Anasayfa Kimler Online
Go Back   Masalca > Kültür ve Sanat Bölümü > Genel Kültür, Kültür ve Sanat
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Genel Kültür, Kültür ve Sanat Bu Bölümde Genel Kültürünüzü Genisletebileceginiz, Sanat Dalları, Dans ve Oyunlar, Mitoloji, Müzeler, Tiyatro, Fotoğrafçılık, Müzik Aletleri gibi Konular Bulabilir Paylasabilirsiniz...



Tek Tanrılı Dinler ile Çok Tanrılı Dinler Arasındaki Fark

Kültür ve Sanat Bölümü kategorisinde ve Genel Kültür, Kültür ve Sanat forumunda bulunan Tek Tanrılı Dinler ile Çok Tanrılı Dinler Arasındaki Fark konusunu görüntülemektesiniz.
Tek Tanrılı Dinler ile Çok Tanrılı Dinler Arasındaki Fark Çok tanrılı dinlerde tanrılar birbirlerine akraba, rakip, düşman ya da kanka ...



Seçenekler
  #1 (permalink)  
Okunmamış 11-12-2008, 16:54
EKoL EKoL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart Tek Tanrılı Dinler ile Çok Tanrılı Dinler Arasındaki Fark

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Tek Tanrılı Dinler ile Çok Tanrılı Dinler Arasındaki Fark

Çok tanrılı dinlerde tanrılar birbirlerine akraba, rakip, düşman ya da kanka olabilirler. İnsanlar arzularına ya da o an durumun gereğine göre uygun gördükleri tanrılara adak adamakta, dua etmekte serbesttir. Tek tanrılı dinlerde ise tapılacak tek bir tanrı vardır. 10 emir "benden başka tanrıya tapmayacaksın" diyerek başlar. (bin yıllar içinde çeviri hataları oluşmadıysa bu da ilginç, "benden başka tanrı yoktur" demiyor da "sen tapmayacaksın" diyor) İslam bu konuda özellikle serttir, tanrının tekliğini inkar affedilmeyecek günahların başında gelir.
Çok tanrılı dinlerde tanrılar sonsuz güçlü değildir, yapabileceklerinin bir sınırı vardır. Arzularının gerçekleşmesi için çabalamaları, diğer tanrıları ikna etmeye çalışmaları gerekebilir. Kimi zaman hepsinin üzerinde olan kurallar olabilir. Yehova gücünün sonsuzluğuna vurgu yapmaz. dünyayı yaratması altı gününü alır. hristiyanlıkta şeytan çok güçlüdür, sonuçta kaybedecektir ama neredeyse tanrısal nitelikler taşır, isa'nın anti tezidir. Tanrının iradesinin kısıtsız, gücünün sonsuz olduğuna en keskin vurgu islamda yapılır. İslam tanrısı için herşey önceden belli, herşey mümkündür. Onun izni olmadan yaprak bile kıpırdamaz.

