Anasayfa Kimler Online
Go Back   Masalca > Astroloji ve Bilim Bölümü > Bilim Dünyası > Deniz Uzay Çevre Bilimleri
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Deniz Uzay Çevre Bilimleri Deniz, Uzay, İletişim, Çevre Bilimleri, Günümüzde sosyal yaşantı vs..



Dünyanın Uydusu: Ay

Bilim Dünyası kategorisinde ve Deniz Uzay Çevre Bilimleri forumunda bulunan Dünyanın Uydusu: Ay konusunu görüntülemektesiniz.
Dünyanın Uydusu: Ay Dünyanın Uydusu: Ay Ay, Dünya’nın tek doğal uydusudur ve bazı özellikleri nedeniyle Güneş sisteminin değişik bir üyesidir. ...



Seçenekler
  #1 (permalink)  
Okunmamış 07-10-2009, 21:56
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart Dünyanın Uydusu: Ay

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Dünyanın Uydusu: Ay

Dünyanın Uydusu: Ay


Ay, Dünya’nın tek doğal uydusudur ve bazı özellikleri nedeniyle Güneş sisteminin değişik bir üyesidir. 3.476 km’lik çapıyla Dünya’nın dörtte biri büyüklüğündedir ve 81,3 kat daha hafiftir. Güneş sisteminde Ay’dan hem daha büyük, hem de daha ağır uydular bulunmasına karşın, Pluton’un yeni keşfedilen uydusu dışında hiçbiri, uydusu oldukları gezegenlerden yoğunluk ve hacim bakımından fazla farklı değildir. Dünya-Ay sistemi tam anlamıyla çift gezegen oluşturmaktadır.

Güneş tutulması

Ay'ın Dünya ile Güneş arasına girmesi ve bazı özel koşulların sağlanması neticesinde meydana gelir. Tutulmanın olabilmesi için, Ay'ın, Dünya etrafındaki yörüngesiyle Dünyanın Güneş etrafındaki yörüngesinin kesişim yerlerini belirleyen düğüm noktalarında veya bu noktalar civarında (Yeniay safhasında) bulunması gerekir.
Bilindiği üzere bir yıl içerisinde Ay, Dünya etrafında 12 kez dolanır. Dolayısıyla, eğer Ayın yörünge düzlemi Dünya’nınkiyle çakışık olsaydı, bir yılda 12 kez Güneş tutulması meydana gelebilirdi. Fakat durum böyle değildir. Ayın yörünge düzlemi ile Dünya’nınki arasında yaklaşık 5° 9’ lık bir açı vardır. Bu açı nedeniyle Dünya, Ay ve Güneş, Ayın Dünya etrafındaki her dolanımında tam olarak aynı doğrultuda bulunmazlar. Böylece her ay bir Güneş tutulması oluşması engellenmiş olur. Nitekim bir yılda en az iki, en çok beş Güneş tutulması meydana gelir...

Ay Tutulması

Ay Dünya etrafındaki yörüngesini tamamlarken, Dünyanın Güneş ve Ay arasında kalmasına neden olabilir. Bu durumda Ay yüzeyine düşen Güneş ışınları Dünya tarafından engellenmiş olur. Karanlıkta kalan ay kısa süreli de olsa dünyadan gözlenemez bu olaya ay tutulması adı verilir. Bulutsuz bir gecede çıplak gözle rahatlıkla fark edilebilen bu olay, güneş tutulmasına göre, dünya yüzeyinde daha geniş bir alandan gözlenebilir. Ay tutulmasının dünya yüzeyinden gözlenebildiği alan dünyanın yarısından 24º kadar fazladır.



Ay'a İnen Uzay Araçları
Uzay Aracının Adı Fırlatılış Tarihi Bilgi
Luna 2 12 Eylül 1959 Ay yüzeyine iniş yapan ilk araç (Çarparak inebilmiştir.)
Ranger 7 28 Temmuz 1964 Ay'dan görüntü alan ilk araç
Ranger 8 17 Şubat 1965 Ay'dan görüntü aldı
Ranger 9 21 Mart 1965 Ay yüzeyinin dağlık bölgeleri görüntülendi
Luna 9 31 Ocak 1966 Ay'a yumuşak iniş yapan ilk araç, görüntüler aldı.
Surveyor 1 30 Mayıs 1966 Ay'a yumuşak iniş yapan ilk ABD aracı, görüntüler aldı.
Luna 13 21 Aralık 1966 Ay toprağının sertliğinin incelenmesi
Surveyor 3 17 Nisan 1967 Ay yüzeyinde ilk kez çukur kazıldı
Surveyor 5 8 Eylül 1967 Ay denizlerinin toprağı ilk kez incelendi
Surveyor 6 7 Kasım 1967 Aynı görev
Surveyor 7 7 Ocak 1968 Ay'daki dağlık bölgelere yumuşak iniş yapan ilk araç
Apollo 11 16 Temmuz1969 Ay'a insanlı ilk iniş (Sessizlik Denizi'ne inildi)
Apollo 12 14 Kasım 1969 İnsansız bir uzay aracının (Surveyor 3) yakınına insanlı ilk iniş
Luna 16 12 Eylül 1970 Ay'dan toprak örnekleri getiren ilk araç
Luna 17 10 Kasım 1970 Ay'a bir taşıt (Lunahod 1) indiren insansız ilk araç
Apollo 14 31 Ocak 1971 Ay'da dağlık bölgeye (Fra Mauro) insanlı ilk iniş
Apollo 15 26 Temmuz 1971 Ay yüzeyinde taşıtın ilk kez kullanılması
Luna 20 14 Şubat 1972 Ay'ın dağlık bölgelerinden toprak örnekleri alındı
Apollo 16 16 Nisan 1972 Ay'ın dağlık bölgelerinde ilk kez taşıtın kullanılması
Apollo 17 7 Aralık 1972 Aynı görev
Luna 21 8 Ocak 1973 Luna 20 ile aynı görev
Luna 24 9 Ağustos 1976 Luna 20 ile aynı görev









"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



  #2 (permalink)  
Okunmamış 07-10-2009, 21:56
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

AYDAKİ GARiPLiKLER



Ay'da bir gariplik var dersek, garibinize gider mi? Ay iste orada gözümüzün önünde duruyor, üstelik birkaç defa gittik ve geldik, garip olan ne olabilir, diyebilirsiniz. iyi de acaba isin ne kadarini biliyoruzi Ay'la ilgili olarak elde edilen bilgilerin bizlere ne kadari açiklandi. Ortada ciddi ve çarpici iddialar var. daha da ötesi bilimcilerin gözlemleri var öyleyse isin asli nediri En inanilmazi ise. Ay'in yapay bir uydu oldugu iddiasidir yani Ay dünya disi bir zeka tarafindan üretilmis ve bilinmeyen bir nedenle dünyanin yörüngesine konmustur. Bunlar dogru olabilir mi? Ama öncelikle bilimin gözlemlerini görelim;

Ünlü Condon Raporu'na göre Apollo 8 astronotlari inanilmasi güç bir rapor vermislerdi; Frank Bormann, James Loveli ve William Anders ilk yörünge uçusundayken (24 Aralik 1968), yüzeyde uçui pistine benzer bir alan gözlerine çarpti, Ay'in öteki yüzüne geçtiklerinde dev boyutlarda bir cisim gördüler ve fotografini çektiklerim söylediler; cisim astronotlarin tanimina göre 10 mil kare büyüklügündeydi. Ama bir daha ki geçiste cisim yoktu. Bir diger olay Apollo 10'da yasandi; astronotlar Eugene Ceman, Thomas Stafford ve John Young Ay'a inmek için hazirlanirken yine uçus pistine benzer dört alan gördüler; Ay modülü Snoopy ile yüzeye inerken isikli bir cismin yanlarindan geçip gittigini rapor ettiler ve sira Apollo 11 'de yani Ay'a yapilan ilk iniste; Armstrong ve Aldrin yüzeye indiklerinde Michael Collins Columbia adli kumanda modülün-de yörüngedeydi ve Collins gördüiü cisimleri "Bogey" adiyla tanimlayarak dünyaya rapor etti. Daha sonraki saatlerde, Aldrin ve Armstrong Ay yüzeyinden örnekler topluyorlardi,
Armstrong birden haykirdi; "Bu da nei Bu ne biçim sey. Bilmemiz gerek..."ve konusma devam etti;
Yer Kontrol: "Nerede? Yer Kontrol Apollo 11'i ariyor." Apollo 11: "Bu bebekler çok büyük... çok iriler... Tanrim, inanamazsiniz... Size bir baska uzay aracini anlatmak istiyorum... Kraterin uzak kenarindalar... Ay'da bizi izliyorlar... Onlar bizden önce buradaydilar..."
Yer Kontrol bu andan sonra astronotlara konusmayi kesmelerini ve objeleri filme almalarini söyledi. Ama bu filmler asla yayinlanmadi ve hatta varliklari reddedildi. Apollo 12 misyonunda ise, astronotlar garip sesler duydular ve isikli bir cismi Yer Kontrol'a bildirdiler. Apollo 15 astronotlari olan James lrwin ve David Scott, Ay üzerindeyken önlerinde uçan garip bircismi bir süre izlediler ama kaybettiler. Apollo 16 astronotu Thomas Mattingiy kumanda modülünden Ay yüzeyi üzerindeki yanip sönen isikli bir cismi rapor etti; NASA uzmanlarindan Dr. Faruk El Baz, cismin bir UFO yani Tanimlamayan Uçan Cisim oldugunu belirtti. O anda Ay'da SSCB veya ABD'ye ait bir baska uzay araci yoktu. Apollo 17 aracinin astronotlari olan, Ron Evans ve Harrison Schmitt'de Ay'da isikli nokla-lar gördüklerini belirttiler.

