Anasayfa Kimler Online
Go Back   Masalca > Yurttan Dünyadan Güncel Haberler > Son Dakika Güncel Haberler > Spor Haberleri
Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Spor Haberleri
Güncel Spor, Aklınıza Gelebilecek Bütün Spor Haberleri Hepsi burda v.s.



Sporda şiddeti önlemek için dev proje

Son Dakika Güncel Haberler kategorisinde ve Spor Haberleri forumunda bulunan Sporda şiddeti önlemek için dev proje konusunu görüntülemektesiniz.
Sporda şiddeti önlemek için dev proje Tribün sevgi mekanı; şefkatin doğduğu yerdir" ismi ile hayata geçecek olan tribünde şiddeti önleme ...



 
Seçenekler
  #1 (permalink)  
Alt 11-06-2010, 23:31
sessiz
 
Standart Sporda şiddeti önlemek için dev proje

"Sponsorlu Bağlantılar"

 


Sporda şiddeti önlemek için dev proje



Tribün sevgi mekanı; şefkatin doğduğu yerdir" ismi ile hayata geçecek olan tribünde şiddeti önleme yolunda düzenlenen proje açıklandı.. İşte yapılan açıklama.

Şiddet kavramını incelemeden önce, konuya öfkenin tanımını ve sonuçlarını belirterek başlamak daha doğru olur.


Öfke; bireyin haz alma ilkelerinin engellendiği, her bireyde normal olarak hissedilen, güçlü fakat kontrol edilmesi öğrenilebilen, bir duygudur. Bu duygunun açığa çıkmasında birçok faktör etkilidir. Toplumsal olaylardan, aile içi yaşantıya, sosyal ilişkilerden, kavgalara, engellenmelerden, saygısızlığa, olumsuz medya programlarından olumsuz arkadaş çevresine hatta taraftarı olduğu takımının yenilmesi bile bireyin öfkelenmesine neden olabilir. Öfke duygusu içsel olabileceği gibi dış kaynaklı da olabilir. Kısaca öfke her insanın yaşayabileceği normal bir duygudur. Normal olmayan bu duygunun dışa vurularak kişilerde saldırgan davranış haline gelmesidir. Aslında şiddet kavramına yabancı olmayan bir ülkeyiz. Son yüzyılımızı değerlendirdiğimiz de şiddet kelimesinin genlerimize işlendiğini ve bu genlerin gelecek nesillere aktarıldığını görebilmekteyiz. Kurtuluş Savaşı ile başlayan toplumun şiddetle tanışması ileriki yıllarda politik ayrımın temeline oturmuş, yakın tarihimizde karşımıza terör olarak çıkmış, son yıllarda ise tamamen zıt bir olgunun içinde kendisine yer bulmuştur. Nedir bu zıt olgu? Spor. Yüzyıldır toplumun hemen hemen her alanında kendini gösteren şiddet, bugün şiddetin tamamen zıt kavramı içerisine yerleşmesi pek manidar ve düşündürücüdür.

Şiddet; kısaca, bireylerde meydana gelen öfkenin dışa vurularak karşıdaki insanın hem fiziksel hem de psikolojik olarak zarar görmesine neden olacak her türlü söz, eylem ve davranışların bireysel yâda toplu olarak yapılmasıdır. Öfke bir davranış değildir, duygudur. Bu duygunun söz ve hareketlerle eylem haline gelmesi de şiddettir. Bizim asıl tartışmamız gereken şiddetin önlenmesi değil, bireylerin öfke kontrolünü sağlamasıdır. Eğer bireylerde öfke kontrolü sağlanırsa ortaya şiddet de çıkmayacaktır.

Toplum olarak öfkeyi kontrol etmede çok başarılı olduğumuz söylenemez. Söylenen bir söze hemen tepki vermek, trafikte sarı yanarken kornalara basmak, karşıdaki bir insanı dinlemeden yargılamak, hakemlerin yanlış karaları sonucu tribünü ateşe vermek, hakemi ve rakip tarafı düşman! Rakip değil düşman ilan etmek gibi birçok örnek öfke kontrolünün zayıflığından yâda eksikliğinden meydana gelmektedir.

