,
ıspanak böreklik
ya da börtdürüp
sarımsaklı yoğurtla

harman süpürgesi
nadas tarlalarından
peygamber süpürgesini
yol boylarından
düğmeli çayotu Kırınbaşından
solmazayşe Kocadağdan,
Kayasekiden kekik,
Şamkerten, Yapraklıseki
çiğdemlik

çekme, çekilip topraktan güneşte bekletilir,
kendini çeken südü, ağızda biriktirilir
al sana çekme sakızı çiğnenir de çiğnenir
ne çürür, ne erir
varsa şişirilip patlatılmaz
zaten sakız patlatmak büyük ayıp bilinir,

derken tarlalara yayılmış harman süpürgesi
güç-bela dallarını eğşemeden köklenir
hafif tepserdikten sonra
yere ziplenmiş kertikli süpüke sapına
etağacında tokmakla süpürgenin kökü ezilir
iki kök birbirine sarmalanır
tokmaklanır-sıkıştırılır bağlanır
taş altına bastırılır
kurutulur,
ıslatılır
iki sapından tutulur
kullanılır
İbrahim Çelikli

DuYGuNiSa
01-19-2010, 11:37
Babası Ölünce Şairin
Gökler yıkılmış, can dağlarına kar yağmıştır
Güneş ansızın infilâk edip kararmıştır
Ruh nâlândır akşamleyin göğüs kafesinde
Nasıl da handândı bir bayram arifesinde
Bir rüyadan uyanmış, ferahfezadır şimdi
Bilmezsiniz, yâr burcundaki o yiğit kimdi
Bakışları neden öylesine parlıyordu
Çektirdiği son fotoğrafında ağlıyordu
Bir vedâ iklimiydi gözlerinden yayılan
Belki O’dur, aşkıyla ölüp şehîd sayılan

Ömrünce dünya için ne şikâyet, ne bir âh
Peygamber çiçekleri kokan yolcu: Seyfullah
Bir ömür kutlu bahçelerde gezinip durdu
Yüreğimi sonsuzluğun rengiyle doldurdu
Gidince, çöktü birden muhayyel saraylarım
İntizara gömülecek günlerim, aylarım
Sesinin yankısı var hâlâ kulaklarımda
Sevdiği sözler kıvranıyor dudaklarımda
Hasret yakacak yurdumu yıllar yılı artık
Emanetini bir gül gibi kabrine bıraktık Nurullah Genç

DuYGuNiSa
01-19-2010, 21:53
Ziyaret
Yol bilen eder riayet
Ana, baba yap ziyaret
Akrabaya ver bir kıymet
Eşe, dosta yap ziyaret

Hac yoluna kararı kıl
Hüccac ile buna katıl
Sevap eyle affını bul
Git Kabe'de yap ziyaret

Medine'ye yolu götür
Peygamber orada yatır
Aşkla çok salavat getir
Var Ravza'ya yap ziyaret

Gaflet etme pek çok sakın
Ömür biter ölüm yakın
Ölenleri görün, bakın
Kabirlere yap ziyaret

Çobanoğlu söyler sözü
İyi şeyi görür gözü
Ziyaretten yana özü
Söz bilene yap ziyaret

(01.05.2004) Şevki Çobanoğlu

DuYGuNiSa
01-19-2010, 21:54
Sonradan Görme

Her halinden belli,eder kendini
Her daim anlatır,kendi derdini
Sana bir,bir sayar,tüm servetini
Ne seni düşünür,nede Devletini


Konuşurken girme,sakın araya
Konuyu getirir,hemen paraya
Çevirir sendede,akı karaya
Yabancıdır bunlar,dost akrabaya


Seni tepeden,tırnağa dek süzer
Mutlak birşey bulur,o anda üzer
Bakışlarıylada,ezerde ezer
Bunlar yanlarında,şeytanla gezer

Verdiyse birine,bir dilim ekmek
Verirken niyeti,onu bahsetmek
Heryerde söylenir,duyarsın tek,tek
Bunlara bey derler,adları erkek


Sonradan görmüşün,yanında durma
Salahatdinden,hazineyi sorma
Al sen Bilalimden,ye tekbir hurma
Peygamber sözü,değildir uydurma

güngör celep

DuYGuNiSa
01-19-2010, 21:54
Kolay mı Sandın?
Bir becerin varsa kullan halk için
Doğruyu bulmayı kolay mı sandın
Azimli ol zoru başarmak için
Kahraman olmayı kolay mı sandın

Peygamber söylemiş bu sözü inan
Yaşadığı zamana uymalı insan
Erişir gerçeğe bilme inanan
Nobel’i almayı kolay mı sandın?

Farkındaysa insan yaşanan çağın
Bin bir zorluğu var aşılan dağın
Meyvesini toplar ektiği bağın
Zirvede kalmayı kolay mı sandın

Aşka düşen bilir ne ince iştir
Gönülden gönüle nazlı gidiştir.
Şairlik dediğin yarda bitiştir
Gönüle dolmayı kolay mı sandın

Metin yaş kemale erdi ereli
Aşka varmaz elin gönlün bereli
Tek sevdiğin bendim bildim bileli
Uğrunda ölmeyi kolay mı sandın Metin Yaltı

DuYGuNiSa
01-19-2010, 21:55
Aşığa EMRE derler
Aşık yiğide Emre derler eskiler
Emrah'ın ahu zarına feryat ederler
Gönül bağında aşığa vardır rehber
Rehberi aşığın sevgili peygamber

Emre aşkı mecaz değildir manada
Sureti bilmezmiş dervişler aşkı Allah'a
Vuslattır gözleri ağlar varmak için maşuğa
Feda eder sevda dilden aşıp akar manaya Yılmaz Öztürk


masalca.net Gizlilik Politikası