Ay dünyanin yörüngesine neden kondu ?

Ay'in geçmisi nedir veya orjini nereden geliyor ? Bu sorunun cevabi yoktur ya da bir bulmacadir. Bugün bilim üç ana kuram üzerinde duruyor; Sovyet bilimcileri tarafindan geliitirilen bu üç ana kuram iöyle;
1. Ay bir zamanlar, dünyanin bir parçasiydi ve dünyadan koparak uzaklasti ama bu görüs büyük bir bilim grubu tarafindan reddediliyor.
2. Ay, aynen dünya gibi Günes Sistemi oluiurken, bir gaz bulutuydu ve doial olarak Ay'in uydusu oldu.
3. Ay, farkli bir cisimdir yani dünya disidir; Günes Sistemi içinden bir yerden veya Günei Sistemi'nin disindan gelmii, dünyanin çekim alanina girerek, orada bir uydu olarak kalmistir.
Sovyet bilim adamlari olan Vasin ve Shcherbakov sasirtici bir açiklama yaptilar; "Gerçekten de, bilimciler Evren'in kökenini ciddiyetle uzun süredir arastiriyorlar ama daha henüz kesin bir cevap veya açiklama yoktur ayni sekilde de Ay - Dünya sistemi de açiklanamiyor. Bize göre Ay, dünyanin yapay bir uydusudur ve bilinmeyen bir zeka oluiumu tarafindan yörüngeye konulmus olabilir.'Bu iki bilim adamina göre. dünyanin çekim gücü kübik santimetrede 5.5 gr.'dir Ay'inki ise 3.33 gr'dir, öyleyse Ay'in içi bos olmalidir. Yani yapaydir, yapilmistir ama kimin tarafindani Gizemin çözümü, kraterterin içinde. Ay yolculuklari sonucunda elde edilen bilgiler çok önemli ama gizli tutulmaktadir.Neden diye sordugumuzda uzmanlara göre kesin çözüm henüz yoktur veya erkendir.

Ay'i Dünya'ya Kim "Uydu"rdu ?

Peki Ay nereden gelmis olabilir? Bir NASA dökümaninda "Bu en büyük bulmacadir" deniyor. NASA bilim adamlari, kesin bir çözüm olmadigini açikça söylüyorlar, çalismalar var, bilgiler, olaylar var ama henüz kesin cevap yok.
Günümüzün bilim adamlarinin gerçeiinde, uygun bir kuram henüz bulunamadi. O zaman genelde bakabilecegimiz yaklasimlar vardir; eger Ay evrenin bir yerinden gelmisse bunu bir gün ögrenecegiz. Apollo yolculuklari öncesinde, Nobel ödüllü Dr. Harold Urey ve bir grup bilim adaminin inandiklarina göre; "Ay kozmosun bir parçasidir ve Ay'da yabanci bir uygarligin izleri bulunacaktir. Ay'a ayak basmamiz ve bilgi toplamamiz Mars'a, Venüs'e veya asteroidlere ayak basmamiz kadar önemlidir." Urey iöyle diyordu; "Dünya'yi ve Ay'i toplarsaniz bütün olarak hemen hemen uzaydaki herhangi bir cisim olarak düsünebilirsiniz. Bu kadar yoiun bir materyalden dev bir kitle olusur ama dünyanin yogunlugu bu kadar büyük bir cismin olmasi gereken yogunlukta degildir, yogunlugumuz daha küçük bir cisme aittir, göründügü kadariyla Ay ve Dünya'nin tek bir cisim olmasini kabullenmek bugün için olanaksizdir."

12 Maymun sorusu...

Sorular çok sayida ve önemli görünüyor; Simdi bunlari ve bazi açiklamalari alt alta dizelim;
1. Ay, dünyadan daha yaslidir, öyleyse kökeninin baska bir yer olmasi mümkündür.
2. Niçin bazi bilim adamlari, Ay taslarinin 20 milyar yillik oldugunu iddia ediyorlari Yani dünyadan daha eski...
3. NASA, bir Ay kayasinin 5.3 milyar yillik oldugunu saptadi
ama bu Günes Sistemi öncesine ait bir tarihti.
4, Önemli bilim adamlari ve Ay uzmanlari, Ay'dan getirilen elementlerin dünyadakilerden daha eski olduiunu belirlediler ama neden resmen açiklamadilari
5. 40 Ay tasinin en azindan 7 milyar yillik olduklari belirlendi, bu tarihleme dünyadan ve günesten iki kez daha eskidir.
6. Buna karsin Ay'in yüzey topragi, Ay taslarindan daha eskidir. Farklilik nereden geliyori
7. Bir grup bilim adami Ay'in yildizlararasi bir yerde yapildigi görüsündeler ve dünya tarafindan yakalandigini düsünüyorlar. Ama bu nasil olabiliri
8. Neden bazi bilimciler, Ay'in içinin yogunluiunun yüzeyden farkli oldugu düsüncesindeleri Gerçekten Ay'in içi bos olabilir mii Ve bu biliniyor mu?
9. Niçin Ay'in 8 mil üstünde, yüksek dozda radyoaktivite var, bu elementer olarak dogal midiri
10. NASA tarafindan 100 millik bir alana yayilmis su buhari saptandi ama Ay'da su olmadigi biliniyor. Bu gizem, Ay'in yapay oldugu anlaminda mi?
11. Ay'in çok eskiden sicak oldugu ileri sürülüyor ama bunu dünyadaki benzerleri gibi kanitlayan bir kanit bulunmus degil. Bu çeliski henüz açiklanamadi.
12. Sonuç, Ay'la ilgili neden bu kadar çok cevapsiz soru vari

Bunlara karsi sunlari söyleyebilirmiyiz ?

1. Ay, hem dünyanin dogal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadir.
2. Ay, olmasi gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.
3. Ay kraterleri çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir.
4. Ay'in dünyaya bakmayan yüzü çikintili veya kamburdur ve Günes Sistemi'nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir baika uydu yoktur.
5. Ay ölçümlemeleri çok fazla demir olduiunu gösteriyor.
6. Ay topragi, Ay kayalarindan çok daha yaslidir.
7. Ay'in bilesimi, dünyadan farklidir.
8. Doga kanunlarina aykiri olarak, agir ****ller yüzeydedir.
9. Ay'da önceden eriyik olan ****ller yoktur.
10. Ay dev bir gong sesi çikarmaktadir ve yörüngede dönerken titresmektedir.
11. Ay bir moloz yigini gibi gözükmektedir.
12. Ay, periyodik olarak sarsilmaktadir, bu bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar sanki tek bir kütleymii gibi tüm yüzeyi dolaiabiliyorlar.
13. Dünyadan bakildiginda Ay, bir günes diski gibidir yani tutulmalarda günesi tam olarak kapatir, ne biraz küçük veya büyüktür sanki büyüklügü günesi örtmek için ayarlanmistir.
14. Eger Ay, dünya tarafindan yakalanmissa, bunun sonu gelecek ve Ay yine uzaklasip gidecektir.
15. Normalde Ay'in çizdigi yörünge, dünyanin ekvatoral çemberiyle karsit olmalidir ama Ay garip bir sekilde dünyanin yaptigi gibi, güneie bagimli bir yörünge çizer.
16. Her ne kadar Ay volkanlarin ölü olduklari söyleniyorsa da, yüzyillardir Ay'da garip isiklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.
Bunlarin sonucunda Ay'in yapay bir transformer dünya oldugu söylenebilir veya iddia edilebilir. Ay'da bir yasam oldugu ile ilgili bir belirti veya iz bulunamamistir ama dünyadaki volkanik küllere benzeyen Ay topragi veya tozu üzerinde yapilan deneylerde bitkisel yasama elverisli oldugu anlasilmistir. Ama ortada böyle bir yasam yoktur; marjinal iddialara göre Ay, UFO'larin üssüdür veya kullandiklari özel bir araçtir ama bu da bir iddiadan öteye gitmemektedir. Yüzeyde zaman zaman garip ve geometrik sekiller görülmüs ama bu görüntüler ya hemen kaybolmus, ya da bir daha görülememistir.

