Anasayfa Kimler Online
Go Back   Masalca > İslam ve Din Bölümü > Islamiyet Hakkinda Hersey, Dini Sözlük, Dualar vs.. > Peygamberimizin Tüm Hayatı
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Peygamberimizin Tüm Hayatı Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hayatı, Sözleri, Hadisler, Sünnetleri, yaptıkları ve tavsiyeleri



Hazreti Muhammed (s.a.v.) Tevazusu

Islamiyet Hakkinda Hersey, Dini Sözlük, Dualar vs.. kategorisinde ve Peygamberimizin Tüm Hayatı forumunda bulunan Hazreti Muhammed (s.a.v.) Tevazusu konusunu görüntülemektesiniz.
Hazreti Muhammed (s.a.v.) Tevazusu Peygamberimizin Tevazusu,Hazreti Muhammed (s.a.v.) Tevazusu Peygamber Efendimizin Tevazusu Engin gönüllü olmak, hakka boyun eğip kabul etmek ...



 
Seçenekler
  #1 (permalink)  
Alt 03-12-2012, 16:42
efti_ efti_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart Hazreti Muhammed (s.a.v.) Tevazusu

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Hazreti Muhammed (s.a.v.) Tevazusu

Peygamberimizin Tevazusu,Hazreti Muhammed (s.a.v.) Tevazusu

Peygamber Efendimizin Tevazusu

Engin gönüllü olmak, hakka boyun eğip kabul etmek gibi manalara gelen tevazuun en makbul olanı, yaltaklanmadan ve zillete düşmeden, ölçülü ve itidalli bir şekilde bulunmaktır.

Kibir ve gururun zıddı olan tevazu ancak bu iki kötü huyun yenilmesi sayesinde kazanılır. Herkesi kendi nefsinden üstün görmek, dış görünüşüne bakarak kimseyi küçümsememek, fazla lükse ve gösterişe varmadan kolay ve basit bir yaşayış benimseyip devam ettirmek, yaptığı çalışmadan, gördüğü hizmetten dolayı insanların iltifatını beklememek, tevazuun belli başlı kaidelerinden birkaçıdır.

Sevgili Peygamberimiz (a.s.m) tevazuun her çeşidini ve en idealini hayâtında göstermiştir. Kimsenin yapamadığı ve istese de ulaşamayacağı bir şekilde, tevazu ve alçakgönüllülüğün en makbulünü yaşamıştır. Yaratılmışların en üstünü, makam ve mertebece en yücesi olduğu, Kur'ân-ı Kerimde Rabbi tarafından çeşitli defalar övüldüğü halde, hiçbir şekilde insanlar arasında Peygamberlik imtiyazını kullanmamış ve kendisini onlardan üstün göstermeye çalışmamıştır.

Bu üstün ahlâkî vasfını kendi aile fertleri arasında gösterdiği gibi, Sahabîleri içinde ve henüz İslâmiyeti kabul etmemiş kimselere karşı da belli etmekten asla çekinmemiştir. Böylece pekçok insanın hidayetine vesile olmuştur.

Cenab-ı Hak kendisini kral bir peygamber olmakla, kul bir peygamber olmak arasında serbest bıraktığında o, "kul bir peygamber" olmayı tercih edip kabul etmiştir.

Bunun üzerine İsrafil Aleyhisselâm Peygamberimize, "Şüphesiz, Allah, tevazu gösterdiğin için o hasleti de sana vermiştir. Kıyamet gününde insanların efendisisin. Yeryüzü yarılıp kabrinden çıkacak ve ilk şefaat edecek olan da sensin" demiştir.

Bundan sonra Peygamberimiz uzanarak yemek yemedi. Ve "Bir köle nasıl yemek yerse ben de öyle yemek yerim. Köle nasıl oturuyorsa ben de o biçimde otururum" diyordu.

Bir defasında asasına dayanarak Sahabîlerin yanına geldi. Resulullahın geldiğini gören Sahabîler hemen ayağa kalktılar. Bu hareketlerini tasvip etmeyen Peygamber Efendimiz onları ikaz etti:

  • Acemlerin (diğer milletlerin) birbirlerini ta'zim ederek ayağa kalktıkları gibi, siz de benim için ayağa kalkmayın. Çünkü ben kulun yediği gibi yiyen, kulun oturduğu gibi oturan bir kulum."