Günümüzde şiddet bireyler için artık bir yaşam biçimi, kişinin kendini ifade etme yöntemi, kendini kanıtlama yâda ispat etme yöntemi haline gelmiştir. Şiddet içerikli medya görselleri, eğitimin aksaması, aile içerisindeki olumsuz yaşantılar, ekonomik sebepler, sevgi yoksunluğu, baskıcı eğitim, aile içerisinde yaşanılan şiddet gibi birçok etken şiddetin öğrenilmesinde önemli rol oynayabilmektedir. Özellikle bu tür olumsuz etkenlere bireylerin küçük yaştan itibaren maruz kalması, kişinin şiddeti normal bir yaşam düzeni gibi algılamasına neden olacak, sosyal düzene yâda kurallara uymayı reddederek etrafına ve kendisine yıkıcı, yaralayıcı eylemlerde bulunmasına neden olabilmektedir. Birey, haklının değil güçlünün, dövenin ve vuranın kazanacağını düşünen bir düşünce sistemi geliştirecektir.
Peki, bireysel olarak yaşanan bu duygu, nasıl oluyor da toplumsal bir olay yâda grupça hareket edilerek yapılan şiddet eylemlerine dönüşüyor?
Çok geriye gitmeye gerek yok, son oynanan Gaziantepspor – Bursaspor maçında yaşananlar ve birkaç hafta önce Samsunspor – Mersin İdman Yurdu maçında yaşanan vahim olay halen hafızalarımızda. Bu olayları sosyolojik ve birçok açıdan derinlemesine değerlendirmekte fayda var. Çünkü bir şehirde stat içerisinde belli bir azınlık da olsa bu azınlığın yaptıkları tüm topluma mal edilemese bile en küçük kıvılcımla büyük olaylar yaşanabilmektedir. Bursaspor’un şampiyonluğunda Türkiye’nin en güzide statlarından bir tanesi yandı, yakıldı. Bu olay ileriki dönemlerde yaşanabilecek muhtemel faciaların ön artçısı olabilir.

Her bireyin olayları algılama ve yaşama biçimi farklıdır. Her birey aynı olay karşısında farklı değişik duygular geliştirir ve tepki gösterir. Yukarıdaki sorunun cevabını başka yerlerde aramaya gerek yok. Sosyal uyum yâda grup uyumu desek yukarıdaki sorunun cevabını vermiş olabiliriz. Yapılan Asch deneyi ile bireylerin gruba uyum süreci denenmiş ve denek olarak kullanılan birey sorulan sorulara grup yanlış cevap vermesi üzerine kendisi de vermiştir. Kısaca gruba uymuş ve birey de yanlış cevaplar vermiştir. Şiddetin toplumsal boyuta yâda grup boyutuna gelmesini de bu şekilde açıklayabiliriz. Aslında birey maç esnasında kendisini öfkelendirecek bir olay olmamasına rağmen içinde bulunduğu grubun dışında kalmak istememesi nedeni ile saldırgan eğilim gösterebilir. Aslında tribün şiddetini sadece stadın içerisine hapsedip, çözümü orada aramak yanlış bir uygulama olur. Çünkü oradaki insanlar hayatlarını statlarda yaşamıyorlar. Sadece hayatlarında bir gün 2 saatliğine oradalar ve bitiş düdüğü çalındıktan sonra yaşamlarına devam etmektedirler. Sorunu tribünde aramak yerine bireylerin yaşam alanlarında aramak ve çözmek daha yerinde olur. Aile içi şiddet gördüler mi, ekonomik kriz mi yaşamaktadırlar, yaşadıkları çevrede bu tür eylemler sık mı, yoksa sırf bağlı oldukları taraftar gruplarından dışlanmamak için mi bu hareketleri yapıyorlar, bunların tespit edilmesi gerekir ki sağlıklı çözüm önerileri ortaya çıkabilsin. Bu durumları kontrol altına almak elbette ki çok güç ve imkansız, ama çıkan olaylara bakıldığında, tribün şiddetinin bireysel olarak başlaması çok nadirdir. Tribünler içerisindeki kalabalık taraftar gruplarının şiddet eylemlerinde bulunmaları daha kolaydır çünkü gruba uyum ilkesi işlemektedir. Birey grup ne yaparsa grubun önderleri ne yaparsa onları yapacaktır. Bu bağlamda işe ilk önce tribün liderlerinin incelenmesinden ve onlardan başlamak doğru olur.