Yine dünya disi bir anlasma mi ?

2001 Uzay Yolu Macerasi "A Space Odyssey" filmini hatirlarsiniz; filmin temel objesi dev bir monoloit yani tas bir bloktu.Arthur C.Clarck'in bu ölümsüz ramaninda ve de filminde monolit ,insanliga yol gösteriyordu.
Ranger Krateri yakininda benzer bir monolit birkaç kez görüldü ama sonra kayboldu; derken baska yerlerde yine görüldü ama onlar da kayboldular. Adi gizli tutulan bir NASA görevlisinde" aldigi fotografi kanit olarak gösteren arastirmaci George Leonard. yine ayni kraterin yanindaki dev tas blogu gösterdi; resim çok netti ve üzerinde Y ve Z harflerine benzer sekiller vardi. Leonard iöyle diyor; "Ay, UFO'lara aittir, bizi Bronz Çagi'ndan beri izliyorlar, politikalarimizi ve savaslarimizi gözlemliyorlar; aslinda dünya üzerinde birçok iz birakmislardi. Ranger 7'nin fotograflari bunlari gösteriyor."

NASA neleri sakliyordur ?

En azindan astronotlarin gördüklerini sakliyor hatta onlarin bizzat anlattiklarini dahi inkar ediyor. Peki, NASA bunu neden yapiyori Eger astronotlarin Yer Kontrol ile konustuklari dogruysa, ki elde birçok teyp banti vardir, bunlar neden yeterli görülmüyoriCalifornia Üniversitesi'inden Dr. James Harder, kayitlari NASA kayitlariyla karsilaitirdigini ama NASA'nin her nedense bu kayitlari resmen kabul etmedigini ama üst düzeyde özel olarak dogrulandigini söylüyor. Bir hükümet ajani ise, olaylarin örtüldügünü kabul ederken, korkunun panik kaygisindan kaynaklandigini belirtiyor. UFO'lar bir yana, Ay'la ilgili bilgilerin SSCB ve ABD tarafindan saklanmasi için gösterilen "panik" olgusu yeterli degil. Bu olay belki kapali bir rejim olan SSCB'de yeterli olabilirdi ama demokratik bir ülke olan
ABD'de normal degildir. FBI ve CIA tarafindan VVashington'un bürokratik koridorlarinda olusturulan ketumiyet girdabinin arkasinda kimler vardir ?Ve soru yine gündeme geliyor; neden ???
George Leonard, tüm çalismalarini ve arastirmalarini, hayati ama baska bir soruya yöneltiyor; "Eldeki veriler ve sinirli fotograflar NASA tarafindan kabul ediliyor ama yaptiklari çalismalar çok az veya bireysel. Ay'la ilgili sistematik bir çalismanin yapilmasina engel olan nediri Ya da NASA, neleri ne nadar biliyori Gizemi çözmek isteyenlerin ellerindeki bilgiler, NASA ve eski Sovyet yetkilileri tarafindan kisitlanmis ya da özellikle yetersiz kilinmistir." Tam ve gerçek bir resmi açik-ama toplumu panige sokabilir mii Geçmiste evet ama bugün belki; hatta hayir çünkü günümüzün toplumu böylesine evrensel bir olaya dahi duyarsiz kalacaktir ve bu olasi davranis yetkililer tarafindan artik bilinmektedir. Öyleyse, ya astronotlarin
ve gözlemcilerin anlattiklari dogru degildir, ya da gizliligin arkasinda çok daha geçerli bir neden vardir. Ne mii Leonard burada da iddiali; "Geçerli neden çok daha makrodur yani dünyadisi bir zeka ile bir anlasma veya ortak bir görüs birligi saglanmistir; bunun da toplum tarafindan bilinmesi birilerine göre yetersizdir.
Arizona'daki Amerikan Meteorit Müzesi Müdüni otan Dr. H. H. Nininger, 1952 yilinda yapilan bir gözlemde Ayda 20 mil uzunluiunda bir cam duvarin bulundugunun resmen kanittanlandigini söylüyordu. Nininger'e göre. bu duvarin bulundugu "Verimlilik Vadisindeki Messier ve Pickering kraterleri normal degildirler ve hatta yapay olmalari gerekir. Bu iki kraterin arasinda girisinin gözlemlendigi bir tünel vardir (Science Sgest-Kasim 1952).
Benzeri bir iddia, Britanya Astronomi Birligi'nden DR. H. P.Wilkins tarafindan ileri sürülmüitür, bilim adamina göre, Ay'in dis yüzeyinden içeri giden tüneller ve yollar yani Ay'in içinde bosluklar vardir. Akla hemen bilim kurgunun büyük ismi H. G. wells geliyor; "Ay'da ilk insanlar' adli çocuksu romaninda,
Ayin içinde yaiayan bir uygarligi: Selenitler'i hikaye etmisti. oca Wells, birsey biliyor muydui Galiba kesin sözü burada "vemek mümkün deiil; biraz daha zaman gerekiyor olabilir ama insanligin dikkati artik Mars a yönelmis durumda ve sanki artik Ay yokmus gibi davraniliyor ya da gidildi, görüldü ve daha fazla karistirilmamasi mi istendii
12 Agustos 1971'de Apollo 15'in kumandani astronot David Scott, bir basin toplantisi yapti; "Aya gittik, gözlemcilerin elde attigi bilgileri test ettik ama araçlarimizin kaydettigi bilgiler mekanik veya elektroniktir daha önemlisi düsüncelerimizdeki bilgilerdir. Plutarch'dan gelen bir sözcük var; 'Düsünce, rastgele doldurulan bir kap veya tas degildir, ama düsünce bir atestir ve onu yakmak için ates gerekir." Sonuç olarak, Ay'in yapay bir uydu oldugunu düsünmeyebiliriz ama bunun için düsünsel bir devrime ihtiyacimiz var gibi yani geçmisimizdeki tutuculuk baglarindan kurtulmaliyiz. Yeni bir insan gerçegini aramali ve düsünceyi özgür birakmaliyiz. Bir zamanlar Ay'a ayak bastigimizda, çok heyecanlanmistik ama eger Ay bilinmeyen bir zekanin ürünü olan yapay bir uyduysa, bunu kanitlamak insanligin kendisini ve yasadigi ortami tanimasi yönünden daha heyecan verici olacaktir.

  #3 (permalink)  
Okunmamış 07-10-2009, 21:57
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

O Sadece Bir Uydumu?