İnsani ölçülere göre ölümsüzdürler dedik ama çok tanrılı dinlerde tanrılar illa ki ölümsüz olmayabilirler. Gaia'nın kocası uranos ölüp gitmiştir işte. Kimi tanrılar ölmüş ve sonradan tekrar dirilmişlerdir. İskandinav mitolojisinde Baldur, Mısır mitolojisinde Osiris gibi. Kimi tanrılar başka tanrılarla savaşıp iktidarlarını kaybetmişlerdir, Yunan mitolojisindeki Titanlar gibi. Kimi tanrılar henüz ölmemiştir ama ölecektir, İskandinav mitolojisinde bir sonraki kıyamet geldiğinde ölecek olan Odin ve diğerleri gibi. Ya da kimi zaman daha kibar adıyla nirvana diye adlandırılan ölüm başlı başına bir amaçtır. Sonra rutin olarak ölüp dirilen tanrılar vardır. Kızılderili mitolojisinde Coyote (aynı zamanda çakal anlamına gelir) sık sık ölür, dirilir. (bu noktada Ursula K.Leguin'in harikulade öyküsü Bufalo Gals Won't You Come Out Tonight öyküsünü selamlıyoruz) Sadece şu kadarını söyleyebiliriz, tanrılar için yaşlanmak ve ölmek kaçınılmaz bir kader değildir.
Tek tanrılı dinlerde ise tanrı gerçek anlamda ölümsüzdür, zamanın dışındadır, ezeli ve ebedidir.
Dünyayı yaratma konusunda da ciddi farklar var. Tek tanrılı dinleri biliyoruz, tanrı baştan düşünerek, tasarlayarak, evreni, dünyayı, yıldızları, bitkileri, hayvanları, insanları yaratmıştır. Bunu neden yaptığı açık değildir, kimisi yalnızlıktan sıkılmış der, kimisi bilemeyiz, onun hikmetinden sual olunmaz der. Çok tanrılı dinlerde durum daha enteresan. Taoizm (ki aslında kendisini çoktanrılı bir din olarak değil tanrısız bir din olarak ele almak gerekir) dünyanın nasıl meydana geldiği konusunda sessizdir. Buda'nın dünyanın yaratılışı hakkında tek söylediği böyle şeylere kafa yormanın anlamsız olduğudur. Diğer çok tanrılı dinlerde dünyayı yaratan tanrılar önceden düşünüp tasarlayarak bir "master plan" dahilinde hareket etmemiştir. Birşeyler yapmışlar, beğenmemişler, sil baştan yapmışlardır. Ya da birşeyler yaparken tesadüfen başka bir şey oluşmuş, artık beğenseler de beğenmeseler de geri döndürememişlerdir. Bu konuda bildiğim en hoş hikaye Coyote'un dünyayı yaratma hikayesi. Bir gün ava çıkar ama hiç bir şey avlayamaz, ruhların yaşadığı bir köyde iki kutu görür, kutulardan biri çok, biri az ışık vermektedir, onları çalar, kutuları kapalı tutması gerekirken merak ve açgözlülüğünden açar, kutulardan ay ve güneş çıkar, gökyüzüne uçarlar, dünyaya kış gelir. Düşünün yani, nerede "Let There Be Light", nerede bu öykü.
Tanrıların bizim değer yargılarımızın dışında oldukları konusunda hemen tüm dinler hemfikir. Tanrısı olmayan Taoizm bile bilge kişinin iyilikle değil içinden geldiği gibi hareket etmesi gerektiğini vurgular. (Bunu yapay zorlamalara, gösterişe gerek yok, içinden geldiği gibi hareket ettiğinde zaten sonuç iyi olacaktır gibi insanın doğasına dair eşsiz bir iyimserlik açıklaması olarak mı okumak gerekir, tartışmalı) Çok tanrılı dinlerde tanrılar karakter olarak insanlara benzer, insani zaaflar gösterirler, sever, öfkelenir, kıskanır, intikam alırlar. İyilik timsali olarak düşünülemezler. Tek tanrılı dinlerde de durum farklı değildir. İslam tanrısı her vesileyle adil ve merhametli olduğunu bildirir ama inanmayanlara ve puta tapanlara karşı acımasızdır. Aslında bu konuda düşünebildiğim en istisnai din sanırım Hristiyanlık. Hristiyanlıkta tanrı tüm iyi sıfatları üzerine almış, tüm kötü sıfatları şeytana vermiştir sanki. İslamdaki "iyilik de kötülük de allahtandır" vurgusu yerine "tanrı sevgidir" vurgusu ön planda gibi. Böyle olması başka çelişkilere yol açıyor mu, açmıyor mu, ayrı bir konu, geçiyorum.
Naçizane fikrim, çok tanrılı dinlerle tek tanrılı dinler arasındaki en önemli fark dünyanın ve insanın evrendeki yeri ve kaderi konusundadır. Çok tanrılı dinlerde ölümden sonra gidilecek bir cennet yoktur. Hinduizm ve Budizm'de ruhlar yeni bedenlere bürünmek üzere dünyaya geri döner. Eski Mısırda ancak uygun bir şekilde mumyalanmış ve mezara konmuş soylular/firavunlar dünyaya geri dönebilir, sıradan halk ölüp gider. Animizm, Şamanizm'de ataların ruhları yaşadıkları topraklarda dolaşmaya devam eder.
Eski Yunan'da ruhlar yaşamlarında ne yapmış olurlarsa olsunlar yeraltında süregiderler. ölüm bağları koparır, Hades'in ülkesinde sevgililer sevgililerin yanından birbirlerini tanımadan geçip giderler. (Bu noktada yine büyük usta LeGuin'in Yerdeniz Serisi aklımıza geliyor, bir kez daha kulaklarını hayranlıkla çınlatıyoruz) Gılgamış'ta Utanapiştim'e (Nuh'un Tevrat öncesi adı) tanınan istisna dışında ölüm kesindir, bu en eski ve en muhteşem destan insanın ölümünü kabullenmesi destanıdır.