Biz öfke ve şiddet konusunun sınırlarını biraz daha daraltarak spor alanına kadar indirgeyelim. Birey taraftarı olduğu takımın her zaman kazanmasını ister ve tüm durumların kendi lehine olmasını ister. Aksi durumla karşılaştığı zaman yaşadığı öfke belki kontrol edilebilir düzeydedir fakat tribün içerisinde en ufak bir kıvılcım ile bireylerin bu öfkeleri şiddet haline dönüşebilmektedir.

Kısacası günümüzde ne yapılırsa yapılsın şiddet olaylarının önüne geçilmekte zorlanmalar yaşanabilecektir ama en önemlisi yapılacak çalışmalarla yaşanan bu şiddet olayları minimuma indirilebilir.
Öncelikle şiddetin önlenmesi için alınacak tedbirlerden ziyade, tribünlerde şiddeti meydana getirebilecek sorunların araştırılıp ortaya konması, belirlenmesi gerekmektedir. Tribün topluluğu, belli bir amaç için toplanan, takımlarını desteklemek, spor karşılaşmasını izlemekten keyif almak gibi birçok amaçla bir araya gelen topluluktur. Genel itibari ile bakıldığında olumlu amaçların olduğunu görmekteyiz. Peki ne oluyor da ortam bir anda değişiyor, tüm güzellikler bir kenara itilip şiddete başvuruluyor? İki ana dala ayırmak mümkün. Birincisi müsabakaya gelmeden önce yaşananlar, ikincisi ise mücadele esnasında yaşananlar. Müsabaka öncesi şiddeti tetikleyen olaylara bakıldığında öncelikle iki takım arasında bulunan rekabet, ikincisi takımına karşı aşırı fanatizm yani holiganizm, diğer bir nokta yazılı ve görsel medyanın iki takım arasındaki rekabeti anlatan daha doğrusu iki tarafı kışkırtan yayınları, kulüp yöneticilerin yanlış ve kışkırtıcı söylemleri gibi durumlar örnek gösterilebilir. Mücadele esnasında yaşanan olaylara baktığımızda ise maç öncesi yaşanan olaylar neticesinde başlayan öfke duygusu, maçın atmosferi ile daha da artmakta, maçta oyuncular arasında yaşanan fauller yada tartışmalar, bireyin öfke duygusunun saldırganlığa dönüşmesine neden olabilmektedir. Birey statta kendini özgür hisseder. Çünkü o 90 dakika için para vermiştir, futbol izlemeye gelmiştir ve takımının mutlaka galip gelmesi gerekmektedir. Birey statta istediğini yapabilir, istediğini söyleyebilir çünkü kendisinden hariç oradaki binlerce kişi aynı takımı tutmaktadır ve yaptığı aşırılıkları görmezden gelebilirler. Taraftar grupları yaz kış demeden takımı desteklediklerinden kendilerinin bir takım haklara sahip olduklarını düşünebilirler. Deplasman maçlarında o şehre korku salarak ne kadar güçlü oldukları imajını vermek, grup halinde hareket edildiği takdirde kendilerine hiçbir şey olmayacağı düşüncesi, bireyleri stat içerisinde ve dışarısında kural tanımaz bir şekilde hareket edebilecekleri düşüncesi doğurur. Yukarıda da bahsedildiği gibi şiddetin artık bir yaşam biçimi haline gelmesi, bireylerin tahammülsüz davranmaları, kişiye ve değerlere saygının toplumsal olarak yavaş yavaş yitirilmesi, en iyi çözümün güç kullanarak çözüleceği anlayışının hakim olduğu bir toplum yapısının illa ki statlara da bu davranış biçimlerini taşımaları beklenmektedir. Statlardaki şiddet artık günümüzde iki takım arasındaki rekabetten ziyade toplumsal bir olgu haline gelmesinden ötürü yaşanan olaylar olduğu gözlemlenmektedir.