Ay'da bir gariplik var dersek, garibinize gider mi? Ay iste orada gözümüzün önünde duruyor, üstelik birkaç defa gittik ve geldik, garip olan ne olabilir, diyebilirsiniz. iyi de acaba isin ne kadarini biliyoruzi Ay'la ilgili olarak elde edilen bilgilerin bizlere ne kadari açiklandi. Ortada ciddi ve çarpici iddialar var. daha da ötesi bilimcilerin gözlemleri var öyleyse isin asli nediri En inanilmazi ise. Ay'in yapay bir uydu oldugu iddiasidir yani Ay dünya disi bir zeka tarafindan üretilmis ve bilinmeyen bir nedenle dünyanin yörüngesine konmustur. Bunlar dogru olabilir mi? Ama öncelikle bilimin gözlemlerini görelim;
Ünlü Condon Raporu'na göre Apollo 8 astronotlari inanilmasi güç bir rapor vermislerdi; Frank Bormann, James Loveli ve William Anders ilk yörünge uçusundayken (24 Aralik 1968), yüzeyde uçui pistine benzer bir alan gözlerine çarpti, Ay'in öteki yüzüne geçtiklerinde dev boyutlarda bir cisim gördüler ve fotografini çektiklerim söylediler; cisim astronotlarin tanimina göre 10 mil kare büyüklügündeydi. Ama bir daha ki geçiste cisim yoktu. Bir diger olay Apollo 10'da yasandi; astronotlar Eugene Ceman, Thomas Stafford ve John Young Ay'a inmek için hazirlanirken yine uçus pistine benzer dört alan gördüler; Ay modülü Snoopy ile yüzeye inerken isikli bir cismin yanlarindan geçip gittigini rapor ettiler ve sira Apollo 11 'de yani Ay'a yapilan ilk iniste; Armstrong ve Aldrin yüzeye indiklerinde Michael Collins Columbia adli kumanda modülün-de yörüngedeydi ve Collins gördüiü cisimleri "Bogey" adiyla tanimlayarak dünyaya rapor etti. Daha sonraki saatlerde, Aldrin ve Armstrong Ay yüzeyinden örnekler topluyorlardi,
Armstrong birden haykirdi; "Bu da nei Bu ne biçim sey. Bilmemiz gerek..."ve konusma devam etti;
Yer Kontrol: "Nerede? Yer Kontrol Apollo 11'i ariyor." Apollo 11: "Bu bebekler çok büyük... çok iriler... Tanrim, inanamazsiniz... Size bir baska uzay aracini anlatmak istiyorum... Kraterin uzak kenarindalar... Ay'da bizi izliyorlar... Onlar bizden önce buradaydilar..."
Yer Kontrol bu andan sonra astronotlara konusmayi kesmelerini ve objeleri filme almalarini söyledi. Ama bu filmler asla yayinlanmadi ve hatta varliklari reddedildi. Apollo 12 misyonunda ise, astronotlar garip sesler duydular ve isikli bir cismi Yer Kontrol'a bildirdiler. Apollo 15 astronotlari olan James lrwin ve David Scott, Ay üzerindeyken önlerinde uçan garip bircismi bir süre izlediler ama kaybettiler. Apollo 16 astronotu Thomas Mattingiy kumanda modülünden Ay yüzeyi üzerindeki yanip sönen isikli bir cismi rapor etti; NASA uzmanlarindan Dr. Faruk El Baz, cismin bir UFO yani Tanimlamayan Uçan Cisim oldugunu belirtti. O anda Ay'da SSCB veya ABD'ye ait bir baska uzay araci yoktu. Apollo 17 aracinin astronotlari olan, Ron Evans ve Harrison Schmitt'de Ay'da isikli nokla-lar gördüklerini belirttiler.
Ay dünyanin yörüngesine neden kondu ?
Ay'in geçmisi nedir veya orjini nereden geliyor ? Bu sorunun cevabi yoktur ya da bir bulmacadir. Bugün bilim üç ana kuram üzerinde duruyor; Sovyet bilimcileri tarafindan geliitirilen bu üç ana kuram iöyle;
1. Ay bir zamanlar, dünyanin bir parçasiydi ve dünyadan koparak uzaklasti ama bu görüs büyük bir bilim grubu tarafindan reddediliyor.
2. Ay, aynen dünya gibi Günes Sistemi oluiurken, bir gaz bulutuydu ve doial olarak Ay'in uydusu oldu.
3. Ay, farkli bir cisimdir yani dünya disidir; Günes Sistemi içinden bir yerden veya Günei Sistemi'nin disindan gelmii, dünyanin çekim alanina girerek, orada bir uydu olarak kalmistir.

Ayın Yüzeyinde Yola Benzeyen İlginç Şekiller Var.Yoksa Bu Yolları Birilerimi Yaptı?

Sovyet bilim adamlari olan Vasin ve Shcherbakov sasirtici bir açiklama yaptilar; "Gerçekten de, bilimciler Evren'in kökenini ciddiyetle uzun süredir arastiriyorlar ama daha henüz kesin bir cevap veya açiklama yoktur ayni sekilde de Ay - Dünya sistemi de açiklanamiyor. Bize göre Ay, dünyanin yapay bir uydusudur ve bilinmeyen bir zeka oluiumu tarafindan yörüngeye konulmus olabilir.'Bu iki bilim adamina göre. dünyanin çekim gücü kübik santimetrede 5.5 gr.'dir Ay'inki ise 3.33 gr'dir, öyleyse Ay'in içi bos olmalidir. Yani yapaydir, yapilmistir ama kimin tarafindani Gizemin çözümü, kraterterin içinde. Ay yolculuklari sonucunda elde edilen bilgiler çok önemli ama gizli tutulmaktadir.Neden diye sordugumuzda uzmanlara göre kesin çözüm henüz yoktur veya erkendir.

Ay'i Dünya'ya Kim "Uydu"rdu ?
Peki Ay nereden gelmis olabilir? Bir NASA dökümaninda "Bu en büyük bulmacadir" deniyor. NASA bilim adamlari, kesin bir çözüm olmadigini açikça söylüyorlar, çalismalar var, bilgiler, olaylar var ama henüz kesin cevap yok.
Günümüzün bilim adamlarinin gerçeiinde, uygun bir kuram henüz bulunamadi. O zaman genelde bakabilecegimiz yaklasimlar vardir; eger Ay evrenin bir yerinden gelmisse bunu bir gün ögrenecegiz. Apollo yolculuklari öncesinde, Nobel ödüllü Dr. Harold Urey ve bir grup bilim adaminin inandiklarina göre; "Ay kozmosun bir parçasidir ve Ay'da yabanci bir uygarligin izleri bulunacaktir. Ay'a ayak basmamiz ve bilgi toplamamiz Mars'a, Venüs'e veya asteroidlere ayak basmamiz kadar önemlidir." Urey iöyle diyordu; "Dünya'yi ve Ay'i toplarsaniz bütün olarak hemen hemen uzaydaki herhangi bir cisim olarak düsünebilirsiniz. Bu kadar yoiun bir materyalden dev bir kitle olusur ama dünyanin yogunlugu bu kadar büyük bir cismin olmasi gereken yogunlukta degildir, yogunlugumuz daha küçük bir cisme aittir, göründügü kadariyla Ay ve Dünya'nin tek bir cisim olmasini kabullenmek bugün için olanaksizdir."