Çok tanrılı dinler dedim ama galiba Yahudilikte bile öbür dünya sanki pek vurgulanmaz. Öbür dünyanın varolup, insanın bu dünyada yaptığı seçimlere göre gideceği yeri belirlemesi sadece Hristiyanlık ve İslamda geçerlidir. (Hristiyanlarda da cennet değil ama cehennem inancının günümüzde ciddi bir azalma eğiliminde olduğunu belirtelim)
Cennet çok tanrılı dinlerde ancak bir "once upon a time" zamanına, eski bir masal diyarına ait dünyanın tasvirinde vardır. Kızılderililer bu dünya yaratılmadan önce var olan birkaç adet daha mükemmel dünyadan bahseder. Adem ile Havva'nın öyküsünü hatırlayalım, tek tanrılı dinlerde de olduğu gibi cennet, ölüm öncesi bir çocukluk çağı, yitirilmiş bir masumiyet çağıdır; bu noktada tek tanrılı dinlerin tek farkı aynı cennete ölümden sonra tekrar kavuşulabileceği inancıdır.
Tek tanrılı dinlerde insan özeldir. Yehova Musa kavminden "seçilmiş bir kabile" olarak söz eder. Hristiyanlıkta sırf insanların günahlarının kefaretini ödemek için tanrının oğlu bizzat yeryüzüne iner ve çarmıhta sona erecek acı dolu yolculuğunu gerçekleştirir. İslam, Allahın insana kendi ruhundan bir parça üflediğini söyler. Her üç dinde de insan, ruhu olan, içinde en iyiyi ve en kötüyü barındırabilen, özgür iradesi olan ve davranışlarından sorumlu tutulacak yaratıklardır. Özgür iradenin bedeli iyi ve kötüyü kendin belirleyememektir, insana düşen belirlenmiş iyi ve kötü davranışlar arasında seçim yapmaktan ibarettir.
Doğu dinlerinde ve mistik inançlarda (ki Sufilik de bu bağlamda ele alınabilir) sanki insanın seçebileceği iki yol vardır: sıradan insanlardan beklenen geleneklere uymak ve toplumsal düzene itaat etmekten ibarettir, Konfüçyüs öğretisi "her konuda aşırılıktan sakın, atandan öğrendiklerini uygula ve çocuğuna öğret" olarak özetlenebilir. Ya da yaşamını bir sırrı öğrenmeye, bir mertebeye ermeye adayabilirsin, o zaman önce dünya nimetlerinden vazgeçmen gerekir, sonuçta aradığını bulacağının da bir garantisi yoktur, ama bulanlar da hep arayanlar arasından çıkmıştır. (Budist gelenekte böyle bir bireysel kurtuluşun geride kalanlara faydalı olup olamayacağı, yolun öğretilip öğretilemeyeceği uzun uzun tartışılır)
Şamanlık ve Batı kökenli mitolojilerde durum daha ilginçtir. Yerine getirilmesi gereken ibadetler illa ki vardır ama sistematik bir etik bugünden bakılınca görülemez. İnsan eşref-i mahlukat değildir. Yaratıklar arasında bir yaratıktır. Özel bir kaderi yoktur, aslında tanrıların umurunda bile değildir. Tanrılar insanları ister düşünüp taşınarak, ister başka planlar peşinde iş çevirirken yanlışlıkla yaratmış olsunlar, sonuçta paşa gönülleri ne çekiyorsa onu yapmakta serbest bırakmışlardır. Arada tek tek daha çok sevdikleri ya da gıcık gidip cezalandırdıkları insanlar olur ama bütün bir insanlık ailesi ile ilgili ne bir beklentileri, ne de bir vaatleri vardır. Eski Yunan mitolojisinde olduğu gibi tanrılar zaman zaman kıskanç, acımasız, bencil ve zalim olabilirler, ama gözlerine çarpmadan yaşadığın sürece istediğini yapıp yapmamakta özgürsündür.
Sevgili Okur! Kendine, hayatına, çevrene, dünyaya, evrene bakınca sen ne görüyorsun bilmiyorum. İnsanların büyük çoğunluğu güçlü, irade sahibi, evreni ve dünyayı önceden tasarlamış, insanoğluyla yakından ilgilenen ve tek olan bir tanrıya inanıyorlar. İnançlarına kanıt olarak evrenin uyumlu, güzel, düzenli ve akla uygun bir yer olduğunu anlatıyorlar. Çeşitli doğulu, mistik ya da new age inançları olan insanlar da dünyayı bir imtihan yeri olduğu ve bilinebilecek her şeyin gözümüzün önünde olanlar olmadığı konusunda ilk grupla hem fikirler, sadece tek tanrılı dinlerin verdiği cevapları beğenmiyorlar, el yordamıyla bir çıkış arıyorlar. Sayıları az ama sanki giderek artma eğilimi gösteren çeşitli tür ve derecelerde inançsızlar var, içlerinde dinlere inanmamakla beraber tek tanrı inancı taşıyanlar da var, diğer gruplardan kılavuz olarak bilimi imandan daha üstte tutmakla ayrılıyorlar. Bir de o eski çok tanrılı mitolojiler var işte. Tabii onlara inanan hiç kalmadı. Ağaçlara sarılan, Gaia'ya inanmaya çalışan radikal çevrecileri istisna kabul edelim, bu saatten sonra kimsenin Zeus'a, Thor'a, Ra'ya ibadet etmesini bekleyemeyiz tabii.
Ama yine de. yine de itiraf et sevgili okur! Çok sık değil, ama arada inancının zayıfladığı saatlerde, karamsar, şaşkın ya da sarhoş olduğun, yıldızların, kıtaların, kurbağaların şekilsizliğine daldığın, depremde ya da trafik kazasında ölen bebekleri düşündüğün, ya da ne bileyim gözlerinden yaşlar gelene kadar güldüğün bir vakit, tüm evrenin üzerinde Coyote'un aklı bir karış havada ve muhtemelen bir hatunun peşinde koşmakta iken alelacele attığı imzayı görmüyor musun?
__________________