Şiddete neden olabilecek diğer hususları değerlendirdiğimizde ise birçok nedenin alt alta geldiğini görebiliriz. Statların güvenlik bakımından zayıf kalan yönleri ve denetimden yoksun oluşları. Çünkü bazı şehirlerde statlar Gençlik Spor İl Müdürlüğüne aitken bazı statlar o kulübe ait olmaktadır. Bu nedenden ötürü stat güveliklerin sağlanmasında zafiyet olabilmektedir. Statlarda güvenlik için yeterli teknolojinin kullanılmayışı da şiddetin ortaya çıkışında bir faktör olarak değerlendirilebilinir. Toplumun spora bakış açısının da şiddetin ortaya çıkmasında rol oynadığı görülmektedir. Sporun sadece bir oyun olduğu, görsel bir gösteri olduğu, zevk alınacak bir aktivite olduğu, ayrıca sporun sağlıklı yaşam için yapılması gereken bir aktivite olması gerektiği bilinci topluma yerleştirilmelidir. Bugün dünyada yapılan spor aktivitelerinin arasında futbolun en büyük paya sahip olduğunu ve bununla birlikte büyük bir ekonomik pazar olduğu düşünülürse özellikle futbolun sadece bir oyun olduğu düşüncesi de zihinlerden yavaş yavaş silinmekte, maddi kazancın daha ön planda olduğu bir yaşam stili haline geldiği görülmektedir.

Tüm bunlara rağmen herhangi bir düzenleme yapılamaz mı? Yada neler yapılmalıdır?
Bu soruların cevapları için birlikte, sabırla ve uzun bir mücadele vermek gerekmektedir.

İlk olarak, bireylere anasınıfından itibaren sporun sağlıklı yaşam için gerekli aktivite ve görsel bir şov olduğu, bir oyun olduğu öğretilmelidir. Bireyler spora her zaman bu bakış açısı ile yaklaşmalıdır. Bu nedenle eğitim sisteminde sporun yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

İkinci husus, birey kendisindeki öfkeyi bir şekilde dışarı atmak ister. Spor bunun için biçilmiş mükemmel bir kaftandır. Bu nedenle bireylerin spora yönlendirilmeleri gerekir. Şiddet olaylarına baktığımızda bu olaylara karışan kişilerin yaş grubunu 15 – 30 olarak belirleyebiliriz. Özellikle lise çağındaki gençler bu tür olaylara daha açık ve kolay yönlenebildiği için, o öğrencileri bir şekilde sporun içine sokmak gerekmektedir. Bu nedenle amatör kulüpler maddi anlamda desteklenerek, özellikle bu yaş grubundaki gençlerin amatör sporlara yönlendirilmesi gerekmektedir. Belirli bir disiplinle yapılan spor, bireye kendini kontrol etmeden sağlıklı iletişime, disiplinli bir yaşamdan öfke kontrolüne kadar birçok yarar sağlamaktadır. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen Okullarda Şiddeti Önleme Projesi daha da geliştirilerek Futbol Federasyonu ile ortaklaşa hareket edilebilinir ve bu sayede okullardaki öğrencilere daha kapsamlı eğitim verilebilinir.

Üçüncü olarak futbolu profesyonel olarak yapan sporcuların öfke kontrol çalışmalarına tabi tutulması ve her kulüpte bir psikologun görev yapması gerekmektedir. Çünkü binlerce taraftarı ve hayranı bulunan profesyonel oyuncuların gerek saha içi gerek saha dışı yaşantıları sürekli izlenmekte, özellikle karşılaşmalarda agresif tavırların sergilenmesi, tribünleri de büyük ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle kulüpte görev alacak bir psikolog bu, profesyonel oyunculara profesyonel anlamda yardımda bulunabilir ve futbolculara öfke kontrollerinden, motivasyona kadar birçok alanda yardımcı olabilir.