12 Maymun sorusu...
Sorular çok sayida ve önemli görünüyor; Simdi bunlari ve bazi açiklamalari alt alta dizelim;
1. Ay, dünyadan daha yaslidir, öyleyse kökeninin baska bir yer olmasi mümkündür.
2. Niçin bazi bilim adamlari, Ay taslarinin 20 milyar yillik oldugunu iddia ediyorlari Yani dünyadan daha eski...
3. NASA, bir Ay kayasinin 5.3 milyar yillik oldugunu saptadi
ama bu Günes Sistemi öncesine ait bir tarihti.
4, Önemli bilim adamlari ve Ay uzmanlari, Ay'dan getirilen elementlerin dünyadakilerden daha eski olduiunu belirlediler ama neden resmen açiklamadilari
5. 40 Ay tasinin en azindan 7 milyar yillik olduklari belirlendi, bu tarihleme dünyadan ve günesten iki kez daha eskidir.
6. Buna karsin Ay'in yüzey topragi, Ay taslarindan daha eskidir. Farklilik nereden geliyori
7. Bir grup bilim adami Ay'in yildizlararasi bir yerde yapildigi görüsündeler ve dünya tarafindan yakalandigini düsünüyorlar. Ama bu nasil olabiliri
8. Neden bazi bilimciler, Ay'in içinin yogunluiunun yüzeyden farkli oldugu düsüncesindeleri Gerçekten Ay'in içi bos olabilir mii Ve bu biliniyor mu?
9. Niçin Ay'in 8 mil üstünde, yüksek dozda radyoaktivite var, bu elementer olarak dogal midiri
10. NASA tarafindan 100 millik bir alana yayilmis su buhari saptandi ama Ay'da su olmadigi biliniyor. Bu gizem, Ay'in yapay oldugu anlaminda mi?
11. Ay'in çok eskiden sicak oldugu ileri sürülüyor ama bunu dünyadaki benzerleri gibi kanitlayan bir kanit bulunmus degil. Bu çeliski henüz açiklanamadi.
12. Sonuç, Ay'la ilgili neden bu kadar çok cevapsiz soru vari
Bunlara karsi sunlari söyleyebilirmiyiz ?
1. Ay, hem dünyanin dogal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadir.
2. Ay, olmasi gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.
3. Ay kraterleri çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir.
4. Ay'in dünyaya bakmayan yüzü çikintili veya kamburdur ve Günes Sistemi'nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir baika uydu yoktur.
5. Ay ölçümlemeleri çok fazla demir olduiunu gösteriyor.
6. Ay topragi, Ay kayalarindan çok daha yaslidir.
7. Ay'in bilesimi, dünyadan farklidir.
8. Doga kanunlarina aykiri olarak, agir metaller yüzeydedir.
9. Ay'da önceden eriyik olan metaller yoktur.
10. Ay dev bir gong sesi çikarmaktadir ve yörüngede dönerken titresmektedir.
11. Ay bir moloz yigini gibi gözükmektedir.
12. Ay, periyodik olarak sarsilmaktadir, bu bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar sanki tek bir kütleymii gibi tüm yüzeyi dolaiabiliyorlar.
13. Dünyadan bakildiginda Ay, bir günes diski gibidir yani tutulmalarda günesi tam olarak kapatir, ne biraz küçük veya büyüktür sanki büyüklügü günesi örtmek için ayarlanmistir.
14. Eger Ay, dünya tarafindan yakalanmissa, bunun sonu gelecek ve Ay yine uzaklasip gidecektir.
15. Normalde Ay'in çizdigi yörünge, dünyanin ekvatoral çemberiyle karsit olmalidir ama Ay garip bir sekilde dünyanin yaptigi gibi, güneie bagimli bir yörünge çizer.
16. Her ne kadar Ay volkanlarin ölü olduklari söyleniyorsa da, yüzyillardir Ay'da garip isiklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.
Bunlarin sonucunda Ay'in yapay bir transformer dünya oldugu söylenebilir veya iddia edilebilir. Ay'da bir yasam oldugu ile ilgili bir belirti veya iz bulunamamistir ama dünyadaki volkanik küllere benzeyen Ay topragi veya tozu üzerinde yapilan deneylerde bitkisel yasama elverisli oldugu anlasilmistir. Ama ortada böyle bir yasam yoktur; marjinal iddialara göre Ay, UFO'larin üssüdür veya kullandiklari özel bir araçtir ama bu da bir iddiadan öteye gitmemektedir. Yüzeyde zaman zaman garip ve geometrik sekiller görülmüs ama bu görüntüler ya hemen kaybolmus, ya da bir daha görülememistir.
Yine dünya disi bir anlasma mi ?
2001 Uzay Yolu Macerasi "A Space Odyssey" filmini hatirlarsiniz; filmin temel objesi dev bir monoloit yani tas bir bloktu.Arthur C.Clarck'in bu ölümsüz ramaninda ve de filminde monolit ,insanliga yol gösteriyordu.
Ranger Krateri yakininda benzer bir monolit birkaç kez görüldü ama sonra kayboldu; derken baska yerlerde yine görüldü ama onlar da kayboldular. Adi gizli tutulan bir NASA görevlisinde" aldigi fotografi kanit olarak gösteren arastirmaci George Leonard. yine ayni kraterin yanindaki dev tas blogu gösterdi; resim çok netti ve üzerinde Y ve Z harflerine benzer sekiller vardi. Leonard iöyle diyor; "Ay, UFO'lara aittir, bizi Bronz Çagi'ndan beri izliyorlar, politikalarimizi ve savaslarimizi gözlemliyorlar; aslinda dünya üzerinde birçok iz birakmislardi. Ranger 7'nin fotograflari bunlari gösteriyor."
NASA neleri sakliyor ?
En azindan astronotlarin gördüklerini sakliyor hatta onlarin bizzat anlattiklarini dahi inkar ediyor. Peki, NASA bunu neden yapiyori Eger astronotlarin Yer Kontrol ile konustuklari dogruysa, ki elde birçok teyp banti vardir, bunlar neden yeterli görülmüyoriCalifornia Üniversitesi'inden Dr. James Harder, kayitlari NASA kayitlariyla karsilaitirdigini ama NASA'nin her nedense bu kayitlari resmen kabul etmedigini ama üst düzeyde özel olarak dogrulandigini söylüyor. Bir hükümet ajani ise, olaylarin örtüldügünü kabul ederken, korkunun panik kaygisindan kaynaklandigini belirtiyor. UFO'lar bir yana, Ay'la ilgili bilgilerin SSCB ve ABD tarafindan saklanmasi için gösterilen "panik" olgusu yeterli degil. Bu olay belki kapali bir rejim olan SSCB'de yeterli olabilirdi ama demokratik bir ülke olan
ABD'de normal degildir. FBI ve CIA tarafindan VVashington'un bürokratik koridorlarinda olusturulan ketumiyet girdabinin arkasinda kimler vardir ?Ve soru yine gündeme geliyor; neden ???
George Leonard, tüm çalismalarini ve arastirmalarini, hayati ama baska bir soruya yöneltiyor; "Eldeki veriler ve sinirli fotograflar NASA tarafindan kabul ediliyor ama yaptiklari çalismalar çok az veya bireysel. Ay'la ilgili sistematik bir çalismanin yapilmasina engel olan nediri Ya da NASA, neleri ne nadar biliyori Gizemi çözmek isteyenlerin ellerindeki bilgiler, NASA ve eski Sovyet yetkilileri tarafindan kisitlanmis ya da özellikle yetersiz kilinmistir." Tam ve gerçek bir resmi açik-ama toplumu panige sokabilir mii Geçmiste evet ama bugün belki; hatta hayir çünkü günümüzün toplumu böylesine evrensel bir olaya dahi duyarsiz kalacaktir ve bu olasi davranis yetkililer tarafindan artik bilinmektedir. Öyleyse, ya astronotlarin
ve gözlemcilerin anlattiklari dogru degildir, ya da gizliligin arkasinda çok daha geçerli bir neden vardir. Ne mii Leonard burada da iddiali; "Geçerli neden çok daha makrodur yani dünyadisi bir zeka ile bir anlasma veya ortak bir görüs birligi saglanmistir; bunun da toplum tarafindan bilinmesi birilerine göre yetersizdir.
Arizona'daki Amerikan Meteorit Müzesi Müdüni otan Dr. H. H. Nininger, 1952 yilinda yapilan bir gözlemde Ayda 20 mil uzunluiunda bir cam duvarin bulundugunun resmen kanittanlandigini söylüyordu. Nininger'e göre. bu duvarin bulundugu "Verimlilik Vadisindeki Messier ve Pickering kraterleri normal degildirler ve hatta yapay olmalari gerekir. Bu iki kraterin arasinda girisinin gözlemlendigi bir tünel vardir (Science Sgest-Kasim 1952).
Benzeri bir iddia, Britanya Astronomi Birligi'nden DR. H. P.Wilkins tarafindan ileri sürülmüitür, bilim adamina göre, Ay'in dis yüzeyinden içeri giden tüneller ve yollar yani Ay'in içinde bosluklar vardir. Akla hemen bilim kurgunun büyük ismi H. G. wells geliyor; "Ay'da ilk insanlar' adli çocuksu romaninda,
Ayin içinde yaiayan bir uygarligi: Selenitler'i hikaye etmisti. oca Wells, birsey biliyor muydui Galiba kesin sözü burada "vemek mümkün deiil; biraz daha zaman gerekiyor olabilir ama insanligin dikkati artik Mars a yönelmis durumda ve sanki artik Ay yokmus gibi davraniliyor ya da gidildi, görüldü ve daha fazla karistirilmamasi mi istendii
12 Agustos 1971'de Apollo 15'in kumandani astronot David Scott, bir basin toplantisi yapti; "Aya gittik, gözlemcilerin elde attigi bilgileri test ettik ama araçlarimizin kaydettigi bilgiler mekanik veya elektroniktir daha önemlisi düsüncelerimizdeki bilgilerdir. Plutarch'dan gelen bir sözcük var; 'Düsünce, rastgele doldurulan bir kap veya tas degildir, ama düsünce bir atestir ve onu yakmak için ates gerekir." Sonuç olarak, Ay'in yapay bir uydu oldugunu düsünmeyebiliriz ama bunun için düsünsel bir devrime ihtiyacimiz var gibi yani geçmisimizdeki tutuculuk baglarindan kurtulmaliyiz. Yeni bir insan gerçegini aramali ve düsünceyi özgür birakmaliyiz. Bir zamanlar Ay'a ayak bastigimizda, çok heyecanlanmistik ama eger Ay bilinmeyen bir zekanin ürünü olan yapay bir uyduysa, bunu kanitlamak insanligin kendisini ve yasadigi ortami tanimasi yönünden daha heyecan verici olacaktir.

Tarihlerle Ay Üzerindeki Gözlemler

5 Mart 1587:
"Ay'in yüzeyinde bir yildiz görüldü."
Yüzlerce insan bu mucizeye sasirdi,
isigin sivri uçlari ve
boynuzlari vardi.
(Harrison 1876 - Lowes 1927)
12 Kasim 1671:
Gökbilimci ve fizikçi Cassini,
Ay'in üzehnde küçük beyaz bir bulut
gördü.
18 Mayis 1787:
Astronom Halley ve De Louville, Ay yüzeyinde hareketli isiklar gördüler. Mart-Nisan 1787:
William Herschel, Ay'da parlak noktalar ve dört volkan gördü. Açiklamakta zorluk çekiyordu ve en çok gördüklerinin hareket etmesine sasirmisti.
Temmuz 1821:
Alman astronom Gruithuisen, Ay yüzeyinde, birden parlayan isik patlamalari gördü. Yanip sönen bu isiklari birkaç kez görmüstü.
12 Nisan 1826:
Fizikçi Emmett, Ay'daki Krizler Denizi üzerinde, kara bir
bulutun hareket ettigini rapor etti. Benzer bir rapor, 1954 yilinda modern astronomlar tarafindan da verilmisti.
Subat 1877:
Isikli bir hat veya çizgi Eudoxus Krateri'nin batisindan doiusuna giderken görüldü. Olay, bir saat sürdü.
4 Temmuz 1881:
Ay yüzeyinde piramit seklinde isikli iki tümsek belirdi ve bir saat içinde yavas yavas sönerek kayboldu.
24 Nisan 1882:
Aristotle Bölgesi'nde hareket eden dev gölgeler gözlemlendi.
31 Ocak 1915:
Yunanca'daki Gamma iiaretine benzer 7 beyaz isik görüldü.
23 Nisan 1915:
Clavius Krateri yaninda dar ve isikli bir
çizgi belirdi ve on dakika sonra
kayboldu.