"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



Cevapla



Bu Konuyu Beğendiyseniz Facebook'ta Paylaşın

Submit Thread to Bu Konuyu Beğendiyseniz Facebook'ta Paylaşın

Seçenekler


Benzer Konular
İlâhî Dinler İlâhî Dinler: Asılları Allahü teâlâ tarafından bildirilmiş olan dinler. Hak dinler ve semâvî dinler de denir. Bugün yeryüzünde mensûbu bulunan üç...
İlahi Dinler ---- İlâhî Dinler Allah tarafından peygamberler aracılığı ile insanlığa gönderilen dinlere ilâhî dinler denir. Hz. Adem'le başlayan ilâhî din...
Dinler Terörü Lanetler DİNLER TERÖRÜ LANETLER ...
Dinler Terörü Lanetler ------------------------ ...
Dinler Oldum. http://img218.imageshack.us/img218/1465/50013721xo6.jpg Bu aralar hiç affetmez oldum.. Ne kendimi ne kalbimi.. ...

  Son Konular
Kampanya Kedisi Tekir mobil uygulamasından 50 TL’lik YKM alışveriş çeki hediyeli yarışma!...
Yarışmaya katılmak için hemen Kampanya Kedisi Tekir - İndir Kazan Yarışması ( sitesine girin ve site üzerinden Tekir mobil u...   Bayanlara Özel Bölüm Burada 
Png Alfabe resimleri...
PNG l min 3974*3844 l 45,64 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Gemi psd ve png resimleri, davetiyeler, kırık psdleri, bahçe bitkileri...
PSD l min 1279*1475 - max 2175*1575 l 236,02 mb 18 Aİ 18 EPS BURADA İNDİR ( PSD l 4000*4000 l 256,67 mb ...   Photoshop Dersleri 
Posterler ve el ilanları, psd çerçeveler, panoramik fonlar...
PSD l min 1275*1875 - max 2551*3579 l 222,43 mb BURADAN İNDİR ( PSD l 7205*3602 l 718,75 mb BURADAN...   Photoshop Dersleri 
Facebok profesyonel fotoğrafçı kapak resimleri...
PSD l 851*315 l 141,95 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Bahçede ve doğada gölet resimleri...
JPG l min 5412*5415 - max 8512*5664 l 524,80 mb BURADAN İNDİR ( ...   Duvar Kağıtları 
Arkaplan resimleri serisi paketi...
ARKAPLAN RESİMLERİ 1 JPG l min 1288*926 - max 8576*5696 l 211,64 mb BURADAN İNDİR ( RESİMLERİ 2 JPG l ...   Duvar Kağıtları 
Cadılar bayramı posterleri ve resim çerçevesi...
PSD l min 850*1190 l 530,85 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Film posterleri paketi...
PSD l 3567*5020 l 190,60 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Arkaplan manzara jpgleri...
JPG l min 900*1300 l 277,52 mb BURADAN İNDİR ( ...   Duvar Kağıtları 

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:51.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.


Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.
DMCA.com