Dördüncü olarak medyada yer alan her türlü şiddet haberinin özellikle spor içindeki şiddet haberlerin dikkatli bir şekilde yayınlarının yapılmasıdır. Medyanın bireyleri yönlendirmedeki gücü göz önüne alındığında bunun ne denli önemli konu olduğu anlaşılmaktadır.

Kulüpleri yöneten yöneticilerin basın açıklamalarında daha dikkati olmaları, kişileri tahrik edici ya da aşağılayıcı açıklamalarda bulunmamaları için gerekli düzenlemenin yapılması gerekmektedir.

Sporda şiddet yasasının detaylı, kapsamlı bir şekilde hazırlanarak yürürlüğe girmesi ve şiddeti önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Stat güvenliklerin sağlanmasında sıkı denetim yapılması gerekirse giriş kapılarına x-ray cihazları yerleştirilerek stada sokulan suç aletlerinin daha rahat takibinin yapılması sağlanmalıdır.

Taraftarlar arasında taşkınlık yapan ya da şiddet olaylarını başlatan kişilerin tespitleri yapılarak statlara girişlerinin kontrol altına alınması sağlanabilir.

Taraftar gruplarının rant elde etmek için yaptıkları uygulamalar tespit edilerek gerekli önemlerin alınması gerekir.

İlk etapta suçların yoğunluk gösterdiği illerden başlanmak üzere tüm Türkiye’yi kapsayacak bir çalışmanın yapılması. Bunun yanında, okullarda futbolcularla birlikte paneller, söyleşiler düzenlemek ve öğrencilerin spor ile futbolcular ile daha yakınlaşmasını sağlamak. İlerleyen dönemlerde en iyi tribün şovu, en iyi beste ve marş yarışmaları düzenlemek. Ayrıca bu illerdeki resmi kurum ve kuruluşlarla ortak hareket ederek, genel anlamda şiddet’i önleyici konferanslar düzenlemek. Bu konferanslar için bu illerdeki üniversitelerden yardım almak.

Diğer bir etkinlik olarak ayın taraftarı oylaması yaparak, kazanan kişiye imkânlar dâhilinde forma yâda atkı hediye edilebilir. Yapılması düşünülen diğer bir etkinlik ise taraftarlar arası halı saha turnuvası. Bu şekilde taraftarların da sporun içine çekilmesi düşünülüyor. Diğer bir etkinlik ise her şehrin takımlarının futbolcularını kendi kentlerinde çeşitli okullarda paneller, söyleşiler düzenleyerek gençlerimizi kendi takım oyuncuları ile bir araya getirmektir.






-DESTEKLEYENLER-

Bu projeyi spor ve iş dünyasından birçok isimle paylaştık ve projeye olumlu baktıklarını destek vereceklerinin sözünü aldık. Bu projede bizlere destek veren, T.B.M.M Başkanımız Sn. Mehmet Ali ŞAHİN, Başbakan Yardımcımız ve Devlet Bakanımız Sn. Bülent ARINÇ, Karabük Valisi Sayın İzzettin KÜÇÜK, Karabük Üniversitesi Rektörü Sayın Burhanettin UYSAL, KARDERFED Genel Başkanı Sayın Cevdet AKAY, TURKSAD Başkanı Sayın Aydın OĞUZ, Türkiye Gazetesi yazarı Sayın Hasan SARIÇİÇEK, Fotomaç Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sayın Zeki UZUNDURUKAN, Saran Grup Genel Koordinatörü Sayın İlhan UZUNDURUKAN, Hürriyet Gazetesi yazarı Sayın Altan TANRIKULU, NTV Spor program yapımcısı Sayın Devrim ÇETİN, TRT program yapımcısı Sayın Erdoğan ARIKAN, İhlâs Haber Ajansı spor haberleri Müdürü Sayın Hasan KARAGÖL, program yapımcısı Sayın Ertem ŞENER, program yapımcısı Sayın Emre TİLEV, spor yazarı ve Futbol Plus Dergisi Editörü Sayın Bülent BULAÇ, Karabükspor teknik direktörü Sayın Yücel İLDİZ ve Eskişehirspor teknik direktörü Sayın Bülent UYGUN ve ismini yazamadığımız değerli bir çok spor adamına tribünlerde şiddeti önleme projemize desteklerinden dolayı teşekkür ederiz.
</STRONG></STRONG>