14 Haziran 1940:
Sisli keskin bir çizgi çok net olarak Plato Krateri yaninda görüldü, çevresinde binlerce küçük isik yanip sönüyordu. 19 Ekim 1945:
Darvin Duvari yaninda üç büyük parlak nokta görüldü; Olay, astronom Moore ve daha birçok astronom tarafindan rapor edildi.
24 Mayis 1955:
Ay'in güney kutbu
bölgesinde, elektriksel
panamalar, bilimci Firsolf tarafindan
izlendi.
8 Eylül 1955:
Taurus Hatti sinirinda iki parlak isik görüidu. bu yer yillar sonra Apollo 17'nin indigi yerdi.
21 Haziran 1964:
iki saat süreyle, gözlemci floss D. tarafindan haraket eden büyük siyah bir gölge izlendi.
3 Temmuz 1965:
Bir saat on dakika süreyle, Aristarchus Bölgesi'nde nabiz gibi yanip sönen bir isik gözlendi.
25 Eylül 1966:
Yine Plato Krateri yakininda yanip sönen isiklar gözlendi; bazilarim göre kirmizimsi bir yama gibiydiler; ayni gün Gassendi Bölgesi'nde 30 dakika süreyle kirmizi büyük bir isik belirdi. Bir ay sonra ise, ayni yerde yine yanip sönen kirmizi isiklar vardi.
11 Eylül 1967:
insanligin ilk ayak bastigi yer olan Sessizlikler Denizi'nde görülen kara bir bulut sonradan mor renge dönüstü;
olayin Montreal'i? bir astronomi grubu tarafindan gözlendigi NASA tarafindan açiklandi.

  #4 (permalink)  
Okunmamış 07-10-2009, 21:57
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

Bir Gökcismi Olarak Ay
Dünya nasıl Güneş'in çevresinde dolanıyorsa Ay da aynı biçimde Dünya'nın çevresinde dolanır (bak. GÜNEŞ SİSTEMİ; Uydu). Ama bu yörünge dolanımını yaparken bir yandan da kendi ekseni çevresinde döner. Ay'ın dönme ve dolanım süreleri birbirine eşittir. Yani kendi ekseni çevresindeki tam bir dönüşü de, Dünya çevresindeki yörüngesini de yaklaşık 29 V2 günde tamamlar. Bu nedenle Dünya' dan Ay'ın hep aynı yüzü görünür. Uzaya gönderilen uyduların çektiği fotoğraflardan Ay'ın görünmeyen yüzünün de görünen yüzü­ne benzediği anlaşılmıştır.
Ay'ın kendi ışığı yoktur; yalnızca Güneş'in ışığını yansıttığı için parlak gözükür. Dünya çevresindeki dolanımı sırasında kendi ekseni çevresinde de ancak bir kez dönebildiği için, Ay'ın her iki yüzü yaklaşık iki hafta boyunca karanlıkta kalır, iki hafta süreyle de güneş ışığı alır. Ay Dünya ile Güneş'in arasına girdiği zaman görünmez olur. Çünkü bu süre içinde, görünmeyen yüzü ışık alırken Dünya' ya dönük olan yüzü karanlıkta kalmıştır. "Yeniay" denen bu evreden birkaç gün sonra, yörüngesinde biraz daha yol aldığı için Güneş Ay'ın Dünya'ya dönük olan yüzünü aydınlat­maya başlar ve gökyüzünün batısında C harfi­ne benzeyen ince bir hilal (ayça) belirir. Bazen bu evrede, Dünya'dan yansıyan ışık nedeniyle bütün Ay yuvarlağı hafif aydınlık olarak belli belirsiz görülebilir. Güneş ışığı Ay yuvarlağını kapladıkça hilal genişler ve bir yarım daire biçimini alarak ilkdördün evresi­ne ulaşır. Bundan sonraki dolunay evresinde Ay yuvarlağı bütünüyle aydınlık olarak görü­lebilir. Bu evreden sonra Ay'ın aydınlık bölümü yeniden küçülmeye başlar ve ilkdör-dündekine ters konumlu bir yarım daireye dönüşerek sondördün evresine girer. Daha sonra iyice küçülür ve yeniden hilal biçimini aldıktan sonra aynı çevrim yinelenir. Ay'ın bu evrelerden geçmesi bizim kullandığımız tak­vimde 29 Vı gün sürer; bu süreye "kavuşum ayı" ya da eski terimle "kameri ay" denir. Eski takvimler kavuşum ayını temel aldığı için, o takvimlerdeki aylar bugünkü aylarla çakışmaz (bak. takvim).
Bazen Ay Güneş ile Dünya'nın arasından geçerken öyle bir konuma gelir ki Güneş'ten gelen ışıkların bir bölümünün ya da tümünün Dünya'ya ulaşmasını bir süre için engeller. Bu olaya Güneş tutulması denir. Bazen de Ay Güneş'e göre Dünya'nın arkasında kalır; baş­ka bir deyişle Dünya Güneş ile Ay arasına girer. Bu durumda Ay'ın üzerine Güneş'in ışıkları değil Dünya'nın gölgesi düşer ve Ay yuvarlağı bir süre için karanlıkta kalır. Buna



da Ay tutulması denir (bak. Ay ve Güneş tutulması). Dünya Güneş'in, Ay da Dünya' nın çevresinde sürekli dolandıklarına göre, Ay ve Güneş tutulmalarının her ay gerçekleş­mesi gerekirdi. Ama Ay'ın yörünge düzlemi ile Dünya'nın Güneş çevresindeki yörünge düzlemi arasında 5°'lik bir açı olduğu için bu tutulma olayları ancak belirli koşullarda ger­çekleşir.
Ay Gözlemleri
Ay'ın Dünya'dan görülebilen yüzünde çok belirgin bazı lekeler vardır. Çoğu çıplak gözle de görülebilen bu lekeleri bütün ayrıntılarıyla yakından inceleme olanağı ancak 17. yüzyıl­da, gözlem araçlarının yapılmasından sonra doğmuştur.
İtalyan bilim adamı Galileo'nun 1609'da yaptığı teleskopla gözlemlediği ilk gökcisimle-rinden biri Ay oldu. Böylece Ay'daki krater­leri, dağlan ve koyu lekeleri büyütülmüş olarak ilk kez o gördü. İlk gözlemciler Ay üzerindeki bu koyu bölgelerin deniz olabile­ceğini düşünmüşlerdi. Oysa bunlar deniz de­ğil, oldukça geniş düzlüklerdir. 1647'de Al­man astronomi bilgini Johannes Hevelius Ay'ın yüzeyinin ayrıntılarını gösteren bir hari­ta yaptı. Ay yüzeyindeki en belirgin lekeleri ise 1651'de Ay'ın bir haritasını yayımlayan İtalyan astronomi bilgini Giovanni Riccioli adlandırdı. Bu dağlardan bazılarına Alpler, Apenninler gibi Dünya üzerindeki dağların adları, kraterlere de bilim adamlarının ve düşünürlerin adları verildi. Ay'ın görünme-ven vüzündeki kraterlerin adlandırılması ise çok daha sonraki tarihlere, Ay'ın bu yüzünün uydulardan çekilen fotoğraflarla görüntülen­mesinden sonraya rastlar.
En güçlü teleskoplarla baktığımızda Ay'ı, 300 km ötedeki bir cismi çıplak gözle nasıl görebiliyorsak öyle görürüz. Gerçekte Ay'ın Dünya'dan ortalama uzaklığı 384.400 kilo­metredir. Çapı da 3.476 km, yani Dünya'nın çapının yaklaşık üçte biri kadardır. Dünya'nın ağırlığı Ay'ın ağırlığının 81 katıdır. Ay'daki çekim kuvveti de Dünya'daki yerçekiminin ancak altıda biri kadardır (bak. yerçekimi).
Ay'daki çekim kuvvetinin Dünya'dakinden çok az olması nedeniyle, büyük olasılıkla bir zamanlar var olan Ay atmosferinden bugün artık hiçbir iz kalmamıştır. Bir ortamda hava olmayınca, yüzeye düşen su da buharlaşarak uçar. Bu yüzden, hemen hemen ilk oluştuğu günden bu yana Ay'da ne hava, ne de nem olmuştur. İnsanların yaşamasına elverişli ol­mayan böyle bir ortamda uzay giysisi ve benzeri gereçler olmadan yaşanılamaz. Ay'da su ve hava bulunmaması başka ilginç olayların da nedenidir. Örneğin Ay'ın yüzeyine düşen bir göktaşı (meteorit) en küçük bir gürültü çıkarmaz; çünkü ses dalgalarını taşıyacak hava yoktur. Üstelik havasız bir ortamda ne yağmur, ne deniz, ne de herhangi bir koku olabilir. Ay'da rüzgâr ve yağmur olmadığı için Dünya'daki gibi toprak aşınması da olmaz; bu yüzden kraterlerin duvarları dik ve keskindir.
Ay'ın Yüzeyi
Ay'ın yüzeyindeki binlerce krater Dünya'daki kraterlerden genellikle çok daha geniştir.