Peygamberimiz çok defa elini öpmek isteyenleri ve kendisine aşırı derecede hürmette bulunanları da hoş karşılamazdı.

Bir alış verişi esnasında Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) de yanındaydı. Ebû Hüreyre'nin (r.a.) anlattığına göre, Peygamberimiz mal sahibine aldığı elbisenin değerinden fazla bir fiyat öder. Daha sonra satıcı hemen Peygamberimizin eline sarılarak öpmek ister. Peygamberimiz elini çekerek şu ihtarda bulunur:

  • Bu senin yaptığını Acemler krallarına yaparlar. Ben kral değilim. Ben sadece içinizden biriyim,"

Ebû Hüreyre anlatmaya devam ediyor "Sonra elbiseleri aldı. Ben taşımak istedim. Fakat bana şöyle hitapta bulundu: 'Kişi, kendi eşyasını taşımaya daha lâyıktır. Ancak taşıyamazsa Müslüman kardeşi ona yardım eder."

Peygamberimiz kendi işini kendisi yapardı. İnsanların kendisine hizmet etmelerini istemezdi.

Âmir bin Rebia anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz ile birlikte camiye gidiyordum. Yolda Peygamberimizin ayakkabısının bağı çözüldü. Ben hemen eğilip bağlamak istedim. Fakat Peygamberimiz ayağını önümden çekti ve şöyle buyurdu:

  • Bu hareketin, başkasına hizmet gördürmek demektir. Ben başkasına hizmet gördürmeyi sevmem."

Peygamberimizin bu konudaki bir başka örnek davranışını Abdullah bin Abbas anlatıyor:

  • Peygamber Efendimiz, ne suyunun hazırlanmasını, ne de herhangi bir fakire sadaka vermeyi başkasına bırakmazdı. Abdest suyunu kendisi bizzat hazırlar ve bir fakire sadaka vermek istediği zaman bizzat kendi elleriyle verirlerdi."

Abdullah bin Cübeyr'in anlattığına göre, bir gün Peygamberimiz Ashabıyla birlikte yürüyerek bir yere gidiyorlardı. Hava çok sıcak olduğundan, Ashabdan birisi, elbisesini Peygamberimizin başının üzerine kaldırarak gölgelemek istedi. Bunu gören Peygamberimiz, "Bundan vazgeç. Ben ancak bir insanım" buyurdu ve elbiseyi alıp indirdi.

Peygamberimiz kendisini görenlerin bir kral zannıyla çekinip titremelerini uygun bulmaz, onları teskin ederek rahatlatırdı.

Bir gün bir zat Peygamberimizin huzuruna gelince, peygamberlik heybetinden titremeye başladı. Bu Sahabîsinin halini gören Peygamberimiz, "Kendine gel, ben bir hükümdar değilim. Ben ancak Kureyş kabilesinden kurumuş tuzlu ekmek yiyen bir kadının oğluyum" buyurdu.

Gerçekten de Peygamberimizi ilk defa gören, heyecanlanırdı. Fakat daha sonra ondaki şefkati, yüzündeki tebessümü görünce rahatlar, görüşüp konuşunca içindeki korku sevgiye dönüşürdü.

Sosyal durumu ne olursa olsun; ister zengin ister fakir, ister dul bir kadın veya bir hizmetçi olsun, hangi halde bulunursa bulunsun, Peygamberimiz herkese eşit davranır, basit yaşayışından, fakir ve hizmetçi oluşundan dolayı kimseyi aşağı görmezdi. Onların da diğerleri gibi ihtiyaçlarını görür, hiç gurura kapılmazdı.

Peygamberimizdeki üstün tevazuu gördükten sonra Müslüman olan Adiy bin Hatim, Peygamberimizle olan ilk anlarını şöyle anlatmaktadır:

"Peygamber Aleyhisselâmın yanında akraba, kadın ve çocuklarının bulunduğunu gördüğüm zaman, anladım ki, onda ne Kisra'nın (İran hükümdarı), ne de Kayser'in (Bizans kralı) saltanatı var.