"Sponsorlu Bağlantılar"

 
"Sponsorlu Bağlantılar"



Cevapla



Bu Konuyu Beğendiyseniz Facebook'ta Paylaşın

Submit Thread to Bu Konuyu Beğendiyseniz Facebook'ta Paylaşın

Seçenekler


Benzer Konular
Yıldırım Demirören, sporda şiddet yasası için TBMM'ye gitti Demirören'in rotası TBMM Beşiktaş ve Kulüpler Birliği Başkanı Yıldırım Demirören, sporda şiddet yasası için TBMM'ye gitti. 15.11.2011 - 08:22...
Tırnak kırılmasını önlemek için *15 gr sirke *20 gr.gliserin *40 gr.su __Malzemeler karıştırılıp tırnaklar 15 dk.içinde bekletilir.
Saç dökülmesini önlemek için öneriler http://www.saclarimiz.com/wp-content/uploads/136pos.jpg Her insanın saçları günlük olarak bir miktar dökülür, ancak maalesef ki bazı insanların...
Erken boşalmayı önlemek için ne yapmalıyım? Erken boşalmayı önlemek için ne yapmalıyım? Dört ay önce kız arkadaşımla ilk kez ilişkiye girdim ama tam bir birleşme olmadı. Erken boşaldım ve...
Ağız kokusunu önlemek için ne yapmalıyız? Ağız kokusunu önlemek için ne yapmalıyız? Sağlıklı bireylerde sabah uyandığında ağızda çirkin bir koku bulunabilir. Bu hoş olmayan ağız kokusu...

  Son Konular
Ağaçtan yazı tabelaları resimleri...
JPG l min 3980*5500 - max 13000*11211 l 442,9 mb BURADAN İNDİR ( ...   Duvar Kağıtları 
Öğrenciler sınıf resimleri şablonu...
PSD l min 2398*3598 l 497,4 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Karışık özel resimler klasörü...
LÜKS ARKAPLAN RESİMLERİ JPG l min 4000*5000 l 90,89 mb BURADAN İNDİR ( TEKNOLOJİ RESİMLERİ ...   Duvar Kağıtları 
Karışık Psd-png Resim Çerçeveleri paketi...
PSD-PNG l max 4448*5768 l 440,5 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Karışık Psd Resim Çerçeveleri...
PSD l min 2560*1440 - max 6000*6000 l 645,1 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Doğum günü vektörel çizimleri mega paket...
EPS l jpg Önizleme l 318,66 mb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Psd png resim çerçevesi fonları...
26 PSD +PNG l max 3543*5315 l 1,07gb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Psd fonlar arkaplanlar serisi...
PSD l min 3500*2300 - max 5200*3458 l 1,03 gb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 
Arkaplan resimleri arşivi...
ARKAPLAN RESİMLERİ -1 JPG l min 800*1200 l 816,7 mb BURADAN İNDİR ( RESİMLERİ -2 JPG l mi...   Duvar Kağıtları 
Klasik Kağıt çerçeveleri...
PSD l min 3375*3375 -max 6000*3375 l 1,15 gb BURADAN İNDİR ( ...   Photoshop Dersleri 

Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:42.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.


Sitemizde illegal paylaşım yasaktır.Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz/sorunuz varsa bize ulaşmak için TIKLAYINIZ .
In this web site,illegal sharing is forbidden.If you have any problem/complaint about content’s copyrights in our page,please click here to contact us.
DMCA.com