Çünkü Dünya'nın atmosferi düşen göktaşları­na karşı yeryüzünü bir kalkan gibi korur. Ayrıca topraktaki nem de bu çarpmanın etkisini azaltır. Oysa Ay'ın atmosferi olmadı­ğı için, olanca hızıyla düşen göktaşları Ay yüzeyinde çok geniş ve derin kraterler açmış­tır. Bilinen en geniş krater Ay'ın görünmeyen yüzündedir. Çapı 290 km olan Bailly krateri |se Ay'ın görünen yüzündeki en büyük krater­dir. Apollo uzay araçlarının Ay yüzeyine inme­sinden önce, kraterlerin yanardağ patlamala­rından mı, yoksa Ay yüzeyine çarpan göktaşla-nndan mı kaynaklandığı bilinemiyordu. Ama bugün hemen hepsinin göktaşlarının yüzeye çarpmasından ileri geldiği anlaşılmıştır.
Krater ve denizlerden sonra Ay yüzeyinde­ki en belirgin oluşumlar yüksek bölgelerdeki dağlardır. Yükseklikleri 4 ya da 5 kilometreye ulaşan bu dağlardan bazılarının doruklarında kraterler vardır; bunlara halka dağlar denir.
Ay Araştırmaları
Ay'ın yapma uydularla incelenmesine 13 Eylül 1959'da, SSCB'nin Luna 2 adlı uzay aracını Ay yüzeyine indirmesiyle başlandı. Daha sonra SSCB'nin Luna ve ABD'nin Ranger ile Surveyor dizilerindeki insansız uzay araçları gerek yörüngedeki uçuşları sırasında, ge­rek doğrudan Ay'a inerek Ay yüzeyinden Dünya'ya pek çok fotoğraf ilettiler. 1968'de ABD'nin Apollo 8 adlı uzay aracı, içindeki üç astronotla birlikte Ay çevresinde yörünge uçuşu yaptı. İnsanın Ay'a ilk ayak basışı ise 20 Temmuz 1969'da, Apollo ll'in tarihsel uçuşuy-la gerçekleşti ve bunu ABD ile SSCB'nin öbür uzay uçuşları izledi. (Ayrıca bak. Uzay
araştırmaları.)
Ay'daki kayaçlann Dünya'dakilerden çok farklı olması, Ay'ın kimyasal yapısının da Dünya'nınkinden farklı olduğunu gösterir. Ay'daki kayaçlann bazıları yeryüzünde de bulunan bazalt türü kayaçlardır. Bunun dışın­daki kayaçlar ise genellikle camsı ya da kristalsi yapıda ve çok değişik renklerdedir. Astronotlar Ay'dan toplam 385 kg kayaç örneği getirmiş ve bu taşlar üzerinde yapılan incelemeler Ay'ın bir zamanlar yanardağ et­kinliği gösterdiğini ortaya koymuştur. Ama son 3 milyar yıl içinde Ay'daki yanardağ patlamalannın çok seyrek olduğu sanılmak­tadır.
İncelenen Ay kayaçlarının yaşı 1,8 milyar ile 4,1 milyar yıl arasında değişir. Hatta 4,6 milyar yıldan daha yaşlı kayaçlann da bulun­duğu sanılmaktadır. Oysa Dünya üzerindeki hiçbir kayacın yaşı 3 milyar yılı aşmaz. Bir zamanlar Ay'ın Dünya'dan kopmuş bir parça olduğu düşünülüyordu. Ay kayaçlannın yaşı ve kimyasal bileşimi incelendikten sonra bu görüşün geçerli olmadığı anlaşıldı. Aynca Ay'ın Dünya'nın çekimine kapılmış bir geze­gen olduğu görüşü de geçersizdir. Eğer öyle olsaydı, bilim adamlarının da belirttikleri gibi, Ay yüzeyinin Ay'dan alınan kaya parça-lannın gösterdiği zamandan çok sonra katılaş­ması gerekirdi. Bugünkü görüşe göre Ay da tıpkı Dünya gibi aynı toz ve gaz bulutundan oluşmuş, ama kütlesel yoğunluğu daha az olduğu için atmosferini hızla yitirmiştir. Gene aynı nedenle Ay'ın yüzeyindeki etkinlikler de çok çabuk sona ermiştir (bak. Dünya).
Bugün bile deniz olarak adlandınlan (Ses­sizlik Denizi, Bunalımlar Denizi gibi) Ay düzlükleri, yüzeyin parlak görünümlü ve bol kraterli dağlık kesimlerine oranla daha karan­lık ve daha az engebeli bölgelerdir. Bu bölgelerin aşağı yukarı daire biçiminde olma-