"Resulullah benimle birlikte evine giderken yolda zayıf ve yaşlı bir kadına rastladı. Kadının yanında da küçük bir çocuk bulunuyordu. Kadın onu karşıladı ve durdurdu. O da durup bekledi.

"Bizim senden bir isteğimiz var' dediler. Resulullah onların ihtiyaçlarını uzun uzun konuştu. Kendileriyle birlikte gidip, işlerini gördükten sonra geldi.

  • İçimden kendi kendime, 'Vallahi, bu zat hükümdar değildir' dedim. Sonra beni evine götürdü. İçi hurma lifi dolu derinden bir minder alarak bana uzattı ve:
  • Buyur, buna otur' dedi.
  • Ben, 'Hayır, siz oturun' dedim.
  • O, 'Hayır, siz' diye tekrar ettiler. Oturdum. Kendisi de kuru yere oturdu."

Peygamber Efendimiz herkesle ilgilenirdi. Hiç kimseye üstten bakmazdı. Öyle ki çoğu insanların dönüp bakmadığı, yüz vermediği kişilerin dahi isteklerini yerine getirirdi. Çünkü Peygamberimizin gayesi insanlara faydalı yolları göstermekti.

Medine'de ağzı bozuk, şuna buna çatarak sövüp sayan, ağır ve kaba lâflar söyleyen bir kadın vardı. Bu kadın bir gün Peygamber Efendimizin yanından geçerken Resulullah bir seki üzerinde oturmuş haşlanmış et yiyordu.

Kadın: Şu adama bakın. Bir köle gibi yere oturmuş ve kölelerin yemek yiyişi gibi yemek yiyor dedi.

Peygamber Efendimiz:

"Benden daha köle olan bir köle var mı?" dedi. Kadın: "Kendisi yiyor da bana vermiyor" dedi. Peygamber Efendimiz: "Gel, sen de ye" buyurdu. Kadın: "Kendi elinle bana vermezsen yemem" dedi.

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz kendi eliyle kadına verdiyse de kadın bu sefer:

  • "Ağzındaki lokmayı çıkarıp bana vermezsen yemem" diyerek diretti.

Peygamber Efendimiz de'ağzındaki lokmayı çıkarıp kadına uzattı. Kadın da hemen alıp ağzına attı. Kadın bu lokmayı yedikten sonra çok hayâlı ve utangaç oldu. Hiç kimseye kötü söz söylemedi. Medine'nin en namuslu ve iyi kadınlarından birisi oldu.

Adiy bin Hatim, cömertlikle meşhur Hatim-i Tai'nin oğludur. Yakınlarının bir kısmı İslâm ordusu tarafından esir edilmiş, kendisi de mağlup bir şekilde Peygamberimizin huzuruna gelmişti. Peygamberimiz onu mindere oturtuyor, kendisi de yere oturuyordu. Ayrıca mağlup da olsa bir düşman kumandanıyla bulunduğu bir zamanda zavallı bir kadının isteğini ihmal etmiyor, onun ihtiyacını gideriyordu.

Hak namına, seviyece en basit insanlarla görüştüğü gibi, dostlarıyla, düşmanlarıyla ve herkesle, gösteriş ve merasime ihtiyaç duymadan görüşüyor, konuşuyordu. Böylece insanların ileriden beri görüp alışageldikleri âdet ve görenekleri fiilen değiştiriyor, yerlerine doğrusunu ve uygun olanını koyuyordu.

Arapların, insandan saymayıp hor gördükleri bir grup da kölelerdi. Onlarla oturmaz, birlikte yürümez, beraber yemek yemezlerdi. Bu kötü alışkanlığı da Peygamberimiz bizzat yıktı.

Sahabîlerin anlattığına göre, köleler arpa ekmeğine bile davet etseler, Peygamberimiz davetlerine icabet eder, yemeklerini yerdi. Çünkü onların köle olmaları basit görülmelerini, horlanmalarını gerektiren bir durum değildi.