sı, Ay'daki "denizlerin" kökenine ilişkin ipuç­ları verir. Gözlemlerden çıkarılan varsayımla­ra göre, Ay'ın oluşumundan kısa bir süre sonra gökcisminin yüzeyine çarpan dev gök­taşları patlayarak dev çukurlar açmış, sonra­dan bu çukurlara dolan lavlar zamanla katıla-şarak bugünkü kayaçlara dönüşmüştür. Ay' daki bu düzlüklerde dağlık kesimlerdekinden daha az sayıda krater vardır; çünkü bu deniz­lerin oluştuğu dönemde uzayda çok fazla göktaşı yoktu.
Ay'ın görünmeyen yüzünde ise lavla dol­muş kraterler bulunduğu halde çok geniş düzlükler, yani "denizler" yoktur. Daha çok, düzlükleri boydan boya kesen ve kurumuş ırmak yataklarını andıran düzensiz kanallar görülür. Ay hendekleri denen bu kanallar büyük olasılıkla bir zamanlar erimiş lavların aktığı yataklardır. Ay'ın yüzeyindeki kub-bemsi şişkinlikler de bu gökcisminin geçmişte yanardağ etkinliklerine tanık olduğunu gös­terir.
Bazı kraterlerin çevresinde, aynı merkez­den ışınsal olarak dağılmış yüzlerce kilomet­relik yarıklar görülür. Bu yarıklar, göktaşları­nın yüzeye çarpması sırasında kopan parçala­rın çevreye saçılmasından ileri gelmiştir. Özellikle dolunay zamanında dürbünle bile görülebilen bu kraterlerden en büyüğü ve belirgini Tycho krateridir.
Ay'ın en dış katmanı, yani kabuğu da yerkabuğuna benzemez; bu kabuk soğuk, ka­lın ve serttir. Hava ve su gibi aşındırıcı etken­ler bulunmadığından, yüzeydeki kayaçlar mil­yarlarca yıldır çok az değişikliğe uğramıştır.
Bazı Apollo uçuşlarında, yüzeyden daha derindeki kayaçlann yapısını inceleyebilmek için uzay aracının Ay yüzeyine sert iniş yapması sağlandı. Astronotlann daha önce­den Ay yüzeyine yerleştirdikleri sismograflar da uzay aracının çarpmasından ileri gelen sarsıntıyı ölçtü ve bu ölçümler bilim adamları­na Ay'daki kayaçlar konusunda yeni bilgiler sağladı. Ay'daki bu sismograflar aynca bazı doğal sarsıntıları da kaydetmiştir. Bunlardan bir bölümünün nedeni Ay'a düşen göktaşlan, bir bölümününki de Ay'ın derinliklerinden gelen deprem dalgalandır.
Bilim adamlannı en çok ilgilendiren göz­lemlerden biri de Ay'daki çekim kuvvetinin düzensizliği ya da sapmalan olmuştur. Bu düzensizliğin, Ay yüzeyinin kabaca 50 km altında bulunan ve "maskon" adıyla anılan kütle yoğunlaşmalanndan kaynaklandığı sa­nılmaktadır. Bir başka ilginç gözlem de Ay yüzeyinde, hem yönü, hem şiddeti değişen, beklenmedik ölçüde kuvvetli magnetik alan-lann bulunmasıdır. Oysa Ay'ın bütün yüze­yindeki genel magnetik alan (ya da mıknatısla­ma etkisi) son derece zayıftır. Bu durum Ay'ın merkezinde Dünya'daki gibi demir ve nikelden oluşmuş bir çekirdeğin bulunmadığı­nı gösterir.
Ay, Dünya'da yapılması çok güç olan birçok deneyin yapılabileceği özgün bir labo-ratuvardır. Bu gökcisminde atmosfer bulun­madığı için bilim adamlan uzayı daha kolay inceleyebilirler. Astronomi bilginleri bu amaçla Ay'da uzay istasyonlan kurmayı tasar­lıyorlar. Apollo uçuşlanndan sonra Ay'a in­sanlı uzay araçlan gönderilmedi. İleride bu konu yeniden gündeme gelse bile Ay'daki yaşamın alıştığımız koşullardaki yaşama ben­zemeyeceği kesindir.
AY. Bugün kullanılan takvimde bir yıllık zaman dilimi "ay" denen 12 bölüme aynlmış-tır. Bazı aylar 31, bazılan 30 günlüktür; yalnız şubat ayı, 29 gün çektiği artıkyıllar dışında 28 gündür.
Bu zaman diliminin adı doğrudan doğruya Dünya'nın uydusu olan Ay'dan gelir. Çünkü eskiçağlarda hazırlanan ilk takvimlerde, yeni­aydan yeniaya kadar geçen süre (yaklaşık 29 Vı gün) bir ay olarak alınmıştı. Böylece, güneş batınımdan sonra gökyüzünde ince bir hilal belirdiğinde yeni bir ay başlar ve her ay ya 29, ya 30 gün sürerdi. Bu temele dayanan takvim­ler kullanışlı olmadığı için sonradan bırakıldı. Bugün kullandığımız takvimdeki aylar hiçbir gökcisminin hareketine denk düşmez.
Türkiye'de bugüne kadar birkaç değişik takvim kullanılmış, aylann adlan da o takvi­min alındığı kaynağa bağlı olarak değişmiştir. Örneğin 19. yüzyıla kadar Araplar'ca hazırla­nan hicri takvim kullanıldığından aylann adı Arapça'dan dilimize aktarılmıştı: Muharrem, safer, rebiyülevvel, rebiyülâhır, cemaziyülev-vel, cemaziyülâhır, recep, şaban, ramazan, şevval, zilkade ve zilhicce. 19. yüzyıl ortala-nnda hicri takvim daha çok günlük işlerde kullanılırken, Jülyen takvimine dayanan rumi takvim de maliye işlerinde kullanılmak üzere benimsendi. Bu takvimdeki ay adlarının bir bölümü Arapça'dan, bir bölümü Roma takvi­minden, bir bölümü de Süryanice'den dilimi­ze geçmiştir. 1926'dan bu yana kullandığımız, Gregoryen takvime dayalı miladi takvimdeki ay adlan da büyük ölçüde rumi takvimden alınmadır. Yalnız teşrinievvel, teşrinisani, kâ­nunuevvel ve kânunusani gibi Arapça kökenli dört ay adı 1945'te sırasıyla ekim, kasım, aralık ve ocak olarak Türkçeleştirilmiştir. (Ayrıca bak. TAKVİM.)
Ocak ayının adı büyük olasılıkla bu kış ayındaki soğuklan çağnştıran ateş ocağından gelir. Şubat ayının adı Süryanice kökenli "şabuto" sözcüğüdür. Ok anlamındaki bu sözcüğün neden bu aya ad olduğu biline­miyor.
Latince kökenli olan mart sözcüğü, Roma-lılar'ın savaş tannsı Mars'tan kaynaklanmış­tır. Bahann gelişiyle birlikte hem savaş mevsi­minin başladığını, hem de doğanın yeniden canlandığını düşünen Romalılar yılın bu ayını



tanrı Mars'a adamış ve onun adıyla anmış-lardı.
Nisan ayının adı da Süryanice "nisano" sözcüğünden gelir. Hem kuzu, hem gelin anlamındaki bu sözcük, koyunların yavrula­maya başladığı ve doğanın bir gelin gibi süslendiği bu aya ad olmuştur.
Mayıs ayının adı büyük olasılıkla Yunan tanrıçası Maia'dan alınmadır. Yunan mitolo­jisinde Maia, Hermes'in annesi ve Zeus'un oğullarından Arkas'ın sütannesidir. Ekinlerin büyüyüp olgunlaştığı bu aya Maia'nm adı bu nedenle verilmiş olsa gerek.
Haziran sözcüğünün kökeni Süryanice "he-ziro" dur. Besin anlamındaki bu sözcüğün de doğanın bereketini simgelemek için kullanıl­dığı sanılıyor. Temmuz ayının adı da gene Süryanice "tamız" dan gelmedir ve tektannlı dinlerin doğuşundan önce tapınılan Pers tan­rılarından birinin adıdır.
Ağustos ayı, Roma imparatorlarından Au-gustus Caesar'ın anısına bu adla anılmış ve Roma takviminden dilimize geçmiştir. Eylül ayının adı da Süryanice "ilul" dan gelmedir ve gene Pers tanrılarından birinin adıdır.
Türkçe kökenli olan ekim adı, ekim zamanı olduğu için bu aya verilmiştir. Arapça'dan dilimize geçen ve "bölen" anlamına gelen kasım ile Türkçe kökenli aralık adlarının bu aylara hangi amaçla verildiği ise bilinemiyor.

  #5 (permalink)  
Okunmamış 07-10-2009, 21:58
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart


Ay Tutulması'nın safhalarını gösteren bir fotoğraf.

Cevapla



Bu Konuyu Beğendiyseniz Facebook'ta Paylaşın

Submit Thread to Bu Konuyu Beğendiyseniz Facebook'ta Paylaşın

Seçenekler


Benzer Konular
Eurobird9 9°E uydusu yayında Eurobird9 9°E uydusu yayında Eurobird 9 uydusu 9°E de yayına başlamıştır. Kırmızı yazanlar şifrelidir. TV Tel 11726 V 27500 5/6 RTP 1 RTP...
telstar 12 uydusu... telstar 12 uydusu... telstar12, 15 derece batıdaki olan uydudaki cw yazılımla açılan...
Türksat 3A uydusu hizmette http://www.internethaber.com/images/news/2620.jpg Türksat 3A uydusu hizmette Türkiye'nin yeni uydusu TÜRKSAT 3A bugün hizmete girdi....
İran'dan ilk yerli haberleşme uydusu İran, ilk yerli haberleşme uydusunu yakında uzaya fırlatacağını bildirdi.
Eutelsat W2 uydusu (16 E)-Max tv ok. Eutelsat W2 uydusu (16 E) 11513 -Vertical-29950-3/4 VIASAT HISTORY=CE30201EF80AF5F78E674C418CE638AA VIASAT...

  Son Konular
Tasarım elementleri ve klasik kağıt kalem resimleri...
RESİMLERİN TAMAMI EKLENMEMİŞTİR PNG l min 148*49 max 4000*1716 110,63 mb BURADAN İNDİR ( TAMAMI EKL...   Photoshop Dersleri 
Değişik lamba resimleri...
RESİMLERİN TAMAMI EKLENMEMİŞTİR PNG l min 375*400 max 3143*3421 l 140,30 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
3D Rengarenk Arkaplan Vektörleri...
EPS l JPG Önizleme l 79,28 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Klasik Çerçeve Resimleri...
JPG l min 4000*4000 l 306,45 mb BURADAN İNDİR ( ...   Duvar Kağıtları 
Arkaplanlar ve texture resimleri...
JPG l min 5200*3900 l 306,72 mb BURADAN İNDİR ( ...   Duvar Kağıtları 
Bilişim ve Teknoloji resimleri...
JPG l min 5000*2889 l 91,42 mb BURADAN İNDİR ( ...   Duvar Kağıtları 
Manzara ve süsleme sanatı resimleri...
RUS SÜSLEME SANATI RESİMLERİ NOT: RESİMLERİN TAMAMI EKLENMEMİŞTİR. PNG + 3 JPG l min 636*700 max 5332*5290 l 7...   Duvar Kağıtları 
Profesyonel Vektörler Paketi...
FİRMA EL İLANLARI VEKTÖRLERİ EPS l JPG Önizleme l 99,52 mb BURADAN İNDİR ( TASARIMLARI EPS ...   Photoshop Dersleri 
Vektörel bilgi çizgileri kolleksiyonu...
EPS l JPG Önizleme l 50,3 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Düğün broşürü ve çok amaçlı banner resimleri...
PSD l min 3375*2625 max 4800*10800 l 11,59 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:23.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.


Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.
DMCA.com