Peygamberimiz, Sahabîleriyle birlikte bulunduğu zamanlarda kendisini onlardan ayırt etmez, farklı görmezdi. Onlarla beraber hareket eder, kendisi için ayrı yer seçmez, aralarına oturur, yapacakları işe iştirak eder, onlara yardımcı olur, katkıda bulunurdu.

Peygamberimizin amcası Hz. Abbas, Sahabîleri arasında sıkışık bir vaziyette bulunduğunu, oturduğu zamanlar gelip geçenlerin kendisini rahatsız ettiğini söyleyip, ayrı bir yerde oturmasını teklif ederek şöyle demişti:

Ya Resulallah, sizin için gölgesinde oturacağınız bir çardak yapalım.

Böyle bir imtiyazı asla uygun bulmayan Peygamberimiz, "Allah'ın ruhumu teslim alacağı vakte kadar ben Sahabîlerimin ökçeme basmalarına da, hırkamı çekiştirmelerine de katlanacağım" buyurarak reddetti.









"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



Cevapla



Bu Konuyu Beğendiyseniz Facebook'ta Paylaşın

Submit Thread to Bu Konuyu Beğendiyseniz Facebook'ta Paylaşın

Seçenekler


Benzer Konular
Hazreti Muhammed (SAV) niçin örnek alınmalıdır Hazreti Muhammed (SAV) niçin örnek alınmalıdır Peygamberimiz (sav), Allah’ın kendisine bildirdiği İslam ahlakını hayatının sonuna kadar büyük bir...
Hazreti Muhammed SAV'in doğduğu yer görmek istemisiniz? http://www.muhammedmustafa.net/veri/resimler/mekke/dogumevi.jpg Peygamberimizin doğduğu binanın yerinde bugün bir 'halk kitaplığı' bulunuyor....
Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed Kubbetul Hadradan seyreylersin alemi On dört asırdan beri belirlersin gündemi Seni gündemine alanlar...
Hazreti Muhammed (SAV)'in Yaşamı ve Ahlakı ------------------ Hazreti Muhammed (SAV)'in Yaşamı ve Ahlakı (M4B) http://us2.harunyahya.com/images/download.png Download (73,793 KB) ...
Hazreti Muhammed (sav) ---------------- HAZRETİ MUHAMMED (SAV) ...

  Son Konular
Nasib......
Nasib ise el getirir, yel getirir, sel getirir. Nasib deyilse el götürür, yel götürür, sel götürür. ...   Edebiyat, Mektuplar, Güzel Sözler Ata Sözleri 
Kurbanı kimler keser...
...   Kuran-ı Kerim Ilmihal 
Lüks Sertifika ve Etiket kartları vektörleri...
EPS+Aİ l JPG Önizleme l 46,21 mb BURADAN İNDİR ( EPS +Aİ l JPG Önizleme l 46,53 mb BURA...   Photoshop Dersleri 
photoshop 3D yazı efekti...
NOT: Kullanımını göstern PDF dosyası mevcuttur. PSD l 222,3 mb BURADAN İNDİR ( PSD l 39,18 mb ...   Photoshop Dersleri 
Çalışma alanı resimleri...
JPG l min 4887*3306 - max 8576*5696 l 266,91 mb BURADAN İNDİR ( ...   Duvar Kağıtları 
Yüksek kalitede Kahve içen bayan resimleri...
JPG l max 3743*5615 l 25,05 mb BURADAN İNDİR ( ...   Duvar Kağıtları 
Doğa ve kırtasiyeler mock up...
PSD l 4500*3000 l 181,6 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Kaçırılmayacak vektör arşivi...
VEKTÖREL EL İLANLARI ŞABLONLARI EPS l JPG Önizleme l 17,78 mb BURADAN İNDİR ( FİRMA KARTVİZİTLERİ ...   Photoshop Dersleri 
2015 takvimi...
Kendi hazırlamış olduğum Psd formatında 2015 yılı takvimidir. Resmi ve dini tatiller takvimde belirtilmiştir. Takvimde değişt...   Photoshop Dersleri 
Kış resimleri ve textureleri...
PNG l min 2526*1944 l 54,59 mb BURADAN İNDİR ( PSD l 7677*5906 l 147,8 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:19.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.


Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.
DMCA.com